Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Balık türleri

    Merhaba



    Balıklar etlerinin cinsine göre siyah etli ve beyaz etli balıklar diye ikiye ayrılır

    Beyaz etli balıklara, barbunya, tekir, levrek, kefal, lüfer, kalkan, mercan, dil, çipura, kırlangıc, yayın, mersin balığı, sudak ve turna balıkları verilebilir
    Siyah etli balıklar ise palamut, torik, zargana, uskumru, kolyoz, kılıç, istavrit, hamsi, gümüş, sardalyedir

    Beyaz etli balıkların sindirimi, siyah etlilere göre daha hafif ve kolaydır Jelatin içerdiklerinden haşlamaya ve balık suyu çıkarmaya da daha elverişlidir
    Siyah etli balıklar da beyaz etlilere oranla daha yağlı olup, eti biraz daha ağırdır, sindirimi de zordur Jelatini az olduğundan haşlamaya ve balık suyu almaya pek elverisli değildir

    Bir de alabalık, somon gibi eti pembemsi hatta kırmızı görünüşlü balıklar vardır ki aslında bunlar da beyaz etli balıklar sınıfındandır

    KARAGÖZ
    Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'nin ılıman sularının kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır Sürüler halinde yaşar Çesitli
    türleri sularımızda yaşar Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari olarak tanınır Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır
    Çipuranın yakın akrabası olan Karagöz, elips seklinde, yassı, gümüşi pulları olan yerli bir balıktır Baltabas, Sivrigaga, Sargos ve Mırmır gibi çeşitleri vardır Özellikle Mayıs-Temmuz ayları haricinde daha yağlı ve lezzetlidir Aynen Çipura gibi ızgarası, buğulaması, fırını ve çorbası çok gÜzel olur 1 kg ve daha büyüklerinin fırını tercih edilmelidir

    KOLYOS
    Uskumruya çok benzeyen bu balık uskumruyla beraber sürüler halinde göç eder Ayrıca Marmara ve Ege Denizi’nde yerli türleri de bulunur Tadı uskumruya nazaran oldukça yavan olduğundan genelde tavası yapılır Ocak ayı en yağlı zamanı olduğundan tuzlama için en ideal zamanıdır Tuzlaması cok guzel olur

    LÜFER
    Gezici balıklardan olan lüfer, Karadeniz'le Ege Denizi arasında dolaşır Büyümesinin aşamaları içinde değisik isimler alır:

    boyları, 10 santimetreye kadar olanlar defheyaprağı,
    15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop,
    18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat,
    28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer,
    35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır

    Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yasar Yaz ortalarından
    sonbahara kadar da kışlamaya geçerler
    Akdeniz, Karadeniz, Marmara, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu’nda sürüler dolaşan lüfer pullu bir göçmen balıktır Soğuk denizlerde yaşayanları daha yağlı olduğundan daha da lezzetli olur Ülkemizde Karadeniz’de ve İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi’nde yakalananların tadı muhteşemdir Daha güney denizlerimize inildikçe yavanlaşır ve kendisine mahsus o guzel tad ve kokuyu kaybeder Eylul ortasından Ocak sonuna kadar olan zamanı en yağlı ve lezzetli zamanıdır Bu devre icinde ızgarası tavsiye edilir Çinekopun da ızgarası cok iyi olur, ancak mevsimi lüfere göre kısadır Kasım sonundan itibaren azalmaya baslar Diğer zamanlarda, büyüklüğüne göre pilakisi, buğulaması, kağıt kebabı ve tavası olur

    ORKİNOS
    Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır Uzunlukları 3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar olabilir Çeşitli türleri vardır
    Orkinos, sürü halinde yasayan gezici balıklardandır Yazın Karadeniz'e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara'ya ve oradan da Ege'ye geçerek hemen bütün Akdeniz'i dolaşırlar

    PALAMUT/TORİK
    Karadeniz ve Marmara'nın en ünlü balığıdır Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz'e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak icin Marmara'ya, Çanakkale'ye kadar iner
    Yetiştikten sonra büyümesine göre

    küçüklerine Vanoz-Gaco,
    10-25 santimetre çingene palamudu,
    30-35 santimetre palamut,
    40-45 santimetre kestane palamudu,
    50-55 santimetre zindandelen,
    55-60 santimetre torik,
    60-65 santimetre sivri,
    65-70 santimetre altıparmak,
    70 santimetre ve üstü pecuta olarak adlandırılır

    Taze tüketimi, ihraç ve endustri yönleriyle çok değerli olan bu balığın ü retimindeki azalma, ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir

    En lezzetlileri Karadeniz ve Marmara’da avlanılan tipleridir Karadeniz ve Marmara
    palamutunda baştan kuyruğa doğru muntazam çizgiler halinde giden, dördü
    koyu, üçü açık yedi adet bant bulunur Ege’de yasayan, Tombik, Benekli Orkinos ve Yazılı Orkinos isimleri alan yakın akrabasında ise sırttan karına doğru dalgalar halinde inen en az 16 adet alacalı bant ile karın civarında en az üç adet siyah benek bulunur Bu cins genellikle palamut ile karıştırılır fakat lezzeti güzel değildir

    Palamut avı Ağustos ayında başlar Önce Karadeniz’den sürüler halinde vanoz ve
    çingene palamutu, Eylül’den itibaren de palamut gelmeye başlar En lezzetli
    zamanı da Eylül başından Şubat ortalarına kadar olan zamandır Bu mevsimde cok yağlı olduğundan tavası biraz ağır kacar Bu nedenle ızgarası ve fırını tavsiye edilir Aynı mevsimde yahnisi de harika olur Diğer mevsimlerde tavası yapılabilir Palamut siyah etli bir balık olduğundan buğulaması ve çorbası tavsiye edilmez

    Torik ve toriğin büyük boyları palamuttan daha cok yağlıdır Bu nedenle tuzlama ve
    lakerdası tercih edilir

    LEVREK, MİNEKOP, ESKİNE
    12 değişik türden meydana gelen bu familya ılık ve tropik suların sığ kesimlerinde yaşar En irileri 1 metreyi gecebilir Ülkemiz denizlerinde 20 ila 60 cm arasında olurlar Bayağı levrek ve benekli levrek olmak üzere iki tipi mevcuttur Sırtlarındaki cok sayıda benek ile ayrılırlar Benekli levrek Güney Ege ve Akdeniz’de, bayağı levrek ise bütün denizlerimizde görülür Özellikle Ege sularında avlananların lezzeti çok iyidir
    Karadeniz’de kotek olarak ta bilinen minekop ta bu familyanın diğer bir üydsidir Eskineye çok benzeyen minekoplar 30 ila 80 cm arasında olur 1 metreden büyük ve 20-25 kg olanlarına da rastlanmıstır Parlak mavimsi-gri renkteki vücudu sırttan karına doğru inen sarı çizgilerle bezenmiştir Karnı gümüşi beyazdır

    Eskine ise bütün denizlerimizde görünen kıyıya yakın kayalık diplerde yaşayan bir türdür Ortalama 30 cm ve 600 gramdır 3-4 kiloluk irilerine de rastlanmıştır Sırtı kamburumsudur ve koyu kahve ile lacivert arası bir renktedir Karnı ise sarı-beyazdır
    Yıl boyunca yenen levreğin çok lezzetli eti vardır En güzel mevsimi kış ayları ve
    ilkbaharın başıdır Her türlü yemeği yapılan levreğin buğulaması, fırında kağıt kebabı ve mayonezlisi nefis olur Levrek özellikle şaraplı ve mayonezli balık yemeklerine çok uyumludur

    TRANCA,SİNARİT
    Tranca genelde sinaritlerin irisi için kullanılan bir isimdir Lagos ve orfozla büyük benzerlik gösterirlerse de ayrı familyalara mensupturlar

    İSTAVRİT
    Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit (Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yasar

    Boylan karagözde 15-25 santimetre, en çok 30 santimetre,
    sarıkanatta ise 30-50 santimetre olur Küçüklerine kraca denir

    Gezici balıklardır Lezzetli eti, çesitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri enyüksek balıklardandır İstavrit, Marmara ve Boğaz’da balık avlamaya başlayanların ilk tanıştıkları balıktır Her mevsimde yakalanan istavritin en lezzetli olduğu zaman Kasım ila Şubat ayları arasıdır Tavası ve fırını çok güzel olur

    İZMARİT
    Ağzı koruklu, gözleri iri, sırt-göğus ve anus yüzgeçleri sert dikenli bir balıktır Sularımızda iki türü vardır: menekşe izmarit ve istargilos

    Eti beyaz ve son derece lezzetlidir Tavası güzel olur Sonbahar ve kış aylarında ızgarası dahi yapılır İzmaritler ızgara yapılırken ayıklanmaz Olduğu gibi pişirilip bilahare derisi, bağırsakları ve kılcıkları ayıklanır Üzerine limon ve zeytinyağı ile kıyılmış maydanoz eklenerek hazırlanır Pulları kazındıktan sonra derisi tulum çıkarılarak yapılan tavası da çok güzel olur

    KALKAN
    Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz'in en tanınmış balıklarındandır Boğazlar, Marmara,
    Ege ve Akdeniz'de seyrek rastlanır Gezici balık değildir 1 metre boya erişebilir Etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir

    Karadeniz’in bu ünlü balığı bütün yassı, oval vücudu, bir tarafı siyaha yakın diğer tarafı beyaz rengi ve beyaz tarafındaki düğmeleri ile tanınır Her iki tarafı siyah olan kaya kalkanı’na da nadiren rastlanır Kaya kalkanı daha cok Sinop, Samsun yörelerinde çıkar

    İstanbul Boğazı’nın kuzeyinde, Karadeniz’in batısında avlanan kalkan bir tarafı siyah, bir tarafı beyaz olan kalkandır En lezzetli zamanı Ocak sonundan Mart ortalarına
    kadardır Tavası cok guzel olur Buğulaması ve kağıt kebabı da yapılır İkbahar sonlarından itibaren Ağustos ayına kadar yakalanan kalkan yavrularının tavası nefis olur

    KEFAL
    Yaz ayları dışında lezzetli olan pullu ve göçmen olmayan bir balıktır Bütün denizlerimizde yetişir Sonbahar, Kış ve İlkbahar’da çok lezzetlidir Kefalin buğulaması ve pilakisi cok guzel olur Ayrıca likorinoz denilen tütsülüsü de çok makbuldur Bir kefal türü olan haskefalin kurutulmuş yumurtaları çok aranan bir deniz ürünü, bir mezedir Sarı kulak kefalin tavası ve fileto ızgarası da yapılır

    Kefal alırken cok dikkat etmek, tercihan tanıdık balıkçıdan almak gerekir Çünkü kefal kirli ve bulanık suları çok sever ve buralarda diğer balıklar yaşamazken o yaşar Örneğin İzmir Körfezi’nde diğer balıklar yaşamazken kefal bol miktarda bulunmaktadır Bu gibi sularda yakalanmış kefal insan sağlığı icin büyük tehlike arzeder

    KILIÇ
    Ülkemizi çevreleyen denizlerde artık nadir görülen çok lezzetli bir balık türüdür Akdeniz ve Ege’de yıl boyunca, Karadeniz’de ise yalnız yaz aylarında görülür
    Kılıç gibi uzun üst çenesi, lacivert-siyah sırt rengi ile tanınan bu balığın akrabası marlin bizim sularımızda bulunmaz Daha çok Atlas Okyanusu’nda Bermuda civarında bulunan bu balık pişince pembemsi et rengi, kafadan kuyruğa kadar uzanan sırt yüzgeci ve yuvarlak yerine enine yassı üst çenesiyle kılıçtan ayrılır
    Her mevsimde yenebilen kılıcın en lezzetli zamanı Eylül-Şubat arasıdır
    Bu balığın en güzel defne yapraklı şişi olur Izgarası ve kağıt kebabı da yapılır

    MEZGİT
    Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır Boyları 20-40 santimetre olabilir Gelincik ve bakalyaro ile aynı türdendir 30-40 metrenin altındaki derin sularda yaşar Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlarıılmasıyla ekonomik değeri yüksektir
    Tavuk balığı olarak da bilinen mezgit bütün denizlerimizde bulunmakla beraber en çok
    Karadeniz’de bulunur Mezgitin tavası, domatesli sotesi güzel olur

    SOMON
    Anayurdu Kuzey Amerika'dan dünyaya yayılmış, üretilmek üzere de ülkemize getirilmiştir Boyu, ortalama 60-100 santimetre, ağırlığı da 3-15 kilogram olabilir 150 santimetreye ulaşanları olur Hızlı akarsuların, oksijeni bol temiz sularında yaşar Doğal yetişenleri 2-3 metre yükseğe atlayıp yüzerek 2- 3,000 km'lik nehir kaynaklarına ulaşıp burada ekim-kasım arası üreme yapar Doğan yavrular, tekrar acı sulara iniş yapar Yetişkinleri denize de uyum gösterir Tatlı su balıklarından eti en lezzetli olanıdır
    Ayrıca yumurtasından kırmızı havyar elde edilir Ekonomik değeri cok yüksektir

    USKUMRU
    Genelde 25-35 santimetre olan, 40 santimetreye kadar büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara'nın yerli balığıdır Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli olan ve bol avlanılan uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle seyrek rastlanan, adeta soyu tükenmek üzere olan bir balıktır
    Az yağlı ve kurutulmuşuna çiroz denır

    YAYIN
    Akarsu ve göllerde yaşayan balıkların en büyüğüdür ve aynı zamanda en uzun yaşayanıdır

    Ortalama 1-2 m'den 3 metreye kadar boy ve 150 kilogram ağırlığa
    erişebilir 35-40 yıldan 100 yıla kadar da yaşayabilir

    Tatlı su balıkları içinde eti en lezzetli balıklardan biridir Ekonomik değeri
    çok yüksektir

    KIRLANGIÇ
    Bütün denizlerimizde bulunan kırlangıç ortalama 25-30 cm olup nadiren 75 cm’ye kadar olanlarına da rastlanmaktadır Sırt rengi kırmızıpembe, karuın ise pembe veya beyazdır Yakın akrabası olan öksüz’den, bu balığın pembe-gri veya komple gri sırtı, ve öksüzün ördek gagasını andıran ağız yapısı ile ayrılır
    Her ikisi de lezzetli olup genelde kırlangıç tercih edilir
    Kırlangıc ızgara ve tavaya uygun değildir Buğulaması, özellikle çorbası çok lezzetli olur Haşlanmış kırlangıcın ayıklanmış etleri mayonezli veya zeytinyağ-limon sıkarak soğuk olarak da meze olarak lezzetle yenebilir

    İSKORPİT, ADABEYİ
    Kırlangıçtan bahsedince iskorpit ve adabeyini atlamak olmaz Her ne kadar
    aynı familyadan olmamakla beraber etleri ve uygun oldukları yemekler açısından çok benzerlik gösterirler İskorpit bütün denizlerimizde, adabeyi ise genelde Ege’e bulunur İskorpitin sırt dikenleri zehirlidir Bu nedenle balıkçıya ayıklattırılmalıdır

    BARBUNYA
    Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar Ortalama 12-15 santimetreden en çok 40 santimetreye kadar büyür Etinin lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yuksektir

    Kaya Barbunyası, Kum barbunyası, Ot barbunyası ve Paşa barbunu diye dört çesidi vardır Bunların icinde en makbulu kaya barbunyasıdır
    Tekir ile cok karıstırılan bu balığın en lezzetli zamanı Temmuz ile Ekim ayları arasıdır Bu süre zarfında tavası, ızgarası ve kağıtta kebabı cok güzel olur Tekirden en büyük farklılığıkafasının daha uzun oluşudur Tekirin kafası küttür ve çene altında iki adet sakalı bulunur

    TEKIR
    Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır Boyları 15-35, en çok 25 santimetre olabilir Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır

    Barbunyaya çok benzeyen ve yakın akrabası olan bu balık butun denizlerimizde avlanır Karadeniz ve Marmara’da avlanılanlar 6 ila 10 cm arasındadır Ege ve Akdeniz’de ise boyları Barbunya’yı yakalar Çene altı bıyıklarının uzunluğu, küt kafası ve birinci sırt yüzgecindeki sarı-siyah benekleri ile Barbunya’dan ayrılır Dört mevsim yenebilecek bu balığın en lezzetli zamanı, aynen Barbunya’da olduğu gibi Temmuz-Ekim ayları arasıdır Tavası ve kağıt kebabı çok güzel olur

    ÇİPURA
    Ege ve Akdeniz'in çok ünlü balığıdır Marmara’da az bulunur
    Ortalama 25-35 santimetre boy ve 05-3 kilogram ağırlıkta, en cok 60 santimetre ve 6 kilogramda olabilir Yaz devresinde sığlarda, kıs aylarında da 35-40 metre derinliklerde yasar Eti cok lezzetlidir Ayrıca üretime de uygun olduğu için balık çiftliklerinde bol üretilir Çiftliklerde üretilen türlerin boyları ve ağırlıkları denizde doğal ortamlarında yetişenlere göre daha azdır

    Büyüklerinin fırında pişirilmesi tercih edilmelidirBuğulama ve çorba icin her boyu kullanılabilir Tadı nefis olan bu balığı katkısız, yani ızgara veya fırında yenmesi tercih edilmelidir

    DERE ALABALIĞI
    [/B]Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde çevresine bağlı olarak yasar Boyları 30-40, en çok 60 santimetre ve 05-2 kilogram ağırlıkta olabilir En değerli tatlı su balıklarından biridir Lezzetli ve yararlı etiyle ekonomik değeri çok yüksektir

    GÖL ALABALIĞI
    Kuzeybatı Anadolu, Abant ve 7 Göller Bölgesi'nde yaşar Çesitli turleri vardır Türüne göre renk, boy ve beslenme farklılıkları gosterir Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda yaşar Boyları ortalama 25-40 santimetre olabilir

    DİL BALIĞI
    Denizlerimizde 10 metreden 300-500 metreye kadar derinliklerinde, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar Boyları 20-25santimetre olur Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir
    Kış aylarında eti dolgun ve lezzettli olur Tavası çok güzel olur İrilerinden fileto çıkarılıp sis veya salçalı fileto yapılabilir

    HAMSI
    Karadeniz’in simgesi haline gelmiş en ünlü balığıdır Marmara'da da bulunur Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür Ocakmart arasında beslenmek için
    sahillere yaklaşır Etinin lezzetli ve tüketimi çok çeşitlidir
    Gümüş balığı ve sardalya hamsinin akrabalarıdır Boyu ortalama 12 cm olup azami 18-20 cm’ye kadar büyürler ve çok büyük sürüler halinde gezerler

    Hamsi özellikle Karadeniz yöremizin temel gıdası, temel protein kaynağıdır
    Fiyatının ucuz olması nedeniyle çok geniş kitleler tarafından tüketilirHamsinin hemen her türlü yemeği yapılır Izgara, tava, fırın, kağıt kebabı, buğulama, pilaki, yahni gibi
    Siyah etli balık olmasına rağmen buğulamaya son derece uygundurYaz aylarında yağsız olduğu icin ızgara yerine tava veya buğulaması tercih edilmelidir Kış aylarında yakalananhamsi tuzlanıp saklanır Ayrıca balık yağı ve balık unu uretiminde de kullanılmaktadır

    SARDALYA
    Hamsinin yakın akrabası sardalya sürüler halinde yaşar ve kıyılar boyunca göç eder
    Kurutularak, tuzlanarak hatta balık yağı ve balık unu elde etmekte kullanılır
    Sardalya adı konserve işleminden dolayı konserve ile ozdeşleşmiştir Hatta ringa
    konservesine de aynı ad verilir Sardalya Akdeniz’de 15-20 cm, okyanusta ise 30 cm’ye kadar büyür
    Sardalya özellikle Portekiz, İspanya’nın Atlas Okyanusu kıyıları, Sicilya ve Malta’da çok avlanır ve tüketilir Bu ulkelerde birçok yemek sardalya üzerine kurulmuştur

    Ülkemizde Kuzey Ege’de bolca yakalanan sardalyanın en lezzetli mevsimi Temmuz-Ekim aylarıdır Bu sürede çesitli ızgaraları, fırını ve kağıt kebabı, buğulaması ve pilakisi yapılabilir
    Sardalya ızgara yada fırında pişirilirken, göğüs kısmı temizlenip içine, jülyen soğan ve maydonoz eklenirse lezzeti artar

    Sardalyanın küçüğüne papalina denir Tirsi ise sardalyanın büyüğüdür Kıl tarzında cok kılcığı vardır ve sardalya kadar lezzetli değildir

    USKUMRU
    Kolyosa çok benzeyen ve sürüler halinde dolasan göçmen bir balıktır Denizlerimizde 30 cm civarında olan uskumru Kuzey Denizi’nde 50 cm’ye kadar büyür Uskumru büyüklüğüne göre üç değisik ad ile adlandırılır: Kaninarya, ciroz ve lapari
    Bu süre içinde ızgarası, kağıt kebabı, dolması, köftesi ve tuzlaması çok güzel olurBu mevsimlerde yağlı olduğundan tavası tavsiye edilmez Subat’tan itibaren yağını kaybetmeye basladığından tavası yapılabilir Yazın yakalananlar ise pilaki ve tava icin uygundur Çirozlar kurutularak da tüketilir

    BALIK DOSYASI : Balık türleri- 2 : AfiyetOlsun.NET Internet'in en 'LEZZETLİ' adresi Türk ve Dünya Mutfaklarından Yemek Tarifleri


  2. #2
    Ziyaretci
    Misafir..

    Cevap: Balık türleri

    KARAGÖZ
    Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'nin ılıman sularının kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır Sürüler halinde yaşar Çesitli
    türleri sularımızda yaşar Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari olarak tanınır Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır
    Çipuranın yakın akrabası olan Karagöz, elips seklinde, yassı, gümüşi pulları olan yerli bir balıktır Baltabas, Sivrigaga, Sargos ve Mırmır gibi çeşitleri vardır Özellikle Mayıs-Temmuz ayları haricinde daha yağlı ve lezzetlidir Aynen Çipura gibi ızgarası, buğulaması, fırını ve çorbası çok gÜzel olur 1 kg ve daha büyüklerinin fırını tercih edilmelidir

    KOLYOS
    Uskumruya çok benzeyen bu balık uskumruyla beraber sürüler halinde göç eder Ayrıca Marmara ve Ege Denizi’nde yerli türleri de bulunur Tadı uskumruya nazaran oldukça yavan olduğundan genelde tavası yapılır Ocak ayı en yağlı zamanı olduğundan tuzlama için en ideal zamanıdır Tuzlaması cok guzel olur

    LÜFER
    Gezici balıklardan olan lüfer, Karadeniz'le Ege Denizi arasında dolaşır Büyümesinin aşamaları içinde değisik isimler alır:

    boyları, 10 santimetreye kadar olanlar defheyaprağı,
    15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop,
    18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat,
    28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer,
    35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır

    Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yasar Yaz ortalarından
    sonbahara kadar da kışlamaya geçerler
    Akdeniz, Karadeniz, Marmara, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu’nda sürüler dolaşan lüfer pullu bir göçmen balıktır Soğuk denizlerde yaşayanları daha yağlı olduğundan daha da lezzetli olur Ülkemizde Karadeniz’de ve İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi’nde yakalananların tadı muhteşemdir Daha güney denizlerimize inildikçe yavanlaşır ve kendisine mahsus o guzel tad ve kokuyu kaybeder Eylul ortasından Ocak sonuna kadar olan zamanı en yağlı ve lezzetli zamanıdır Bu devre icinde ızgarası tavsiye edilir Çinekopun da ızgarası cok iyi olur, ancak mevsimi lüfere göre kısadır Kasım sonundan itibaren azalmaya baslar Diğer zamanlarda, büyüklüğüne göre pilakisi, buğulaması, kağıt kebabı ve tavası olur

    ORKİNOS
    Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır Uzunlukları 3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar olabilir Çeşitli türleri vardır
    Orkinos, sürü halinde yasayan gezici balıklardandır Yazın Karadeniz'e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara'ya ve oradan da Ege'ye geçerek hemen bütün Akdeniz'i dolaşırlar

    PALAMUT/TORİK
    Karadeniz ve Marmara'nın en ünlü balığıdır Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz'e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak icin Marmara'ya, Çanakkale'ye kadar iner
    Yetiştikten sonra büyümesine göre

    küçüklerine Vanoz-Gaco,
    10-25 santimetre çingene palamudu,
    30-35 santimetre palamut,
    40-45 santimetre kestane palamudu,
    50-55 santimetre zindandelen,
    55-60 santimetre torik,
    60-65 santimetre sivri,
    65-70 santimetre altıparmak,
    70 santimetre ve üstü pecuta olarak adlandırılır

    Taze tüketimi, ihraç ve endustri yönleriyle çok değerli olan bu balığın ü retimindeki azalma, ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir

    En lezzetlileri Karadeniz ve Marmara’da avlanılan tipleridir Karadeniz ve Marmara
    palamutunda baştan kuyruğa doğru muntazam çizgiler halinde giden, dördü
    koyu, üçü açık yedi adet bant bulunur Ege’de yasayan, Tombik, Benekli Orkinos ve Yazılı Orkinos isimleri alan yakın akrabasında ise sırttan karına doğru dalgalar halinde inen en az 16 adet alacalı bant ile karın civarında en az üç adet siyah benek bulunur Bu cins genellikle palamut ile karıştırılır fakat lezzeti güzel değildir

    Palamut avı Ağustos ayında başlar Önce Karadeniz’den sürüler halinde vanoz ve
    çingene palamutu, Eylül’den itibaren de palamut gelmeye başlar En lezzetli
    zamanı da Eylül başından Şubat ortalarına kadar olan zamandır Bu mevsimde cok yağlı olduğundan tavası biraz ağır kacar Bu nedenle ızgarası ve fırını tavsiye edilir Aynı mevsimde yahnisi de harika olur Diğer mevsimlerde tavası yapılabilir Palamut siyah etli bir balık olduğundan buğulaması ve çorbası tavsiye edilmez

    Torik ve toriğin büyük boyları palamuttan daha cok yağlıdır Bu nedenle tuzlama ve
    lakerdası tercih edilir

Benzer Konular

  1. Çözelti Türleri
    dogangunes Tarafından Kimya Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-12-2011, 02:09 AM
  2. Kedi Türleri
    dogangunes Tarafından Evcil Kediler Foruma
    Yorum: 94
    Son mesaj: 28-10-2009, 11:28 PM
  3. Lise Türleri
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-06-2008, 01:14 AM
  4. Psikoz Ve Türleri
    blueice Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 01-03-2008, 10:34 PM
  5. Şiir Türleri
    Nil@y Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 23-02-2008, 11:19 PM
Yukarı Çık