Son zamanlarda alışveriş gündemimizi meşgul eden birçok konu var; Genetiğiyle oynanmış gıdalar, organik ürünler, bahçe ürünleri, dondurulmuş gıdalar... Her ne kadar marketimize güvensek de, yapılan tartışmalar kafamızın biraz karışmasına neden oluyor.

Birçoğumuz vakitten ve nakitten kazanmak için alışverişlerimizi toplu şekilde büyük marketlerden yapıyoruz. Oysa gıda alışverişlerinde akılda tutmamız gereken bir şey, sağlığın ve hijyenin bu konudaki en önemli etken olduğudur. Eğer marketteki o domatesler gözünüze hoş görünmüyorsa almayın. Eve giderken manavınıza uğrayıverirsiniz.

Yiyeceklerin hijyenine dikkat edin...
Özellikle kolay bozulan ürünler ve açıkta satılan yiyecekler alacaksanız, hijyen dikkat etmeniz gereken bir konu. Tabii bize sorarsanız açıkta satılan ürünlerden uzak durun deriz ama meyve ve sebze alışverişlerinizde satıcınıza güveniyorsanız, satın alabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da, yiyeceklerin üzerindeki son kullanma tarihlerini mutlaka okumak. Etiket okumak da çok önemli; çünkü etiketinde aspartam, MSG, E120 yazan ürünler; zekâ geriliği, kanser, alzheimer gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor.

Konserve alırken dikkat!
Konserve alırken üretim ve son tüketim tarihine mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor. Kapağı dışa doğru bombeli olan konserveler zehirlenmeye yol açabiliyor. Bu zehirlenmeler ölüme ya da felce neden olabiliyor. Saklama kabı cam olan konserveler tercih edilmeli. Ambalajında ezilme ya da çökme olmaması gerekiyor. İç metal yüzeyi aşınmış, çizilmiş konserve ürünlerinin ise kesinlikle tüketilmemesi öneriliyor.


Doğru et seçimi
Et alırken, dış yüzeyinin rengine dikkat edin; mutlaka parlak kiraz kırmızısı olmalı. Tavuk eti ise çok çabuk bozulduğundan doğru şekilde, soğuk ortamda saklanmalı. Eğer saklama koşulları doğru şekilde yapılmazsa ciddi gıda zehirlenmelerine, hatta tifo ve dizanteri gibi önemli hastalıklara yol açabiliyor. Beyaz ette kokuşma ya da yüzeysel kuruma olmamalı. Tavuk üzerindeki hafif morumsu, kül rengi minik lekeler, etin bozulduğunu gösteriyor. Sucuk alırken, kılıf dışına yağ ve su bırakmamış olmasına da dikkat edilmeli.

Dondurulmuş sebze pişirme yöntemleri
* Buzluktan çıkar çıkmaz, doğrudan tencereye konularak, vitamin değerlerinin kaybolmaması için çok kısa sürede pişirilmeli.
* Buharda pişirildiğinde vitamin değerlerinde minimum kayıp olur.
* Bazı sebzeler (mısır, ıspanak, kereviz, havuç, soğan, vb.) pişirilmeden tüketilebilir.
* Pişirilmeden önce çözülmesine gerek yoktur.
* Patatesler, kızartma yerine fırında da pişirilebilir.

En sağlıklısı organik ürünler
Sağlıklı alışveriş için sebze ve meyvede organik tarım ürünü alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kenan Demirkol, Bu ürünlerde organik gübre ve organik tarım ilacı kullanılıyor. Bu nedenle organik pazardan alışveriş yapmak, hem kendimizi hem de çocuklarımızı tarım ilacından korumak için gerekli. Organik tarım pahalı bir tarım. Ne kadar az ürün satılırsa o kadar fiyat artıyor. Türkiye'de de ucuzlayacak belki; fakat çiftçi için maliyetli bir tarım olduğu için şimdilik pahalı. Köy pazarlarından bu tür ürünleri almak mümkün. Ayrıca yasaya göre artık her kurulan semt pazarının bir bölümü köylü pazarı olarak ayrılmak zorunda diyor.

Görüntüsü güzel olan yanıltıyor...
Hepimiz alışverişe çıktığımızda en güzel görünen meyveyi ya da sebzeyi seçeriz. Kıpkırmızı bir domates ya da fotoğraflarda gördüğümüze tıpatıp benzeyen çilek bizim için en sağlıklı olan gibi görünür. Oysa Prof. Dr. Kenan Demirkol, bunun çok yanlış bir düşünce olduğunu vurguluyor. Demirkol, Tüketici bilinci anlamında her domates birbiriyle aynı boyda olmak zorunda değil. Bu saplantıdan kurtulmak gerekiyor. Zaten çok düzgün görünen meyve ve sebze ilaçlı demektir. Aslında yamuk yumuk görünen sebze değerlidir. Mis gibi kokan, dalında olgunlaşmış sağlıklı sebze ve meyveyi yemeliyiz diyor.


Cam daha sağlıklı
Süt alırken mümkün olduğunca plastik ambalajlı olanlardan kaçınmak gerekiyor. Günlük ve cam şişede olanları seçmek daha sağlıklı. Prof. Dr. Kenan Demirkol, özellikle zeytinyağının asla plastikte alınmaması gerektiğini söylüyor:Çünkü plastikteki zararlı maddeler yağa çok çabuk geçiyor. Teneke kutuda da almamaya özen göstermeliyiz; çünkü tenekenin içi reçine ile kaplı. Geriye bir tek cam kalıyor. Ayrıca zeytinyağını alırken beyaz şişede olanları tercih ediyoruz; çünkü yağın rengini görmek istiyoruz ama E vitamini önemli bir antioksidandır ve güneş ışınları E vitamini yok ediyor. Bu nedenle zeytinyağı koyu kahverengi ya da yeşil şişede alınmalı.

Demirkol, Peyniri açık alırsanız, büyükbaş hayvanlardaki tüberküloz hastalığının peynir tazeyse insana geçebilme ihtimali var. Enfeksiyon hastalıklarına karşı açık süt ürünü alınmasını önermiyorum diyor. Yemek saklama koşullarının da çok önemli olduğuna dikkat çeken Demirkol, Salçalı yemekleri yazın buzdolabında bile bir günden fazla saklamamak gerekiyor. Günlük pişirmek en doğrusu; fakat kadınların iş hayatına dâhil olduğu ailelerde bu çok mümkün olmuyor. Sebze yemeğini, sadece yemek değil salata olarak da yiyebilirsiniz. Mesela ıspanak, çiğ yediğinizde çok daha lezzetlidir. Mutlaka sebzeyi tencerede kaynatmak zorunda değilsiniz. Vitaminleri böylece pişirme ile yok etmemiş olursunuz diyor.


Formsante