Glisemik içeriği (yani şeker, un, nişasta içeriği) düşük besinler ile hazırlanan kilo verme programları son yıllarda çok ilgi görüyor. glisemik indeks diyeti iki sebeple bu ilgiyi zaten hak ediyor.

Birincisi, son günlerde yaşanan kilo patlamasının sebebi yüksek şekerli, bol unlu, nişastalı beslenmenin yaygınlaşmasıdır. Glisemik indeks diyeti bu sebeple ortaya çıkan insülin direncinin çözümünün en etkili beslenme planıdır.

İkinci nedene gelince... Glisemik indeks diyeti hem kilo verdiriyor, hem de kilo kontrolünü kolaylaştırıyor. Yani verilen kilolar tekrar geriye gelmiyor.

Bu diyetin önemli bir avantajı daha var: Uygulanabilir ve sürdürülebilir olması.

Glisemik indeks diyetini isterseniz hayat boyu devam ettirebilirsiniz. Bunu ben de tavsiye ediyorum, çünkü böyle bir beslenme tarzını alışkanlık haline getirenler yalnız kilolarını korumakla kalmaz, istedikleri kadar sosyalleşebilirler.

Ek olarak hipertansiyon, kalp damar hastalığı, şeker hastalığı, kanser, hatta felçlerden de uzak kalırlar. Ben düşük glisemik indeksli bir beslenme planının hayatı da uzattığını düşünüyorum.

Yaşasın Hayat Kliniği ve enstitüsünde uygulanan beslenme sistemi de ilke olarak düşük glisemik indeksli beslenme kurallarıyla çalışıyor. Böyle bir beslenme planını yalnız kilo sorunu olanlara değil; hamilelere, emziren annelere düzenli egzersiz yapanlara hatta vücut çalışanlara bile öneriyoruz.

Özellikle tavsiye ettiğimiz kişilere gelince... Fazla kilolu ya da obez kişiler, insülin direnci olanlar, gizli şekeri bulunanlar, reaktif hipoglisemi sorunu yaşayanlar, gebelik şekeri sorunu saptananlar, şeker hastaları bu diyete en uygun adaylar.

Eğer yağlı karaciğeriniz varsa, polikistik over sendromu teşhisi konulmuşsa ve genel olarak sağlıklı yaşamak için sağlıklı beslenmek gerekir diyorsanız düşük glisemik indeksli beslenmeye özen gösterin.

morelmas.com