Havalar sıcaktı derken bir baktık ki aniden soğuklar başladı. Bu soğuk havalarla beraber hem enfeksiyon hastalıkları (grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalık) sık görülmeye başlarken hem de yanlış beslenmemize bağlı fazla kilolar aşikar hale geldi.

Bu soğuk havalarda ne kadar çok sağlıklı ve yeterli beslenir bağışıklık sistemimizi güçlendirirsek enfeksiyon hastalıklarından o kadar korunabiliriz. Peki bağışıklık sistemimizi güçlendirebilmek için neler yapabiliriz?

· Özellikle bu enfeksiyona neden olan mikropların vücutta etkisiz hale getirilmesini ve hastalığın daha kolay atlatılabilmesini sağlayan antioksidan vitamin ve minerallerin vücuda yeterli alınması gerekmektedir. A , C , E vitaminleri ile çinko , magnezyum , selenyum gibi mineralleri yeterince almalıyız. Bunun içinde yeterli sebze meyve tüketimi özelliklede kış sebze ve meyvelerinden greyfurt, mandalina, portakal, kivi , domates, fazla miktarda olmamak kaydı ile fındık, fıstık, ceviz, badem, yeşil yapraklı sebzeler özellikle ıspanak, brokoli tüketilmelidir.

Bu vitamin ve minerallerin doğal yollardan alınması en doğrusudur ama eğer çok yoğun iş stresinden dolayı beslenmenize çok dikkat edemiyorsanız mutlaka bir multivitaminle beslenmenizi desteklemelisiniz.

· Yeterli protein almak bağışıklık sistemimizi güçlendiren diğer en önemli faktörlerden biridir. Bunun içinde süt, yoğurt, peynir, yumurta, kırmızı et, tavuk eti, balık eti gibi özellikle hayvansal kaynaklı proteinlerin yeterli ve düzenli tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Haftada en az 2 kere balık tüketmeye kaliteli protein alımından başka vücuda özellikle kandaki kötü huylu kolesterolün düşmesini sağlayan, çocuklarda beyin ve zeka gelişimini sağlayan omega 3, selenyum, iyot içermesi yönünden mutlaka dikkat edilmelidir.

· B grubu vitaminlerin en zengin kaynaklı tahıl ve kuru baklagiller yeterli tüketilmelidir. Haftada en az1 kez kuru baklagil, tüketilmeli tahıl kaynaklarının da az işlenmiş olanlarını tercih etmeliyiz. Esmer ekmek, pirinç, makarna gibi…

Kışın kilo almamak ve fazla kilolardan kurtulabilmek içinde:

· Öğün sayısı ve düzenine dikkat edilmeli, az az sık beslenmeli ve metabolizmamızın hızlanması için 6- 8 öğün yapmalıyız. Kahvaltı günün altın öğünü mutlaka kahvaltı yapmalı, öğlen ve akşam yemeklerinde sofrada her besin grubundan besin bulundurulmalıdır. Sofrada ne kadar farklı besin ve renk varsa o kadar sağlıklı besleniyoruz demektir. Ara öğünlerde de mutlaka günde en az 3 porsiyon olacak şekilde meyve tüketmeli, daha çok tok kalabilmek ve kilomuzu korumak yada kilo vermek istiyorsak da meyvenin yanında süt-yoğurt-ayran veya leblebi-yağsız gevrek seçeneklerinden birini tercih etmeliyiz.

· Uzun süreli açıklardan kaçınmalıyız. Bu durumlarda özellikle kan şekerimiz düştüğü için direk olarak şeker ve şekerli besinlerle fast-food tarzı aşırı yağlı besinlere yönleniriz. Bu besinleri yediğimiz zamanda asıl yememiz gereken sebze ve meyveye yer kalmaz. Mutlaka ana öğünlere ek olarak ara öğünler yapmalı öğün aralarını en fazla 3 saat olacak şekilde ayarlamalıyız.

· Her dönemde olduğu gibi kış aylarında beslenmede en önemli diğer bir sorun yeterli su tüketilmemesidir. Her insan her gün vücudundan ortalama 1500- 2000 ml su kaybetmektedir. Yazın sıcaktan bir nebzede olsa artan su tüketimi kışın iyice azalmaktadır. Özellikle suyun yetersiz tüketilmesi ile vücut başlangıçta halsizlik, yorgunluk, unutkanlık gibi uyarılar verir. Bu sebeplerden dolayı her gün mutlaka 8-10 bardak su içilmelidir.

· Kışın kilo almamak için azalan hareketimizi mümkün olduğunca artırmalıyız. Haftanın en az 5 günü 35 dk orta tempolu yürüyüş yapmalıyız.

· Tatlı yemek istenirse de ağır şerbetli ve hamur tatlıları yerine süt tatlıları tercih etmeliyiz.

Sağlıklı günler diliyorum..