Merhaba

Bomboş bir kağıt var önümde, bomboş senin yüreğin gibi; doldurulmayı bekliyor ancak benim sözlüğümde seninle ilgisi olmayan hiçbir kelime yok!



Bembeyaz bir kağıt var önümde, gözlerimi alıyor parlaklığı. Oysa kağıt dediğin siyaha çalmalı, üstünde en azından aşka dair bir şiir olmalı. Bir tek kağıdın temiz olanı gereksiz çünkü…

Tertemiz bir yol var önümde, dilersem gidebileceğim ama gidemiyorum. Seninle yürünmeyecek bir yolculuksa çıkılan, istemiyorum. Senin duraklarında beklemeliyim, senin çölünde yürümeliyim. Yol temiz olmuş, yeşil olmuş, dümdüz olmuş, boşmuş, bana ne!

Kocaman bir kalp var önümde, temiz, kirletilmemiş çünkü daha önce hiç kullanılmamış; senin kalbin! İşte ben o kalbe talibim, ben onu severek değiştireceğim.

Uzun bir ömür var önümde, huzur içinde yaşayabileceğim ama istemiyorum. Sensiz olduktan sonra uzun ömürde ne yapılır bilmiyorum.

Seninle bir kış gecesinde, çıtır çıtır yanan bir ateşin karşısında, sarmaş dolaş otururken, aklıma gelen tek şeyin bir gün ayrılacağımız olması, garip değil mi?

Seninle olduğum halde önümde seçenekler olması zorunluluğu üzüyor beni. Bir gün ayrıldığımızda ne yapacağımı düşünmek ağrıma gidiyor.

Sen sabahı olmayan bir gece gibisin, hep karanlık ve sessizsin. Oysa güneşi görmeden nasıl açar çiçek? Sen sonsuzlukta kaybolmak gibisin, zaman böyle nasıl geçecek?

Bomboş bir hayat var önümde şimdi, sensiz ve şekillendirilecek. Hiçbir kelime, hiçbir cümle artık seninle bitmeyecek. Ve bomboş bir yürek var önümde; biliyorum, kim sevse yetmeyecek!

Candan Ünal

Yeri Doldurulamayanlar