Merhaba

Burada yazdığım hiçbir cümle, bilge bir kadının sözleri değildir. Ben sadece doğru olasılıkları arıyorum.



İlişkilerin düğümleri öyle sert ve karışık atılmış ki, insan doğasını anlamadan; aşka, kadına ve erkeğe sıfat bulmak zor oluyor. O zaman da, başka noktalara takılıyor aklım: İnsanın doğası da gelişen ve değişen zaman içinde değişmiyor mu?

Bana kalırsa hızla değişiyor. Bu da başka bir soruyu gündeme taşıyor: İnsan, özünde var olmayan niteliklere, dış etkiler sonucu sahip olabilir mi? Buna da “muhtemelen” diye bir cevap veriyorum içimden.

İnsan, içgüdüsel davranışlarının yanı sıra, öğrenerek gelişiyor. Aşk; açlık ve seks gibi bir davranış biçimi olmadığına göre, öğrenilen bir deneyimdir. Peki, neden bu kadar farklı öğreniyoruz?

Bu sorunun cevabı aşkın içeriğinde saklı olabilir. Aşk, tek başına oluşan bir duygu mudur? Aşkı bir pasta gibi düşünüyorum. Keki, kreması mutlaka var ama bazı malzemeleri değiştirebiliyorsunuz. Çilekli, çikolatalı, karışık meyveli, cevizli….

İçeriğindeki malzemeler, bizim birikimlerimiz, yaşanmışlıklarımız, hislerimiz, tecrübelerimiz, anılarımız ve aklımızla şekilleniyor. Pastanın neyli olacağına da karar veren kaderimiz mi oluyor?

İyice kafanızı karıştırdım, değil mi? Bazen benimki de karışıyor. Yaşamımızın seçimlerden oluştuğu fikrine katılsam da, bazı ana noktalara uğramamızın gerekliliğine de inanıyorum. Biraz yazgı, biraz seçimin karışımıdır hayat bence. Deneyimlerimiz, öğrendiklerimizi şekillendiriyorsa; o zaman, aşkı algılama şeklimiz de kaderimizle ilişkili olmalı.

Şimdi bütün bunları birleştirip, farklı bir noktaya çıkmak istiyorum. Aşkı en iyi şekliyle öğrenip, keyifle yaşamak istiyorsanız; yaşamınız boyunca kendinizi doğru ve güzel deneyimlere hazırlamalısınız. Yaşadıklarınızdan öğrendikleriniz, sahip olacağınız aşkı belirleyecek. Öğrendiğiniz ve seçtiğiniz aşk ise, sizi mutlu veya mutsuz edecek. Aşk dediğin, bir ömürlük iş vesselam…..

Candan Ünal

Sadece Olasılıkları Arıyorum! - *MSN Kadın - Aşk ve İlişkiler