Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Aşk Şeriatı

    Merhaba!



    "Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
    Bu sebepten, "ne yaparsak yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.
    Kader yolun tamamı değil, sadece yol ayrımlarını verir.
    Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.
    Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin."
    sayfa- 275

    "ne yaparsak yapalım niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil." (s.183)

    "karşılaştığım her insanı senin yeryüzündeki halifen olmaya layık açık bir kitap, konuşan kuran belledim.
    fildişi kulelerde alimler, medreselerde şeyhler, makamında şıhlar, tahtında sultanlarla değil, aforoz edilmişlerle, kalbi incinmişlerle, kenara itilmişlerle yarenlik yaptım"
    sayfa-64

    "cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama.
    ikisi de şu anda burada mevcut. ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarırsak, cenntteyiz aslında.
    ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz."
    sayfa-230

    "kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma...
    ve sakın kendi doğrularını putlaştırma"
    sayfa-305

    "başlı başına bir dünyadır aşk. ya tam ortasındasındır merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde."
    sayfa-415

    vaktiyle biri farısi, biri arap, biri türk, biri rum dört ortak varmış. ellerine geçen parayla ne yapacaklarına karar verememişler. farısi, ''haydi, ‘engür’ alalım'', demiş; arap’sa ''o da ne öyle, istemem; ‘ineb’ alalım'' demiş; türk’se tutturmuş ''üzüm de üzüm'' diye; bu arada rum kararlıymış, ''geçin hepsini ‘ingabil’ alacağız'' demiş. çok geçmemiş, kafadarlar kavgaya tutuşmuş. nihayet dördünün de aynı şeyi istediklerini anlamışlar. ama bu sefer yeni bir tartışma çıkmış aralarında. her biri kendi üzümünü beğenirmiş. biri kara, biri yeşil, biri sarı, biri mor üzüm salkımı taşırmış. hepsi üzümünü yere göğe koyamazmış. neyse ki oradan gönüllere tercüman bir sufi geçiyormuş. kavga ettiklerini duyunca dört satıcıdan birer salkım üzüm almış, bir kaba koyup üzümleri ezmiş. üzümün suyunu çıkarıp kabuğunu atmış. çünkü aslolan meyvenin özüymüş, posası değil.

    Elif Şafak

  2. #2
    Aktif Üye Guney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.117
    Rep Gücü
    80591
    SENİ ÇOK SEVİYORUM SEVGİLİ MOPSY.....
    Okunulası güzellikte bir eser..

    Not:Mopsy i seviyorum Mopsy i değil...:))

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    396
    bu kitabın devamı niyetinee bab_ı esrar okunur arkadaşlar....................

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı thenilly´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu kitabın devamı niyetinee bab_ı esrar okunur arkadaşlar....................
    Merhaba!

    Burdan okudugunuz anlamini cikarabiliriz sanirim.
    Ahmet Umitin " bab_ı esrar "indan baslik acsaniz.
    Altini cizdiklerinizi altina yazsaniz.
    Bizlerde bir fikir sahibi olabilirdik.

    Ne dersiniz?

  5. #5
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    etkisinden hala çıkamadım ben kitabın..bu kadar güzel anlatılmaz ..sadece aklıma takılan bu kitapla ilgili kimyanın neden şems ile eevlendiği...yazık olmadımı kimyaya..

Yukarı Çık