“Onu görünce içimin titrediğini hissediyorum.,bana bir şeyler oluyor “
“Neden bilemiyorum ama bana çok çekici geliyor …….”.
“Acayip şekilde frekanslarımız tutuyor….Ondan çok pozitif enerji alıyorum.”

Bunlara benzer birçok söylem günlük konuşma dilinde ikili ilişkilerimiz için kullandığımız beğeni, ilgi, aşk söylemleridir. Üzerinde çok sıkça düşündüğümüz sevgi ve aşk kavramları günümüzün hızla ilerleyen modern teknolojisi ile neredeyse ortak bir dil oluşturacaklar gibi. Frekans, Enerji. Rezonans(titreşim ) . Modern fiziğin diğer bir popüler söylemle kuantum fiziğinin esas kelimeleri bunlar. Kuantum (parçacık) fiziğini anlamaya ve anlatmaya çalışmak konvansiyonel fiziğin görünmeze ve bilinmeze duyduğu dışlayıcı tavrın yerini tam tersine görünmezin ve bilinmezin varlığının benimsenmesi, bilinmezin ve görünmezin inanılabilirlik sınırları içerisine girdiğinin kabullenilmesidir bir bakıma. Çünkü sınırları belirlenmiş beş duyumuzla göremediğimiz duyamadığız şeyleri kuantum fiziği ve gelişen dijital teknoloji sayesinde enerjinin şekil değiştirmesi, birbirine dönüşebilirliği prensibi ile artık görebiliyoruz.

Daha açıklayıcı bir ifade ile dünyanın kendisi dahil olmak üzere dünya üzerindeki her şey atomlardan ve bu atomların foton adını verdiğimiz enerji paketlerinden oluşur. Dünyadaki her atom dönerken birbirleri ile devamlı bir enerji transferini gerçekleştirirler. Bütün mesele birbirlerinden çok farklı frekanslarla dönen bu atom veya atom altı parçacıkların benzer frekanslarda karşılaşması. Vücudumuzdaki hidrojen atomlarının dönüş frekansı ile aynı frekansta bir enerji yolladığımızda oluşan elektro manyetik alanı gözümüzle göremiyoruz ama bu bilgileri dijital ortama naklederek görünür kılabiliyoruz..Fiziksel organlarımızın sadece enerji transferi ile görüntülenmesi kuantum fiziğinin aşamalarından biri .Daha da ötesi var.İnanması zor olabilir ama gerçek. Fonksiyonel MR dediğimiz neredeyse günlük kullanımımıza girecek cihazlarla aşkı görüyoruz. Evet, duyduğunuz gerçek. Düne kadar metafiziğin en önemli konularından biri olan aşkı kuantum fiziği ve dijital teknolojinin gelişmiş aygıtları ile görebiliyoruz artık.. Gerçek aşka tutulmuş insan beyinlerinin bilinen bazı bölgelerinde sinyal artışları saptanıyor. Kuantum fiziği ile geldiğimiz noktada aşk hiçte hayal veya çoğumuzun düşündüğü gibi yalan bir şey değil. Gerçekten var. Romantizmle realite asırlardan beri ilk defa neredeyse birlikte anılacak. Aşk romantik bir gerçektir diyebileceğiz.

Bütün mesele benzer frekans ve rezonans meselesi. Her şey elektromanyetik bir alanda oluyor. Dünyadaki milyarlarca insan arasında milyarlarca farklı atom ve atom altı parçacıkların frekansı ve birbirlerinden farklı sayılamayacak kadar manyetik alanlar var. İşte ne zamanki birbirlerine benzer frekanslarda oluşmuş manyetik alanlar denk geliyor ve elektrikler çakıyor. Adına aşk dediğimiz elektriklenme ile bu iki insan arasındaki artık bilimsel bir gerçek olan enerji transferini ve elektron bulutunu şimdilik göremiyoruz. Ama biliyoruz ki kuantum fiziği ve gelişen dijital teknoloji sayesinde bu enerji bulutunu başka bir enerji şekline transfer edip diğer tüm göremediğimiz şeylerin görünür kılınması gibi görülebilinir olması olası bir durum. Yakın gelecekte âşık çiftlerin bir aşk haritası olabilir örneğin.

Kuantum fiziğinin inanılmaz macerası bu aşk meselesini bilimsel olarak çözebilecek mi bilemiyorum.Ama ne kadar çözülürse bir o kadar daha karanlık noktaların kalacağına inanıyorum.Aşk romantik bir gerçek olabilir ama mutlaka kuantumun kara deliklerinden biri olarak kalacak .Çünkü her şey çözülür ve her şey anlaşılırsa o zaman aşk olmaz zaten….

Kuantumunuz bol olsun.

Feride Cihan Göktan

kaynak