M'utsuz-D'algın- K'orkak
Şimdi benden vazgeçmeli,
Masal olup yola devam etmeli,
Bu günlerde çok şarkı dinliyorum, bu günlerde çok dalıp gidiyorum uzaklara, dönüş yolumu kaybediyorum, ekmek kırıntılarımı kuşlar yiyiyor, sesimi çıkaramıyorum. Gözlerimi kaçırıyorum, kendimden. Kavga çıkaracak sebeplere suskun kalıyorum, galiba müthiş bir reaksyon geçiriyorum.
Saçlarımı kendi haline bırakıp, kitaplarımın ayracını çıkarıyorum. Nedense devam etmek istemiyorum kaldığım yerden. Bir sürpriz yaşamak istiyorum belki de. Bir mucize.
Duvarlarımı tamir etmedim. Kırılmış yerlerden girebilmeleri ihtimaline karşı savunmazsızım. Demir parmaklıklarımın kilini astım. Açmaya gücüm yok. Israr etmek istemiyorum. Belki anlamazlar diye, anlatmaya yetmiyor kelimelerim. Hepsini sıfırladım.
Bir günah varsa, bedeli ödenmeliyse, acısı çıkmalıysa, sanki dünden rağzıyım. O çok araştırıp, öğrendiğim dili bile unutmak üzereyken, yapılacaklar listesini buruşturup attım.
Bir vapur iskeleye yanaştı mı bilmiyorum. Bir otobüs kimi almadan gitti uzaklara görmedim. Kimin elleri soğuk, kimin sözleri ağır duymadım. Dün yaşananlar neydi, kimler bitti, kimler gitti, ondan önceki fotoğraflar nerede, hiçbir şeyi anlamamak üzereyim.
Sabah 8, akşam 5’e kadar açığız’ların vaktini değiştirdim. Devren, ne kiralık, nede satılık. Sallanan bir sandalye, birde bant kaydı yeterli.
Galiba iç savaş yaşıyorum. Organlarım çatışma halinde. Aklım ikiye ayrılmak üzere. Müdahele edemeyecek kadar acizim. Hani ne halleri varsa görsünler gibiyim. Hayat boyu olmadığım kadar savruk yaşıyorum sorumsuzluğumu. Biri dokunacak diye saklıyorum, saklanıyorum. Kaçıyorum kendimden.
Bir tren gitti. Dönüş biletimi almadım. Hazırlıklıydım. Sepya rengi bir valiz, senin son cümlelerinle dolu. İsteseydim, uydururdum bütün kumaşları bu bedene. Bütün afişleri yırtar atardım gece karanlığında. Hiçbir davetiye ulaşmazdı yerli yerine. Hiç kimse arayıp sormazdı sen nerdesin diye. Hiçbir şey yanlış anlaşılmazdı belki de. İstemedim!
Seni kendi beyninden geçenlerle bir başına, hislerinin seni götürdüğü, derin ve karanlık kuyulara emanet, ben gidiyorum! Herşeyin bir sonu varsa, belirsizliklerinle kendin uğraşman umuduyla, gidiyorum. O valiz senin son cümlelerinle dolu, pişmanlıkların, hataların, düğümlerinle. Israr yok, açıklamalar yalan, doğrular şüpheli. Daha fazla yorma beni.
Şimdi benden vazgeçmeli,
Yola devam etmeli bu ruhsuz kendim.
Ve ne zaman bir oyun çıkartacak olsam, yazan ben diye, her seferinde yeniden başlıyorum bir şeylere.
Başrolde ben, karşımda kendimleyim bu sefer.
kaynak