Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 Toplam: 9
  1. #1
    güney
    Misafir..

    sanal aşk...

    Yaşanılanı terk edileni ve evlilikle sonuçlananı hepsi var bu sanal dünya da.. Ben sanal aşk’ı savunan nokta da bulunanlardanım. Aşk nedir? Diye şöyle bir düşündüğümde hemen aklıma “Evlilik aşk’ı öldürüyor” paradoks’u gelir. Hemen akabinde “Romeo ve Juliet”,”Ferhat ve Şirin” izler bu düşüncemi. Hep bir ulaşılamazlık, hep bir kavuşamazlık barındırır yaşanmış büyük aşklar. Düşünürüm ki onların efsanesi kavuşamazlıklarından geliyordur belki de. Anlarım sonunda aşk’ın var olması, yaşanması için yan yana olma gereği yoktur.

    Sürekli sınanan ilişki ve kaybedilme korkusu varsa aşk devam edebilmektedir.

    Gerçek hayatta yaşamaya başlayacağımız bir ilişkide aşk’a giden yol muhtemelen şöyledir. İlk olarak karakter olarak tanımamamızın normal olduğu birisinin dış görünüşünden hoşlanmak devamında ona açılmak ve birbiri ardına süregelen buluşmalar ki çoğunda birbirini tanımaya ve anlamaya en çok yarayacak yöntem olan sohbet’in en az hatta hiç olmadığı buluşmalar…

    Bu nokta da çıkış aranabilir fakat sohbet edilemeyen ve tek paylaşılan şeyin fiziksel görüntüden alınan haz olduğu bir duygu yoğunluğunun adı asla aşk olamaz. Bu ilişki de sonuç evlilikte olsa asıl sonuç; ya mutsuz bir evlilik yâda boşanma olacaktır.

    Düşünün! Sevdiğiniz kişiyle paylaşabildiğiniz tek zevk onun fiziksel görünümünden aldığınız zevk ve evlendiniz. İnsanoğlu yaşlanan bir canlı olduğundandır ki o görünüm bozulduğunda artık evli olduğunuz kişiyle paylaştığınız tek zevk olan şey de elinizden uçup gitmiş olacaktır.

    Oysa ki; sohbet edilebilir ve her konuda paylaşımınızın olduğu, anladığınız ve onun düşüncülerine ve karakterine aşık olduğunuz bir eş ile evliliğiniz yaşlansanız da devam ediyor olacak ve üstelik insanın yaşlandığında en çok ihtiyacı olan bir şeyler paylaşabildiği kişi gereksinimi sizin tam yanınızda oturuyor olacaktır ve tabi aşkınızda yanınızda…

    Sanal aşk’ın başlangıç noktasına bakarsak sohbet’in ve dolayısıyla ortaya çıkacak düşüncülerin, karakterin oluşturduğu dış görünümden bağımsız bir aşk’ın var olabilme savaşıdır.

    Gerçek hayatta kafe’de sevgilinizle buluştuğunuzda yapamadığınız 10 dakikalık bir sohbet’i sanal dünyada saatlerce yaparsınız ve onun karakterinin, düşüncelerinin her kıvrımını keşfe çıkabilirsiniz…

    Sanal Aşk’ın gerçek hayatta yaşadığımız aşktan tek eksi gibi görünen yönü aslında gerçek bir aşkta pek de önemli olmayan aşkına dokunamamaktır, öpememektir, sarılamamaktır ve hatta sevişememektir. Gerçek bir aşkta âşık olmuş herkes bilir ki bunların yeri sınırlıdır ve Romantizm ön plandadır. Maneviyat coşar, taşar ve akar. Maddi temas daha geri plandadır. Bununla beraber dokunmak, öpüşmek, sarılmak ve sevişmekte aşk’ın içindedir bu da reddedilemez.

    Sonuç olarak Aşk mesafe tanımaz, emel, gelecek kaygısı tanımaz, bencildir. İki kişilik bir bencilliktir bu. Dokunamamak sevdiğine aşk’ı körükler. Sanal da olsa “AŞK” aşk’tır. Gerçeğine oranla inadına temiz ve safiyane bir o kadar da körüklenen bir duygudur hem de.
    “Sanal Aşk” ;Ruhların seviştiği nokta’nın ta kendisidir!



    Alıntı...

    Sizce "sanal aşk nedir.....
    Gerçektende "ruhların seviştiği nokta mıdır???

  2. #2
    blueice
    Misafir..

    Cevap: sanal aşk...

    Güzel bir paylaşım teşekkürler ben bu konuda yazıdakilerin olabileceğine pek olanak veremiyorum fakat tabiki bu düşünceye sahip ve buolgulara ihityaç duyan insanların sanal aşkı yakalama olasığı var.Ama zamanımzda insanların egoistliğinin ve çıkarcılığının ne boyutlarda olduğunu düşünürsek aşka pek fırsat kalmayacağı da açık.Bu benim düşüncem.Emeğinize sağlık.

  3. #3
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: sanal aşk...

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yaşanılanı terk edileni ve evlilikle sonuçlananı hepsi var bu sanal dünya da.. Ben sanal aşk’ı savunan nokta da bulunanlardanım. Aşk nedir? Diye şöyle bir düşündüğümde hemen aklıma “Evlilik aşk’ı öldürüyor” paradoks’u gelir. Hemen akabinde “Romeo ve Juliet”,”Ferhat ve Şirin” izler bu düşüncemi. Hep bir ulaşılamazlık, hep bir kavuşamazlık barındırır yaşanmış büyük aşklar. Düşünürüm ki onların efsanesi kavuşamazlıklarından geliyordur belki de. Anlarım sonunda aşk’ın var olması, yaşanması için yan yana olma gereği yoktur.

    Sürekli sınanan ilişki ve kaybedilme korkusu varsa aşk devam edebilmektedir.

    Gerçek hayatta yaşamaya başlayacağımız bir ilişkide aşk’a giden yol muhtemelen şöyledir. İlk olarak karakter olarak tanımamamızın normal olduğu birisinin dış görünüşünden hoşlanmak devamında ona açılmak ve birbiri ardına süregelen buluşmalar ki çoğunda birbirini tanımaya ve anlamaya en çok yarayacak yöntem olan sohbet’in en az hatta hiç olmadığı buluşmalar…

    Bu nokta da çıkış aranabilir fakat sohbet edilemeyen ve tek paylaşılan şeyin fiziksel görüntüden alınan haz olduğu bir duygu yoğunluğunun adı asla aşk olamaz. Bu ilişki de sonuç evlilikte olsa asıl sonuç; ya mutsuz bir evlilik yâda boşanma olacaktır.

    Düşünün! Sevdiğiniz kişiyle paylaşabildiğiniz tek zevk onun fiziksel görünümünden aldığınız zevk ve evlendiniz. İnsanoğlu yaşlanan bir canlı olduğundandır ki o görünüm bozulduğunda artık evli olduğunuz kişiyle paylaştığınız tek zevk olan şey de elinizden uçup gitmiş olacaktır.

    Oysa ki; sohbet edilebilir ve her konuda paylaşımınızın olduğu, anladığınız ve onun düşüncülerine ve karakterine aşık olduğunuz bir eş ile evliliğiniz yaşlansanız da devam ediyor olacak ve üstelik insanın yaşlandığında en çok ihtiyacı olan bir şeyler paylaşabildiği kişi gereksinimi sizin tam yanınızda oturuyor olacaktır ve tabi aşkınızda yanınızda…

    Sanal aşk’ın başlangıç noktasına bakarsak sohbet’in ve dolayısıyla ortaya çıkacak düşüncülerin, karakterin oluşturduğu dış görünümden bağımsız bir aşk’ın var olabilme savaşıdır.

    Gerçek hayatta kafe’de sevgilinizle buluştuğunuzda yapamadığınız 10 dakikalık bir sohbet’i sanal dünyada saatlerce yaparsınız ve onun karakterinin, düşüncelerinin her kıvrımını keşfe çıkabilirsiniz…

    Sanal Aşk’ın gerçek hayatta yaşadığımız aşktan tek eksi gibi görünen yönü aslında gerçek bir aşkta pek de önemli olmayan aşkına dokunamamaktır, öpememektir, sarılamamaktır ve hatta sevişememektir. Gerçek bir aşkta âşık olmuş herkes bilir ki bunların yeri sınırlıdır ve Romantizm ön plandadır. Maneviyat coşar, taşar ve akar. Maddi temas daha geri plandadır. Bununla beraber dokunmak, öpüşmek, sarılmak ve sevişmekte aşk’ın içindedir bu da reddedilemez.

    Sonuç olarak Aşk mesafe tanımaz, emel, gelecek kaygısı tanımaz, bencildir. İki kişilik bir bencilliktir bu. Dokunamamak sevdiğine aşk’ı körükler. Sanal da olsa “AŞK” aşk’tır. Gerçeğine oranla inadına temiz ve safiyane bir o kadar da körüklenen bir duygudur hem de.
    “Sanal Aşk” ;Ruhların seviştiği nokta’nın ta kendisidir!



    Alıntı...

    Sizce "sanal aşk nedir.....
    Gerçektende "ruhların seviştiği nokta mıdır???


    Kişi görmediğini,gizemli olanı sever herzaman...Sanal alemde böyle...Cezbediciliği var yani

    Sanal alemde aşk...? Olabilir...Sanal olan alemdir.Kişiler gerçektir.İnsanların kısmetinin nerede karşılarına çıkacağı da pek belli olmaz.Sanalda tanıştığın kişilere güvenme ,kötü insanlar onlar denir hep...Bu mantıık yanlış ...Öyleyse sen,ben ,biz hepimiz kötüyüz.

    Kötü insanlar heryerde...Sanalda,gerçekte,sağda,solda,orda,burda şurda...heryerde

    Doğru insanlarla karşılamak dileğiyle...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    güney
    Misafir..

    Cevap: sanal aşk...

    Alıntı blueice´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Güzel bir paylaşım teşekkürler ben bu konuda yazıdakilerin olabileceğine pek olanak veremiyorum fakat tabiki bu düşünceye sahip ve buolgulara ihityaç duyan insanların sanal aşkı yakalama olasığı var.Ama zamanımzda insanların egoistliğinin ve çıkarcılığının ne boyutlarda olduğunu düşünürsek aşka pek fırsat kalmayacağı da açık.Bu benim düşüncem.Emeğinize sağlık.
    Çok teşekkür ederim...

    Teknolojinin hayatımızdaki yerine baktığımızda ,yada günümüz ilişkilerini sorguladığımızda karşımıza pekte iç açıcı sonuçlar çıkmıyor...

    "Sanal aşk" belkide kaçış noktasıdır..Fakat günümüzde "sanal aşk" ı yaşayan ve gerçekten kendisini son derece mutlu hisseden insan sayısının giderek fazlalaşması dikkat çekici...

    Yalnızlaşıyoruz galiba yada duvarlarımız giderek kalınlaşıyor....

  5. #5
    blueice
    Misafir..

    Cevap: sanal aşk...

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok teşekkür ederim...

    Teknolojinin hayatımızdaki yerine baktığımızda ,yada günümüz ilişkilerini sorguladığımızda karşımıza pekte iç açıcı sonuçlar çıkmıyor...

    "Sanal aşk" belkide kaçış noktasıdır..Fakat günümüzde "sanal aşk" ı yaşayan ve gerçekten kendisini son derece mutlu hisseden insan sayısının giderek fazlalaşması dikkat çekici...

    Yalnızlaşıyoruz galiba yada duvarlarımız giderek kalınlaşıyor....
    Evet yalnızlaştığımız apaçık evinde çevresinde mutlu olamayan herkesin çözüm ve geçici mutlukluklar aradığı ortak nokta sanal dünya.Sorumluluğu olmayan, fedakarlık gerektirmeyen,geçici eğlenceler ve beraberinde geçici yalan sevdaları getiren alemler buralar.Normal yaşantının içerisinde görev ve sorumluluklardan kaçan bir toplumdan başka bir davranış şekli beklenebileceğini düşünmüyorum.Tabiki nette tanışıpta evliliklere ve süreğen birlikteliklere adım atmış insanlar da var.Onları bu kategorinin neresinde tutmak lazım bilemiyorum.Sanal da olsa o insanı görmek ve hissetmek isteyecek.Aslında başka bir noktada da iki dünya da aynı kapıya çıkıyor, görsellik.............

  6. #6
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: sanal aşk...

    Maddi temas daha geri plandadır,

    sanal askta bedensel zarar gelmez. toplumun baski mekanizmasindan kacişin baska bir yoludur. tanimadiginiz bir insanla sohbet heyecan vericidir. sonucta o da bir insandir.
    kacis ,kacamak yapmak yasak oldugu icin haz verir. kacamak bir is yapmak insan ruhunda keyif verir,birazda bunun tatmin edilmesi.
    -
    toplumsal olarak bir kimsenin sevişmesi bilinmek kontrol edilmek ister. Sanal dunyaya kontrol eden mekanizma cok gec girdigi icin cahil kalmistir. girdigi anda dejenere etme cabasi vardir.
    ----
    Biz denizciler kontrol mekanizmasinin disinda oldugumuz zaman arkamizdan konusurlar. Kimbilir ne kadar cok icki iciyoruzdur.Kimbilir her Limanda bir sevgilimiz vardir. Kimbilir neler yapiyoruzdur. hatta daha kotu damgalar da yeriz

    kontrol edilemedigimiz yerde kontrol mekanizmasi olta atar agzimizdan birseyler almak icin. ""hadi hadi birsey yapmissindir sen "" oysa sanki cok kolaydir yabanci bir ulkede boyle iliskilere girmek, Tv yi birakin 60-80 gun kadinin hayalini bile goremeyiz. ama yapmisizdir birsey
    ----
    işsiz bir dunya birakilan,evlenemeyen insanlarin patlamasidir sanal dunya,
    bazen de kacamak ve fantezi aşk yaşamamis,gencliginde bir turlu arzularini besleyememis .insanlarin dunyasini tatmin eder
    Ve insanlarin hayalinin peşinde bile olan kontrol mekanizmasi.
    hicbirinin niyeti kotu degildir, ne kontrol mekanizmasinin nede yasayanlarin.
    sadece bastirilmis arzularin tatmini, yoksa neden bedensel yasanmasin ki.

  7. #7
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: sanal aşk...

    Sanal aşk .... En zararsız olanı bu gibi görünüyo aslında ama bilmiyorum kim ne düşünür, ben yine de yanyana olmayı, aynı havayı teneffüs etmeyi vb... gibi şeyleri cidden gerçek anlamda yaşama taraftarıyım. Ama sanal aşk bu saydıklarıma giden bir yol olarak ya da bir basamak olarak kullanılabilir tabii.

    Ya ben sevgilimle kavga etmeliyim, biraz fırtına biraz rüzgar lazım dostlar :):):)

  8. #8
    güney
    Misafir..

    Cevap: sanal aşk...

    Bir arkadaşım; "galiba ruhumda ve bedenimde tarifsiz bir sıkıntı söz konusu,bedenimle baş edebiliyorum ama ruhumun çığlıkları canımı yakıyor ve ben çaresizce bir resimde arıyorum kendimi"....dedi...
    Aşıktı hemde "sanal" bir aşık ve "sanal" birine aşık.....

  9. #9
    SAHARAY
    Misafir..

    Cevap: sanal aşk...

    Aşkı daha önce de bir yorumumda tarif etmiştim. Ruhların birbirine geçmesidir Aşk demiştim.
    Evet sanal aşk eğer gerçekten aşk ise bu tarife uyuyor. Ama ben böyle bir aşkın varlığına inanmıyorum.
    Rahmetli Atilla İlhan'ın güzel bir sözü vardı. ''Seversin kavuşamazsın,adı aşk olur'' diye.
    Bu cümleye bende kendi adıma katılıyorum ve iki örnek vermek istiyorum.


    O unutulmaz aşıklar evlenseydi, ne olurdu bir bakalım.


    Leyla: Saçımı senin için süpürge ettim yıllardır, kıymet mi bildin sanki?
    Mecnun: Gündüz işte yorul, akşam eve gel dırdır bıktım ya!!!:)


    Aslı: Beni ne mühendisler,doktorlar istedi.Ben senin gibi çulsuzla evlendim.
    Kerem: Evlenmeseydin, kızım silah mı dayadım kafana!:))

Benzer Konular

  1. Sanal Dullar...
    Guney Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 31-03-2010, 04:23 PM
  2. Sanal Alem
    İnci Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 26-03-2010, 12:05 AM
  3. Sanal Kimlik
    İnci Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 10-03-2010, 11:47 PM
  4. Sanal Zina
    sadece ben Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-11-2009, 10:35 PM
  5. Sanal hayatlar
    sadece ben Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 24-02-2009, 07:20 PM
Yukarı Çık