Sahte Öykülerinde Ara Yalnizligini..

Seni sevip hissetmem için seni sahiplenmem gerekmiyor artik. Yanimda olmasan da seni hissediyorum, seni hissettigim kadar seninle oluyorum; bastan basa sen oluyorum..

Ilk kez aci çekmeden özlüyorum seni… Sen benim degilmissin, bunu en çok yalnizligimda anliyorum… Sen, seni üzen duygulari, kendi karanligini seviyorsun.. Sen, seni sevenleri sevemiyorsun.. Sen imkansizligi seviyorsun, ve imkansizligin sana çektirdigi acilari.. Oysa hayat bu degil.. Sevmek bu degil..

Sen asla birinin sahiplenecegi olamazsin, izin vermezsin.. Ve asla sahiplenemezsin birini.. Senin sahiplendigin yalnizca kendi korkularin, büyüttügün yalnizligin.. O derin kimsesizligin... Bana bulastirdigin kimsesizligin.. Sevgi nasil bulasici ise hüzün ve nefrette öyle bulasici.. Simdi kendimde senin izlerini tasidigimi görüyorum. Senin karanliklarinda yüzüyorum. Ne kadar kendime kaçsam o kadar seni buluyorum... Ve her seferinde senin boslugundan çaresiz kendime, kendi çaresizliklerime dönüyorum..

Sen beni unutmak için savruldukça, bende seni unutmak için kendi acilarima alismaya çalisiyorum...

Sen simdi o sahte öykülerinde ara yalnizligini.. Ancak hayat sahte öykülerde degil, yüzlesmekten kaçtigin gerçeklerde.. Senin gerçeklerin kaçtigin yasaminda; güçsüz yanlarinda, öfkende, sevinçlerinde, geçmisinde, bastan basa kendinde.. Korktugun yasama dokunuslarinda, duygularinda... Bir kez olsun gir kendi gerçeklerinin ve yenilgilerinin arasina.. Ve gör kendini yüreginin aynasinda...

Seni sensiz sevmeye öyle alistim ki.. Artik sensizligi sana tercih eder oldu kalbim.. Yarattigim masalimsi kahramanimin yerine kimseyi koyamaz oldu kalbim.. Ne zaman biri bana açsa yüregini, o derin yaralarim açiliyor önüme.. Beni birakip gittiginde olusan yaralar hala kaniyor...

alıntı