Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat No-Frost Buzdolabı Kocalar

    "…görmelisiniz Mehtap Hanım…! No-frost buzdolabı gibidir benim kocam…"
    Gözleri yaşlarla dolu, elinde mendil iki göz iki çeşme bir bayan
    danışanımdı bu sözleri söyleyen.

    "Hay Allah…" dedim içimden. O kadar üzgün ve bitkin görünüyordu ki…
    Otuz iki yaşında, 14 yıllık evli ve üç çocuk annesiydi. Ağlamaktan
    şişmiş gözleri ve elindeki mendille çekiştirdiği burnuna rağmen çok
    şirin görünen bir hanımefendiydi. Ve eşi için dile getirdiği ilginç
    tanımlama sırasında yüzünde tatlı bir tebessüm oluşmuştu.

    Gözyaşlarına rağmen, bakışlarından süzülen gülümsemeyi fark edince
    esprili bir şeyler söylemek geldi içimden…

    Ama önce: "Anlıyorum… sizin için zor olmalı…" diyebildim ancak.

    "Evet…" dedi… "…zor olmaz mı? ne olur be adam bir gün olsun teşekkür
    et yaptıklarım için… bir gün olsun güzel bir söz söyle. Seni seviyorum
    de… bişey söyle… hiçbir Allah'ın günü elinde çiçek görmedim. Lütfen
    söyleyin Mehtap Hanım… Allah rızası için söyleyin… Ben çiçek hak
    edecek bir bayan değil miyim yoksa? Siz uzmansınız bilirsiniz. Ben çok
    kötü bir kadın mıyım da bir gece bile eline buket almadan eve
    geliyor…"

    "…yo neden öyle olsun…! Da…en azından eve geliyor bari… Değil mi?
    başka yerlere de gidebilirdi…" dedim bayana espri yaptığımı
    anlatırcasına göz kırparak… Gülmeye başladı. Az önceki gözyaşlarının
    yerini, odanın içini dolduran kahkahalar aldı.

    "…ya sormayın. Öyle ya eve gelmese ne yapardım değil mi?" diye göz
    kırparak cevap verdi.

    "Sizin için ne yapmasını isterdiniz? Ne yapmış olsaydı, kendinizi
    değerli hissedecektiniz?" diye sordum daha ciddi bir tavırla.

    "Akşamları benimle sohbet etsin. Birlikte bir yerlere gidelim. El ele
    tutuşup yürüyelim. Eve gelirken çiçek alsın. Yemek yedikten sonra
    'ellerine sağlık' gibi şeyler söylesin. Derdini açsın bana. Hiçbir
    şeyini anlatmamasına sinir oluyorum. Hiçbir şey anlatmadığı gibi benim
    dertlerimi de dinlemiyor. Anlatmaya çalıştığımda da 'aman sen de yaa…
    amma da takıyorsun kafayı böyle şeylere… takma… üzülme… bunlar kafa
    takılacak şeyler değil, basit meseleler…' diyor. Deli oluyorum.
    Romantik olmasını istiyorum. Sürprizler yapmasını istiyorum. Heyecan
    dolu şeyler yaşamak istiyorum onunla"

    "Filmlerdeki gibi…?"

    "Evet evet… filmlerdeki gibi…"


    Şu Seymen ağa başımıza dert oldu bence sevgili okurlar… Seymen ağa,
    Seyhan ağa, Baran ağa…vs. ya da Selim Arhan... hepsi ama hepsi
    bayanların hayallerini süslediler. Bir yanı aksi, diğer yanı "beni
    keşfet" modundaki bu erkekler, birlikte oldukları bayanlara rolleri
    gereği inanılmaz güzellikler yaptılar. Onlar rol yapıp paralarını
    kazana dursun, olan da bizim geleneksel Türk erkeklerimize oldu!
    Aniden ve hiç beklemedikleri bir yükün altına girdiler bir anda. Hatta
    bu yükü taşımak veya sahiplenmek gibi bir dertleri de yokken.


    "Ama onlar film…" dedim. "Olsun, ne olacak! Öğrensin… Sürekli
    televizyon izliyor zaten." dedi.

    "Aman aman dikkat… eşiniz iyi bir tv izleyicisiyse, maazallah televole
    tarzı programlarda bu kişilerin gerçek hayatlarında, birlikte
    oldukları bayanları nasıl da incittiklerine şahit olup, bu gibi
    durumları öğreniyor da olabilir J" dedim gülerek.

    "yaa evet… doğru valla… bu hiç aklıma gelmemişti." Dedi kahkaha
    atarak. Ve ekledi: "…ya ne demek istediğinizi anladım galiba.
    Eşlerimizden yapamayacakları şeyleri bekleyip duruyoruz. Sonra da
    yapmıyorlar diye kafalarına kakıyoruz. Sanırım bunu söylemek istediniz
    bana."
    Evet anl***** gelecek şekilde başımla bir işaret yaptım. Devam etti.
    "Ya en azından dertlerini paylaşsın benimle. Anlatsın bana. Ben
    anlatıyorum kafama takılan şeyleri… o anlatmıyor…"

    "Kafasına bir şey takılıyor mu ki anlatsın… anlatması için öncelikle
    herhangi bir şeylere takılması gerekmez mi?"

    "…nasıl yani? Takılmaz mı?"

    "Biz bayanların taktığı gibi erkekler her şeyi kafalarına takmazlar
    ki. Fıtratları müsait değil. Biz hanımlar, duygusal yapımız gereği
    bazı meseleleri içimizde fazlaca taşırken, erkekler yapısal
    bütünlükleri gereği sıkıntı ve zorlukları daha kolay atlatabiliyorlar.
    Ölüm anlarını bile düşünün. Ölümün yaşandığı yerlerde bayanlar uzun
    zaman yas tutarken, erkeklerin toparlanma süreci daha hızlıdır. Yani
    siz eşinize kızıp, size bir şeyler anlatmadığı için gücenirken; o
    aslında sizin sandığınız gibi içine sorunları atıp, saklayıp, size
    anlatmamazlık yapmıyordur ki. Hatta biz bayanların bazı konulardaki
    hassasiyetimizi anlamakta zorlanırlar bu nedenle. Eşinin, annesinin,
    kız kardeşinin, kız arkadaşının yanında olması ve ona yeterince destek
    olması için, onların da bayanların duygusal yapıları hakkında az buçuk
    fikir sahibi olması gerekir."

    "Aaa.. bu çok ilginç. Hiç böyle düşünmemiştim. Ben her şeye takıyorum
    ya. İnce fikirliyim biraz. Ve içimden atamıyorum. Birine anlatmadan da
    rahat edemiyorum. O benim gibi değil bu durumda. Onun için anlatmıyor.
    Takıp büyütmediği için."

    "evet… tam olarak böyle…"

    "Eeee bu durumda aklıma şöyle bir şey geldi. Takma üzülme dediğinde
    sinir oluyordum ya… bana gıcıklık yaptığını sanıyordum. Benim
    duygularımı bilmediği için aslında kendi çapında yardım ediyor değil
    mi?"

    "Garip ama… aslında evet… yani üzülme, takma derken, kendi iç
    dünyasında gerçekleştirdiği çözümü size sunuyor bence. Buradaki temel
    sorun, eşinizin sizin anladığınız dilden sizinle paylaşamıyor olması…
    yani sizinle hiçbir şey paylaşmıyor olması değil. Yardımcı oluyor. Ama
    sizin duygusal alanınıza yeterince girerek değil, kendi durduğu yerden
    yardımcı oluyor. Onun yaptıkları size yetmeyip siz 'Ahh ahh ne biçim
    bir adam bu böyle. Bana hiç yardımcı olmuyor. Ne kalpsiz biri.' Diye
    düşünüp ağlarken; eşiniz de "Allah Allah… ne yaparsam yapayım eşime
    bir türlü yaranamıyorum. Takma diyorum olmuyor, üzülme diyorum
    olmuyor. Daha ne söyleyeyim ben bu kadına…' diye hayretler içinde bile
    kalıyordur J"

    "Vallahi böyle söylüyor… sanki bizim evdeymiş gibi bildiniz Mehtap
    Hanım. Ay çok âlemsiniz valla…"


    Alem olan tek başıma ben değilim aslında. Erkekler de bir alem. Onlar
    soğuk davranıyor. Arkalarından evliliği kurtarmak ve güzelleştirmek
    için çabayı ben sarfediyorum.

    Yazıdan çıkacak ana fikir nedir diye soracak olursanız, no-frost
    kocalar(!) ve koca adayları(!) için hemen sıralayalım:

    Eşiniz size üzüldüğü bir şeyleri anlatırken, "takma kafanı…
    üzülmeye değmez…" gibi sözler sarfetmeyin. Bunun yerine aslında aynı
    anlama gelecek; ama eşinizin duygusal dünyasına daha iyi oturan ve onu
    anladığınızı daha iyi gösteren şu ifadeyi kullanın. "Seni anlıyorum.
    Kimbilir ne kadar üzülmüşsündür o anda. Senin yerinde kim olsa
    üzülürdü… hay Allah ben de çok üzüldüm. Umarım/inşallah işler yoluna
    girer. Canım karıcığım benim, üzülme ne olur, seni üzgün görmeye
    dayanamıyorum."

    Kadınların son dönemlerde, eşlerinin eve bir buket çiçekle
    gelmesine takmalarının temel nedeni; -bence- eşlerin "çiçek gibi
    kocalar" olmamasından kaynaklanıyor. Anadolu'da bir tabir vardır.
    "Buğday ekmeğin yoksa, buğday dilin de mi yok!" diye. Ağzından güzel
    sözler çıkan, konuştuğunda kelimeleriyle ortama sıcacık duygular salan
    beyler olsanız, zaten çiçekçileri zengin etmenize gerek kalmaz ki! Ama
    sözler diken gibi olunca, sizler –belki de haklı olarak günün yoğun
    stresi ve yorgunluğuyla eve gelip- ortalıkta asık suratla
    gezdiğinizde, bayanlarda ilişkiyi yumuşatacak ve kendilerini iyi
    hissedecek "dış nesnelere" ihtiyaç hissetmeye başlıyorlar. Çiçek gibi…
    mücevher gibi… hediye gibi… oysa annemle babamdan biliyorum. Çok iyi
    anlaşıyorlar. Babamı hayatım boyunca bir kez bile anneme çiçek
    almışken görmedim. Ne çiçeği? Hediye bile almadı! Ama o kadar çok
    iltifat edip o kadar çok şımartıyor(!) ki… anneme sorsanız, "Evlilikte
    çiçek?"… "Çok gereksiz" diye cevap verir. Çiçek gibi kocası var
    zaten…!

    Bazı konu ve sorunları eşlerinizle paylaşmıyorsanız…
    paylaşamıyorsanız… anlatamıyorsanız… anlatma lüzumu görmüyorsanız…
    anlatıp da ne yapacağım canım ne gerek var diyorsanız…vs. her şeye
    rağmen bu durumu eşinizin anlamasını sağlayın. En kötü şartlarda tatlı
    diliniz devreye girsin. "Sen ne kadar güzel anlatıyorsun her şeyi. Ben
    senin gibi aklımda tutamıyorum/anlatamıyorum/anlatmayı beceremiyorum.
    Demek ki bu da bayanlara özgü bir yetenek! Ee biz erkeklere
    benzemiyorsunuz bu konuda." Gibi bir konuşma, eşinizi oldukça
    yumuşatacak ve sizin ondan bir şeyler gizlediğiniz duygusundan
    sıyrılmasına neden olacaktır.

    · Sofradan kalkarken mümkün olduğunca "Eline sağlık… Teşekkür
    eerim karıcığım…" gibi sözler söylemeyi ihmal etmeyin.

    · Dolaptan temiz gömlek aldığınızda, evin temizlendiğini
    gördüğünüzde onları onura edin. Zaten her zaman yaptıkları iş ve bir
    yerden sonra angaryaya dönüyor. Birileri teşekkür edip, yapılan işi
    tebrik edince inanılmaz derecede mutlu oluyorlar. Ee bence bu kadarcık
    desteği de hakediyorlar.

    Daha fazla uzatmadan keseyim…

    Sevgiyle kalın…

    Yazan Mehtap KAYAOĞLU

    kaynak

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    Süper Aktif Üye Gül@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nerden
    Samsun
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    37
    Mesaj
    2.600
    Rep Gücü
    72678

    Cevap: No-Frost Buzdolabı Kocalar

    Enteresan bi bakış açısı ile yazmış yazar bunu,düşünsenize benim kocam neye benzer diye sorsalar No-Frost Buzdolabı gibi bi Kocam var diyecekler heralde :)

Benzer Konular

  1. Eşlerini Öldüren Kocalar
    vertyucek Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-02-2015, 04:29 AM
  2. İyi kocalar da aldatır
    dogangunes Tarafından Evlilik ve Aile Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-10-2008, 01:47 AM
  3. Buzdolabı Üzerine Fotoğraf çerçeveleri yapımı
    dogangunes Tarafından El Sanatları Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 20-10-2007, 09:09 PM
Yukarı Çık