Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 Toplam: 7

Ailesiyle mi evlendiniz?

Kadınlar Külübü Kategorisi Sohbet ve Dedikodu Forumunda Ailesiyle mi evlendiniz? Konusununun içerigi kısaca ->> Ailesiyle mi evlendiniz? Karşılıklı pek bir sevgi, sempati ve saygı yaşarlar. Görünüşte her şey yolundadır. Örf, adet ve usullere uygun ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Ailesiyle mi evlendiniz?

    Ailesiyle mi evlendiniz?

    Karşılıklı pek bir sevgi, sempati ve saygı yaşarlar. Görünüşte her şey yolundadır. Örf, adet ve usullere uygun davranılır; varsa bazı pürüzler pek göze batmaz; her iki tarafın da aileleri karşılıklı çok dikkatlidirler. Genelde, bilhassa gençlere önem verilir; aileler birbirlerini sevmeseler de katlanırlar; ne de olsa gençler esastır; onlar iyi ise mesele yoktur! Zamanla, hatta düğünden itibaren problemler başlar.

    Verilen hediyeler; gelen altınlar; düğün masrafları; çağrılan misafirler; takılan takılar; alınan eşyalar, kim ne istedi ne aldı meseleleri. Derken düğün ertesi, varsa balayı, yalnız kalamamak, el öpme mecburiyetleri ve daha neler neler. Genç çift, daha başından, ben sen derdine düşen anne ve babalar için uğraşmaktan, mutluluklarını tam yaşayamazlar.

    Baskılar artıyor

    Zamanla tarafların da baskıları ile; geldin gittin; oturdun kalktın; surat astın, konuşmadın; şöyle dedi böyle dedi; neticede onlar da havaya girer ve taraf tutarlar. Bu sefer de 'senin annen', 'benim annem' tarzında ağız dalaşına başlarlar. Buradan itibaren muhtelif şekillerde anne, babaların evliliğe yaptıkları çeşitli etkilere bakalım.

    Yeni evli genç kadın bu baskılara dayanamaz, baba evine dönmek ister ama ne mümkün! Ailesi hemen "Olmaz, sen artık bu evden çıktın; ayrılmak yok" der. Şimdi ne olacak? Ailesi adetlere göre hayır der; yeni ailesi bunaltır; kocası anlamaz; derken bir de çocuk gelir. Bu sefer zaten inleyen ilişkiler; hamilelik sıkıntıları, alınganlıkları; doğum ve loğusalık psikozları eşliğinde daha da berbatlaşır. Hele bazı yerlerdeki inanışlardaki gibi bu zor anlarda, kız tarafı değil de erkek tarafı aktifse, genç anne cidden kendini yapayalnız hisseder. Sonraki yıllar maalesef, çilekeş bir kadın; problemli bir evlilik; kaynana baskısı; bir sürü yavrucak şeklinde geçer. Terapiste gelindiği zaman, kişileri tanıma aşamasında; bize getirilen sorunlar hep bu günlere dayanır. Erkekler aile töreleri, adetleri icabı karşı gelemez; karısını koruyamaz, ya da cidden, gönülden kendisi de böyle düşünür. Ve eşini de itaate zorlar, baskı uygular. Veyahut annesine "aşıktır", onun her dediği mutlaka dinlenir; anneye inanır ve karısını dik başlı , inatçı, kıskanç, cahil bulur. Haydi, yine münakaşalar, küfürler ve belki de ev içi şiddet.

    Diyelim ki bir de tersi olsun. Yani; karısını seven, onu haklı bulan ama çaresizce arada kalan bir erkek olsun. Bu sefer de ailesi ile karısı arasında mutsuz bir adam. Annesinden "karı köylü" "kılıbık", karısından da "pısırık" "salak" lafları duyan bir genç ne yapacaktır. Tabii ki huysuz, aksi veya biçare ama en önemlisi mutsuz olacaktır. Bu da yine evliliğe yansıyacak, iki tarafa da yaranamayacaktır. Çocukları varsa, babaanne annelerine, anneleri babaanneye küfrettikçe onlar da şaşkın ortada kalacaklardır; sessiz kalan babalarına olan saygıları azalacaktır. Tabii aynı şeyler kız tarafı için de düşünülebilir. Ancak çoğunlukla kızlarının saadeti için, anneler babalar damatlara kızsalar dahi, pek yüz göz olmamayı tercih ederler. Evini terk edip baba ocağına sığınan kızlarını, belki damada karşı, korumak ya da kavgalara müdahale etmek haricinde, hadiselere pek karışmak istemezler. 'Ne de olsa karı kocalar' der; ancak fiziksel bir hadisede, kadının erkek kardeşi, babası vs.; damadı döverek, söverek kovabilirler. Ancak ne yazık ki, gazetelerde gördüğümüz bir sürü trajediler de böyle başlamaktadır.

    Biraz da tam tersi; aşırı seven, veren, koruyan, gözeten anne ve babaların evliliğe yaptığı etkilerden söz edelim. Eğer erkek tarafı ise böylesine veren taraf, genelde pek memnun kalınır. Ama karşılığında, özel hayatlarına müdahale ediliyor; şahsiyetlerini kaybediyor; her şeylerine karışılıyor; veya durmadan verilenler yüzlerine vuruluyorsa? İşte, size yine evlilik için problemler. Eğer kadın tarafı ise böylesine verici olan, hediyelere boğan, her an ellerinde bir şeylerle eve gelen, sürprizler yapan, alınan her şeyi onlara da aktaran. Bu sefer de erkekte problem başlar. "Niye veriyorlar, ben sana alamıyor muyum?" vs. tarzında bir sürü itiraz. Zavallı kadıncağız, devamlı veren anne babasına teşekkür mü etsin; yoksa kadirşinas olmayan bir evlat gibi hayır mı desin; ya da şımarık bir ifade ile hiç teşekkür etmesin mi, ne yapsın bilemez. Eğer vakitli vakitsiz eve damlayan anne baba, bir de onların kavgalarına rast gelip her şeye karışmaya veya ara bulmaya başlarsa, ayıkla pirincin taşını. Yeni evlilerin aralarını bulmayı, iç işlerine karışmak kabul eden genç adam, acısını karısından çıkarır. Arada kalan genç kadın, kocasını nadan bulur incinir, taraf tutar ve böylece "sizler" tabiri altında, ailesine yapılan bütün hakaretleri göğüsler.

    Göz yummayın

    Bu misaller uzarda uzar. Hatta, sonraki yıllarda bile, evliliklerde yankı bulur. O günlere dayanan hakaretler, her kavgada temcit pilavı gibi, ısıtılır ısıtılır konur. Bunlardan bıkan taraf uzaklaşmaya; başka sahalara göz atmaya; belki de yeni ufuklara açılmaya başlar. Evliliklerde, karı kocanın birbirini anlaması, yardım etmesi, arka çıkması ve aralarından kağıt bile geçmeyecek şekilde sımsıkı sarılmaları lazımdır. Öyle ki, bazen danışıklı dönüşüklü bir şekilde anne babaları idare etmeleri; her zaman birlikte olmaları; anne babalar önünde, onları tahrik edecek davranışlardan kaçınmaları (çok iç içe olmak, sarmaş dolaş gezmek), şahsiyetlerinden ödün vermeden sevgi ve saygılarını esirgememek gerektir.

    İyi niyetin fazlası


    Ne yazıktır ki, genelde küçüklerin büyüklerin suyuna gitmesini ve olgunluk göstermesini beklemekteyiz. Zamanında kendileri de aynı yollardan geçmiş olmalarına rağmen kaynanalık yapabilmekte ve eşlerini de kendilerine arka çıkmaya zorlamaktadırlar. Anne şefkati, anne sevgisi vs. derken "elin kızına", "geline" diş bileyip, kendilerinin önde gelmesini talep etmektedirler. Evli çiftlerin, anne ve babalarına değer vermekle birlikte, kendi evliliklerini daha ön plana almaları gerekir. Aralarında, ailelerinin sorunlarını konuşup, bunu birbirlerine aşkla yedirmeleri ve sindirmeleri esastır. Çok vahim durumlarda psikolojik yardım alıp, anne ve baba baskısında kurtulmayı deneyebilirler. Bu baskı, iyi niyetle, sevgi ve şefkatle bile yapılmış olsa; her ailenin kendi halinde kararları alabilmesi lazımdır. Yine de unutmayalım ki; evlilik zaten iki ayrı insanın birlikteliği olarak bile güç bir müessesedir. Buna birdenbire tanımadığınız "yabancı" anne babaları ekleyip, problemlerimizi arttırmayalım.

    Kaynak : Sabah

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye s-a-d-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    191
    Rep Gücü
    34

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    [QUOTE=doğangüneş;60886][U]Ailesiyle mi evlendiniz?
    [/U.
    evlilik zaten iki ayrı insanın birlikteliği olarak bile güç bir müessesedir. Buna birdenbire tanımadığınız "yabancı" anne babaları ekleyip, problemlerimizi arttırmayalım.

    Kesinlikle haklısın nevarki onlar kendilerini zorla katıyorlar.Tedbirlerinizi artırın yeni evliler ,bu sizin hayatınız ve en güzel yılları....

  3. #3
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    canım katılmıyorum düşüncene eğer ben onun anne babasını hayatıma katmazsam ki yabancı diyorsun benim annem babamda onun için yabancı ve oda hayatına katmazsa sorunlar daha çok büyümeyecekmi

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    Ben tamamen katılıyorum bu yazıdaki her cümleye . İnsan evleneceği kişiyi seçtiğinde , maalesef ki sadece onunla evlenmiyor . Aİlesiyle d eotomatik olarak evlenmiş oluyorsunuz . Önceleri karşılılı bir rol yapma durumu hakimken , zamanla sinir zorlayan bir dönem başlıyor ve sonu alınamazsa da evlilikte çatırdamalara kadar gidiyor . O sebeple , bir çift evlendiğinde , onların kendi cumhuriyetlerini kurduklarını kabul etmek ve çok karışmamak gerekir . Her aile bir cumhuriyettir ve müdahaleden kaçınmak gerekir yoksa allah muhafaza savaş çıkabilir . :) Tecrübe ile sabittir arkadaşlar :)

  5. #5
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    ben yine sevgiden ve saygıdan yanayım annem 15 sene oturmuş babaannemle ve çok iyi anlaşıyorlardı hala annem rahmetle anıyor

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    Alıntı sahrabetis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben tamamen katılıyorum bu yazıdaki her cümleye . İnsan evleneceği kişiyi seçtiğinde , maalesef ki sadece onunla evlenmiyor . Aİlesiyle d eotomatik olarak evlenmiş oluyorsunuz . Önceleri karşılılı bir rol yapma durumu hakimken , zamanla sinir zorlayan bir dönem başlıyor ve sonu alınamazsa da evlilikte çatırdamalara kadar gidiyor . O sebeple , bir çift evlendiğinde , onların kendi cumhuriyetlerini kurduklarını kabul etmek ve çok karışmamak gerekir . Her aile bir cumhuriyettir ve müdahaleden kaçınmak gerekir yoksa allah muhafaza savaş çıkabilir . :) Tecrübe ile sabittir arkadaşlar :)
    Kurulan Cumhuriyetleri bile tanındığı ve genele ilanı kabul gördüğünde geçerliliğini kazandığını en iyi bilenlerden olduğunuza şüphem yok ama, çekince neden? Tabiki eş seçerken sevgi ve saygıyı ifade eden birlikteliği kimlere göstereceğinizide teyit ediyorsunuz. Sevginiz (aşkınız) eşinize, sevginiz aile bireylerinden sizden küçük olanlara ki, sizi saysınlar.(ben sınır getirmiyorum ata erkil aile yanlısıyım bildiğiniz üzere) saygınız ise size sevgi göstermelerini beklediğiniz diğer bireyler gösterilmelisiniz diye inananlardanım. Cumhuriyetinizde mutlu yaşam dileklerimle. iyi forumlar size ve tüm benden farklı düşünen bayanlara.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Runaw@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    izmir/buca
    Yaş
    28
    Mesaj
    721
    Rep Gücü
    170

    Cevap: Ailesiyle mi evlendiniz?

    Valla ben onu bunu bilmem.Evlendiğim zaman eşimin aileside benim ailem olur.Evlendiğime göre, çok sevmişim demektir.Ve hiç bir suretle eşimin ailesi bana batmaz.NE OLURSA OLSUN.......Onun annesi, benim annem olur ancak, bende aynı karşılığı ailem üzerinde görmek isterim

Yukarı Çık