Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

Bilim ve Astronomi Kategorisi Felsefe Forum'u Forumunda SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba Natura Nutarans ve Natura Naturata terimleri, Spinoza’nın metafizik felsefesindeki önemli kavramlardandır. Felsefe geleneği içinde Spinoza monist (tekçi) filozof olarak ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

    Merhaba

    Natura Nutarans ve Natura Naturata terimleri, Spinoza’nın metafizik
    felsefesindeki önemli kavramlardandır. Felsefe geleneği içinde
    Spinoza monist (tekçi) filozof olarak bilinmektedir. Bu anlayış dolayı-
    sı ile onun varlıklar ayrımını kabul etmediği düşünülür ya da böyle
    bir ayrıma gitmediği için monist bir anlayışı benimsediği kabul edilmektedir.

    Naturara Naturans Ve Natura Naturatanın
    Anlamsal İçeriği


    Spinoza’nın Natura Naturans ve Natura Naturata ile ifade etmeye
    çalıştığı kavramlar, “Osmanlı Türkçe’sinde eskiden sırasıyla Tabiat-ı
    Fâtıra (Yaratıcı Tabiat) ve Tabiat-ı Meftûre
    (Yaratılmış tabiat) kavramlarıyla”
    AÜİF Dergisi, Cilt: XL, Ayrı Basım, Ankara 1996,, s. 291-292.
    ifade edilmiştir.

    Bu kavramlar, hem onun Tanrı ve varlık ayrımı noktasındaki
    düşüncelerini en iyi şekilde özetlemekte; hem de onun düşüncesinin,
    panteizm olarak yorumlanıp yorumlanamayacağına ışık tutmaktadır.

    Spinoza, Tanrı ve varlıkların birbirinden ayrı olduklarını ya da
    Tanrı’nın sonlu ve yaratılmış varlıklardan ayrı ve farklı olduğunu eserlerinin
    bir çok yerinde belirtirken, özellikle hem Etika’nın I.
    Bölümünün XXIX. Önermesinin Scolie’sinde, hem de “Short Treatise”
    adlı eserinin I. Kısım 8. Bölümünde ele almaktadır. Etika’da konuyu
    şu şekilde dile getirmektedir:

    “…Devam etmeden önce aktif ve pasif
    tabiatla (yaratıcı tabiatla=tabiatlaştıran tabiat-Natura Naturans;
    yaratılmış tabiatla=tabiatlaşan tabiat-Natura Naturata) ne
    anladığımı burada açıklamak, daha doğrusu göstermek isterim. Aktif
    tabiat (Yaratıcı Tabiat) deyince, kendi başına varolan ve kendi başına
    tasarlanan şeyi, başka deyişle ezelî ve sonsuz bir özü ifade eden
    cevherin sıfatlarını ya da, hür neden olarak göz önüne alınması
    bakımından Tanrı’yı anlamak gerekir. Pasif tabiat (Yaratılmış tabiat)
    deyince, Tanrı’nın tabiatının zorunluluğu, başka deyişle sıfatlarından
    Tanrı’nın tabiatının zorunluluğu, başka deyişle sıfatlarından her birinin
    zorunluluğu ile, ya da Tanrı’da olan ve Tanrısız ne varolabilen
    ne de tasarlanabilen şeyler gibi görülen Tanrı’nın sıfatlarının bütün
    tavırlarının zorunluluğundan çıkmış olan her şeyi anlıyorum”.
    Benedictus De Spinoza, Ethics, I, Trans

    Spinoza’nın bu ifadeleri açıkça göstermektedir ki, aktif ve pasif
    tabiat diye iki kısım tabiat söz konusudur. Aktif tabiat natura
    naturans’ı yani yaratıcı tabiatı ifade ederken, pasif tabiat natura
    naturata’yı yani yaratılmış tabiatı ifade etmektedir.

    Diğer taraftan bu ifadeler doğrultusunda Spinoza’nın varlığı da
    iki kısma ayırdığını görmekteyiz. Yaratan (Naturans) ve yaratılmış
    (Naturata) varlık. Spinoza’nın aktif tabiat da dediği yaratan ya da yaratıcı
    varlık, kendi başına var olan ve yegane hür varlık olan Tanrı’dır.
    Onun pasif tabiat da dediği yaratılmış varlık ise, Tanrı’nın tabiatının
    zorunluluğu veya Onun sıfatlarının her birinin zorunluluğu
    ile meydana gelen, diğer bir ifadeyle Tanrı’da olan, Tanrı’sız tasarlanamayan
    ve ancak Tanrı sayesinde var olabilen tüm varlıklardır.

    Şu halde, Spinoza’nın söz konusu iki kavramı izah edişinden de
    anlaşılacağı üzere, o, bu iki kavramla, Tanrı ve tavırların veya Tanrı
    ve Tanrı tarafından meydana getirilmiş sonlu varlıkların tanımını
    kastetmektedir. Dolayısıyla, Spinoza, Tanrı ve Onun dışındaki, yani
    Onun tarafından yaratılmış varlıkları böyle bir teknik kavramla ifade
    etmektedir. Gerçi, Spinoza, “Short Treatise” adlı eserinde bu iki kavramın
    Thomasçılar tarafından kullanıldığına dikkat çekerek ve
    “Thomasçılar Tanrı’yı Natura Naturans şeklinde anlarlar”
    Baruch Spinoza, Short Treatise on God, Man and his Well-Being,
    diyerek bu
    kavramların öncelikli olarak kullanımının kendisine ait olmadığına
    da işaret etmiş olmaktadır.

    Spinoza, burada, bu kavramın kullanımının Thomasçılara ait
    olduğunu vurgularken, “Spinoza’nın Natura Naturans ve Natura
    Naturata Kavramlarının İslamî Kökenleri” adlı makalesinde Mehmet
    Bayrakdar ise, bu kavramı ilk kullanan kişinin, ünlü bilim adamı ve
    filozof Câbir İbn Hayyân olduğunu ortaya koymaktadır.
    Bayrakdar, a. g. m., s. 298.
    Biz konunun bu yönü üzerinde durmayacağız.

    Spinoza, varlık felsefesinde varolanları öncelikle ya kendinde varolan,
    ya da başka bir şeyde varolan olarak ikiye ayırmaktadır.
    Spinoza, Ethics, I, Axiom I, s. 2.

    Dolayısıyla,Spinoza’nın birinciyle ifade ettiği kendisinde varlık; “kendi
    başına varolan ve kendisi ile tasarlanan,
    Spinoza, Ethics, I, Definitions III, s. 1
    özü varlığını kuşatan ve
    tabiatı ancak var olarak tasarlanabilecek olan şey, kendi kendisinin
    nedeni ve mutlak olarak sonsuz bir varlık,
    Spinoza, Ethics, I, Definitions I, s. 1..
    yani sonsuz sıfatları olan,
    ezelî-ebedî özü bu sonsuz sıfatlardan her biriyle ifade edilen”
    Spinoza, Ethics, I, Definitions VI, s. 1.
    Mutlak Cevherdir, diğer bir ifadeyle Tanrı’dır. Görüldüğü üzere,
    Spinoza’nın aktif tabiat ya da Natura Naturans tanımı ile Mutlak
    Cevherin veya Tanrı’nın ifade edilişi aynıdır. Şu halde, Natura
    Naturans, Tanrı’nın başka bir şekilde ifade edilişidir. Spinoza, Tanrı
    ve tavırlar, yani Yaratıcı ve yaratılmışlar ayrımını daha net olarak
    belirlemek için bu iki kavramı kullanmıştır denilebilir. Nitekim,
    Spinoza’dan önce de bu iki kavram, Tanrı ve diğer varlıkları birbirinden
    ayrı olarak ifade etmek için kullanılmıştır.

    Spinoza’nın ikinci olarak zikretmiş olduğu, “başka bir şeyle varolan”
    varlık ise, “kendisiyle aynı tabiatta başka bir şeyle sınırlanabilen
    ve kendi cinsinde sonlu olan
    Spinoza, Ethics, I, Definitions II, s. 1.
    özü varlığını kuşatmadığından dolayı
    var değil diye de tasarlanabilen’’
    Spinoza, Ethics, I, AxiomsVII, s. 2.
    ve Tanrı tarafından meydana
    getirilen, yani cevherin tezahürleriyle veya kendi kendisine değil,
    başka bir şeyde varolan ve ancak bu başka şey yardımıyla tasarlanan
    şeydir.
    Spinoza, Ethics, I, Definitions V, s. 1.
    Spinoza, bu varlığı, tavır, sonlu varlık, kendinde olmayan
    başka bir şeyde olan varlık, özü varlığını kuşatmayan varlık,
    mümkün, zorunsuz, tikel, tekil, Tanrı tarafından meydana getirilmiş,
    Tanrı tarafından yaratılmış varlık ve son olarak da pasif tabiat ya da
    Natura Naturata diye isimlendirir.

    Öyle anlaşılıyor ki, Spinoza’nın tüm bu kavramlarla ifade ettiği
    şey aynı şeydir, yani sonlu olan, varolmak için mutlaka Tanrı’nın
    yardımına ihtiyacı olan yaratılmış varlıktır ya da Natura Naturatadır.
    Yukarıda ifade ettiğimiz üzere, Spinoza, kendi düşüncesinin birbirine
    karıştırılmaması için ve özellikle de, kendi felsefesinde yaratan ve
    yaratıklar ayrımının belirgin olarak görülebilmesi için, bu iki kavramı
    kullanmak durumunda kalmıştır. Çünkü, Spinoza felsefesinde, Tanrı
    ve şeyler ayrımını ifade eden, Tanrı-tavır, Tanrı-âlem, Tanrı ve meydana
    getirilmiş şeyler, Sonsuz varlık-sonlu varlık, Zorunlu varlıkzorunsuz
    varlık ve Mükemmel varlık-mükemmel olmayan varlık gibi
    ifadeler olmasına rağmen, o, söz konusu farklılık ve ayrımın daha net
    olarak görülebilmesi için, onun kendi ifadesiyle Thomasçılara ait olan
    Natura Naturans ve Natura Naturata kavramlarına başvurmuş-
    tur.

    devam edecek.....

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

    Merhaba

    Spinoza, Short Treatisde şöyle demektedir: Tabiatın tümünü,
    kısaca, Natura Naturans ve Natura Naturata diye ikiye ayırabiliriz.
    Natura Naturata ile kendisi dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymaksızın
    ve bizzat kendisini kendisiyle açık ve seçik olarak tasarladığımız varlığı,
    yani Tanrıyı anlamaktayız. Zira, Thomasçılar Tanrıyı bu şekilde
    anlarlar. Çünkü onların Natura Naturansları tüm cevherlerin dışında
    bir varlıktır
    .
    Spinoza, Short Treatise, Part I, Chapter 8

    Spinozaya göre, Natura Naturata (yaratılmış tabiat) ise, genel
    (general) ve özel (particular) diye ikiye ayrılmaktadır. Genel olan Natura
    Naturata, doğrudan doğruya Tanrıya bağlı olan tüm tavırları
    içerir. Özel olan Natura Naturata ise, genel tavırlar tarafından meydana
    getirilen tüm özel şeyleri içerir.
    Spinoza, Short Treatise, s. 22.

    Bunun yanında, Spinozaya göre, genel Natura Naturatalar, tavırlar
    yani yaratılmak için doğrudan doğruya Tanrıya bağlı olan ya
    da Tanrı tarafından yaratılmış olan yaratıklardır. Spinozaya göre,
    biz, bunları iki şekilde bilebiliriz: Maddede hareket ile; düşünen
    şeyde ise, anlama ile.

    Spinoza, Short Treatise, s. 23.

    Natura Naturans ve Natura Naturata’nın Anlaşılmasına
    İlişkin Tartışmalar


    Spinoza felsefesinin çok farklı ve değişik şekillerde anlaşılması
    gibi, onun söz konusu iki kavramı da önemli Spinoza yorumcuları
    tarafından bir birine zıt olarak farklı şekillerde anlaşılmaktadır. Ö-
    nemli bir kısmına göre, yukarıda da vurguladığımız üzere varlıklar
    ayrımı olarak yorumlanırken, diğer önemli bir kısmına göre de varlıkların
    özdeşliği olarak yorumlanmaktadır. Şimdi Natura Naturans
    ve Natura Naturatanın anlaşılmasına ilişkin bu iki ayrı yorum ve
    anlayışı görmeye çalışalım.

    - Natura Naturans ve Natura Naturatayı varlıklar ayrımı
    olarak yorumlayanlar

    Spinozanın bu iki kavramını, önemli bir felsefeci Tanrı ve Onun
    yarattığı varlıklar olarak iki ayrı varlık kategorisi olarak yorumlamaktadır.
    Söz gelişi, Erol E. Harris, Spinozanın Natura Naturans ile,
    Tanrının fiil halindeki (in act) gücünü; Natura Naturata ile de, tavırlar
    silsilesini ifade etmeye çalıştığını belirtir.
    Humanities Press, London 1992, s. 28.

    Bununla birlikte Yovel, Spinozanın Natura Naturatayı, sonlu ve
    sonsuz ya da sınırsız diye iki kısma ayırdığını düşünür. O, bunun,
    belirli (particular) ve evrensel (universal) olarak da ayrılacağını belir-
    tir. Bu nedenle, Tanrının tabii yasaları ve emirleri sonsuz tavırlar,
    buna bağlı her bir şey de sonlu tavır olmaktadır.
    God and Nature: Spinozas Metaphysics, P
    Diğer yandan Yovel, Spinozada, Natura Naturatnın, özü varlı-
    ğını kuşatmayan yaratılmış şeyler olduğuna dikkat çekmektedir
    Bu sebeple, o, süreli, bağımlı (dependent) ve yaratılmış alem gibi şeyleri
    içermektedir. Natura Naturans ise, sonsuz (timeless) cevher ve
    onun sıfatıdır.
    God and Nature: Spinozas
    Mataphysics, Ed. By Y. Yovel, içinde, s. 98, 99.


    Buna karşın Emilia Giancotti, Natura Naturatayı sonsuz tavırlar
    olarak yorumlar ve bunların da, var olmak için Tanrı’ya bağlı olan
    yaratıklar ve yaratılmış varlıklar olduğunu belirtir.
    ˜On the Problem of Infinite Modes, s. 100
    Giancottinin bu
    yorumu sonucunda, Spinozanın tüm varlıkları, Tanrı gibi sonsuz
    olarak algıladığı sonucu çıkabilmektedir ki, bize göre, bu düşünce
    Spinozanın problemli ve tam olarak anlaşılamayan ˜sonsuz tavır
    teorisine işaret etmektedir.
    Arıcan, a. g. e., s. 98 vd.

    Spinoza felsefesi hakkında şumüllü ve tutarlı yorumlarıyla dikkat
    çeken Mason ise, Natura Naturans’ın cevher olarak Tanrı anlamında
    olduğunu belirtirken; Natura Naturatanın da Tanrının sıfatlarının
    tavırları olduğunu ve bu nedenle bunların Tanrısız ne var olabileceğini
    ne de anlaşılabileceğini belirtir. Kısacası birinciyle
    Spinoza bizzat Tanrıyı ifade etmeye çalışırken, ikinciyle Tanrının
    yaratmış olduğu varlıkları ifade etmeye çalışır.
    Richard Mason, The God of Spinoza,
    Genevieve Lloyd da
    hemen hemen Masonla aynı düşünceleri paylaşmaktadır.
    Routledge, London 1996, s. 43, 44, 45.

    Natura Naturans, Hampshiree göre de, Tanrının ya da Tabiatın
    etkin olarak (actively) kendi kendisine ve sonsuz kudret sıfatıyla yaratmasıdır.
    Diğer bir ifadeyle ona göre, Tanrı veya Tabiat; Natura
    Naturans ile yegane (unique) yaratıcı olarak, Natura Naturata ile de
    yegane yaratık olarak (as the unique creation) anlaşılmaktadır. Yaratılan
    şeyler, tüm tavırları içermektedir.
    Penguin Books, Harmondsworth 1951, s. 46-47.
    Özet olarak Natura
    Naturans yaratıcı olarak Tanrıyı (God as creative), Natura Naturata
    ise yaratılmış alemi (the created Universe) ifade eder.
    Hampshire, a. g. e., s. 54.
    Benzer bir düşünceyle J. Wild de, Natura Naturans kavramı ile Spinozanın
    Tanrının yaratma faaliyetine dikkat çekmek istediğine işaret etmektedir.28
    Samuel Shirleyin çevirmiş olduğu Spinoza Mektuplarına giriş-
    le birlikte notlar yazan S. Barbone, J. Adler ve L. Rice; Natura
    Naturansın etken (active) olan ezeli bütünü (infinite whole) ya da
    kendi kendisiyle algılanan olarak tabiatı ifade ettiğini belirtirken; Natura
    Naturatanın da tavırları (modes) ya da tüm bireysel parçaları
    (all individual “parts) ifade ettiğini vurgular.
    (Spinoza, The Letters, Translated by Samuel Shirley, Introduction and
    Notes by Steven Sarbone


    Son olarak Lucasha göre, Natura Naturas kendisinden başka
    bir şeye ihtiyaç duymayan Tanrıyı ifade ederken, Natura Naturata
    ise, doğrudan ya da dolaylı olarak Tanrıya ihtiyaç duyan ve Ona ba-
    ğımlı olan tüm tavırları ifade etmektedir. Dolayısıyla, Natura
    Naturans ile Natura Naturata özdeş değildir.
    Spinozas Dialectical Method, Dialogue XXXIV, 1995, s. 221,

    -Natura Naturans ve Natura Naturatayı Varlıkların Özdeşliği
    Olarak Yorumlayanlar


    Devam edecek...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

    Merhaba

    -Natura Naturans ve Natura Naturata’yı Varlıkların Özdeşliği
    Olarak Yorumlayanlar


    Bazı Spinoza yorumcuları söz konusu iki kavramın yukarıda olduğu
    gibi doğrudan varlıklar ayrımı şeklinde anlamamaktadır. Hatta
    az da olsa bazı yorumcular bu iki kavramı Spinoza felsefesinde varlıkların
    ya da Tanrı ve alemin özdeşliğine kanıt olarak göstermektedirler.

    Söz gelişi bu yorumcuların önde gelenlerinden biri olan Zweig
    göre, panteizm formu içinde Natura Naturans’ın aktif Tabiat (active
    Natura), Natura Naturata’nın da pasif Tabiat (passive Nature) oldu-
    ğunu düşünür. Ayrıca ona göre bu iki kavramla Spinoza, tabiat kanunlarının
    geçerliliğini inkar etmeksizin alemin (the Universe) canlı-
    lığına (animation) yeni bir bakış açısı getirmektedir.
    The Living Thoughts of Spinoza, Cassell, London 1946,s. 29.

    Farklı bir yorumlamayla Lewis Schipper’e göre ise, Spinoza’daki
    Natura Naturans ve Natura Naturata ayrımı, Tanrı’nın hem yaratıcı
    hem de yaratılmış olduğuna işaret etmektedir. Bu şekildeki,
    Spinoza’nın Tanrı’sı, Yahudi Tanrı’sı Yahve ile yakınlık arz eden
    (affinity) bir Tanrı’dır. Ancak, tamamen dinin Tanrı’sı demek değildir
    Peter Lang Pub., Inc.,New York 1993, s. 5.

    J.Hick ise, Spinoza’ya göre, hem Natura Naturans hem de Natura
    Naturata’nın, alemi ifade ettiğini savunur. “Kendi kendisine meydana
    gelen (self-generating) sonsuz alem, iki farklı şekilde algılanabilir:
    Naturans şeklinde yaratıcı olarak ve Naturata şeklinde yaratılmış
    olarak”.
    Evil and the God of Love, Collins, 1975,s. 24.

    Sonuç

    Spinoza, farklı bir bakış açısıyla, Tanrı’nın birliğini34 iki ayrı şekilde
    ele almaktadır: Natura Naturans, Natura Naturata. Natura
    Naturans, kendi başına varolan, Tanrı’yı ifade etmektedir. Natura
    Naturata ise tavırlar veya doğrudan doğruya Tanrı tarafından yaratılmış
    şeyleri ifade etmektedir. Spinoza, Natura Naturata’nın da genel
    natura naturata ve özel natura naturata diye ikiye ayrıldığını belirtmektedir.

    Örneğin,
    insan, genel natura naturata olarak doğrudan
    doğruya Tanrı tarafından yaratılan şeyi ifade ederken, özel natura
    naturata da insanın yapıp etmelerini ifade etmektedir. Dolayısıyla,
    genel natura naturata, daha genel olarak tavırları veya yaratılmış
    şeyleri ifade ederken, özel natura naturatalar ise, söz konusu genel
    natura naturataların yapıp etmeleri ve meydana getirdikleri ya da
    oluşturdukları şeyleri anlatmaktadır.
    Spinoza on God, UMI, New York 1997, s. 46.

    Spinoza’ya göre, bu iki kavram, sonsuzluktandırlar (eternity) ve
    sonsuza kadar da değişmez olarak kalacaklardır. Bu konunun derinliğine
    girişmek, ona göre doğrusu çok büyük bir çalışmayı gerektirdi-
    ği için, bu konu burada son bulmaktadır.
    Spinoza, Short Treatise, s. 23.

    Dolayısıyla, ona göre, hareket
    sonsuzluktandır ve sonsuza kadar değişmez olarak kalacaktır.
    Yine, hareket sınırsızdır. O, kendisiyle ne anlaşılır, ne
    anlaşılamazdır, ancak o, uzamın (extension) manasıyla anlaşılabilir.
    Bu nedenle hareket, daha ziyade haklı olarak Tabiî Bilimlerin inceleme
    alanına aittir. Ancak, şu kadarını söylemek gerekir ki, hareket,
    doğrudan doğruya Tanrı tarafından yaratılan, bir Oğul (son), Ürün
    (product) veya Etki (effect)dir.
    Spinoza, Short Treatise, s. 23.

    Spinoza,
    düşünen şeydeki anlamaya gelince,

    devam edecek....

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: SPİNOZA NATURA NATURANS ve NATURA NATURATA

    Merhaba

    Spinoza, düşünen şeydeki anlamaya gelince, burada da aynı
    şeyleri zikreder: “Bu da birincisi gibidir, yani aynı şekilde bir oğul,
    ürün veya doğrudan doğruya Tanrı’nın yarattığı bir şeydir. Bunlar
    da, Tanrı’nın ezelîliğiyle (eternity) yaratılmışlar ve sonsuza kadar
    değişmez olarak kalacaklardır.
    Spinoza, Short Treatise, s. 23.

    Tüm bunların yanında, bize öyle geliyor ki, Spinoza, Tanrı’nın,
    âleme ve şeylere aşkın oluşunu Natura Naturans ile, âlemi ve şeyleri
    kuşatıp onları kendinde mündemiç kıldığını da Natura Naturata ile
    dile getirmektedir. İçkinlik ve aşkınlık konusuyla yakın ilişkili olan
    bir konuda Spinoza, panteistler gibi “her şey Tanrı’dır” dememekte,
    aksine “her şey Tanrı’dadır” demekteydi. Dolayısıyla, Tanrı’nın şeylerden
    farklı ve ayrı olduğunu vurgulamaktaydı. Bu sebeple Spinoza,
    Tanrı’nın çift kutuplu oluşuna da dikkat çekerek Onun birliğini, Natura
    Naturans ve Natura Naturata şeklinde dile getirmektedir. Yoksa
    Natura Naturans, Tanrı’nın başlı başına âlemde içkinliğini ifade etmemektedir.
    Daha önce gördüğümüz gibi, ona göre Tanrı, hem aşkın
    hem içkindir. Tanrı’nın mahiyetinin bütünü veya Onun tabiatının
    birliği, hem aşkın, hem içkin olarak görünmektedir. O, Tanrı’nın salt
    olarak içkin olmadığını ifade etmek için de, Tanrı ve şeylerin ayrı ayrı
    olduğunu vurgulamaktadır. Aksi takdirde Spinoza’nın Natura
    Naturans ile Tanrı’yı, Natura Naturata ile de yaratılmış şeyleri kastettiğini
    ifade etmemiş olması lazım gelirdi. Spinoza, Natura
    Naturataların yaratılmış şeyler olduğunu belirterek, doğal olarak Yaratan
    ve yaratılmışlar ayrımı yapılmış olmaktadır.

    Açıkça belirtmek gerekirse, Spinoza’yı herhangi bir teori çerçevesine
    yerleştirme çabası içinde olmaksızın yukarıda dile getirilen
    düşünceleri göz önünde bulundurursak, onun bu düşüncelerinin,
    ‘her şey Tanrı’dır’, Tanrı ve varlıklar aynı ya da özdeştir, Tanrı aleme
    yalnızca içkindir diyen klasik panteizmden farklı olduğunu; buna
    mukabil, onun, ‘her şey Tanrı’da-dır’, Tanrı ve varlıklar ayrıdır, Tanrı
    aleme hem içkin hem de aşkındır ilkesini savunan pan-enteizmle
    daha yakın ilişki içinde olduğunu söylemek mümkün olsa gerektir.

Yukarı Çık