Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Modern Tin: Anayasa

Bilim ve Astronomi Kategorisi Felsefe Forum'u Forumunda Modern Tin: Anayasa Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba Anayasanın Kavramı Anayasa Devletin özsel törel yapısı, ama bu yapı tüzel bir öz olduğu için, Ana Yasasıdır. Anayasa herkesin ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Modern Tin: Anayasa

    Merhaba



    Anayasanın Kavramı
    Anayasa Devletin özsel törel yapısı, ama bu yapı tüzel bir öz olduğu için, Ana Yasasıdır. Anayasa herkesin istenci değil, ussal genel İstençtir. Bir politik bütünün belirlenimleri olarak tüm değişebilir yasalar, daha özsel Ana Yasa ile uyumlu olmak zorunda olmaları anlamında, Anayasadan doğar, onun tarafından belirlenirler. Bir Tözün İlinekleri gibidirler. Yasalar Anayasanın altında dururken, Anayasa Dünya-Tininin tarihsel gelişiminin saltık olarak tözsel Ereğine altgüdümlüdür. Pozitif Anayasalar ideal Anayasaya, tek bir İnsanlık Anayasasına doğru değişim süreçleridir.

    Yasa Kavramı
    Yasa İstençtir, Tindir, Hakkın pozitif olarak ne düzeye dek geliştiğini, realitesinin idealitesine ne düzeye dek yaklaştığını gösterir. Yurttaşın kendi İstenci olduğu düzeye dek onun Özgürlüğüdür ve Özgürlüğünün ne ölçüde reelleştiğini gösterir. Yasa evrensel olduğu için, her İstenç için — hiç kuşkusuz tarihsel olarak kral, imparator, padişah için de — bağlayıcı olduğu için Yasadır. Bu evrensellik Yasada ussal olan yandır ki, Yasayı onu yapanın da bireysel istencinin üzerine yükseltir, onu evrensel bir Ödev kılar. Kendine verilen Yasa Özgürlüktür, çünkü Yasa insanın henüz moral ilkelliğine karşı Duyuncun edimselleşmiş yargısıdır. Bütün bir ön-modern dönemde Yasa henüz kendi istençlerinin bilincine yükselmemiş halklara onların egemenleri tarafından verilen İstenç, Özgürlük, Ussallıktır. İlkin modern dönemdedir ki Yasa gücünü ve dayanağını yalnızca egemenin İstencinde değil, ama özgür Yurttaşın İstencinde bulmaya başlar. Böylece Yasanın yükümlülüğü olarak Ödev Yurttaşın kendi istenci olduğu düzeye dek ona dışsal bir baskı değil, onun Hakkı, onun içerikli, belirli, somut ve böylece gerçek Özgürlüğü olur. Genel İstenç ussal İstençtir, ve bir özenç olmanın, bir kapris olmanın, Herkesin İstenci, çoğunluğun dayatması olmanın üzerindedir. Ussal İstenç Özgürlük ile bir olduğu, kendi Gelişimin gücü, güdüsü ve ereği olduğu düzeye dek, aynı zamanda pozitif Yasanın kendisinin Evrensel İnsan Hakları ile Bir olmasına doğru gelişmesinin güvencesidir.

    Anayasanın Varlığı
    Anayasa için yazılı olmak, bir kitap olarak bulunmak ikincil ve biçimseldir, çünkü Yasa ancak bilindiği, ancak insanların bilinçlerinde yazılı olduğu düzeye dek vardır ve Yasadır. Anayasa bir ulusun özsel Tini, onun İstencinin özsel belirlenimi, onun politik öz-bilincidir ve bu nedenledir ki Anayasa yazıya geçirilmeden önce ulusun öz-bilincinde, onun varoluş yollarında yazılmalıdır. Yazılı Anayasaları olmayan Devletlerin bile evrensel törel belirlenimleri, yazısız Anayasaları vardır. Ve yazılı Anayasalar bile bir tinin Ana Yasalarının tümünü kapsamlarına almayabilir ya da kimi noktalarda eksik olarak alabilir ya da sık sık onlarla çelişen belirlenimler de kapsayabilirler. — Ulusların bilinci görüngünün ötesine, tarihlerinin, tinlerinin, eylemlerinin, varoluşlarının Gerçeğine ulaşmaz. Tüm bunların sonucu olan ve tüm bunlardan daha özsel olan şey pozitif Anayasanın kendisinin, tıpkı anlatımı olduğu bütün bir Törellik dünyası gibi, bir Oluş süreci olmasıdır ki, bunun Ereği negatif Anayasayı, henüz olmayan, henüz bir olgu olarak bulunmayan Doğal Hakkı ve böylece Türe idealini edimselleştirmektir. Devlet oluştadır. Tüm pozitif yasaları ile pozitif Anayasasına, ve tüm Anayasası ile Evrensel İnsan Haklarına uygun olma, Evrensel Anayasa olma sürecindedir.

    DEA 2010

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    Atatürk ve yanındakiler Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkarken, 29 Ekim 1930.

    Anayasa Ve Özgürlük

    Modernleşmenin koşulu Duyunç Özgürlüğü ya da Laikliktir. Duyunç Özgürlüğü İstenç Özgürlüğünün temelidir ve kazanılması için gereken koşul yalnızca ve yalnızca düşünce ve düşünmedir. Özgürlük ilkin içseldir, özneldir, Doğruyu ve Eğriyi, İyiyi ve Kötüyü kendi Duyuncundan belirlemeyi gerektirir. Başkasının duyuncunu kendi duyuncu olarak, başkasının İyisini ve Doğrusunu kendi İyisi ve Doğrusu olarak kabul etmek köleliktir, üstelik bunlar gerçekten İyi ve Doğru olsalar bile.

    Eğer Anayasa Özgürlüğün güvencesi olacaksa, ilkin kendisi özgür olmalıdır. Özgür Anayasa ancak özgür bir ulusun karakteri olabilir. Özgürlük Anayasanın tözü ve özü olduğu için, özgür olmayan kültürler gerçekte yasasız, anayasasız kültürlerdir.
    İstenç Duyuncun öznelliğinin nesnelleşmesi, ilkin salt içsel ahlakın dışsal törelliğe çevrilmesidir. Ancak özgür Duyunç tarafından belirlenen İstenç doğru olarak belirlenebilir. Duyunç doğru olanın İstencinden başka birşey değildir. Duyuncun yargısı a priori Doğrudan yanadır. İstenç a priori İyi olanı ister.

    Ancak Duyunç Özgürlüğünü kazanan bir tin alanı değişme, yenileşme, gelişme olanağını kazanır. Moral gelişme üretici güçler tarafından, üretim ilişkileri tarafından, sözde altyapı tarafından belirlenmez. Tam tersine, böyle belirlenme köleliğin ve dolayısıyla ahlaksızlığın kendisidir. Modernleşme teknolojide, özdeksel çevrede, altyapıda vb. değil, içte, yürekte, duyunçta köklenir ve başlar, ve kölenin sandığı gibi yüzeysel bir görünüş sorunu değil, salt dışsal olarak öykünülebilecek birşey değil, ama bir iç karakter, bir Duyunç sorunudur. Dışsal değişim Duyunçta başlamadıkça hiçbirşeydir. Duyuncun ilkin kendine karşı dürüst olmayı anlatması ölçüsünde, köle toplum ilkin kendini aldatmaktadır.

    Anayasaları politik partilerin Özenci belirleyemez çünkü Anayasa bir ulusun bütün bir Tininin tözsel İstenci iken, ikinciler göreli olarak geçici birer tikel istençtirler. Anayasaları bir Ulusun Tarihinin bütünü, bir Tinin moral ve törel ussallığı yapar. Anayasa da değişir, gelişir. Gerçekte gelişen insan ussallığıdır, ve insanın ussallığının gelişmesi için biricik koşul gelişmemiş olması, henüz kendi içinde gelişecek bir iç alanının bulunmasıdır. İstencin somut şekillenmeleri henüz onun tüm olanaklarını tüketmedikçe gelişmemesi, büyümesinin belli bir sonlu evresinde takılıp kalması olanaksızdır, çünkü bu saçmadır. Ama ussal İnsan saçma olamaz.

    Modern Devletin ön-modern Devletten ayrımı

    Modern Devletin ön-modern Devletten ayrımı onda bireyin eksiksiz gelişimi için gereken evrensel Özgürlük tini içinde varolmasında yatar. Bu genel olarak eşit ölçüde gelişme, iyileşme gereksiniminde olan Anayasalar için de geçerlidir, çünkü Anayasalar bir ulusun geçici bilinç biçimleri tarafından değil, ama bütün bir törel gelişimlerinin birikimi tarafından yapılmış olsalar da, göreli, tarihsel, pozitif şekiller olarak henüz Hak ve Özgürlük Kavr***** bütünüyle uygun düşmezler. İstencin tam gelişimini temsil etmezler.


    Avrupa Parlamentosunun önünde bayraklar.

    Ön-modern ve Modern arasındaki ayrım Özgürlük bilincinin yokluğu ve Özgürlük bilincinin varlığı arasındaki ayrımdır. Ya da dinginlik ve değişim, kendini yineleme ve gelişme arasındaki ayrımdır. Modern dönemde Dünya-Tininin bütün bir politik varoluşu ilk kez Özgürlük Bilinci ile onun kendisi tarafından ve ussal olarak belirlenme olanağını kazanır. Özgürlük Bilinci ile genel olarak Devlet iyi ya da kötü, aydınlık ya da karanlık Despotizmlerin keyfiliğinden kurtulmuş, bireyselliğin kendisi Devletin tözünü belirleme Hakkının olduğunu kavramış ve onu edimselleştirme çabasına dönmüştür. Bundan böyle Devlet Yurttaştır. Devletin yaptığı Yurttaşın yaptığı, Devletin erdemi onun erdemi, ve Devletin erdemsizliği onun erdemsizliğidir.


    Alman Şansölyesi Angela Merker Avrupa Parlamentosunda bir konuşma yapıyor, Salzburg.

    Devlet evrensel ussal İstencin Özgürlük tini içinde ve onun için şekillenir, ve salt sürekli yenileşme içinde olması nedeniyledir ki herhangi bir katılaşmaya kapalıdır. Modern Devlet popüler Usun kendini bulmak ve tanımak için kendine özgü özgür ve özençli çabasıdır. Us kendini ancak edimselleştirdiği ve kendini kendi önüne nesnesi olarak koyduğu düzeye dek tanır.


    Avrupa Parlamentosu, Salzburg.

    Modern Devlet salt modern olduğu için henüz Devlet Kavra mina bütünüyle karşılık düşen devlet değil ama Oluş sürecinde olan, böylece değişebilen, gelişebilen, iyileşebilen devlettir, çünkü henüz kendisi genç olan bütün bir Dünya Tarihi için yine genç ve henüz büyümekte olan Özgürlük bilincinin ve istencinin anlatımıdır.

Benzer Konular

  1. Modern Evlere Modern Sobalar
    dogangunes Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-11-2008, 07:49 PM
  2. Anayasa
    RABİA Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-07-2008, 06:38 PM
  3. Modern, modernsin, modern değilim
    atmaca34 Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-04-2008, 11:37 PM
  4. Anayasa Mahkemesi
    Runaw@y Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-10-2007, 03:01 PM
Yukarı Çık