Merhaba



Susmayı övmeyeceğim, yerecek de değilim. Gerçeklikteki insan ise, hep susmaz. Susamaz çünkü, susmaması da gerekir. Varolması konuşmasına bağlıdır. Yaşama eylemlerimizin temel direği susmak değil, konuşmaktır. Toptan susalım, toptan yok oluruz. Tüm susmak yıkımdır insan için. Konuşma insan olmanın koşuludur.

Pekin’den Roma’ya, İskoçya’dan Habeşistan’a kadar, yüzyıllar

boyu dilin susmasına gönül bayramı gözü ile bakılmıştır. Mistisizmin her çeşidi susmayı kutsal bilmiştir. Susma yalnızca başlangıç değil sondur da. Mistik arayıcının döşeği susmaktır.

Din-Mistik uzanışları çok kez tüm-susmaya kavuşmak için canatmıştır. Buna göre susmak kutsaldır. Tanrıya mı yöneldin, kes öyleyse dış’la ilişkini. Derinleşmenin ölçeği susmaktır. Tanrıya varan konuşmaz.

" Bilge konuşmaz susar “ diye bir sanı yayılmıştır bazı çevrelerde. Bence bu sanı yanlış bir sanı. Tam tersine “ Bilge konuşur susmaz “ Susan bir Sokrates’in gerçek bir Sokrates’le ne ilişkisi var. Doğunun ve Batının bilgeleri konuşan kişilerdir. Sussaydılar bilge olabilirmiydiler.

Susmaya hiç yer yok mu bilgelikte? Olmaz olur mu? Bilgelik her şeye hakkettiği değeri vermektir. Bilgelik sözün değil boş sözün, fazla sözün, çok fazla sözün düşmanıdır. Bilgeye yakışan yerinde konuşmak, yerinde susmaktır. Bilgelik ölçü işidir. Rasgele konuşmak, basmakalıp laf etmek, ezbere konuşmak bilgelik olsaydı, “ herkes bilgedir “ önermesi - bir kaç kişiyi ayrı tutun- korkarım genelgeçer bir önerme olacaktı. Susmaya salık veren bilgeler, bana kalırsa, iyi, dürüst, doğru,güzel konuşmanın hiç de kolay olmadığını belirtmek istemişler. “ İnsana yakışan konuşmaktır. Yalnız ne çok, ne az - her işte olduğu gibi - konuşmada da, susmada da zor olan bu. Hazır ölçü yok. Ölçüyü herkes kendi bulacak. Konuşmak da susmak da bir sanattır. Susan, çok kez çevresinde güvensizlik yaratır. Sessizlikten herkes çekinir.

Dilin Gücü/Nermi Uygur
YKY/ 5. Baskı: Ocak 2011