Merhaba



herr,Johannes Eckhart von Hochheim-(1260–1328)

Meister Eckhart, Yalnızcılığa/Münzeviliğe/Ferdiyet'e doğru;
"Von der Abgeschiedenheit" adlı vaazında, Ruh/Aura ile Tanrı
arasındaki birliğin/Tevhid'in 4 evresini tanımlar.

Eckhart'ın olgunluk dönemi görüşlerinin temelini oluşturan bu
evreler: Benzemezlik, Benzerlik, Özdeşlik ve Atılımdır.
Başlangıçta Tanrı her şey, yaratık ise bir hiçtir; son evrede ise
"Ruh, Tanrının üzerindedir."
Bu sürecin itici gücü; "Kaçınma/Die Abstinenz/Mahv" dır.

Benzemezlik:
Bütün yaratıklar salt hiçliktir.
Var olmak Tanrı'nın doğasındadır; buna karşılık yaratıkların
varlığı yalnızca bir türevdir, Tanrı'dan gelir.
Tanrı'nın dışında "Salt Hiçlik" vardır.
"Şeylerin varlığı, Tanrı'dır."
"Soylu İnsan" şeylerin kendi başına bir hiç olduğunu bilerek,
ama tümünün de Tanrı ile dopdolu bulunduğunu unutmadan,
onların arasında bir kaçınma, doygunluk tavrı ile dolaşır.

Benzerlik:
Tikel-den/Cüz'î/Kişisel ölçütlerden/Criterion uzaklaşarak,
Tümel-e/Küll-e/Alemî/Hâss İsimlere: Esma-ül Hüsna'ya
yaklaşan/Yakin olan insan, kendisinin de Tanrı'nın imgesi/
Tahayyülü olduğunu fark eder.
Ve böylece, gerçekte/Sahih bir özümlenme yoluyla Tanrı'ya
benzemeye başlar.

Özdeşlik:
Eckhart'ın Tanrı ile Ruh arasındaki özdeşlikle/aynılık ilgili pek
çok önermesi kolayca yanlış anlaşılabilir.
Gerçekte, Eckhart hiçbir zaman tözel/cevher kavram olarak
bir özdeşlik öne sürmemiş, ama Tanrı'nın etkinliği ile insanın
oluşumunu bir saymıştır.
Tanrı artık insanın dışında değildir, tümüyle içselleştirilmiştir.
Dolayısıyla düşünür şöyle der:

"Tanrı'nın varlığı ve doğası, benim varlığım ve doğamdır.
İsa artık ruhun şatosuna girer.
Ruhtaki kıvılcım zamanın ve mekânın ötesindedir.
Ruhun ışığı yaratılmamıştır ve yaratılamaz; o ışık Tanrı'yı
hiç bir aracı olmaksızın kendisinin kılar.
Ruhun çekirdeği ile, Tanrı'nın çekirdeği birdir."

Atılım:
Eckhart'a göre Tanrı ile özdeşleşmek de yeterli değildir.
Tanrı'yı terk etmedikçe, her şeyi terk etmek gene de hiçbir
şeyi terk etmemektir.
Oysa insan "niçinsiz" yaşamalıdır.
Hiçbir şeyi, Tanrı'yı bile aramamalıdır.
Bu düşünce, insanı Tanrı'dan önceki çorak varoluşa götürür.
Eckhart'a göre Tanrı, yalnızca yaratıklar ona yakardıklarında
"Tanrı" olarak vardır.
Eckhart, yaratıcı olarak düşünülen Tanrı'nın ötesinde, bütün
nesnelerin kaynağında yer alan gerçekliğe "Tanrısallık" adını
verir.
"Tanrı ve Tanrısallık, gök ve yer kadar birbirinden ayrıdır."
Ruh artık oğul değildir.
Ruh şimdi Baba'dır.
Tanrı'yı tanrısal bir kişilik olarak vücuda getirir.

Anabritannica