Merhaba



Nicolas Schoffer'e göre, içinde bulunduğumuz ve
yaşam sürdürmekte olduğumuz yüzyıl' da kişiler,
eşzamanlı bir "Hızlı Değişim Süreci" içindedir.

Teknoloji, çok hızlı bir "Bilgi Alış-Verişi" sağlamış
olduğundan, kişi'ler, bu akışa uygun olarak, kültür
ile de çevreleri ile olan ilişkilerinde değişim süreci
yaşamaktadırlar.

Sibernasyon/Cybernetics/Güdüm-bilim'in getirdiği
"Teknolojik Gelişime Uyumda Bulunacak Toplumsal
Yapı" yı, sadece sanatçılar sağlayabilirler. Burada
en önemli görev "Sibernetikçi Sanatçılara" düşüyor.
Bu boyut sanatçılar, kişi'nin "Sibernasyon Çağı" na
"Uyumda Bulunarak Dengesini Sağlayabilmesi" için
herşeyden önce, "Gerekli Mimarî Yapı"yı oluşturma
zorundadır. Sanatçılar, Sibernetik'ten yararlanarak,
"Kişi'nin Sibernasyon Çağına Uyumlanıp, Dengesini
Kurabilecek olan" yapıları kuracaklardır..

Böylece, ortaya bir "Sibernetik Kent" çıkacaktır.

Tüm bu gelişmeler, bir durumu da açıkça belirtiyor.
O da, Sibernetiğin, eskiden "Felsefe"nin yapmakta
olduğu, tüm bilim alanlarına yayılma işini "Bilimsel
ve Teknolojik" olarak üstlenmesi.

Eskiden Filozoflar her konuda görüşlerini ifade eder
ve savunurlardı. Bu nedenle de Felsefe'nin tümüyle
bilim alanlarını kapsadığına inanılırdı. Zamanla öyle
yeni bilim dalları ortaya çıktı ki, bir Filozofun, bütün
bilim alanlarını kapsayacağı bir biçimde görüşlerde
bulunamayacağı anlaşıldı. Sonucunda her bir bilim
alnında uzmanlaşarak Felsefe yapmak mecburiyeti
ortaya çıktı; Biyoloji-Felsefesi, Sosyoloji-Felsefesi
Hukuk Felsefesi, Fizik-Felsefesi, Astro-Fizik, Kimya
Felsefeleri vb. felsefe dalları kebdiliğinden doğmuş
oldu.

Sibernetik ise;
"Salt Düşünce Sistemi" değil,
"Karşılıklı Bilgi Alış-Verişi ve bu Bilgi Alış-Verişi ile
Denge Kurma ve Yönetim Sistemi"

Hem de, özellikle;
"Makine ile İnsan Arasında Karşılıklı Bilgi Alış-Verişi
ve Yönetiminde Bulunabilme Bilimi"..

Makine ile birlikte "Teknolojik Uygulama" da spontane
ortaya çıkıyor..

Dünyanın Sibernetik Oluşumu
Toygar Akman
Karacan Yayınları-1982