+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Interviews/ DIDEROT

Bilim ve Astronomi Kategorisi Felsefe Forum'u Forumu Interviews/ DIDEROT Konusunu okuyorsunuz, Konu içeriği kısaca ->> Merhaba Mlle. de L'SPINASSE - Ya biz, biz nerede kalmıştık? BORDEU - Vallahi, pek hatırlamıyorum. Onu dinlerken zihnimde o kadar ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.087
    Rep Gücü
    88648

    Interviews/ DIDEROT

    Merhaba



    Mlle. de L'SPINASSE -
    Ya biz, biz nerede kalmıştık?

    BORDEU -
    Vallahi, pek hatırlamıyorum. Onu dinlerken zihnimde
    o kadar çok olay canlandı ki..

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Durun, durun.. Şu örümcekten söz ediyordunuz.

    BORDEU -
    Evet, evet.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Yaklaşın doktor. Ağının içerisinde dolaşan bir örümceği
    tasarlayın. Bu ağın ipliklerinden birini titretin, hayvanın
    koşuştuğunu görürsünüz; güzel. Şimdi şunu öğrenmek
    istiyorum: acaba hayvanın içinden çıkardığı ve keyfinin
    istediği anda tekrar içe çektiği iplikler, kendi bünyesinin
    duygulu bir parçası mıdır?

    BORDEU -
    Ne demek istediğinizi anlıyorum. Kendinize, kafanızın
    bir köşesinde, meselâ menenj denen zarda, sinirlerin
    boyunca uyarılan tüm duyumların toplandığı bir veya
    birkaç nokta tasarlıyorsunuz.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Ta kendisi.

    BORDEU -
    Düşünceniz çok doğrudur. Ama bunun herhangi bir arı
    hevengiyle aynı şey olduğunu fark etmiyor musunuz?

    Mlle. de L'SPINASSE -
    A sahiden öyle. Demek ki hiç farkında olmadan doğru
    söylemişim.

    BORDEU -
    Hem de ne kadar.. Şimdi göreceksiniz.
    İnsanı, yalnız doğarken bize göründüğü şekilde tanıyan
    kimse, onun hakkında hiç bir fikre sahip değil demektir.
    Kafası, ayakları, elleri, tüm organları, damarları, gözleri
    burnu, kulakları, yüreği, karaciğeri, bağırsakları, kasları,
    kemikleri, sinirleri, hepsi.. hepsi.. kelimenin daha doğru
    anlamıyla; şekillenen, büyüyen, uzanan ve görünmeyen
    binlerce lif/tel salıveren bir ağın kaba bir gelişmesinden
    başka bir şey değildir.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    İşte benim örümcek ağı; bütün liflerin başlangıç noktası
    da örümceğimdir.

    BORDEU -
    Mükemmel.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Lifler nerede? Örümcek nerede bulunuyor?

    BORDEU -
    Lifler her yerdedir. Vücudunuzun hiç bir noktası yoktur
    ki orada bunlardan biri sona ermemiş olsun. Örümceğe
    gelince, o da kafanızın demin bahsettiğim bir yerinde,
    menenjlerde yuva kurmuş bulunuyor. Bütün bu yapıyı
    felce uğratmadan bunlara dokunmaya imkân yoktur.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Fakat bir atom, örümceğin ağ liflerinden birini titrettiği
    zaman, örümcek de tedirgin olur ve telâşa düşer koşar
    kaçar.
    Ortada bulunduğu zaman kendi döşediği kocaman evin
    neresinde olursa olsun haberi olur.
    Peki, bu böyle ise neden ben kendimde ve evrende olup
    bitenleri bilmiyorum?
    Duygulu noktaların bir kümesi olduğum, her şeyin beni
    etkilediği ve ben de her şeyi etkilediğim halde..

    BORDEU -
    Çünkü izlenimler, geçtikleri mesafe oranında zayıflar da
    ondan.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Uzun bir kirişin bir ucuna vurulduğunda, eğer kulağımı
    öteki ucuna koymuşsam, bu vuruşu duyarım. Kirişin bir
    ucu dünyada, bir ucu Siris Yıldızında dahi olsa, aynı etki
    meydana gelecektir.
    Peki ama neden ben gerçek ve var olan bir kişi olduğum
    halde neden özellikle kulak kabarttığım halde, etrafımı
    çeviren engin mekânda olup-bitenlerden haberim yok?

    BORDEU -
    Az çok bir şeyler duymayacağınızı kim söylemiş?
    Fakat arada epeyi mesafe var ve izlenim o kadar zayıf;
    yolda o kadar çok şeyle karşılaşılıyor ve her bir taraftan
    kulağa öylesi sağırlaştırıcı, şiddetli gürültüler geliyor ki,
    sonra Sirius'la sizin aranızda yan yana bulunan cisimler
    var; halbuki devamlılığın bulunması gerekirdi.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Çok yazık.

    BORDEU -
    Gerçekten çok yazık.
    Eğer böyle olmasaydı, Tanrı olunurdu.
    Tabiatla özdeşliğinizden dolayı da olmakta-olan her şeyi;
    belleğinizin sayesinde de olmuş-bitmiş her şeyi bilirdiniz.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Ya olacak şeyleri?

    BORDEU -
    Gelecek hakkında gerçeğe yakın fakat olması da mümkün
    tahminlerde bulunurdunuz. Bu, tıpkı içinizde, ayağınızın
    ucunda, elinizde olan bir şeyin ne olduğunu araştırmanız
    gibi bir şey olurdu.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Peki ama, bu dünyanın da "menenj" leri olmadığını, yahut
    uzayın herhangi bir noktasında liflerini / tellerini her yöne
    uzatan, büyük ya küçük bir örümceğin bulunmadığını size
    kim söyledi?

    BORDEU -
    Kimse böyle bir şeyin olmadığını, olamayacağını söylemiş
    değildir.

    Mlle. de L'SPINASSE -
    Nasıl, bu âdeta bir nevi Tanrı..

    BORDEU -
    Kabul edilebilecek bir Tanrı..



    DIDEROT
    FELSEFE KONUŞMALARI
    "Entretiens/Interviews"
    Adnan Cemgil

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Nerden
    Uzay:)
    Mesaj
    Çok:)
     

Benzer Konular

  1. Denis Diderot
    sis_labirenti Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-09-2009, 09:49 PM