Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Bertrand Russell

    Cincilik ile Tıp

    Kör inançların çoğu Hıristiyanlık öncesi çağlardan kalmaydı ama çok yakın zamanlara dek bütün Kilise yetkilileri bunları savunmakta direndiler.

    Papazların yazılarındaki "cinler", esasen Hıristiyanlığın yayılmasıyla büyük bir öfkeye kapıldıkları düşünülen pagan Tanrılarıdır.

    İlk Hıristiyanlar Olimpos'lu Tanrıların varlığını hiç bir zaman yadsımamakla birlikte onları şeytanın uşakları olarak düşünmüşlerdi.

    Kutsal nesnelere inanç çoğunlukla değişmeden sürer gider. Örneğin, Palermo'daki St. Rosalia'nın kemiklerinin çağlar boyunca birçok hastalıkları iyileştirdiği görülmüş; ama saygısız bir anatomi bilgini ortaya çıkıp bunların bir keçinin kemikleri olduğunu açığa vuruvermiştir. İyileşen hastalar da yok değildir şüphesiz, ama bilimsel olmayan bir ortamda iyileştirilebilecek isterik hastalıklar ile hekimliğin konusu olan hastalıklar arasındaki ayrım ortadan silinir.

    Yine 1348'de yaşanan Kara Ölüm (Veba) salgını, değişik yerlerde kör inançların boy göstermesine yol açmıştı. Bu dönemde Tanrı'nın öfkesini yatıştırmakta en çok denenen yollardan biri de Yahudileri yok etmekti.

    Akıl hastalıklarının tedavisinde de, anlaşılacağı gibi, özellikle kör inançlara dayanan işlemlere başvuruluyordu; bu konu tıbbın en geç gelişen dallarından biri oldu. Kötü bir ruhu uzaklaştırmak için ona işkence etmenin ya da onun gururunu kırmanın en etkili yol olduğu inancı yerleşti. Yumuşak yolların etkisi görülmezse hasta kırbaçlanıyordu; cin yine direnir ve uzaklaşmazsa hastaya işkence ediliyordu.

    İnsanbilimciler, en ilkel topluluklarda bile büyü ile din arasında bir ayrım bulunduğunu söylemektedirler. Rivers'a göre "Büyüde, insan kendi gücünü kullanarak bir takım doğaüstü işlemler yapmaktadır. Dinde ise yüce bir güce genelde yalvarma yoluyla başvurulur."

    Ancak bu ayrım; Ortaçağ Hıristiyanlığı veya Müslümanlık için doğru değildir. Çünkü bu dinlerde Tanrı'dan başka Şeytanlar da mucizeler yaratabilir. Tabi Şeytan kötü insanlara, Tanrı ise iyi insanlara yardım eder.

    Başlangıçta büyücülük kadınlara özgü bir suç değildi. Bu suçun yalnız kadınlara mal edilmesi on beşinci yüzyılda başlamış, cadıları sert cezalara çarptırmak pek yaygın bir gelenek olarak on yedinci yüzyıl sonuna değin süregelmiştir. 1489'da din adamları Malleus Maleficarum (Cadıların Çekici) adlı bir kitap yayımladılar. Burada kadın yüreğinin yaradılıştan kötülüğe eğilimli oluşunu ve kadınların büyücülüğe daha uygun düştüğünü savundular. Kitapta cadıların amaçları, varlık nedenleri, eylemleri ve detaylı olarak nasıl "avlanacakları" anlatılmıştı. Sadece Almanya'da 1450 ile 1550 yılları arasında yüz bin cadının ölüm cezasına çarptırılmış olduğu sanılıyor.

    Newton'dan sonra insanlar, Tanrı'nın başlangıçta doğayı yarattığına, istediği sonuçların, bir daha kendi aracılığını gerektirmeden ortaya çıkmaları için gerekli yasaları koyduğuna inanmaya başladılar. Yalnız, Hıristiyan dininin gönderilişi gibi büyük olaylarda yine işe karışıyordu Tanrı. Protestanlar Hıristiyanlığın ilk ya da ikinci yüzyılı sırasında mucizelerin görüldüğüne, sonra bu mucizelerin arkasının kesildiğine inanıyorlardı. Meteoroloji alanındaki çalışmalar sonucu, fırtınaların ortaya çıkışında bastonlu kocakarıların payı gitgide azalıyordu. Bir süre için şimşek ile gök gürültüsünü doğal yasalarla açıklamak günah sayıldı, çünkü bunlar özellikle Tanrının işiydi. Bu görüş 18. yüzyılda şehirlerde yıldırımsavarların (paratoner) kullanılmasına da karşı duruyordu.

    Kilise, insan gövdesinde yok edilemez bir kemiğin varlığına, bu kemiğin bir gün yine dirilecek olan gövdenin özü olduğuna inanıyordu. Modern anatominin kurucusu olarak görülen Andreas Vesalius 16. yüzyılda bu konuda din adamlarınca sorgulandığında böyle bir kemiğe rastlamadığını söylemişti.

    Çiçek hastalığına karşı aşının kullanılmasıyla din adamları yeni bir fırtına kopardılar. Kilise adamları (bir yandan da tıp adamları) aşıyı "Göklere, Tanrı'nın istemine karşı koyma" olarak gördüler. 1885'te bile, Montreal'de görülen amansız bir çiçek salgınında, Katolik halk aşıya karşı koydu, kiliseleri de bu davranışı destekledi. Anestezi bulunduğu zaman, tanrıbilim bir kez daha insana Tanrı tarafından gönderilen "acı"nın azaltılmasına engel olmaya yeltendi.

    Tanrıbilimin kötü yanı, yıkıcı eğilimler yaratmak değil, böyle davranışlara yüksek bir töre süsü vermek; bilgisiz, barbar çağlardan kalma alışkanlıklara açıkça kutsal bir özellik tanımak olmuştur.

    Neyse ki günümüzde tıp bilimini kullanmak, korunma yollarına başvurarak Tanrı'dan gelen hastalıklardan ve salgınlardan kaçınmaya çalışmak hiç de dinsizlik sayılmıyor. İnsan hayatının kalitesinin yükselmesi ve yaşam süresinin uzaması, çağımızın en önemli başarılarındandır. Dini itikatların faydalı olduğunu savunanlar, bu alanda insan ırkına dinin bilimden daha fazla yararlı olduğunu savunmakta güçlük çekeceklerdir.

    Bertrand Russell kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960

    Bertrand Russell

    [flv]http://video.ak.facebook.com/video-ak-sf2p/v6812/237/73/1119151183764_10503.mp4[/flv]


    Bertrand Russell sözleri

  3. #3
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Bertrand Russell, (d. 18 Mayıs 1872-ö. 2 Şubat 1970) ünlü Britanyalı filozof.

    Mantık ve matematik alanında çığır açıcı çalışmalar gerçekleştiren Bertrand Russell, Whitehead'le birlikte Principia Mathematica adlı ünlü matematik kitabını yazmıştır. O, matematiksel mantık alanındaki çalışmalarını daha sonra felsefe alanına yansıtmış ve bu çerçeve içinde mantıksal atomculuk öğretisini geliştirmiştir. Buna göre, Russell sisteminin en basit tümcelerine atomik önermeler adını vermiş ve bu önermeleri, daha kompleks tümcelere karşılık moleküler önermelerden ayırmıştır. O, moleküler önermelerin birbirlerine ve, veya, ise, ancak ve ancak gibi mantıksal eklemlerle bağlanan atomik önermelerden meydana geldiğini söylemiştir. Russell söz konusu mantıksal öğretiyle, belli bir metafiziksel görüşe ulaşmıştır. Başka bir deyişle, onun mantık öğretisiyle metafiziği arasında çok yakın bir ilişki vardır. Ona göre, biz söz konusu matematiksel mantıktan, felsefi analizden yararlanarak, dünyayı meydana getiren bileşenler hakkında sağlam bir fikir sahibi olabiliriz. O, matematiksel mantığının, dünyanın şeyler, bireyler, basit öğeler çokluğundan meydana geldiği inancı için sağlam bir destek olduğunu düşünmüştür. Dünya tek bir tözden oluşmaz, fakat çok sayıda ayrı ve tikel şeylerden meydana gelir. Üstelik, bu basit öğeler, idealistlerin düşündüğü gibi, tinsel bir yapıda değildir. Bunlar basit oldukları ve yalnızca varoldukları için, kendilerinde hiçbir niteliğe sahip değildirler. Onlar, olgular adı verilen kompleks yapılar içinde ortaya çıkar ve bunlardan bazıları fiziki, bazıları da tinsel bir nitelik taşır. Bilgi kuramı bakımından ampirizmi benimseyen Russell, betimleme yoluyla bilgi ve tanışıklık yoluyla bilgi olmak üzere iki ayrı bilgi türünden söz etmiş ve bunların deneysel bilgimizin temelini meydana getirdiğini savunmuştur.

    kaynak

  4. #4
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Muhteşem ve etkileyici sözler bayılıyorum felsefeye ve felsefecilerin bu keskin zekasına..
    Teşekkürler Apollonius çok hoş oldu sabah sabah ..:)

    Bertrand Russell'in süper bir sözüyle bitiriyorum cümlelerimi..
    Aşktan korkmak,yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüştür.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Emeğinize sağlık arkadaşlar,
    Katkılarınız için teşekkür ederim...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Bertrand Russell Sözleri
    dogangunes Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-05-2012, 01:39 AM
Yukarı Çık