Beni yazmaya götüren şey sanırım delirme korkusu

Kaç ötekisin?
ve kaç kere başkasısın?
Kendini kendinle yaşayacak
kaç kendin,
kaç başkalığın var?

Ötekiler, ötede olan kişinin çoğul başkalığıdır. Ne demek bu şimdi? Kendimden şüphe duyuyorum. İlginç olan ise bu şüpheyi kendimin duyduğuna dair olan şüphem. İçimde bir “Ben” var ki benden başka birisi. Hemde bambaşka. Ya birgün beni de alırsa?
Korkuyu duyan kendim miyim yoksa o başkası mı bilmiyorum. Bilemiyorum.

Derinlerimde. hemde çok derinlerimde bir çizgi var. benden uzun, benden kısa. bazen ikisi birden. Ama genelde hiçbiri. Bir ufuk çizgisi, bembeyaz, bir o kadar da simsiyah. Belirmiş belirsizliğinde belirli belirsizliklikler var. Ama genelde yok.
Anlamaya çabalama. Neyi anlayacaksın? Kendini mi yoksa başkalığını mı? Bence bırak!

Kendin öteki ötekisindir.
Öteki ise ötedeki kendisidir.

Ötekiliğimin bir kimliği var. Bana bakmayın öyle bilmiyorum. Ama şimdi biliyorum.
Cümleye “Şimdi” diye başlayıp, bitirdiğimizde geçmiş zamanı ifade ederken “Şimdi” dememizdeki ısrarımız neden?
Dedim ya ötekiliğimin bir kimliği var. Ben de o öteki kişinin ötekiliği olmuyor muyum? Ahh Jean Paul Sartre üstad yanıldın. Unutarak iyileşilmiyormuş. Neyi ya da kimi unutacağımı bilmeden nasıl unutabilirim? Ya bilmeden kendimi unutursam? Ötekiliğim “Benlik” diye adlandırdığı mı ele geçirir de bu seferde onu unutmaya çabalarsa? Dedim ya ben ötekiyi “Öteki” olarak tanımlarken öteki de beni “Öteki” olarak tanımlıyor? Peki öteki kim? O zaman “Ben” derken neyi ima ediyorum?

Kendindeki ötekiliğin ötesinde bir ötekiliktir bu. Faili meçhul geceler yaşıyorum. Katledilmiş uykularımı yıldızlardan gazetelerle örtüyorum. Sarı sayfalarda bir bayandan az kullanılmış kiralık ölümler aranıyor. Faili meçhul muydu geceler yoksa meçhulü zaten fail miydi bilmiyorum.
O kadar ötede değildir ötekiliğin.