Saygideger yazarlar;

Son yuzyilda,septisizm-suphecilik-uzerine, allaha iman dinselligi acisindan, bir suru terim ortaya atildi. Ateizm, akilcilik, serbest dusunce ve agnostizm humanizm ve buna benzer terimler cesitli hareketler tarafindan kullanildi. Fakat, inanmayanlar, bugun bir suru ulkede bu humanist/akilci/serbestdusunce icerikli hareketlerin halk kitleleri tarafindan benimsenmedigini gorerek rahatsiz oldular. Hala, dunyada dinselligin bir cig gibi buyumesinin onune gecilemedi. Bu sunu gosterdi ki; ne yapilirsa yapilsin dunyevilik-sekularity-konusunda yeterikadar bir kurulus insa edilemedi.

OYUZDEN, OTURUP YENIDEN DUSUNMEK GEREKIR. ATEIZMIN/SERBEST DUSUNCNIN/AGNOSTIZMIN/AKILCILIGIN YENI BIR YON KAZANMASI ICIN.

O yuzden eupraxsophy, terimi dunyada buyuk bir karsitlik ruzgari estirdi. Bir suru humanist ve serbest dusunurler, bu tanima" hosgeldin" dediler. Fakat, bu terim icin ortaya atilan taskinliklar-ki bu da yine humanistler ve serbest dusunurler arasindaydi-bu terimin yenisellik olarak "gereksiz" ve "uygunsuz" oldugunu, soylediler.

Ateizmin ve serbest dusuncenin en buyuk basarisizligi; bu temeldeki hareketlerin ussal-akilci- ve bilmeye kavramaya yonelik fonksiyonlariydi.

Bu arada, aydinlanmaya paralel olarak, felsefe de dusuncenin yeni metodlari gelistirildi. Bu yeni gelistirilen mtodlar; dunya da bilimsel ve teknolojik method olarak ta kullanildi. Bir suru serbest dusunur; bilimsel/felsefi bir temelin tanimini yapabilmeyi cok istediler.

Ayrica, tamamen teistik dogmalardan kurtulup; tabi/maddesel bir havayi solumak istediler. Fakat, basarili olamadilar, cunku gecen yuzyil, bize hicbirsey ogretmediyse bile ateizmin, bilimsel tabiligin ve materyalizmin yeterli olmadigini gosterdi. Ateizm, sadecetanri fikrinin olumsuz bir kritigi olarak kaldi. Ateistler,tanrinin varligini ispat etmek icin yeteri kadar veri olmadigini soyleyerek; bu varliga inanci red ediyorlar. Bazilari kendilerini, non-teist-teist olmayan- olarak tanimliyorlar. Digerleri, agnostic olarak, tanrinin varliginin talebini red ediyorlar. Ateizm, daha ileri olarak, herbirsey temelinde, ne bir moral ne de bir yasam durusu sergiliyemiyor. Cunku, hem ateist hem stalinist; hem ateist, hem fasist; hem ateist hem de demokrat olunabiliyor. Yani, belirli bir yasam felsefesi ve ideolojisi yok.

Bu arada, sovyetlerdeki, dogmatik ateizm de hem diger komunist ulkelerde hem de dogu Avrupa' da basarili olamadi. Sovyetler, 70 yildan fazla resmi marxist ideoloji altinda, ateizmi savundu. Bunun kitlesel propagandasini yapti. Bu konuda cok caba harcadi. Hatta bu konuda, baski kurucu ve mantiksiz bir suru baski uygulandi ve programlar duzenlendi. Lenin'in, stalin'in ve sonra gelenlerin eliyle. Sovyetler'de kiliseler kapatildi, papazlar, mullalar ve din adamlari; toplama kamplarina suruldu. Dini yayinlar, vicdan ozgurlugu ve dini egitim yasaklandi. Yeni nesilleri ve gencleri ateizmin icine cekmek icin cok buyuk bir caba harcandi. Inanmiyanlar icin seminerler toplantilar duzenlendi.

Bugun, Sovyetlerde, kimse bu yapilanlarin bir sonuc verdigini savunamaz. Fransa ihtilalinde de, kiliseler kapatildi ve yakildi, rahip ve rahibeler, zarar gordu, ama kisa bir zaman sonra hersey eskiye dondu.

Bugun de, Sovyetlerde olan durum budur. Burada, marxizm-leninizmin basarisizligi soz konusu. Ideolojik olarak, olumden sonraki hayata yonelik olan dinin mitolojisine karsi, bir cesit dunyevi utopik bir vizyon verdiler. Bu basarisizligin birinci sebebi; dunyada vadedilen cennetin saglanamamasiydi. Halk kisa zamanda, bu yuksek hayalin ve kurtulusun, dunyada cennet bahcesinin insasi icin, kommunist-yaraticilik rejimiyle saglanamayacagini ve ustelik bu yaratim sirasinda, ozgurlugun, yaraticiligin ve buluslarin bogazlandigini anladi. Bu konuda, olum sonrasi dinleri; hristiyanlik, islam ve musevilik ve digerleri;bu gelecek hayati rahatsiz edici davranmadiklarindan ,utopik bir temelde dunyevi bir vizyon vermeye calisan marxizm den, daha avantajliydilar.

Marxizm'in diger bir basarisizligi da; ongorulen daha iyi dunyanin, kendilerinin aksine, marxist olmayanlar ve kapitalistler ve onlarin demokrasisi eliyle saglanmasiydi. Bir yuzyillik marxizm den-ki Marx suphesizki 19. yuzyilin en buyuk humanist dusunuruydu-sonra, akla soyle bir soru geliyor.

SU ANDA ATEIZMIN DURUMU NE? NEDEN ATEIST/SERBEST DUSUNCE/AKILCILIK HAREKETI BASARISIZ OLDU? NEDEN DUNYANIN COGU ULKESINDE COK CILIZLAR?
Bu yuzden, humanizmi yeniden ele almak gerekir. Bu cok onemlidir, cunku; humanizm cabalari sonucu "tanri oldu(olmek)" diyebilecekse, bizlerin insan degerini ortaya koymamiz gerekir. Humanizmin ana amaci, iyi bir yasam standardinin sartlarini, simdi ve burda, global etigin uzerinde, dunya birligi icin koymamiz gerekir.

Humanizmin amaci, insan hurriyetini daha iyi gelistirmek icin,yapabilecegimizherseyi yerine getirmek ve bunun farkina varmaktir.

Bunun yaninda, humanizm adina, bir yapisallik, bir recetelilik ve bir etiksellik, positive olarak vardir. Bu yuzden en azindan biz; evet ateistiz ama ayni zamanda humanistiz diyebilmeliyiz. Fakat, humanizmin neyi icerir sorusunu iyi algilamak gerekir. Herseyden once humanizm, yasamin yonudur. Humanizm, kendini kalplere ve tutkuya yonlendirmelidir. Buna ait bir yonlendirmesi vepratigi olmalidir. Ayrica, nasil yasanacagi hakkinda bir etki yapabilmelidir.

Bu yazi bir tercumedir.

Devami var.

Paul Kurtz, felsefe profosoru, demokratik ve sekular humanizmin, kurum baskani-Suny-Buffalo
Kaynak:Eupraxsophy - Wikipedia, the free encyclopedia
External link:In Defense of Eupraxophy, by Paul Kurtz, Humanism Today Vol 6, 1991.

Saygilarimla;
evrensel-insan

--------Yeni Postalandı 04:00 AM ---------- Önce gonderilen mesaj at 03:54 AM ----------

Saygideger yazarlar;

ILK YAZININ DEVAMI:

Eupraxsophy'nin acilimi; eu-iyi, guzel- temelli, etiksel konumda deger uzerine bir vurguyu icerir. Praxis- gercek dunyadaki iliskiye veya pratik davranisa tekamul eder. Sophia-ise entellektuel, aydin icerikli, bilimsel ve felsefi irfandir.

Bu, inanclarimizi destekleyici, nedenleme ve kanitlamaya yonelik bir arastirma methodudur. Bu, kosmic bakis acisi; tabi ve materyalistik bir cerceveyi icerir.
Zannedersem, bugun ne oldugumuzu en iyi tanimlayan terim, "humanizm" dir.
Eupraxsophy terimi, humanizmin yerine konmamistir. Aksine, humanizmi tanimlar. Simdiye kadar en az dort girisim olmustur, humanizmi tarif icin.

Ilki, humanizmi. din olarak tanimlar. Buradaki din terimi fonksiyonaldir. Bu, bana gore kafa karistiricidir, cunku, din icin ibadeti, yakarisi, kaderi ve gorulmeyen yaraticinin tanrisal varligini icerir. Eger, humanizm, butun bunlardan yoksunsa; ne bir dindir ne de dinsel dir.

Ben, sekuler-dunyevi-humanizmi tercih ederim. Bunun nedeni; kendini dinsel humanist olarak tanitanlara karsidir. Cunku, dunya tarihi gostermistirki, dinin sekularitinin uzerine gitmesi, sekuler humanizmin humanizmini, dinsel kilmaz.

Ikincisi;cogu kisi, humanizmi bir felsefe olarak almaktadir. Humanizmin felsefesinden bahsetmektedir. Veya,humanizmin bir yasam felsefesi oldugunu soylemektedir. Bu gorus,dinsellik otesidir. Cunku farkindaligi icerir, kaderi icermez.

Yalniz, 20. yuzyilda, felsefe, degisime ugramistir. Filozoflar, bilim adamlarini ape yerine koymaktadirlar, cunku filozoflar; mantigin teknigini ve dilin analizini yapma konusunda uzman olmustur.

Bugun, filozoflarin cogu notr olduklarini soylemektedirler. Onlar, sadece halk dili kullanirken,ne demek istediginin arastirmasini ve incelemesini yapmaktadirlar ve bu sayede ne varsayildigini ve onerildigini acikliga kavusturmaktadirlar. Ama, filozoflar;olarak, sifatiyle, niteliginde filozoflari temelinde, bu dilin kullaniminin icinde kendi yerlerini almamaktadir. Bu felsefi bakis acisinin amaci; konunun her yonuyle incelenmesini onermektedir. Sonuc genelde, filozoflarin kendi kisisel gorusleri hakkinda hicbir konuda fikir belirtmemeleridir.

Felsefe, humanizmi; eski yunan ve roma icerigi temelinde algiladigi icin, sadece uzmanlarin bir alani veya disiplini olarak tanimlanabilir.

Tabiki, humanizm bundan daha fazlasini sunar. Icerik acisindan, felsefeye ve bilimlere dayanan kozmik bakis acisini; yasam durusunu ve anlatimsal, etik yukumluluklerini icerir. Ayni zamanda; "biz kimiz ve nasil yasamaliyiz" sorularinin anlamini vermeye baglidir.

Ucuncusu;-ki bunlar genelde serbestdusunurler ve ateistlerdir-genelde bilimseldir ve soruldugunda, humanizmin bir bilim oldugunu soylerler. Bence, bu gorus te hatalidir. Cunku, bilim oldugundan fazla ozel dallara ve kendi icinde bolumlere ayrilmistir. O yuzden, onlarin bulgulari tamamen humanizme yonelik degildir. Humanizm, tabi ve teistik olmayan aciklamalarin gelismesine caba harcanmasi konusunda, tum kosmik arenada ve bu arenanin icindeki insan turunde bilimlere bir yansima sunar.

Dorduncusu;humanizmin karakterini tarif edenlerin arasinda bu isi sadece etiksel alanlardir. Yani, moral bir bakis acisi sunmaktir. Ki bu moral bakis acisi, bir cok etiksel degere bagliligi icerir. Bu belki, humanist bakis acisindan boyle yerlestirilmis degerlerin-iyi yasam, sosyal adalet, etiksel hurriyet ve demokrasi dunya toplumunun insasi v.s.- oldugu dogrudur. Fakat, humanizm ve etik ayni seyler degildir. Cunku etik, felsefenin kritik ve suurlu bir sekilde prensiplerin, degerlerin analizini yapmaya calismaktadir.

Ki bu konuda 20. yuzyilda, etik otesi temelli yanasimlarla, etigin ortaya konmasi icin cok caba harcanmistir. Ki bu cabalar, hem epistemolojik hemde linquistik analizi de icerir. Ama humanizm, anlatimsal bir zorunluluktur. Etiksel olsa bile; kanaati-inanci ve bagliligi-duskunlugu icerir. Bunlari da pratikte ortaya koyar.

Bu bir tercumedir.

Devam edecek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

--------Yeni Postalandı 04:05 AM ---------- Önce gonderilen mesaj at 04:00 AM ----------

Saygideger yazarlar;

UCUNCU YAZI

Iste, bu nedendendir ki; zannedersem, ne din, ne felsefe, ne bilim, ne de etik;humanizmin, tabiatini tamamen tanimlayamaz ve kavrayamaz.

Humanizm;felsefi, bilimselve moral icerikli bir ifadedir, fakat; butun bunlardan bir adim ote gider. Evren ile ilgili eski; dogaustuluk/mitolojik/tanrisal gorusler, postmodern dunya daki insan durumunu, hem kanit, hem nedenleme
temelinde uygunsuz ve desteksiz kilar. Hem bireysel hem de sosyal olarak; yeni bir cosmic gorunus ve yeni bir yasam metodu gelistirmemizi, bu postmodern dunya bizden bekler.

"Eupraxsophy" terimi, zannedersem bunu basarir. Bu eupraxis'i icerir. Yani;yasamin, moral yonu, veya yasam durusu, yasamanin stili ile ilgili ana zorunluluktur.

YAPMAK, VE HAREKET ETMEK BIZIM SU ANDA VERDIGIMIZ DEGERLER TEMELINDEDIR. Bu, bir kozmik bakis acisini, tabiatin felsefi ve bilimsel tercumesini ve bizim tabiattaki yerimizi, ayrica bize bir derece irfan ve yol gosterici onerir. Hem pratic ve/veya normsal irfanla bagintilidir. ve entellektuel ve farkindaliksal oneme sahiptir.

"Eupraxsophy" teriminin, avantaji, eski yunanca kokeninden gelse bile, ingilizceyle sinirli degil; fransizcada, almancada, italyancada, ispanyolcada ve diger linquistik sistemlerdedir. Modern dunyada; cogu teknik terimler, latin veya eski yunan kokenlidir. Bu ayni zamanda, bilimin dilinde, tipta, fizikte, astronomide de v.s. boyledir. Eski yunan kokeninden geldigi icinde enternasyoneldir.

Humanist eupraxsophy; ateizme ve serbest dusunce'ye baglanmistir. Fakat, bu sadece onun platformunun bir parcasidir. Cunku, humanistler; butun inanc sistemlerinde, acik dusunceye, suphecilige, agnostizme baglanmislardir. Bunun da otesinde ve ustunde olarak, humanistler, etiksel ve hatta sosyal deger ve programlara endekslidir. -ki bu programlar, bireyin, bireysel temelde; demokratik toplumlarda ve dunya toplumlarinda, sonucta elde etmek istediklerinin farkina ve hurriyetine varmaktir-

Humanizm, hem kavramasal hemde tutkunluk iceriklidir, ve bir anlami ve onemi vardir. Boyle oldugu halde, bazi sorunlari da ortaya koyar. 21. yuzyila girerken, basa cikilmasi gereken en buyuk konu, bilimsel gorunus ve metodu tanimlamak ve savunmak ile yuzyuze oldugumuzdur. Insanoglunu, her zaman baskisi altinda tutmus, eski ve kalicilasmis; dogma ve mitlerden haberdar etmek ve moral degerlerden, ve en yuksek insan ideallerinden haberdar etmek ve donatmaktir. Yuzyuze oldugumuz, buyuk soru ise; bunun yeserip yesermeyecegi ve bu ideallerin, insanoglunu heveslendirip heveslendirmeyecegi sorularidir.

Eger, eupraxsophy, basarili olacaksa; bizim, ortaya koyacagimiz bir ifade olmalidir. Eger biz, hem bir amac hemde bir inanc olarak; gecmisteki dini kurumlari yok etmeye hevesli olmadigimizi ama gelecekte yaratici ve kalici yeni kurumlar kurmaya hazir oldugumuzu ortaya koymadikca, ben inaniyorum ki;serbest dusunce/ateist/akilci/humanist hareket basarisiz olmaya devam edecektir.

Bizler, yeni bir alana adim atmaliyiz, ki bu alan insanogluna hem yasam hem hareket alaninda bir anlam vermeyi ve bu yeni eupraxsophy'nin insanoglunun durumu ile uyumlu olmasini ve insanogluna yeni bir heves getirmesini saglamalidir.Bu alan, , yikilisiyla buyuk bir bosluk birakan marxizmin ideallerinin yerini tum dunyada doldurmalidir. Otentik, demokratik, bilimsel ve sekuler humanizm ifade edilmedikce vee gecerli bir alternatif olamadikca; bizler,tekrar ortodox teizmin yeni saldirilarina ve yeni mantiksiz akil yurutmelerine insanoglunu elde etmek icin buyuk bir ihtimalle maruz kalacagiz.

Not: Bu bir tercumedir
Bitti.

Saygilarimla;
evrensel-insan