Saygideger yazarlar;

Felsefi temelde tanri kavrami, metafiziksel olarak tartisilir.Yani varlik otesi sorgulamasinda;"Varlik nedir?, nelere varlik denir-denmez?, varlik nerden gelmistir?,kac turlu varlik vardir?,var olan hersey varlikmidir?,varligin kokeni nedir?"ve benzeri sorulari soran, cevaplayan ve tartisan felsefe dali metafiziktir.

Varligi, tanimladiktan ve ispatladiktan sonra, yani "varlik vardir ve bu varliktir" dedikten sonra metafizik tartisma biter.

Tanri konusunda ilk tartisilacak olan tanrinin bir varlik olup olmadigidir.Eger tanrinin madde gibi bir yansisi yok ve yansisal algi mumkun degilse; o zaman tanri varlik degildir.Bu temelde varlik olmayan tanrinin var-yok tartismasi hem abes hemde mantik disidir.

Diyelimki tanri maddelestirildi, bazi dinlerde oldugu gibi, yani cisim olarak ortaya kondu. O zaman maddesel olarak yansiyacagi icin, algilanacaktirda. Yalniz burda bir soru akla gelir. Bu yansiyan cisim tanrimi dir, degilmidir? Buradaki verilecek tek cevap sezgisel, yani duyumsal, hissel ve inancsaldir.Yani oyle hissediyorsan, tanridir; oyle hissetmiyorsan degildir. Gorusler belirtilir ve tartisma orda biter.

Zaten tanri maddelestirilmediyse ve tamamen soyut bir kavramsa; o zaman varliktan soz etmek ve varligi olmayanin var- yok tartismasini yapmak, mantik disidir.

Bilindigi gibi, islam dininde tanri soyut bir kavramdir.Dolayisiyle tanri varlik olamayacagindan, islam dininde tanri var-yok tartismasi hem abes hemde mantik disidir.

Eger tanri soyut bir kavramsa ve varlik degilse o zaman nedir? Bu soruya cevap vermeden once, dusuncenin yansisini algiladigi maddeden baska; bir algi cesidi daha vardir. Bu da sezgidir.Yani, dusunce sezdigini,hissettigini ve duyum aldigini da kavramlamistir.

Madde gibi yansisi olmayan ve bes duyuyla algilanamayan, bu soyut kavram cesidi; yani inanc, sadece bu sezgiyi alana, hissedene pozitiftir. Bu sezgiyi almayana, sezmeyene hissetmiyene ise negatiftir.

BUTUN SOYUT KAVRAMLAR INANC KATAGORISINE GIRER.Basta tanri olmak uzere, dogru, yanlis, guzel, cirkin, iyi, kotu, milliyet, hurriyet, demokrasi, butun ideolojiler,butun sosyal bilimler, renkler, zevkler, fobiler, hobiler, v.s.

Buradaki dikkat edilmesi gereken en onemli nokta ise sudur: Inanclar, sezgiseldir ve sezgiyi hissedenler icin vardir ve algilanir; hissetmiyenler icin yoktur ve algilanmaz.

Buradaki en buyuk sorunda, ne algiliyanin algiladigini ne de algilamayanin algilamadigini biribirine ispati mumkun degildir.O yuzden inanclar, soyuttur, kisiseldir, sezginin algisina yoneliktir, degiskendir, gorecelidir, ve kendi icinde tutarsizdir.

Inanc temelinde de; sezgiyi algilayan inanir, sezgiyi algilamayan inanmaz. Dolayisiyle inanclarin tartismasi da bir yerde mantik disidir. Cunku sonuc ya sezgiyi algilatmaya yonelik, ya da algilanan sezgiyi hissetmemeye yoneliktir.

Tekrar, islama donersek; soyut tanri kokenli olan bu dinin tanrisini varlik temelinde var-yok tartismasina tasimak nekadar mantiksizsa; inanc temelinde tartismak o kadar mantik disidir.

Dolayisiyle, tamamen sezgi temeline dayanan islam dinini,-karsilikli inanc tartismasi yerine-tarihsel temelde ortaya koymak, dini her yonuyle sorgulayip-nedenleyerek, inanc konusundaki secimi kisilerin kendi insiyatifine birakmak ve inananin, inanmiyani;inanmiyanin da inanani hor gormemesini, kutuplasmamasini saglamak ve INANCI SADECE KISISEL BIR TERCIH OLARAK GORMEK VE ALGILAMAK VE BUNUN DEGISEBILIRLIGINI SAVUNMAK EN MANTIKLISIDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan