2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 14 Toplam: 14
  1. #11
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: size uygun olmayabilir

    Alıntı Eftelya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    eray iyi misin
    gayet iyiyim.ama çaresizim.
    tanrı öldü demek ulaşabileceğimiz en üst boyut. ancak ne saçmalık demekse ne kadar aciz olduğumuzun ifadesi.
    doğanın insan üzerindeki egemenliği, onun kölesi olduğu anlamını taşımaz. ne varki insanın kurma dünyasının kendi üzerindeki egemenliği onu köle yapmaktadır. egemenler bile aslında köledir. bu kölelerin boyunduruğunu takındığı en güçlü fikir tanrı fikridir. bu fikir açıkçası fayda-zarar ilişkisinden başka birşey değildir. bu fikrin insanın hayatının her tarafını sarıp sarmaladığını görmemezlikten gelemeyiz.en büyük sürülerde din ağıllarında bulunmaktadır. bunlar egemenlerin hizmetini yerine getirirken insanı yumuşak yapacak her türlü yol ve yöntemi kullanırlar. eğer tanrı ölürse sürüler serbest kalır ve acımasız bir savaş başlar. bu da insanı özgür ve güçlü kılar. ancak bu o kadar kolay değildir. tarih sahnesinde eşi ve benzeri olmayan bir savaş olur. işte arkadaşım tanrı öldü demek kolay ancak bu savaşı göze almak çok zor. işte bu yüzden çaresizim.

  2. #12
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: size uygun olmayabilir

    Alıntı eray yucel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    gayet iyiyim.ama çaresizim.
    tanrı öldü demek ulaşabileceğimiz en üst boyut. ancak ne saçmalık demekse ne kadar aciz olduğumuzun ifadesi.
    doğanın insan üzerindeki egemenliği, onun kölesi olduğu anlamını taşımaz. ne varki insanın kurma dünyasının kendi üzerindeki egemenliği onu köle yapmaktadır. egemenler bile aslında köledir. bu kölelerin boyunduruğunu takındığı en güçlü fikir tanrı fikridir. bu fikir açıkçası fayda-zarar ilişkisinden başka birşey değildir. bu fikrin insanın hayatının her tarafını sarıp sarmaladığını görmemezlikten gelemeyiz.en büyük sürülerde din ağıllarında bulunmaktadır. bunlar egemenlerin hizmetini yerine getirirken insanı yumuşak yapacak her türlü yol ve yöntemi kullanırlar. eğer tanrı ölürse sürüler serbest kalır ve acımasız bir savaş başlar. bu da insanı özgür ve güçlü kılar. ancak bu o kadar kolay değildir. tarih sahnesinde eşi ve benzeri olmayan bir savaş olur. işte arkadaşım tanrı öldü demek kolay ancak bu savaşı göze almak çok zor. işte bu yüzden çaresizim.
    Tanrı sız bir dünya ve ınsanlık saçma bir dünya olur bence..
    herşeyın serbest oldugu bu dünyada kötülük sınır tanımaz..Senın sorun eray bana Nietzsche nin kitaplarında okuduğum bir hıkayeyi anımsattı..
    Nietzsche’nin yazilari arasinda masalsi bir parça vardir, DELI:

    O deliyi duymadiniz mi: Tanla kalkan, fener yakip pazar yerine kosan, durmadan bagiran: “Tanriyi ariyorum! Tanriyi ariyorum!” Tanriya inanmayan bir nice kimse vardir o sira, bir gülüsmedir kopar. Biri: “Ne, yitirmis mi?” der. “Çocuk gibi yolunu mu yitirmis?” der bir baskasi. “Yoksa saklaniyor mu bizden? Yolculuga mi çikmis? Göçmüs mü yoksa?” Bu düzen üzre bagrisirlar, gülüsürler. Deli ortalarina dalar, onlari bakislariyla deler.

    “Nerde mi Tanri?” diye bagirir. “Söyleyeyim: ÖLDÜRDÜK ONU, sen, ben. Hepimiz onun katilleriyiz. Peki bunu nasil yaptik? Nasil yutabildik denizi? Bütün çevreni silmek için süngeri kim verdi bize? Yeryuvarlagini günesten boslamakla ne yapmis olduk? Simdi nereye gidiyor? Biz nereye gidiyoruz simdi? Bütün güneslerden uzaklasmiyor muyuz? Dalmiyor muyuz boyuna: Geriye dogru, yana, ileriye dogru, bütün yönlere? Asagi diye, yukari diye bir sey kaldi mi? Sonsuz bir yokluk içindeymis gibi yoldan sapmiyor muyuz? Solugunu duymuyor muyuz bos uzayin? Daha da sogumus degil mi? Gece üstüne gece degil mi yaklasan? Sabahlari fener yakmamiz gerekmez mi? Tanriyi gömen mezarcilarin gürültüsünü hiç mi duymuyoruz? Tanrinin çürümesinden yayilan kokuyu burnumuz almiyor mu hiç? Tanrilar dahi çürürler. Tanri öldü. Tanri ölü duruyor. Hem onu biz öldürdük. Simdi biz, katiller katili, nasil avutalim kendimizi? Acunun simdiye dek edindikleri arasinda en kutlu, en güçlü olani can verdi biçaklarimiz altinda. Kim silecek bu kani üstümüzden? Su var mi aritacak bizi? Nice yazik-silme yortulari, nice kutsal oyunlar bulmamiz gerek bunun için? Bu isin büyüklügü, bize göre pek büyük degil mi? Buna yalniz degerli görünmek için bile Tanri olmamiz gerekmez mi bizim? Bundan büyük is basarilmamistir; her kim bizden sonra dogarsa -bu is yordamiyla- simdiye kadar ki bütün tarihten daha yüksek bir tarihin parçasi olacaktir.

    Deli burada susar, kendisini dinleyenlere bakar; onlar da susarlar, saskinlik içinde ona bakarlar. Derken fenerini yere çalar, fener kirilir, söner. “Çok erken geldim” der sonra. “Benim vaktim daha gelmedi: Yolda simdilik bu devce olay, yürüyor daha, daha erismedi kulaklarina kisiogullarinin. Simsek, yildirim zaman ister, zaman ister isler yapildiktan sonra bile, görülmeden isitilmeden önce. En uzak yildizlardan daha uzak onlara bu is simdilik. OYSA BUNU KENDILERI YAPTILAR.”

    Yine derler ki, o gün deli, birçok kiliseye girer, TANRIYA SONRASIZ AGIT’ini okur. Disari çikarilip sorguya çekildikte hep söyle karsilik verdigi söylenir: “Tanrinin mezarlarindan, türbelerinden baska nedir ki bu kiliseler?”

    Bu da Nietzsche nin sevdiğim sözlerınden oluşan bır yazı:)
    Konuşman gerekecek zamana hazırlanıyorsun. Bazen yazmaktan utandığın gibi, belki o zaman da konuşmaktan utanırsın, belki de hâlâ kendini yorumlaman gerekli olacak, belki de eylemlerin ve çekimserliklerin iletişimine girmen için hiçbir şekilde yeterli olmayacak! Öyle bir kültür dönemine gelecek ki çok uygun kaçmayacak: Bu durumda artık okunmuş olmaktan utanç duymayacaksın: Buna karşın şimdi seni yazar olarak değerlendiren herkes seni kırıyor; ve yazıların nedeniyle seni öven kimse bir sezgi eksikliği gösteriyor, seninle kendi arasına bir çukur kazıyor; seni bu şekilde yücelttiğini zannederken ne kadar küçüldüğünü keşfedemiyor. Şimdiki insanların okuduklarızamanki ruh durumlarını biliyorum: Ne yazık! Çalışmayı istemek ve böyle bir durumu yaratmak için sıkıntıya girmek.

    Nietzsche

  3. #13
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: size uygun olmayabilir

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nereden buluyorsunuz bu kadar kafa karıştırıcı soruları...
    sevgili güney; yaşamın içinden desem.
    yıllar önce karadeniz in 400 m rakımı olan bir köyünde öğretmenlik yapıyordum.
    Sibirya soğukları denen dönemlerde kar yağar ve birkaç gün ulaşımı engellerdi.
    ben ilçede kalıyordum. diğer öğretmen arkadaşlarla normal şartlarda okula araçla gidip geliyorduk. ancak yollar kapalı olduğu zamanlarda durum değişiyordu. işte öyle bir gündü. biz 20 km lik yolun 10-12 km sini araçla geldik. ondan sonra 25-30 cm yükseklikteki karların üzerinde yaklaşık 200m yukarıdaki köye 10 km lik bir yürüyüşle ve öğrencilerimize verilen öğlen gıdalarını da sırtlanarak okula vardık. diyeceksiniz ki bu kutsal bir görev elbette zorlukları olacak. ne varki kar yolları kestiği zaman okula hiçbir öğrenci gelmezdi. sistemde bizimde okula gitmememizi sağlayacak bir izni çoğunlukla vermezdi. burada bir mantık hatası vardı. neyse sorun bu değil. okula vardığımızda okul bahçesindeki karlara sıt üstü uzanmış bir köpek gördüm. patileri gözlerinin üzerindeydi. bizi farkettiğinde bir parisini gözlerinden sıyırıp öyle manalı baktı ki. inan köpeğin yerinde olmak istedim. çünkü o gerçeği yaşıyordu, ben kurma düzenin içinde yaşıyordum. o okadar cesurdu, ben o kadar korkak. onun tanrısı mı gerçekti, yoksa benim yarattığım tanrı mı.

  4. #14
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: size uygun olmayabilir

    Alıntı Eftelya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tanrı sız bir dünya ve ınsanlık saçma bir dünya olur bence..
    herşeyın serbest oldugu bu dünyada kötülük sınır tanımaz..Senın sorun eray bana Nietzsche nin kitaplarında okuduğum bir hıkayeyi anımsattı..
    Nietzsche’nin yazilari arasinda masalsi bir parça vardir, DELI:

    O deliyi duymadiniz mi: Tanla kalkan, fener yakip pazar yerine kosan, durmadan bagiran: “Tanriyi ariyorum! Tanriyi ariyorum!” Tanriya inanmayan bir nice kimse vardir o sira, bir gülüsmedir kopar. Biri: “Ne, yitirmis mi?” der. “Çocuk gibi yolunu mu yitirmis?” der bir baskasi. “Yoksa saklaniyor mu bizden? Yolculuga mi çikmis? Göçmüs mü yoksa?” Bu düzen üzre bagrisirlar, gülüsürler. Deli ortalarina dalar, onlari bakislariyla deler.

    “Nerde mi Tanri?” diye bagirir. “Söyleyeyim: ÖLDÜRDÜK ONU, sen, ben. Hepimiz onun katilleriyiz. Peki bunu nasil yaptik? Nasil yutabildik denizi? Bütün çevreni silmek için süngeri kim verdi bize? Yeryuvarlagini günesten boslamakla ne yapmis olduk? Simdi nereye gidiyor? Biz nereye gidiyoruz simdi? Bütün güneslerden uzaklasmiyor muyuz? Dalmiyor muyuz boyuna: Geriye dogru, yana, ileriye dogru, bütün yönlere? Asagi diye, yukari diye bir sey kaldi mi? Sonsuz bir yokluk içindeymis gibi yoldan sapmiyor muyuz? Solugunu duymuyor muyuz bos uzayin? Daha da sogumus degil mi? Gece üstüne gece degil mi yaklasan? Sabahlari fener yakmamiz gerekmez mi? Tanriyi gömen mezarcilarin gürültüsünü hiç mi duymuyoruz? Tanrinin çürümesinden yayilan kokuyu burnumuz almiyor mu hiç? Tanrilar dahi çürürler. Tanri öldü. Tanri ölü duruyor. Hem onu biz öldürdük. Simdi biz, katiller katili, nasil avutalim kendimizi? Acunun simdiye dek edindikleri arasinda en kutlu, en güçlü olani can verdi biçaklarimiz altinda. Kim silecek bu kani üstümüzden? Su var mi aritacak bizi? Nice yazik-silme yortulari, nice kutsal oyunlar bulmamiz gerek bunun için? Bu isin büyüklügü, bize göre pek büyük degil mi? Buna yalniz degerli görünmek için bile Tanri olmamiz gerekmez mi bizim? Bundan büyük is basarilmamistir; her kim bizden sonra dogarsa -bu is yordamiyla- simdiye kadar ki bütün tarihten daha yüksek bir tarihin parçasi olacaktir.

    Deli burada susar, kendisini dinleyenlere bakar; onlar da susarlar, saskinlik içinde ona bakarlar. Derken fenerini yere çalar, fener kirilir, söner. “Çok erken geldim” der sonra. “Benim vaktim daha gelmedi: Yolda simdilik bu devce olay, yürüyor daha, daha erismedi kulaklarina kisiogullarinin. Simsek, yildirim zaman ister, zaman ister isler yapildiktan sonra bile, görülmeden isitilmeden önce. En uzak yildizlardan daha uzak onlara bu is simdilik. OYSA BUNU KENDILERI YAPTILAR.”

    Yine derler ki, o gün deli, birçok kiliseye girer, TANRIYA SONRASIZ AGIT’ini okur. Disari çikarilip sorguya çekildikte hep söyle karsilik verdigi söylenir: “Tanrinin mezarlarindan, türbelerinden baska nedir ki bu kiliseler?”

    Bu da Nietzsche nin sevdiğim sözlerınden oluşan bır yazı:)
    Konuşman gerekecek zamana hazırlanıyorsun. Bazen yazmaktan utandığın gibi, belki o zaman da konuşmaktan utanırsın, belki de hâlâ kendini yorumlaman gerekli olacak, belki de eylemlerin ve çekimserliklerin iletişimine girmen için hiçbir şekilde yeterli olmayacak! Öyle bir kültür dönemine gelecek ki çok uygun kaçmayacak: Bu durumda artık okunmuş olmaktan utanç duymayacaksın: Buna karşın şimdi seni yazar olarak değerlendiren herkes seni kırıyor; ve yazıların nedeniyle seni öven kimse bir sezgi eksikliği gösteriyor, seninle kendi arasına bir çukur kazıyor; seni bu şekilde yücelttiğini zannederken ne kadar küçüldüğünü keşfedemiyor. Şimdiki insanların okuduklarızamanki ruh durumlarını biliyorum: Ne yazık! Çalışmayı istemek ve böyle bir durumu yaratmak için sıkıntıya girmek.

    Nietzsche
    tanrı insanın düşüncesinde doğduğunda zaten öldü. zaten insan tanrısız bir dünyada yaşıyor. insanın düşüncesindeki tanrı öldüğü zaman o bütün mükemmeliğitiyle görünecek. tıpki gecenin üzerine doğan güneş gibi.

Benzer Konular

  1. Yüz Biçiminize Uygun Saçlar
    dilayyy Tarafından Saç Bakımı Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-07-2015, 02:14 AM
  2. En Uygun Değişik Hediyeler
    zeynep9453 Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-10-2013, 05:49 PM
  3. Her keseye uygun 3G cep telefonları
    YukseLL Tarafından Cep Telefonu Tanıtım, inceleme Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-08-2009, 01:09 AM
  4. Size uygun takı ama nasıl?
    Nil@y Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-12-2007, 08:41 PM
  5. Saç stiliniz giyim tarzınıza uygun mu?
    Nil@y Tarafından Saç Bakımı Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-11-2007, 11:48 AM
Yukarı Çık