3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 37

Konu: son

  1. #21
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319

    Cevap: son

    Sevgili eray yücel;


    Kusura bakmayın ama çok kötü felsefe yapıyorsunuz.


    Kesin olan bir şey var.Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek.Şüphe etmek düşünmektir.Düşünmekse var olmaktır.Öyleyse var olduğum şüphesizdir.Düşünüyorum, o halde varım.İlk bilgim bu sağlam bilgidir.Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim.

  2. #22
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: son

    Alıntı spartaküs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili eray yücel;


    Kusura bakmayın ama çok kötü felsefe yapıyorsunuz.


    Kesin olan bir şey var.Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek.Şüphe etmek düşünmektir.Düşünmekse var olmaktır.Öyleyse var olduğum şüphesizdir.Düşünüyorum, o halde varım.İlk bilgim bu sağlam bilgidir.Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim.
    evet şüphe, olay ve olguların araştırılmasında bilimde işe yarayan en önemli duygulardan biridir.Bunu kabul ediyorum.
    ancak sizin savınıza göre düşünebilen varlıkların dışındaki şeyler yok demektir. örneğin metaller şüphe etmezler. o halde metaller düşünmezler. düşünmediklerine göre var değildirler.Rene descartes herhalde insanın dışında başka varlık olmadığını kabul ediyordu.
    Siz yine sağlam bilgilerinize sıkı sıkı sarılın.Son fikrini günümüz persfektifinden anlamak olanaksızdır.Şu ana kadar gelen cevaplar hemen hemen sizinle aynı paralelde.

  3. #23
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: son

    Alıntı dilara99´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    şimdi güneş gibi materyalleri yok etmek yerine bizim algımızı kısıtlayarak gerçekliği yorumlayalım.
    bizler için renkler gerçektir(sağlıklı insanlar) buna karşı çıkmak oldukça güçtür.
    fakat doğuştan kör bir adam için renklerin var gerçekliği sözkonusu mudur?

    konuyu başka bir şekilde incelemek istiyorum.
    çok geniş yelpazesi olan bir inanışa göre evren insanın içindedir, başka bir değişle insan evrenin timsalidir.
    böyle düşünürsek evrenin içindeki samanyolunda ve onun içindeki güneş sisteminde ve onun da içindeki dünya ve bu gezegenin üzerindeki tüm insanlarda içimizde ...
    bu da onların bizim bir parçamız olduğunu göstermez mi?
    o insanları gerçekleri bizimde gerçeklerimiz olmaz mı?
    tabiyiki bu bu inanışı nasıl algıladığımıza bağlı;ben bunu alt bilincimizde beynimizin bize ayrılmış oldukça düşük olan kısmı dışındaki bölgenin kullanımı ile ortaya çıkan bir özellik veya evreni içimizde hissetme evrenle bir olma olduğunu düşünüyorum..
    sevgili arkadaşım,
    önce bu düşünce yapınız insanlık adına çok güzel. Dilerim mutlu bir yaşam sürersin. Ancak bu bir inanış, bizdeki temsilcileri yunus, mevlana gibi enel hak sözünü söylemiş insanlar.Dünyada da birçok kişi var. Ne varki hepsi bir kaynaktan geliyor. İnsan, tüm evrende tanrının yarattığı halefidir. Şimdilik bunu bilmiyoruz.
    Son fikrine gelince bu konudan farklı birşey.

  4. #24
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319

    Cevap: son

    Alıntı eray yucel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet şüphe, olay ve olguların araştırılmasında bilimde işe yarayan en önemli duygulardan biridir.Bunu kabul ediyorum.
    ancak sizin savınıza göre düşünebilen varlıkların dışındaki şeyler yok demektir. örneğin metaller şüphe etmezler. o halde metaller düşünmezler. düşünmediklerine göre var değildirler.Rene descartes herhalde insanın dışında başka varlık olmadığını kabul ediyordu.
    Siz yine sağlam bilgilerinize sıkı sıkı sarılın.Son fikrini günümüz persfektifinden anlamak olanaksızdır.Şu ana kadar gelen cevaplar hemen hemen sizinle aynı paralelde.
    Sevgili eray yücel;

    Descartes'in neden bahsetiğini anladığınız ümidini taşıyorum halen. Düşünemeyen varlıklar, varlığının farkında dahi değildir. Yani burada temel olan ''farkındalık''. Örneğin biri, dünyanın bir yerinde ki cibuti ülkesinin varlığının farkında değildir bilmiyordur. Bu ''ona göre'' yoktur doğru (Sizin anlatmak istediğiniz bunun gibi birşey mi?) Fakat gerçeği değiştirmez bu.

    Bir de size Platon'dan örnek sunayım;

    Platon'a göre ''varolmayan'' düşünülemez dahi. Düşünebildiklerimiz gerçeğin bir yansımasıdır ona göre.

    Yani hissedebildiğimiz, gözlemleyebildiğimiz herşey vardır.

    Belki sizi hala anlamamış olabilirim.

  5. #25
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nerden
    İzmirDürüstlük pahalı bir şeydir ucuz insanlardan beklemeyin
    Yaş
    46
    Mesaj
    164
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    7689

    rose Cevap: son

    insanın isteyipte gerçekleştiremedikleri okadar çoki düşününce rüya gibi geliyor.

  6. #26
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: son

    Alıntı spartaküs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili eray yücel;

    Descartes'in neden bahsetiğini anladığınız ümidini taşıyorum halen. Düşünemeyen varlıklar, varlığının farkında dahi değildir. Yani burada temel olan ''farkındalık''. Örneğin biri, dünyanın bir yerinde ki cibuti ülkesinin varlığının farkında değildir bilmiyordur. Bu ''ona göre'' yoktur doğru (Sizin anlatmak istediğiniz bunun gibi birşey mi?) Fakat gerçeği değiştirmez bu.

    Bir de size Platon'dan örnek sunayım;

    Platon'a göre ''varolmayan'' düşünülemez dahi. Düşünebildiklerimiz gerçeğin bir yansımasıdır ona göre.

    Yani hissedebildiğimiz, gözlemleyebildiğimiz herşey vardır.

    Belki sizi hala anlamamış olabilirim.
    ilk önce hangisi; düşünen mi vardır? yok sa düşünülen mi vardır?
    bırakalım ikisi tartışsın.gerçi son fikri için platondan faydalanacağım.
    tabiki birşey varsa biz ona yok desekte onun var olduğu gerçeği değişmez.
    platon için düşündüklerimiz gerçeğin yansımasıdır dediğinde albert einstein yoktu.
    size bir sır vereyim. son fikri temelininde sonlu nesneleri içerir.
    o yüzden uzamda sonlu neneler gerçek değildirler.
    diyelim ki çok uzun zaman sonra dünyada yaşama veya burada yaşandığına dair hiçbirşey kalmadı ay gibi taş haline geldi. evrenin çok uzak yerlerinden dünyaya geldiler. bütün araştırmalarda herşeyin taştan olduğunu gördüler. şimdi platon varolan şeyler düşünülür ve düşündüklerimizin bir yansımasıdır sözüyle bakarsak.dünyada geçmişte bir yaşam olamayacağı gerçeğine varmayacaklarmıdır.oysa biz var olduğunu biliyoruz buda gerçek.hangisi gerçek.gerçi platona ayıp oldu.

  7. #27
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: son

    Alıntı güz gülü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    insanın isteyipte gerçekleştiremedikleri okadar çoki düşününce rüya gibi geliyor.
    bunun son fikri ile ilgisini kuramadım.
    ama sizin cevabınızla ilgisi olduğunu düşündüğüm okuduğum bir öyküyü özet geçeyim.beni bağaşlayın lütfen.
    bir adam vardır.memurdur.memurluk hayatı boyunca hep küçük bir at çiftliği hayalini kurar.bunun için kıt kanaat para biktirir ve 35 yıl sonra emekli olduğunda tazminatınıda koyduğunda birkaç attan oluşan bir çiftlik kuracaktır.adam nihayet emekli tazminatını alır ve biriktirdiği paralarıda üzerine ekleyerek bir çift at alır.mütavazi bir çiftlik alır.ve amatörce işe koyulur.yıllar geçer o adam şu anda dünyada ingiliz yarış atı yetiştiricilerinin en büyüdür.küçük bir çiftliği değil haraları ve bu haralarda her biri değeri 3.000.000$ a varan ingiliz atları, yarış atı sahiplerinin aşım için sıraya girdiği dünyaca meşhur aygırları vardır.tabiki dünyada krallar, kraliçeler,şeyhlerden bile olan arkadaşları vardır.
    Bu adam şu sözü söyler keşke 55 yıl önce mütavazi çiftliği kursaydım.
    eğer hayalin varsa bekleme yap kardeşim.

  8. #28
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: son

    insanın yaşamı boyunca süren bir gerçek varmıdır. varsa bu gerçek sizce ne olabilir ?

  9. #29
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: son

    Alıntı Selinamm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    insanın yaşamı boyunca süren bir gerçek varmıdır. varsa bu gerçek sizce ne olabilir ?
    Her gün bir şehri mezaristana boşaltan ÖLÜM hakikati gerçeklerden bir gerçek değilmidir ??

    Bakınız!!
    gerçeğin bulunmasını güçleştiren sebeplerden biraz söz etmek isterim:

    Bunlardan birincisi, insanın ferdî kanaatı, nefsî hazları, şahsî kusurları ve özel hayatı... Gerçekte, beden hizmetçi, ruh ise efendi makamındadır.. Ruhunu bedenine hizmet ettiren ve dünyaya geliş gayelerini birtakım cismanî hazlarda arayan insanın, gerçeği bulması güçleşir.

    İkincisi, aile hayatı... Aile kurmak ve nesli devam ettirmek, hayatın bir kanunu ve bu dünya imtihanının bir cephesi... Bu gerçekten gaflet ederek; evlenmeyi en büyük gaye zanneden ve bütün himmetini ve gayretini âile fertlerinin geçimine, yahut ev eşyalarının tedarik ve tanzimine sarfeden insan, gerçeği bulmakta zorluk çeker.

    Üçüncüsü toplum hayatı.. Geçen mektubumda bu konuda birşeyler yazmıştım.

    Şunları da ilâve etmek isterim:

    Mal, rütbe ve makam; hem bir lütûf ve ihsân, hem de birer imtihan sorusu olarak değerlendirilmeli... Dün bu rolleri başkaları oynadılar. Vazifelerini hakkıyla yapıp yapmamaktan imtihan oldular. Şimdi ise sahnede biz varız.

    Meseleyi böyle değerlendirmeyip, meselâ, zengin olmayı hayatın gerçek gayesi ve yaradılış hikmeti zanneden insanın gerçeği bulması çok zordur.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  10. #30
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    karşıyakalı-karşıyaka
    Mesaj
    93
    Rep Gücü
    42

    Cevap: son

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her gün bir şehri mezaristana boşaltan ÖLÜM hakikati gerçeklerden bir gerçek değilmidir ??

    Bakınız!!
    gerçeğin bulunmasını güçleştiren sebeplerden biraz söz etmek isterim:

    Bunlardan birincisi, insanın ferdî kanaatı, nefsî hazları, şahsî kusurları ve özel hayatı... Gerçekte, beden hizmetçi, ruh ise efendi makamındadır.. Ruhunu bedenine hizmet ettiren ve dünyaya geliş gayelerini birtakım cismanî hazlarda arayan insanın, gerçeği bulması güçleşir.

    İkincisi, aile hayatı... Aile kurmak ve nesli devam ettirmek, hayatın bir kanunu ve bu dünya imtihanının bir cephesi... Bu gerçekten gaflet ederek; evlenmeyi en büyük gaye zanneden ve bütün himmetini ve gayretini âile fertlerinin geçimine, yahut ev eşyalarının tedarik ve tanzimine sarfeden insan, gerçeği bulmakta zorluk çeker.

    Üçüncüsü toplum hayatı.. Geçen mektubumda bu konuda birşeyler yazmıştım.

    Şunları da ilâve etmek isterim:

    Mal, rütbe ve makam; hem bir lütûf ve ihsân, hem de birer imtihan sorusu olarak değerlendirilmeli... Dün bu rolleri başkaları oynadılar. Vazifelerini hakkıyla yapıp yapmamaktan imtihan oldular. Şimdi ise sahnede biz varız.

    Meseleyi böyle değerlendirmeyip, meselâ, zengin olmayı hayatın gerçek gayesi ve yaradılış hikmeti zanneden insanın gerçeği bulması çok zordur.
    ölen kişi öldüğünü bilemez,ölüm o yüzden yaşayanların gerçek olarak algılağı bir kavramdır. o yüzden gerçek değildir.çünkü gerçek herkez tarafından aynı olarak algılandığı zaman gerçektir.birde üstelik ölenin bir zamanlar var olduğu bilinemediği uzak bir zamana gelindiğinde o zamanın algılayabilen varlıkları tarafından ölen kişinin öldüğü nasıl bilinebilir.var olduğu bilinmeyen şey için öldü denilemeyeceğine göre, ölüm gerçek olamaz.
    beden ruhun hizmetçisidir önermesi doğru değildir.burada size şöyle bir soru soramalıyım.ruh dediğiniz şey ölüm gerçekleşmeden beden ile ilişkisini kesip onu terkeder mi?ben hayır diyeceğinizi kabul ediyorum.o zaman bitkisel hayata girmiş bir canlı varlık için ruh hala bedenle birliktedir.burada tekrar başka bir soru daha sormam lazım.o ruh koşmak,sevdiği kişilerle iletişim kurmak,ve daha neler istemez değil mi?ki bütün bu saydığım şeyler için bu durum olmadan o hizmetçiyi kullanmıyormuydu.peki efendi ruh mu yoksa artık bu emirleri yerine getirmeyen asi hizmetkar mı?yoksa ruhta bitkisel hayattta.
    siz o ya da bu şekilde sonsuzluğa inandığınız için ve bunun seçim sonucu elde edileceğine inandığınız için sonun var olduğuna ve o nedenle gerçeğin asla gerçekleşemeyeceğini etmediğiniz için burada ne siz nede ben bunu ispatlayamayız.ancak ben yinede bir adım öndeyim şimdiye kadar ne varsa hep sonlandı.buda beni dahada cesaretlendiriyor.neyse madem sonsuzluk var diyorsunuz ama ölüm gerçektir demenizi anlamış değilim.yoksa ölüm birileri için gerçekte birileri için yeni bir başlangıç mıdır.eğer böyle söylerseniz gerçeğin göreceli olduğunu söylemiş olursunuz ki.işte benim dediğimde budur gerçek göreceli olduğu için gerçek olamaz.gerçek sana göre bana göre diye olabilir mi?ya herşeye göredir yada yoktur.

Yukarı Çık