6. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 45678 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 51 ile 60 Toplam: 106

Filozoflar

Bilim ve Astronomi Kategorisi Felsefe Forum'u Forumunda Filozoflar Konusununun içerigi kısaca ->> Platon (Eflatun) « Filozoflar Yunan filozofudur. Sokrates'in öğrencilerindendir. Sokrates ölüm cezasına çarpılınca (M.Ö. 399) Atina'dan ayrılan Platon (M.Ö. 429-347), Mısır ...

  1. #51
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Platon (Eflatun) « Filozoflar


    Yunan filozofudur. Sokrates'in öğrencilerindendir. Sokrates ölüm cezasına çarpılınca (M.Ö. 399) Atina'dan ayrılan Platon (M.Ö. 429-347), Mısır ve Güney İtalya'ya yolculuklar yaptıktan sonra Dionysos I'in kayınbiraderi Dion tarafından Syrakusai'e çağrıldı. Bir süre sonra Atina'da kendi felsefe okulunu (Akademia) kurup Dionysos I'in ölümünden (M.Ö. 367) sonra yeniden Syrakusai'e giderek, Dionysos II'yi bir "düşünür-kral" olarak yetiştirmeye çalıştı.

    M.Ö. 361'de üçüncü kez Syrakusai'e gidip genç kralla antlaşmazlığa düştüğü için kısa bir süre cezaevine kapatıldıktan sonra Atina'ya döndü. Ölürken akademisini yeğenine bıraktı.

    Platon'un yapıtları 35 söyleşiden (diyaloglar) oluşur. Platon, matematik prensiplere hayrandı. O, diğer konuların da matematik prensiplere dayandırılmasını istiyor, matematiğin bir kesinlik ölçüsü olduğuna inanıyordu. Matematik, felsefe için bir giriş idi. O bakımdan Platon, Akademia'nın kapısına "Geometri bilmeyen buradan içeri girmesin" diye yazdırmıştır.

    Platon felsefesi, akılcılık ve spiritüalizmin temalarından esinlenerek bu iki felsefe akımının bir tür bileşimini oluşturmuştur. Gerçeği araştırmak için Sokrates'in soru yanıt yöntemini felsefenin bütün alanlarına yayan Platon'a göre, anlaşılabilir bir dünyada idealar, gerçek varlığı oluşturur; sezgilenen her şey, bu ideaların birer eksik ve değişken yansımasıdır.

    Platon, gerçekliği iki bölüme ayırmıştır. Birinci bölüm, duyular dünyasıdır. Bu dünya hakkındaki yaklaşık ve mükemmel olmayan bilgilerimizi, beş duyumuzu kullanarak edinebiliriz. Duyular dünyasındaki her şey için "her şeyin değiştiği" ve hiç bir şeyin sonsuza dek var olmadığı gerçeği geçerlidir. Duyular dünyasında hiç bir şey var değildir; burada bir şeyler ortaya çıkar ve sonra ortadan kaybolur. İkinci bölüm idealar dünyasıdır. Aklımızı kullanarak bu dünya hakkında kesin bilgilere ulaşabiliriz. İdealar dünyası, duyularla algılanamaz. Buna karşılık idealar (ya da biçimler) mutlak ve değişmezdir.

    Platon, insanların ikiye ayrılmış yaratıklar olduğunu düşünür. "Değişen" bir vücudumuz vardır. Vücudumuz, duyular dünyasına bağımlıdır ve bu dünyadaki diğer şeylerin kaderini paylaşır. Tüm duyularımız vücudumuza bağlıdır ve dolayısıyla güvenilmezdir. Ancak bizim bir de ölümsüz bir ruhumuz vardır ki bu ruh, aklın yuvasıdır. Ruh, maddesel olmadığı için idealar dünyasına girebilir. Platon daha da ileriye giderek, ruhun bir vücuda yerleşmeden önce de var olduğunu ve ruhun önce idealar dünyasında var olduğunu söylüyordu.

    Platon'a göre anlaşılabilir dünyayı topluca kavramayı sağlayan yüce bilgi, diyalektiktir. İdealar, birbirinden ayrı gerçeklikler değil, aynı ile başkanın, bir ile çokun, son ile sonsuzun karışmasından oluşan karışımlardır. Dolayısıyla, idea ve anlaşılabilir gerçek de birer karışımdır.

    Platon'a göre insan vücudu üçe ayrılır: baş, göğüs ve karın. Bu bölümlerin her biri ruhsal bir erdeme karşılık gelir. Baş akla, göğüs isteme, karın da haz ya da arzuya karşılık gelir. Bu üç ruhsal yeti, bir ideale ya da bir değere bağlanabilir. Akıl, bilgeliğe ulaşmaya çalışır; istek cesaret gösterir; arzu da insanın ölçülü olması için denetlenir. İnsanın bu üç bölümü bir bütün içerisinde hareket etmeye başladığı zaman uyumlu ya da "bütünlüklü" bir insan ortaya çıkar.

    Platon, "Devlet" adlı diyaloğunda "ideal devlet"i anlatır. Burada anlatılan örnek bir devlet ya da "ütopik" bir devlettir. Platon, bu devletin filozoflar tarafından yönetilmesi gerektiğini söyler. Platon, tıpkı bir insan vücudu gibi yaratılmış bir devlet düşünür. Bu devlet aynı şekilde üçe bölünmüştür. Vücudun "başı", "göğsü" ve "karnı" olduğu gibi devletin de yöneticileri, bekçileri (veya askerleri) ve ticaretle uğraşanları (bunlara zanaatkârlar ve köylülerde dahildir) vardır. Ona göre sağlıklı ve uyumlu bir insan nasıl dengeli ve ılımlı ise, "adil" bir devlet de herkesin bütün içindeki yerini bilmesiyle ortaya çıkar.

    Platon'un felsefesinde genel olarak geçerli olduğu gibi, onun devlet felsefesi de rasyonalizmden etkilenir. İyi bir devlet yaratmanın yolu, bu devletin mantıkla yönetilmesinden geçer. Başın vücudu yönetmesi gibi toplumu yönetenler de filozoflar olmalıdır.

    Platon, kadınların da erkekler gibi yönetici olabileceklerini söylüyordu. Bunun da nedeni, yöneticilerin siteyi yönetmesinin tam da akılla mümkün olmasıydı. Kadınlar da erkekler gibi aynı mantığa sahipti. Kadınları yetiştirmeyen bir devletin yalnızca sağ kolunu çalıştırıp güçlendiren bir insana benzediğini söyler.

    Platon, aile ve özel mülkiyeti de reddediyor, bunların devleti yönetenler ve koruyanlar tarafından idare edilmesini savunuyordu. Görüşleriyle Plotinus'u ve Hıristiyan din bilimcileri etkilemiş olan Platon'un başlıca söyleşileri arasında Devlet, Şölen, Phaidon, Gorgias, Protagoras sayılabilir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #52
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Poseidonios « Filozoflar


    (M.Ö. 135 - 51) Yunan filozofu. Döneminin ve bir olasılıkla tüm Stoacı okulun en bilgili üyesi olarak kabul edilir. "Atlet" lakabıyla anılan Poseidonios Suriye'de Apameia kentinde doğdu. Yunanlı Stoacı filozof Panaitios'un öğrencisi oldu ve bir çok yere gittikten sonra Rodos'a yerleşip ders vermeye başladı. Onun ünü pek çok bilgini buraya çekmeye başladı. Yazıları ve kişisel ilişkileriyle Stoacılığın Roma dünyasında yaygınlaşmasında Panaitios'dan sonra en etkili kişi oldu. Hiç biri günümüze ulaşmayan 20'yi aşkın yapıtının yalnızca başlıkları ve konuları bilinmektedir.

    Orta dönemin öteki Stoacıları gibi Poseidonios da daha eski Stoacılar'ın görüşleriyle Platon ve Aristoteles'in görüşlerini birleştiren eklektik bir düşünürdür. Ama insan tutkularının yalnız yanlış yargılar değil, içsel nitelikler olduğunu savunan etik öğretisiyle çağdaşı Stoacılar'dan ayrılır. Doğa bilimi, coğrafya, astronomi ve matematikle de ilgilenen Poseidonios, Yer'in çapını, Ay'ın gel-git üzerindeki etkisini, Güneş'in uzaklığını ve büyüklüğünü hesaplamaya çalışmıştır. M.Ö. 146-88 arasını kapsayan 52 ciltlik tarih çalışması ilkçağ yazarları için güvenilir bir bilgi kaynağı olmuştur.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #53
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Protagoras « Filozoflar

    (M.Ö. 485 - 410) Yunanlı filozof ve sofist. Abdera'da doğan Protagoras yaşamının büyük bir bölümünü Atina'da geçirdi. Düşünceleriyle döneminin ahlak ve siyaset anlayışını önemli ölçüde etkiledi. Sofizmin sözcülüğünü yaptığı 40 yılı aşkın süre boyunca insanlara günlük yaşamlarında "erdem"li olmayı öğrettiğini söyledi. Ünlü, "insan her şeyin ölçüsüdür" (anthropos metron panton) önermesiyle algıların (hatta bazılarına göre yargıların da) göreliliğini dile getirdi. Protogoras bu yargı ile, herkes için geçerli bir bilginin olamayacağını belirtmek ister.

    Hakikatin ve değer yargılarının toplumlara, hatta tek tek insanlara göre değiştiğini dile getirir. Herkes için geçerli bir bilgi olmadığına göre hakikati değil, "kişiye yararlı olanı" aramalıdır der. Protagoras'a göre tüm bilgilerimiz duyumdan gelir ve duyum insandan insana değişir. "Her bir şey bana nasıl görünürse benim için böyledir, sana nasıl görünürse yine senin için de öyle.. Üşüyen insan için rüzgar soğuk, üşümeyen insan için soğuk değildir" diyerek insanı tüm şeylerin ölçüsü yapar. Bu tarz düşünceleriyle Protagoras relativizmin, dolaylı olarak septisizmin ve pragmatizmin öncüsü sayılır.

    Sofist olarak büyük bir ün ve servet kazanan Protagoras, İtalya'daki Atina kolonisi Thurii'nin yaslarını hazırlamakla görevlendirildi. Geleneksel ahlak ilkelerini benimsemesine karşın, Peri Theon (Tanrılar Üzerine) adlı yapıtında tanrılara inanma konusunda agnostik tutumunu ortaya koydu. Bu yüzden dinsizlikle (asebeia) suçlandı; kitapları halkın önünde yakıldı. Yaklaşık M.Ö. 415'de sürgün edildiği Atina'ya bir daha dönmedi. Platon erdem konusunu ele aldığı diyaloguna onun adını vermiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #54
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Peregrinos Proteus « Filozoflar


    (M.S. 100 - 165) Yunan filozofu. Misya'da Parion kentinde doğan Pergrinos Proteus, olimpiyat oyunları ateşinde kendini yakmasıyla tanınan Kinik bir filozoftur. Babasını öldürdüğünden kuşkulanılması üzerine Filistin'e kaçtı. Hıristiyan cemaati içinde nüfuzlu bir konum kazanınca tutuklandı. Serbest bırakıldıktan sonra gittiği Mısır'da Kinik filozof Agathobulos'tan ders aldı ve oradan Roma'ya geçti.

    İmparator Antoninus Pius'a hakaret ettiği için kovulunca Yunanistan'a döndü. Önceleri iyi karşılandıysa da yönetici Herodes Atticus'u küçük düşürerek popülerliğini yitirdi. Bunun üzerine kendisini yakacağını ilan etti ve olimpiyat oyunları sırasında, aralarında Lukianos'un da bulunduğu bir seyirci kitlesi önünde, yanmakta olan bir odun yığınına atlayarak intihar etti.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #55
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Pyrrhon (Piron) « Filozoflar

    (M.Ö. 360 - 272) Yunan filozofu. Pyrrhonculuk akımının kurucusu olan Pyrrhon genellikle şüpheciliğin babası sayılır. Abderalı Anaksarkhos'un öğrencisi olan Pyrrhon Elis'de öğretmenlik yaptı. Bir önermenin lehinde ve aleyhinde aynı geçerlilikte görüşler belirtilebileceği inancıyla hakikati aramanın boş bir çaba olduğunu öne sürdü. Büyük İskender'in Hindistan seferine katıldı ve orada fakirlerin koşutlara kayıtsız kalmaktan kaynaklanan bir mutluluk duyduklarını gözlemledi.

    İnsanların duyu algılarının güvenilirliği konusunda yargıda bulunmasının (yani epokhe'yi uygulamasını) ve görünen biçimiyle gerçekliğe uygun olarak yaşamasını savundu. Pyrrhon ne varlığı araştırdı, ne "bu iyidir bu kötüdür" diyerek bir seçim yaptı, ne de bir hüküm verdi. Ne bir şey bekledi, ne bir şey ümit etti, ne de bir şeye inandı. Septik filozoflarda görülen bu tutumlar tam anlamıyla dogmatik özellikler olarak nitelendirilebilir.

    Pyrrhonculuk Atina'da Orta ve Yeni Akademia'da etkili oldu. Ayrıca M.S. III. yüzyıl'da Yunan şüpheciliğini sistemleştiren Sekstos Empeirikos'un yapıtlarının yeniden yayınlanmasıyla 17. yüzyıl Avrupa'sında felsefi düşünceyi önemli ölçüde etkiledi. Ayrıca, Pyrrhon'un görüşlerine öğrencisi olan Phleiuslu Timon'un şiirlerinde de rastlanır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #56
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Seneca « Filozoflar


    (M.Ö. 4 - M.S. 65) Romalı filozof, devlet adamı, hatip ve tragedya yazarı. M.S. I. yüzyılın ortalarında Roma'nın en önde gelen düşünce adamı ve Neron'un saltanatının ilk döneminde imparatorluk politikasına yol veren kişilerden biriydi. İspanya'nın Cordoba kentinde doğan Seneca varlıklı bir ailenin oğluydu. Babası Lucius Annaeus Seneca (Yaşlı) Roma'nın ünlü retorik öğretmenlerinden biriydi. Lucius çocukken Roma'ya gönderilerek orada hitabet eğitimi aldı ve Stoacılık ile çileci Yeni Pythagorasçılığı kaynaştıran Sextii okulunda felsefe okudu.

    M.S. 41 yılında imparator Cladius Seneca'yı Korsika'ya sürgüne yolladı. Seneca orada, doğa bilimleri ve felsefe üzerine çalıştı ve Consalationes (Avutmalar) başlıklı üç inceleme yazdı. 49 yılında imparatorun karısı Agrippa'nın etkisiyle Roma'ya geri çağrıldı. Burada varlıklı bir kadınla evlenerek güçlü bir çevre edindi. Ayrıca, geleceğin imparatoru Nero'nun özel öğretmeni oldu. 54 yılında Claudius'un öldürülmesi Seneca ve Burrus'u güçlendirdi. Nero'nun Seneca tarafından hazırlanan halk önündeki ilk konuşması, Senato'ya bağımsız karar verme yetkisi tanıyor ve azatlı kölelerin etkisine son vermeyi vaat ediyordu.

    Seneca ve Burrus taşralı olmalarına karşın Roma'nın karşı karşıya olduğu sorunları iyi kavramışlardı. Bu sorunları çözmek amacıyla bir dizi mali ve adli reformlar başlattılar, kölelere karşı da daha insani bir politika geliştirdiler. Burus'un 62 yılında ölmesinden sonra Seneca da görevden çekildi. 65 yılında düşmanları Seneca'yı Gaius Calpurnius Piso'nun Nero'ya karşı düzenlediği komploya katılmakla suçladılar. Bunun üzerine Seneca Nero'nun buyruğuna uyarak kendini öldürdü.

    Seneca'nın günümüze ulaşan yapıtları arasında Apocolocyntosis divi Claudi'nin (Seçme Epigramlar ve İmparator Claudius'un Kabaklaşması) ayrı bir yeri vardır. Zekice yazılmış yapıt, imparator Claudius'un tanrılaştırılması üzerine acımasız bir siyasl yergidir. Seneca'nın felsefi yapıtları ise, M.Ö. II. yüzyılda Rodoslu Panaitios tarafından Roma'ya uyarlanan ve M.Ö. I. yüzyılda Poseidonios'un geliştirdiği.

    Orta Stoacılığın eklektik yorumlarını içerir. Doğa bilimlerini konu alan Naturales Quaestiones de (Doğa İncelemleri) Poseidonios'un düşüncelerine dayanır. Seneca'nın yapıtları arasında en iyi yazılmış ve ikna gücü en yüksek olanı, şair Lucilius'a hitaben yazılan Epistulae morales ad Lucilium'dur (Lucilius'a Ahlaki Mektuplar; 63-65). Seneca'nın monarşi ve görevleri üzerine görüşlerinin Antonius Pius (138-161), Marcus Aurelius (161-180) ve Commodus (177-192) dönemlerinin insancıl ve liberal havasına katkıda bulunduğu söylenebilir.

    Bu arada, Stoacılığın yayılması ve Seneca'nın görüşleriyla Hıristiyanlık arasında yakınlılar bulunması da Seneca'nın felsefesinin sonraki yıllarda canlı kalmasında etkili olmuş ve Seneca'nın yapıtları çeşitli antolojilere alınarak ortaçağ Latin kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Seneca'nın günümüze ulaşan 40 kitabı özgün olmayan, ama çok yönlü zihnin ürünleridir. Bireysel, keskin, kısa ve özlü bir üslup taşıyan ve büyük bir dil ustalığının ürünleri olan bu yapıtlar 16.-18. yüzyıllarda hem içerik, hem de üslup olarak yerel dillerde gelişen edebiyatlara, özellikle de denemelere, vaaz ve ahlak yazılarına örnek olmuş, Calvin, Montaigne ve Rousseae gibi yazarları etkilemiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #57
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Sokrat (Sokrates) « Filozoflar

    (M.Ö. 469 - 399) Yunan filozofu. Sokrates, Atina'da doğmuş olan ilk Yunan filozofudur. Tek bir kelime yazmamış olmasına rağmen, Avrupa düşünce tarihine çok büyük etkisi olmuş kişilerden biridir. Heykelci Sophroniskos'un oğlu olan, babası gibi heykelcilik öğrenip çok geçmeden kendini felsefeye adayan Sokrates, bir çok savaşta başarıyla savaştı.

    Siyasette de hızla yükselip meclis başkanlığı yaparken Argireuses adalarındaki savaşı yasaya aykırı olarak yargılatmak isteyen bir önergeye karşı çıktı. Peloponnesos savaşları döneminde ve Atina'nın M.Ö. 404 yılında uğradığı bozgunu izleyen kargaşa yıllarında demokratlarda düşmanlık uyandıran genç soyluların arasına katılması üzerine, Meletos, Anytos ve Lykon'un açtıkları davada, yeni tanrılar getirerek gençleri baştan çıkarmakla suçlanıp ölüm cezasına çarpıldı. Dostu Kriton'un kaçma önerisini geri çevirip dostlarının arasında, ruhun ölümsüzlüğü üzerine bir konuşma yaptıktan sonra baldıran zehri içerek intihar etti.

    Derslerini sözlü olarak verip hiç bir şey yazmadığı için felsefesi özellikle Platon'un, Ksenephon'un ve Aristoteles'in anlattıklarından tanınan Sokrates, "kendi kendini tanı" özdeyişinin felsefesinin temel kuralı olduğuna inanmış, "hiç bir şey bilmediğinden başka şey bilmediğini" söyleyip kişiyi bir tümevarım yöntemiyle peş peşe sorular sorarak ahlak kavramalarını tanımayı sağlayan tanımlar bulmaya yöneltmeyi amaç almış, her kişinin yaratılırken iyi yaratıldığını, kimsenin bile bile kötü olmadığını, her kötülüğün bilgi sanılan bir bilgisizlikten ileri geldiğini savunmuştur. Sokrates "doğruyu bilen doğru davranır" diyor, doğru bilginin doğru eylemi gerçekleştireceğine inanıyordu.

    Sokrates'in uğraşındaki temel öğe, onun kimseye bir şey öğretme peşinde olmayışıdır. O, tersine, konuştuğu insandan bir şeyler öğrenmek istediğini dile getirmiştir. Zamanının çoğunu sokaklarda ve meydanlarda karşılaştığı insanlarla konuşarak geçirdiğini biliyoruz. Kırlardaki ağaçlar bana bir şey öğretemez, demişti. O genellikle konuşmanın başında soru sorardı. Böylece hiç bir şey bilmiyormuş gibi yapardı.

    Konuşma sırasında genellikle karşısındaki kişinin kendi düşünce biçimindeki zayıflıkları görmesini sağlardı. Sonunda konuştuğu kişinin bir köşeye sıkıştığı ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendine itiraf etmek zorunda kaldığı olurdu. Sokrates hiç bir şey bilmiyormuş gibi yaparak, insanları mantığını kullanmaya zorlardı. Cahili "oynardı"- ya da olduğundan daha aptalmış gibi görünürdü. Buna "Sokrates'ci İroni" denir.

    "Atina uyuşuk bir at. Ben de onu uyandırıp canlandırmaya çalışan bir at sineğiyim," diyordu. Sokrates hep içinde "tanrısal bir ses" olduğunu söylüyordu. Romalı filozof Cicero şöyle diyordu: "(O) felsefeyi gökyüzünden Dünya'ya indirip şehirlerde barındırdı. Felsefeyi evlere sokup insanları hayat ve töreler, iyilik ve kötülük üzerine düşünmeye zorladı."

    Sokrates, Sofistler ile aynı dönemde yaşamış olmasına rağmen onlardan önemli bir noktada ayrılıyordu. O kendini bir "Sofist", yani eğitimli ve bilge bir kişi olarak adlandırmıyordu. Sofistlerin aksine, öğrettikleri için para almıyordu. Hayır, Sokrates kendine kelimenin tam anlamı ile "filozof" diyordu. "Philosophos"un kelime anlamı "bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişi"dir. Sokrates tek bir şey bildiğini söylüyordu, bu da hiç bir şey bilmediğiydi! Sokrates bilgimizin temelinin insan mantığı olduğuna inanıyordu ve İnsan mantığına bu denli güvenişi açısından kesin bir Akılcı idi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #58
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Speusippos « Filozoflar

    (M.Ö. 339 - 338) Yunan filozofu. Platon'un yeğeni ve öğrencisi olan Speusippos, Platon'un ölümünden sonra (M.Ö. 347) Akademia'nın başkanı oldu. Speusippos'dan günümüze yalnızca Pythagorasçı Sayı Kuramı Üzerine adlı yapıtından uzun bir bölümle bir kaç metin ulaşmıştır. Çağdaşları ve ilk döneminde Akademia'ya başkanlık eden ardılları gibi idea'ların karşısında somut ilkeler olarak gördüğü sayıların ve sayısal guruplandırmaların önemini vurguladı. Bu bağlamda 10 sayısını "yetkinliğini" ya da taşıdığı özel önemi açıkladı.

    Çağdaşlarının "Bir" ve "İki"yi (diad) sırasıyla iyi ve kötünün ilkeleri olarak görmelerine karşın, bu ilkelerin etikle ilgili kavramlara yüklenemeyeceğini savundu. Ayrıca sayısal göstergeler yardımıyla sayısal gerçekliği yoğun tinsel içeriğe sahip, birbirini izleyen katmanlar biçiminde düzenledi.

    Aristoteles tarafından şiddetle eleştirilmesine karşın, bitki ve hayvan fizyolojisine ilişkin karşılaştırmalı bir çalışma olan Homoia'sı (Benzerlikler) Aristoteles'in Peri ta Zoa Historia Animalium (Canlılığın Tarihi) adlı yapıtıyla boy ölçüşebilecek niteliktedir. Yapıtın, sınıflama ile tanımın birbiriyle yakından ilintili olmaları nedeniyle, tek olan şeylerin bütün ele alınmadan tanımlanamayacağına ilişkin görüşünü yansıttığı sanılmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #59
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Theophrast « Filozoflar

    (M.Ö. 372 - 287) Yunan filozofu. Lesbos adasında Eresos'da doğan Theophrastos, Aristoteles'in en ünlü öğrencisi ve gezimci (peripatetik) okula bağlı bir filozofdu. Atina'da önce Platon'un daha sonra Aristoteles'in yanında öğrenim gördü. Aristoteles M.Ö. 323'de Khalkis'e gitmek zorunda kalınca onun kurduğu Lykeion'un başına geçti. Otuz beş yıllık yönetimi sırasında okulda iki binden fazla öğrenci yetişti.

    Theophrastos, metafizik, fizik, fizyoloji, zooloji, botanik, etik, siyaset ve kültür tarihi konularında Aristoteles'in görüşlerini tümüyle benimseyen birkaç gezimci filozoftan biriydi. Genel olarak bu konular arasında sistematik birliği sağlamaya ve Aristotelesçiliği Platoncu aşkın öğelerinden arındırmaya çalıştı.

    Günümüze ulaşmış en önemli yapıtları olan Peri Phyton Historia (Bitkilerin Tarihi Üzerine) dokuz, Peri Phyton Aition da (Bitkilerin Nedenleri Üzerine) altı kitaptan oluşur. Önemli yapıtlarından Kharakteres Ethikoi (Halkların Karakterleri) Aristoteles'in etik ve retorik amaçlı çalışmalarına dayanan 30 karakter betimlemesinden oluşur.

    Eski Yunan felsefesi konusunda önemli bir kaynak olan Physikon Doksai (Fizikçilerin Kanunları) adlı yapıtıysa 1789'da Herman Diels tarafından Doksographoi Hellenikon (Yunanlıların Kanıları) adıyla yeniden derlenmiştir. Theophrastos Stoacı filozofların saldırıları yüzünden ünlenen etik konusundaki öğretilerinde Aristoteles'in görüşlerinden yola çıkarak erdemlerle erdemsizlikleri birlikte ele aldı ve dışsal iyiliklerin de bir ölçüde önemli olduğunu belirtti. Stoacılar ise bunların insan yaşamı açısından lüksten öteye geçemediğini savunuyordu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #60
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Filozoflar

    Thomas More « Filozoflar

    İngiliz düşünür More, yeni bir toplum öneren Utopia adlı yapıtın sahibidir. Din ve hukuk öğrenimi gördü. 1504�te İngiliz Parlamentosu�na girdi. Kral VIII. Henry�nin ilgisini çekti. 1514�te kendisine soyluluk sanı verildikten sonra çeşitli dış temsilciliklere görevli olarak gitti. Bir süre sonra Kral�ın özel danışmanlığına atandı.

    VIII. Henry�nin eşini boşayıp bir başkasıyla evlenme isteği, Katolik kurallara aykırı olduğundan Papalık karşı çıktı. 1534�te Kral, İngiliz Kilisesi�ni Papalık�tan ayırarak kendisini onun başına geçiren bir yasayı Parlamento�dan geçirtti. Yasaya göre, bu yeni niteliğiyle Kral�a bağlılık andı içilmesi gerekiyordu. Ant içmeye karşı çıkan More�un ihanet suçlamasıyla başı kesildi.

    Thomas More, temel düşüncelerini sergilediği Utopia adlı yapıtında, güney yarıküredeki Utopia adasında, beş yıl kalan bir denizcinin ağzından bu ada insanlarının yaşam ve toplum biçimlerini anlatır. Utopialılarda başarının başlıca gizi, eşitliğin tam olarak sağlanmasındadır. Bu da özel mülkiyetin kaldırılması ile mümkündür.

    Utopia�da o çağ İngilteresi�nde görülen toplumsal sorunlardan hiçbiri kalmamıştır. Mülkiyette ortaklığa geçince, yoksulluk giderilmiş ve yaşam düzeylerindeki dengesizliklerin yarattığı ahlâk düşüklükleri de ortadan kalkmıştır. Utopia�da hırsızlık ve başka suçları işleyenler cezalandırılmak yerine toplumda kimsenin yapmak istemediği işlerde çalıştırılır.

    Utopia üzerinde, hepsi de eş düzene göre kurulmuş elli beş kent bulunur. Evlerin kapısında kilit yoktur. Her kent tarımsal açıdan kendine yeter bir biçimde örgütlenmiştir. Her yurttaş belirli bir süre çiftlik işlerinde çalışmaktadır. Günlük çalışma süresi altı saattir. Bunun dışında insanlar boş durmaz, okur ve halka açık derslere katılabilirler. Evlenme, belirli bir yaşta ve belirli kurallara göre gerçekleşir. Bunun dışına çıkmak yasaktır.

    Özel yetenek gösteren kimi kişiler, çiftliklerde çalıştırılmaz, onlara kendilerini öğrenime verme olanağı sağlanır. Yöneticiler bunlar arasından seçilir. More�un �Utopia�sı kendi türünde, ideal devlet yapıları betimleyen kitapların yazılmasına yol açmıştır. Bacon�un Yeni Atlantis, Campanella�nın Güneş Devleti, bu tür yapıtlardandır. Ütopya kavramı da More�un yapıtına verdiği addan kaynaklanmıştır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

6. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 45678 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Kadın Filozoflar
    mopsy Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-01-2010, 09:27 AM
Yukarı Çık