Aşık Gevheri

Yaşamı hakkında kesin bir bilgi bulunmamasına karşın 17. yüzyılın ikinci yarısı ile 18. yüzyılın başları arasında yaşadığı yolunda düşünceler var. Kesin olmamakla birlikte doğum yerinin Kırım olduğuna ilişkin ipuçları bulunmaktadır. Asıl adınınsa Mehmet ya da Mustafa olduğu sanılmaktadır.

Şair Mehmet Hayri Paşa’nın divan katipliğini yaptığı (yaklaşık 1700 yılları) kabul edilen Gevheri, Rumeli’den Suriye’ye dek çeşitli yerleri dolaşmıştır.

Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla oldukça iyi bir eğitim görmüş olan Gevheri yalnızca halk arasında değil saray çevresinde de bilinen ve tutulan bir aşıktı.

Ayrıntılı bilgi olmamasına karşın uzun ancak zor koşullarda yaşadığı varsayılır. Bir şiirinden yola çıkılarak 1715’te sağ olduğu kabul edilir. Bazılarınca 1735’ten sonra öldüğü düşünülmektedir.

Yine bazı araştırmacılara göre Karac’oğlan’la bir karşılaşması olmuştur. Hatta bu karşılaşma Karac’oğlan’ın yaşadığı döneme ilişkin bir kaynak olarak kabul edilir bazı araştırmacılara göre.


Tez Gel

Kıyamet haşre dek gözlerim seni
Bu hasta gönlümün dermanı tez gel
Yad ellerde garip eyleme beni
Eğlenme hubların sultanı tez gel

Yoluna vermişim can ile teni
İnkarım yok durur sevmişim seni
Lütfünle şad eyle ağlatma beni
Eğlenme dertlerin dermanı tez gel

Murg-ı dil per açıp hava eyledi
Bülbüller gülşende neva eyledi
Ayrılık tellalı nida eyledi
Göçmenden muhabbet kervanı tez gel

Gevheri der sabra kalmadı takat
Yok mudur imanın ey servi kamet
Kafir nesli misin fitne-i afet
Var ise göğsünün imanı tez gel



Ağlar (Sözün Bilmez)

Sözün bilmez bazı cahil elinden
Edep ağlar erkan ağlar yol ağlar
Bülbülün feryadı gonca gülünden
Gülşen ağlar bülbül ağlar gül ağlar

İyiye hizmet et olasın iyi
Öter defler gibi sinemin neyi
Bu çarhın elinden el aman deyi
Geda ağlar sultan ağlar kul ağlar

Her kaçan cuş edip çağlasa seller
Açılır laleler sümbüller güller
Davulbaz çalınıp çalkanır göller
Şahin ağlar turna ağlar tel ağlar

Kamil olanların bellidir yeri
Yoluna koyarlar can ile seri
Hakkın didarını görenden beri
Gökler ağlar derya ağlar sel ağlar

Gevheri der dertli gönlümüz hasta
Armağan eyle gel canını dosta
Kimi abdal olmuş girmiştir posta
Aba ağlar hırka ağlar şal ağlar

Kaynak : Ozanlar ● Aşık Gevheri


Kurtulamam Üç Nesnenin Elinden

Kurtulamam üç nesnenin elinden
Biri firkat biri gurbet biri aşk
Üçü bilmez birbirinin halinden
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Aşktır beni sevda ile söyleten
Firkattir cevr ile sinem dağlayan
Gurbettir gözümden kanlar akıtan
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Bahri gibi ummanları yüzdüren
Mecnun gibi sahraları gezdiren
Ferhad gibi dağlar başın kazdıran
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Ben bilirim benim aklım şaşıran
Beni sevdiğimden cüda düşüren
Muhabbet deryasın baştan aşıran
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Gevheri der dersim aldım hocadan
Okuyup hatmettim kara heceden
Koç yiğidi pir eyledin kocadan
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Kaynak : Kurtulamam Nesnenin Elinden iiri - air Gevheri


Garip Turna Bizi Senden Sorana

Garip turna bizi senden sorana
Şimdi bir yavruya kuldur diyesin
Aşkın zincirini takmış boynuna
Devr içinde Mecnun oldur diyesin

Gece gündüz ağlar hiç bir dem gülmez
Unutmuş eşini dostunu bilmez
Sevmiş bir güzeliartık vazgelmez
Aşık olmak müşkül haldir diyesin

Terkeylemiş eşi ile dostunu
Abdal olmuş eğne almış postunu
Gelen geçen çiğner oldu üstünü
Ayaklar altında yoldur diyesin

A zalim engeller yolumu bağlar
Yarimin hasreti ciğerim dağlar
Ab-ı revan olmuş durmayıp çağlar
Şol akan yaşları seldir diyesin

Gevheri der bilmem ben ne olduğum
Gurbet illerinde durup kaldığım
Aceplemem beyim şimdi solduğum
Bülbülün mekanı güldür diyesin

Kaynak : Garip Turna Bizi Senden Sorana iiri - air Gevheri