1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11

Konu: Maria Callas

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Maria Callas

    merhaba

    Yaşadığı dönemin efsanesi olmayı başaran operet... O daima sahnede gerçek yaşantısını oynayacaktı. Yunan mitolojisine benzetilen yaşantısını tüm detaylarına kadar herkes öğrenecekti. Ölümü bir bomba gibi düşecek ve herkesi derinden etkileyecekti.

    'Skandal' kadın Maria Callas... 2 Aralık 1923 yılında New York'da doğdu. Gerçek ismi Maria Anna Sofia Sisilya Kalogeropoulos'tur. Babası ve annesi Yunanistan'dan gelen göçmenlerdendir. Babası George Manhetin, Yunanlıların çoğunlukta olduğu yerde eczacı olarak
    çalışırken ismini Callas olarak değiştirdi. Maria 9 yaşında ilk piyano dersleri ile başladı sanat yaşantısına. 1937'de annesi Afengelya boşanarak, iki kızını yanına alıp tekrar Yunanistan'a döndü. Annesi, ablasindan da buyuk bir sanatci yaratmaya calismis ama basaramamis, maria'nin basarisini da bir turlu icine sindirememistir ve zaten hic anlaşamadıkları icin, maria ilerleyen yaşlarında annesiyle gorusmeyi kesmistir

    Sahneye ilk kez on beş yasında, Cavalleria Rusticana'da köylü kızı Santuzza rolü ile çıkmıştır. O dönem Atina'da ulusal konservatuara 16 yaşından küçükleri almadıkları halde Maria Callas girmeyi başardı. Çok genç yaşta okul konserleriyle başladı sahne yaş*****. İnatçı kişiliği daha o yaşlarda kendisini gösteriyordu. Okula başladığının üçüncü yılında ilk ödülünü aldı.

    1940 yılında bir tiyatro gurubunda şekspir'in 'tüccar' oyununun şarkılarını söyledi. 1941 yılına gelindiğinde artık profesyonel olarak çalışmalarını sürdürmeye başlamıştı bile. Ne var ki o yıllarda bitmez tükenmez savaşların bir şahidi de Callas olacaktı. 1944 yılında Alman işgalcileri Yunanistan'daki etkilerini yitirecek, yerine ise İngilizler gelmeye başlayacaktı. Callas ise 'dünya savaşları bir yana benim savaşım bir yana' dercesine kendi yaşam mücadelesini sürdürmeyi tercih edecekti. Maria Callas aldığı kararla Amerika'ya dönerek babasını aramaya başladı.

    Babasını bulduktan sonra tekrar Callas ismini alarak Metropolitan operasına girdi. Başarısı, insanların ilgisini gittikçe daha fazla çekiyordu. Özellikle medyanın ilgisi onu sürekli olarak manşetten düşmeyen kadın konumuna getirdi.

    Aynı yıllarda İtalya'ya giderek uzun bir süre sahne aldı. Müzik yorumcuları ve onu yakından tanıyanlar, Callas'ın asıl kimliğini bu yıllarda bulduğunu söyleyecekti. Maria Callas'ın sesi izleyenleri derinden sarsıyor giderek daha fazla ilgi odağı oluyordu. Çarpıcı güzelliği ve yaşantısı ise medyanın daima kurcaladığı konulardı. Gazete manşetleri sanattaki yaratıcılığını sesini yere göğe sığdıramazken, bir yandan da yaşantısındaki konuları sürekli kurcalayarak skandal konular yaratmayı biliyordu. Gerçi Callas'ın kişiliğindeki 'başına buyruk' yönler buna da malzeme olmuyor değildi. Bir keresinde İtalya Cumhurbaşkanı'nın şerefine düzenlenen operanın öncesi rahatsız olduğunu söylemiş, ancak sahneye çıkmak zorunda bırakılmıştı. Ancak Callas, bildiğini okumaya devam ederek operanın ortasında ses çıkarmadan sahneyi terk edince günlerce konuşulmuştu.

    Onun sanatta yükselişine hiç kimse engel olamıyordu. 1952 yılında Emi şirketiyle ilk plak antlaşması yaptı. Bir dönem Londra'da plaklar çıkardıktan sonra 54 yılında tekrar Amerika'ya döndü ve Lu Çino Fiskonti ile çalışmaya başladı.
    1969'da ünlü soprano,Medea adlı filmin çekimi için Türkiye'ye geldi,pera palas'da kalan ünlüler arasındadır. (Filmin yönetmeni Pier Paolo Pasolini)

    Artık hem zenginliğin hem de şöhretin zirvesindeydi Callas.Ne varki madalyonun öteki yüzünde zorlu bir yaşamı da sürdürmek zorundaydı. Belki de bu 'zor' olandı onu böylesine sanata bağlayan ve sesiyle insanları saran yönü. Callas günün birinde dönemin en yakışıklı ve zengin erkeği olarak tanınan Aristoteles Onasis ile tanıştı. Bundan sonra aşkları giderek efsane olacak ve Maria'nın yaşamında önemli yer bulacaktı. Onasis için 1959 yılında kocası Meneghini'den ayrıldı. Onasisle evlenmeyi düşünüp daha mutlu yaşayacağına inanıyordu. Ne var ki böyle olamayacaktı, fakat daima sevecekti...

    Sanat onun varlık nedeniydi. Ama sanatsal yönüne güç veren de aşk değil miydi? Aşk ve sanat vazgeçilmez bir bütündü. Ortada bir tercih sorunu vardı. Ve ağır gelen taraf bu sefer aşktı. Callas operayı, bırakacak kadar seviyordu Onasis'i. Yaşamı ilginç bir dönemece girmişti. Ne yazık ki bu Onda bir daha iyileşemeyen bir iz bıraktı. Onasis onunla evlenme yerine suikast sonucu öldürülen George Kennedy'nin eski eşi olan Jakline Kennedy ile evlendi. Maria'nın, içinden kopan güçlü ses, hüzünlü bir çığlığa dönerek onun yalnızlığına ağlıyordu. Onasis'in evliliğini asla kabullenmedi. Dışta güçlü bir kadınken içte de yaralı kaldı. Aşk vazgeçilmez bir olgu. Ne var ki sonu hiç bir zaman belli değildi. Bir kadına en sadık aşık sanattı. Yaşamı bunu bir kez daha kanıtlamıştı. Maria Callas iki yıl sonra yani 1962'de tekrar konserler vermeye başladı. Sanat yeteneği hala çok büyüleyiciydi. Zaten iki yıllık ayrılık onu unutturmamıştı.

    Maria Callas yaşadığı dönemin efsanesi olmuştu. Onun dönemini yaşamayanlar bile onun sesini dinleyince büyüleniyordu. Callas'ın diğer insanlardan farklı duygusal ve duygusallığını asla gizlemeden açıkça yaşıyor olmasıydı. İş sanat olunca kriterleri daima yüksek oldu. Öyle ki bu yönü bazen kendisine olan güvenini bile etkiliyordu.

    1974 yılına gelindiğinde Japonya'da son resmi konserini verdi. Bir sonraki yıl alacağı Onasis'in ölüm haberi onu asla bir daha sahnelere döndüremeyecekti. Aşk bir kez daha üstün gelecekti. Ne yazık ki mitolojik son yaklaşıyordu. 1975 yılında Onasis bir dalak operasyonu sırasında ölmüştü.

    Aristoteles Onassis, çocuklarının annesi Christina'dan ayrıldıktan sonra primadonna Maria Callas ile uzatmalı aşk yaşamış, ardından Jacqueline Onassis ile evlenmişti. Onassis oğlunu bir uçak kazasında yitirmiş, geriye kalan tek evladı Christina da uyuşturucu ve psikolojik rahatsızlıklar batağından kurtulamamış, henüz 38 yaşında iken uyuşturucu alıp banyosunda ölü bulunmuştu

    Efsane operet için aşk ancak ölümle son bulabilmişti. Onun için oyun asıl şimdi son bulmuştu. Callas Onasis'in ölümüyle dünyaya küstü ve Paris'e yerleşerek yalnız yaşamaya başladı.

    Maria Callas geride değeri ölçülemeyecek olan bir miras bırakmıştı. Çıkan bir yazıda 'dişi aslan' olarak tabir edildi Maria. Alkışlar, skandal olaylar, yarı gerçeklerle suçlamalar... Kimisine göre histerik, duygusal ve para meraklısı, kimine göre ise büyük diva olarak tanımlandı. Sıra oyuna nokta koyup sahneden çekilmeye gelmişti. Yunan efsanesi son bulmuştu artık. Geride sadece aşkı ve büyülü sesi kalmıştı. Callas 16 Eylül 1977 yılında kendi apartmanında yalnız başına yaşama veda ederek sahneden ayrıldı.

    Callas'ın kalp krizinden ölmediği, bir cinayete kurban gittiği söylenir. Franco Zeffircih, Callas'ın hayatını konu alan filmin hazırlık aşamasında kapsamlı bir araştırma yapmış ve ünlü opera sanatçısının piyanist arkadaşı Vaseo Devetzi tarafından zehirlenmiş olabileceği bilgisine ulaşmıştır.. Cinayet nedeni ise Callas'ın 9 milyon dolarlık mücevherleri... Bu arada 20. yüzyıl operasının efsanevi divalarından olan Yunan asıllı Amerikalı sanatçıya ait 11 mücevher Cenevre'de yapılan bir müzayedede 1 milyon 41 bin euroya satılmıştır..

    Maria Callas'ın 1977'deki ölümünün ardından naaşının yakılarak Paris'teki bir mezarlıkta muhafaza altına alındığını, bir süre sonra çalındığını, aynı yıl bulunan küllerin daha sonra Diva'nın vasiyetine uygun olarak Atina'nın güneydoğusunda bir gemiden Ege denizine döküldüğünü idda edenler olmuştur.."

    Onu ilk kez La Mamma Morta'sıyla tanıdım,kimsesizliğinin yalın sesliliğinde,trajik,acıklı farklı karakterine hayran kaldım,ne ünlü bir diva ne de aşkını ömrüne sığdıramayan tutkulu soprano,benim için yanlızlığın sesiydi o...

    Maria Callas*-*Nedir

  2. #2
    güney
    Misafir..
    Ama olmazki mopsy ben açmıştım bu konuyu ...
    yoksa açmadım da esefle karışık bir durum mu var üzerimde...:(((

  3. #3
    güney
    Misafir..
    Araştırdım baktım diğer kardeş foruma yazmışım bu olaganüstü kadını...AKTİFBİR FORUM da...

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    MERHABA!

    BU BASLIGI YETENEKLI ARKADASIM SAYIN Metamorphosis
    Icin actim.
    Onun opera ve baglaminda efsane miss.Callas'a hayranligi adina....

  5. #5
    güney
    Misafir..
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    MERHABA!

    BU BASLIGI YETENEKLI ARKADASIM SAYIN Metamorphosis
    Icin actim.
    Onun opera ve baglaminda efsane miss.Callas'a hayranligi adina....
    şimdi ne demek bu biz yazmayalımmı yani..tek hayran omu..
    bende yazacağım ve dinleyeceğim mopsy ..bak adının baş harfinide küçük yazdım..:)))

  6. #6
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın Mopsy şimdi gördüm ve şaşkınlıktan kalakaldım. Bu aralar hayli şaşırıyorum burada. Maria Callas gerçek bir divadır. Bir efsane... Sesini ayırt etmek için gözlerin yumulması yeterlidir. İnanılmaz bir ses. Sayın Mopsy bu ince davranışınız için çok ama çok teşekkür ederim.

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı metamorphosis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın Mopsy şimdi gördüm ve şaşkınlıktan kalakaldım. Bu aralar hayli şaşırıyorum burada. Maria Callas gerçek bir divadır. Bir efsane... Sesini ayırt etmek için gözlerin yumulması yeterlidir. İnanılmaz bir ses. Sayın Mopsy bu ince davranışınız için çok ama çok teşekkür ederim.
    Merhaba!

    Sn.Metamorphosis bize mukemmel guzel ozgun denemeler yaziyorsunuz.
    Bu yuzden asil ben tesekkur ederim.
    Formumuz artik kavgalarin disinda BIR GERCEKLE var oluyor.
    SAN'AT.....

    Hem biliyorsunuz ki ben de bir opera fanatigiyim.
    Ve miss Maria Callas hepimizin unutulmazi.....

    Diger arkadaslarinda onun hakkinda mutlaka guzel dusunceleri vardir.

  8. #8
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba!

    Sn.Metamorphosis bize mukemmel guzel ozgun denemeler yaziyorsunuz.
    Bu yuzden asil ben tesekkur ederim.
    Formumuz artik kavgalarin disinda BIR GERCEKLE var oluyor.
    SAN'AT.....

    Hem biliyorsunuz ki ben de bir opera fanatigiyim.
    Ve miss Maria Callas hepimizin unutulmazi.....

    Diger arkadaslarinda onun hakkinda mutlaka guzel dusunceleri vardir.
    Sayın Mopsy bu güzel cümlelere karşılk verebileceğim tek şey kadim dostluğunuzdur. Yaptığım paylaşımlarsa sizlerin sıcak karşılamasından aldığım cesarettir. Özellikle sizin gibi derin ve bilgi birikimi yüksek biriyle burada tanışmış olmak kendimi ayrıcalıklı hissetmeme neden oluyor.

    Ve Maria Callas konusunda beyan ettiğiniz, edeceğiniz her görüşün altına imzamı düşünmeden atarım...

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    şimdi ne demek bu biz yazmayalımmı yani..tek hayran omu..
    bende yazacağım ve dinleyeceğim mopsy ..bak adının baş harfinide küçük yazdım..:)))
    Merhaba!

    Sn.Guney!

    Sizin icin benimde cok sevdigim 1985 te kaybettigimiz
    sinyor.Calvino' nun seri halde oykulerini foruma asiyorum.
    Devamda edecegim.....

  10. #10
    güney
    Misafir..
    Hemen lütfen bekliyorum...hem kominist hem italya hem cüba daha ne isterim...

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Hypnotizing Maria
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-04-2010, 10:51 PM
  2. Maria Callas Butterfly-Puccini
    mopsy Tarafından Opera Bale Dans Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-12-2009, 11:53 AM
  3. Maria Magdalena
    orkuorkun Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-05-2008, 12:12 PM
Yukarı Çık