Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cemal Reşit Rey:

    merhaba

    Cemal Reşit Rey sarayla yakın ilişkileri olan, son Osmanlı ailelerinden birinin oğluydu. 25 Ekim 1904'te Kudüs'te doğdu. Babası Ahmet Reşit Bey, o dönemde Kudüs'e mutasarrıf olarak atanmıştı. Cemal Reşit'in müziğe yeteneği o yıllarda ortaya çıktı. Diğer çocuklar sokakta oynarken o bulduğu bir akordiyonu çalmaya ve ondan çıkan sesleri taklit etmeye çalışıyordu. Beş yaşındayken ailecek İstanbul'a geldiler. Burada bir yandan ilkokula giderken, bir yandan da piyano çalışmaya başlar. Galatasaray Lisesi'nde okumaya başladığı yıllarda babasının politik durumu nedeniyle 1913 yılında zorunlu olarak Paris'e taşınırlar. Burada özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Raymond Poincare aileye sahip çıkar. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına çok az zaman vardır ve Ahmet Reşit Bey ve ailesi dünyanın kültür başkenti Paris'te yaşamaya başlarlar.Cemal Reşit Bey daha çocuk yaşlarında Mahler'i orkestra yönetirken görecek, konservatuvarda onu müdür ve ünlü besteci Gabriel Faure dinleyecektir. Faure onu dinledikten sonra ünlü pedagog Marguerite Long'a telefon açar ve "Madam size bir Türk çocuğu gönderiyorum ve hiçbir şey söylemiyorum, kendiniz göreceksiniz" der. Sonra babasına dönerek "Oğlunuz hayatta müzikten başka hiçbir şey yapamaz" diye onun müzik dehasını hemen keşfeder. Debussy'nin öğrencisi, Ravel'in en yakın dostlarından ve eserlerini en iyi yorumlayan piyanistlerden biri olan Marguerite Long, 19 yaşına kadar hiç para almadan Cemal Reşit'in eğitimi ile yakından ilgilenecektir.

    Ahmet Reşit Bey ve ailesi, savaş başlayınca Paris'te uzun süre kalamazlar. Cenevre'ye yerleşirler. Cemal Reşit eğitimine burada Cenevre Konservatuvarı'nda devam ederken, normal lise eğitimini de sürdürür. Konservatuvarın ustalık sınıfına kadar yükselir ancak 1919'da babası dahiliye nazırlığına atanınca İstanbul'a gelirler. Baba oğlunu hemen İstanbul'da bir piyano öğretmenine götürür. Ancak çocuğun piyano bilgisi öğretmeninkinden fazladır. Cemal Reşit bu kez tek başına Paris'e eğitime gönderilecek, tekrar Marguerite Long'la çalışmaya başlayacaktır. Konservatuvarda Gabriel Fauret'den müzik estetiği dersleri alır. Besteci, piyanist ve orkestra şefliği üzerinde eğitim görür. Daha okul yıllarında besteleriyle ilgi çekmeye başlar.

    Cemal Reşit, cumhuriyetin ilanından iki ay önce Paris Konservatuvarından mezun olur. Bu arada İstanbul Belediyesi Darülelhan'a (ilk konservatuvar) batı müziği bölümü açılmasına karar verilir ve hoca olarak genç Cemal Reşit çağrılır. Bu onun için dünyanın en büyük mutluluğudur. Henüz 19 yaşındadır, onu Avrupa'da büyük bir kariyer beklemektedir ancak hocalarının tüm engellemelerine karşın İstanbul'a döner. Belki Batı'daki büyük kariyerini bırakmıştır ama, Cemal Reşit Rey Türkiye'de klasik müziğin kuruluşuna öncülük etmiş, pek çok öğrenci yetiştirmiş ve yaşamı boyunca müzik dünyasının hep bir numarasında yaşamıştır. Türkiye'ye döndükten sonra yaşamı boyunca artık kendi ülkesinden hiç ayrılmayacak, çeşitli orkestralar kurup, bunlarla yurt içi ve dışında konserler yönetecek, dünyanın en ünlü sanatçılarını şef olarak Türkiye'de ağarlayacak, Türkiye'de bir yandan klasik müziğin yaygınlaşması için çalışırken, öte yandan yazdığı operetlerle tiyatro dünyasında unutulmayacak eserlere imza atacaktır.

    Cemal Reşit Rey'in yaşamı sürekli çalışarak, üreterek geçti. Ailesiyle birlikte oturdukları Nişantaşı'nda Şair Nigar Sokak'taki konukta anne babası, ağabeyi Ekrem Reşit, kız kardeşi Semine ve eşi Semih Argeşo ile birlikte yaşıyorlardı. Semih Argeşo Cemal Bey'in kurup yönettiği İstanbul Senfoni Orkestrası'nın baş kemancısıydı. Semine Hanım da orkestrada keman çalıyordu. Konakta hem ciddi klasik müzik çalışmaları yapılıyor, hem de ağabeyi Ekrem Reşit'le birlikte müzikaller üzerine çalışıyorlardı. Cemal Bey'in müzikalleri zevk almasının ötesinde yapacağı klasik müzik çalışmalarında özellikle yurt dışı konserlerinde değerlendirmek için para kazanmaya yönelik olarak da yaptığı oluyordu. Çünkü özellikle o yıllarda Türkiye'de klasik müzik yapmak bir misyoner gibi çalışmayı gerektiriyordu. Babasının ölümü, ardından Semine Hanım ve eşinin ayrı bir eve çıkarak konaktan ayrılmaları, Ekrem Reşit Bey'in ve 1962'de annesinin ölümü ile Cemal Bey'in konak yaşamı son buldu. Koca İstanbul'da tek başına kalmıştı. Yanında ağabeyine çok iyi baktığı için aile emektarı olan Rıfkı Ergün ve ailesiyle birlikte Serencebey'de bir apartman dairesine taşınır. Orkestradan emekli olan Cemal Bey, piyano dersleri vermekte, yine evi eski dostları ve öğrencileri ile dolup taşmaktadır ama artık o eski debdebeli günler geride kalmıştır. Bir zamanlar şık giysileri ile her yerde dikkat çeken Cemal Reşit Rey üzerinde eski kıyafetleri, mütevazı evi ile onu eskiden tanıyanların içlerini acıtmaktadır. Giderek Rıfkı Ergün'ün ailesini kendi ailesi gibi görmeye başlar. Hele içlerinde sağır dilsiz olan Melek'i özel bir ihtimamla büyütür.

    1970'lerde Cemal Reşit Rey, Haldun Dormen'in sahneye koyacağı bir müzikalin siparişini alır. Ağabeyinin ölümünden sonra müzikal yazmamaya karar veren Rey, Erol Günaydın'ın yazacağı metinleri müzikleyebileceğini söyleyerek herkesi şaşırtır. Erol Günaydın'la kısa süre içinde çok iyi dost olurlar ve Yaygara 70 büyük başarı kazanır. Ardından Uy Balon Dünya isimli ikinci bir müzikal yapılır ama aynı başarıyı yakalayamaz. 1980'lerde Cemal Bey iyice kendi dünyasına çekilir. 1985'de Lüküs Hayat 51 yıl aradan sonra yine aynı sahnede İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahnelenecektir. Cemal Bey, gala gecesi için özel olarak hastaneden çıkarılır ve Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'na getirilir. Eser yıllar sonra yine büyük bir başarı kazanmıştır. Haldun Dormen ve Gencay Gürün onu alkışlar arasında sahneye çıkarırlar. Anlatılmaz derecede mutludur. Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar. Bu onun son sahneye çıkışı olacaktır. Ertesi gün tekrar hastaneye yatırılır ve buradan ikinci çıkışında Edirnekapı'daki aile mezarlığına defnedilecektir.
    Harun BARIŞ: Kasım 2008

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    MERHABA!


    OPERALARI



    1) Faire Sans Dire, tek perde. Libretto: Ekrem Reşit Rey (Alfred De Musset’ten yararlanılarak) 1920.

    2) Yarın Marek, üç perde, dört tablo. Libretto: Xaiver Fromentin 1920.

    3) Sultan Cem, beş perde, on iki sahne. Libretto: Ekrem Reşir Rey (Roussel Despierre’nin senaryosuna göre) 1924.

    4) Zeybek, üç perde. Libretto: Ekrem Reşit Rey 1926.

    5) Köyde bir facia, tek perde. Libretto: Ekrem Reşit Rey 1929.

    6) Çelebi, dört perde. Libretto: Ekrem Reşit Rey 1942 – 1945. Orkestrasyonunun tamamlanması 1973.



    OPERET VE MÜZİKALLERİ



    Cemal Reşit Rey’in bu alandaki çalışmalarının librettolarını Ekrem Reşit Rey yazmıştır.

    1) La Petit Chaperon Rouge, iki sahne, 1920.

    2) Üç saat, üç perde, 1932.

    3) Lüküs hayat, üç perde, 1932.

    4) Deli dolu, üç perde, 1934.

    5) Saz Caz, üç perde, 1935.

    6) Maskara, üç perde, 1936.

    7) Hava Cıva, üç perde, 1937.

    8) Yaygara 70, 1969.

    9) Uy balon dünya, 1970.

    10) Bir İstanbul masalı, 1971.

    Cemal Reşit Rey’in ayrıca üç müzikal komedisi (revü’sü) vardır.

    1) Adalar revüsü, 1934.

    2) Alabanda, 1941.

    3) Aldırma, 1942.



    ORKESTRA YAPITLARI



    1) Bebek Efsanesi (Senfonik Şiir), 1928,

    2) Karagöz (Senfonik Şiir), 1930 – 1931.

    3) Enstantaneler (Senfonik İzlenimler), 1931.

    4) Scéne Turques (Halk Dansları Üzerine) dört parça, 1928.

    5) Paysages de Soleil (Senfonik İzlenimler), 1931.

    6) Inıtation (Senfonik Şiir), 1935.

    7) Senfoni No:1, 1941.

    8) L’appel (Senfonik Şiir), 1953.

    9) Fatih (Senfonik Şiir), 1953.

    10) Katibim (Piyano ve orkestra çeşitlemeler), 1953.

    11) Senfonik Konçerto (İkili Orkestra için), 1963.

    12) Senfoni No:2, 1969.

    13) Türkiye (Senfonik Rapsodiler).

    14) 50. Yıla Giriş (Senfonik Bölüm), 1973.



    KONÇERTOLARI



    1) Konçerto Kromatik (Piyano ve Orkestra için), 1932 – 1933.

    2) Keman Konçertosu, 1939.

    3) Piyano Konçertosu, 1949.

    4) Gitar Konçertosu, 1978.



    KONÇERTANT PARÇALARI



    1) Introduction and Dance (Viyolonsel ve Orkestra için), 1928.

    2) Konçertant Parçalar (Viyolonsel ve Orkestra için), 1955.

    3) Andante ve Allegro (Keman ve Yaylılar Orkestrası için), 1967.



    ODA MÜZİKLERİ



    1) Sonat (İki Piyano için), 1924.

    2) Kentet (Beş Üflemeli Çalgı için), 1932.

    3) Ondes Martenot ve Yaylı Çalgılar için Poem, 1934.

    4) Yaylı Çalgılar Kuarteti, 1935.

    5) Kısa Parça (Keman ve Piyano için), 1936.

    6) Kuartet (Piyano ve Yaylılar için), 1938 – 1939.

    7) Sextour (Tenor, Piyano ve Yaylılar Dörtlüsü için), 1939.

    8) Colloqye Instrumental, 1957.

    9) 12 Prelüd ve Füg (İki Piyano için), 1969.



    ŞAN VE ORKESTRA ESERLERİ



    1) Anadolu Türküleri (Dört Parça), 1926.

    2) İki Anadolu Türküsü, 1930.

    3) Mystique (Mevlana’nın “Mesnevi” Mukaddimesi), 1938.

    4) Üç Anadolu Türküsü, 1970.

    5) Vokal Fantezi, 1980.



    ŞAN VE PİYANO ESERLERİ



    1) Je Me Demande, (Şiir: Ekrem Reşit Rey), 1919.

    2) Üç Melodi (Paris’te Fromont Yayınevince basılmıştır), 1920.

    3) Initiales sur un Banc (Şiir: Ekrem Reşit Rey), 1921.

    4) Chanson du Printemps (Şiir: Ekrem Reşit Rey), 1922.

    5) Au Jardin (Şiir: Philoxene Boyer), 1923.

    6) L’Offrande Lyrique (sekiz ezgi), 1923.

    7) Nocturne (Şiir:Ekrem Reşit Rey), 1925.

    8) 12 Anadolu Türküsü (Paris’te Heugel Basımevince yayınlandı), 1925 – 1926.

    9) Vatan (Hulusi Öktem’in “Mekteplerde Musıki” adlı kitabında yayınlanmıştır, 1930.

    10) Dört Melodi (Şiirler: Baki Süha Ediboğlu), 1956.



    KORO ESERLERİ



    1) Anadolu Halk Türküleri (Dört sesli koro için), 1926.

    2) İki Parça (Eşliksiz kadın korosu için “Yunus Emre’nin şiirleri üzerine”, 1936.

    3) On Halk Türküsü (dört sesli koro ve piyano için), 1963.





    MARŞLARI



    1) 10. Yıl Marşı (piyano ve şan; bando için düzenlemeleri yapılmıştır), 1933.

    2) Denizciler Marşı (şan ve piyano için; bando düzenlemeleri yapılmıştır), 1935.

    3) Yedek Subay Marşı (piyano ve bando düzenlemesi yapılmıştır), 1940.

    4) 100. Yıl Marşı, 1981.



    PİYANO YAPITLARI



    1) Scéne Turques, Anadolu Türküleri üzerine 6 parça (Heugel yayınevi, Paris), 1928.

    2) Paysages de Soleil, (Anadolu Halk Dansları üzerine 6 parça), 1930 – 1931.

    3) Sonat, 1936.

    4) Pelerinages Dans la Ville Qui N’est Plus que Souvenir (Ankara Devlet Konservatuarı Yayını), 1940 – 1941.

    5) Fantezi, 1948.

    6) İki Parça, 1959.

    7) On Halk Şarkısı (koro şarkılarının piyano uyarlaması, Ankara Devlet Konservatuarı Yayını), 1967.



    SAHNE MÜZİKLERİ



    1) Özyurt, 1933.

    2) Makbet, 1934.

    3) Kral Lear, 1936.

    4) Hamlet, 1936.

    5) Benli Hürmüz (Radyo Yayını için).

Benzer Konular

  1. Dr. Reşit Galip Kimdir?
    dogangunes Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-10-2013, 05:18 PM
  2. Cemal Safi Sözleri
    dogangunes Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-11-2012, 08:41 PM
  3. Derviş Cemal
    bursali68 Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-09-2011, 06:58 PM
  4. Cemal Süreya
    kocakaya Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-08-2010, 05:36 PM
  5. Cemal SÜREYA
    Go[rk]eM Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 12-01-2008, 12:51 AM
Yukarı Çık