1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 27

Konu: Franz kafka

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Franz kafka

    MERHABA

    Bir jenerasyonu saskina ceviren simgesel yazi teknigiyle hep kactigimiz CELISKILERI bize iciren dahi yazarin biyografisini internetten alinti yaparak formumuzun uyeleriyle paylasmak, henuz tanismamis olanlari meraklandirmak istiyorum.
    Bizler icin herr Kafka/ bay K....
    KEDERLI DOSTUM KAFKA!
    Cok ozeldir.
    Sizinde ozeliniz olmasi dilegiyle!........mopsy!

    BANA YOL GOSTEREN ILKE SUDUR.
    SUCTAN ASLA KUSKU DUYMAMALI.....

    Franz Kafka, 3 Temmuz 1883 tarihinde taşralı Çek proletaryasından gelip zenginleşmiş bir tüccar olan baba ile aydın bir Alman yahudisi olan annenin ilk çocuğu olarak Prag'da doğdu. Babası Hermann Kafka, güçlü bir karaktere sahip bir iş adamıydı. Franz Kafka içedönük ve huzursuz kişiliğini daha çok annesinden almıştı. Büyükbabası Jacob Kafka, bir kasaptı ve Prag'a Osek'ten gelmişti. Yaşadıkları yer olan Bohemya daha çok Alman Yahudileri'nin bulunduğu bir bölge idi. Annesi Julie ise eşinden daha fazla kültürel birikime sahipti.

    Kafka, altı kardeşin en büyüğü idi. Georg ve Heinrich adlı iki erkek kardeşi Kafka daha 6 yaşına gelmeden ölmüşlerdi. Gabriele, Valerie ve Ottilie adında üç de kız kardeşi bulunmaktaydı. Julie ve Hermann haftaiçi bütün zamanlarını iş yerinde harcamaktaydı. Annesi eşine yardım etmek için günde 12 saatten fazla çalışırdı. Bu yüzden Kafka ve kardeşleri daha çok bakıcıların ve hizmetçilerin nezaretinde büyümüşlerdi. Kız kardeşleri II. Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler.

    Kafka, Almanca ilk dili olmasına karşın Çekçe'yi de iyi derecede biliyordu. Daha sonraları Fransız diline ve kültürüne merak sardı. Fransız yazarlarda Flaubert, okumaktan en çok zevk aldığı yazardı. Çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1889 yılında Fleischmark'ta Deutsche Knabenschule'ye gitti. Burada okurken en çok etkilendiği insanlar Fransız mürebbiye Bailly ve kahya Marie Werner oldu.1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Kafka'nın din eğitimi yılda birkaç defa babasıyla gittiği sinagogda veriliyordu.

    1901 yılında Altstädter Gymnasium Lisesi'ni bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nde kimya eğitimi almaya başladı. İki ay içinde bölüm değiştirip hukuk bölümüne geçti. Buradaki dersleri arasında Alman edebiyatı ve sanat tarihi derslerini de takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında öğrenci kulüplerinde okuma günleri düzenliyordu. Öğrenciliğin ilk yılında sonradan çok yakın arkadaşı olan Max Brod ve gazeteci Felix Weltsch ile tanıştı. İlk eseri olan "Bir Savaşın Tasviri" adlı öyküsünü bu yıllarda kaleme aldı. Brod sayesinde Felix Qeltsch, Oskar Baum, Gustav Janouch ve Franz Werfel gibi edebiyatçılar ile tanıştı. 18 Haziran 1906'da hukuk doktorasını alarak mezun olduktan sonra 1 yıl kadar staj yaptı. 1907 yılında Assicurazioni Generali adlı İtalyan sigorta şirketinde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde çalışıyor geceleri ise yazmaya devam ediyordu. Aynı yıl "Taşrada Düğün Hazırlıkları" adlı öyküsünü yazdı.

    1908-1912 yılları arasında siyasal ve toplumsal olaylara ilgi duymaya, sık sık önemli Çek siyaset adamlarının toplantılarına gitmeye başlamıştı. Yahudilikle ilgilenip İbranice öğrenmeye de bu yıllarda yöneldi. Max Brod ile birlikte Riva, Paris, Weimar ve İtalya gezileri yaptı. 1912 ile 1919 arasında Felice Bauer ile üç kez nişanlanmasına rağmen, onunla evlenemedi. Bu ilişkiden geriye 500'ün üstünde mektup kaldı. Bu mektuplar Kafka'nın ölümünden uzun yıllar sonra ilk kez "Felice'ye Mektuplar" adıyla 1967'de yayınlandı.1914 yılında Felice ile ikinci kez nişanı bozduğunda "Dava"yı yazmaktaydı. Aynı yıl "Ceza Sömürgesi" adlı kitabını da kaleme aldı. I.Dünya Savaşı başlamış ancak zayıf bünyesi nedeniyle askere alınmamıştı. Bir yandan yazar olarak tanınmaya başladığı yıllardı bunlar. 1915'te Carl Sternheim kendisine verilen Fontane Ödülü'nü Kafka'ya aktarılmasını istedi.

    1920 yılında hayatına giren dört kadın arasında en ciddi ilişki yaşadığı Milena Jesenska ile tanıştı. Milena, Kafka'nın Almanca yazdığı eserleri Çek diline çevirmek için izin isterken tanıştılar. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkansız aşk Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler. Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.

    Kafka, sağlığı kötüye gitmeye başlayınca 1922'de emekliliğini istedi.1923'de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı. Bu dönem Dora Diamant adlı 20 yaşında bir kızla iki yıllık kısa bir mutluluk yaşadı. 3 Haziran 1924'te, 1917 yılında hastalandığında ilk kaldırıldığı yer olan Viyana yakınlarındaki Keirling senatoryumunda vefat etti.

    Ölümünden sonra Naziler'in Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka'ya ait birçok belge yok edilmişti. Kafka yakın arkadaşı Max Brod'a ölümünden sonra yakılması için yazılarını vermişti. Brod, Kafka'nın ölümünden sonra bütün yazılarını derleyerek yayımladı.

    Kafka'nın hayatı aile baskısının altında geçmiş ve özellikle babasıyla düzgün bir ilişki kuramamıştı. 1912'de yazdığı "Hüküm" adlı öykü bununla ilgili ipuçları taşır. Aynı yıl "Dönüşüm (Değişim)" adlı uzun öyküyü de yazmıştır. Kafka'nın ilk romanı "Kayıp" adı altında 1913'de yayımlanmış, Kafka'nın ölümünden sonra ise "Amerika" adı altında tamamlanmış haliyle tekrar yayıma verilmiştir. 1922 yılında yazmaya başladığı "Şato" tamamlanamadan kalmıştır.

    Bazı Aforizmaları:

    “Doğru yol gergin bir ip boyunca ilerler; yükseğe değil, yerin az üzerine çekilmiştir ip. Üzerinde ilerlemekten çok insanı çelmelemek için çekilmiş gibidir.”

    “Özgür ve yeryüzünde kendini güvende duyumsayan bir yurttaştır 0, dünyanın her yerine erişmesini sağlayacak uzunlukta bir zincire bağlıdır çünkü nedir, hiçbir şeyin onu yeryüzünün sınırlanandan öteye sürüklemesine izin vermeyecek uzunluktadır zincir. Fakat aynı anda, özgür ve gökyüzünde kendini güvenlikte duyumsayan bir yurttaştır 0, çünkü ilkinin benzeri, göksel bir zincire de bağlıdır. Yeryüzüne inmeye çalışınca göksel zincirin tasması asılı tutar onu, gökyüzüne çıkmaya mı kalkıştı, bu kez yeryüzü zinciri tutar. Ne var, tüm bunlara rağmen, elinde tüm olanaklar vardır ve 0, bunun ayırtındadır; giderek bu zincirlenişi, zincirle ilk tanışmasındaki hatasına bağlamayı yadsır.”

    “Yok, edilmez bir tek şeydir; her insan tek başına bu yok edilmezdir; beri yandan, bütün insanlarda ortak özelliktir yok edilmez; dolayısıyla, insanları birbirine bağlayan eşsiz bir bağ bulunmaktadır.”

    “Bir noktadan sonra vazgeçmek olanaksızdır. Erişilmesi gereken nokta da, orasıdır.”

    “Bir elma, biri diğerinden değişik görünümlere sahip olabilir: Kafasını uzatıp masanın üzerindeki elmayı görmeye çalışan çocuğun görüşü ve bunun yanında, hiç sakınmasız, elmayı yanındakine verebilen evin efendisininki.”

    “Siperler sonsuz olsa da kurtuluş yolu tektir. Yinede kurtuluş olasılıkları siper sayısı denli çoktur.”

    “Kötü davranmak bizden istenir; iyi davranmak ise, zaten içimizdedir.”

    “İyi, bir yanıyla rahatsız edicidir.”

    “Var olan sahip oluş değildir, sadece oluş, nefesini teslim etmeyi, boğulup gitmeyi uman oluştur.”

    “Sahip olabildiklerin var, ne yazık ki, kendi varlığın yok iddiasına savunma olarak titriyorsun ve yüreğin atıp duruyor sadece.”

    “Yol sonsuzdur, ne kısaltabilir ne de uzunluğuna yeni metreler ekleyebilirsiniz, yine de herkes çocuk kadar elini kullanarak ölçmeye çalışır onu. ''İlerlemen gereken yol, gerçekten de bu karış kadardır, senin hakkındır bu.”

    “İlerleme düşüncesine inanmak, gerçekten ilerlendiğine inanmayı gerektirmez. İnanabilmek için yetersiz olurdu bu.”

    “Olgular evreninin dışındaki şeyler için, dil ancak ima edebilir, nedir, az çok kesinlik taşımasa bile, asla kıyas yapamaz; çünkü, dil, olgular evreninde kaldığı sürece, mülkiyet ilişkilerini anlatır sadece.”

    “Sanat, Gerçek'in gözümüzü almasıdır: Geriye kaçan hilkat garibesi maskelere düşen ışıktır gerçek, ondan ötesi değil.”

    “Ruh, payanda olmaktan kurtulunca özgürleşebilir ancak.”

    “Yanıltmaktan başka bir şey bilebilmen mümkün mü? Yanıltma ortadan kaldırılsa da, geri dönüp o noktaya bir kez daha bakmamalısın, bakarsan bir tuz sütununa dönersin.”

    “Evden çıkman, uzaklaşman gereksiz. Masanda otur ve söyleyeceklerimi dinle. Dinlemesen de olur, beklemen yeterli.”

    “Ve son olarak, ruhbilim.”

    biyografi.info
    Konu mopsy tarafından (07-07-2009 Saat 11:55 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    En onemli eserleri:(Herr Max Brod'a sevgilerle!)


    1904-1905 Beschreibung Eines Kampfes (Bir Savaşın Tasviri)

    1906-1907 Hochzeitsvorbereitungen auf dem Lande (Taşrada Düğün Hazırlıkları)

    1913 Betrachtung (Gözlem)

    1911-14 Der Verschollene (Kayıp)

    1912 Die Verwandlung (Dönüşüm/Değişim)

    1914 In der Strafkolonie (Ceza Sömürgesi)

    1914 Der Prozess (Dava)......{. sanki utanc onun ardindan da varligini surdurecekti"}

    1915 (Der Dorfschullehrer (Köy Öğretmeni)

    1922 Das Schloss (Şato)
    Konu mopsy tarafından (07-07-2009 Saat 11:43 AM ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Acemi Üye AyIşığı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    k.maraş - iskenderun'luyum
    Mesaj
    124
    Rep Gücü
    2743
    Seninle konuştuğum gibi kimseyle rahat konuşamam , kimse senin kadar benden yana olmadı da ondan , kimse senin kadar iyi niyetli ve herşeyi kavramış değil de ondan"

    " Bir yerde okumuş olacağım , bir benzetiş geldi şimdi aklıma:
    Ateşten örülmüş uzun yalımlardır sevgilim , dolaşır yeryüzünü sarar beni Ama sardıklarını değil , görmesini bilenleri sürükler ardından"

    ""Sana hiç iyiliğim dokunmadı" diye üzülüyorsun Milena Sen bana en büyük iyiliği yaptın ve yapmaktasın Beni sevdin"


    Milena'ya Mektuplar (Sevgili Milena)

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Imkan bulursam hergun herr Franz Kafka adina yorumsal bilgilerle bu basligi rahatsiz edecegim.Bir on bilgi ile basliyayim

    Søren Kierkegaard (1813-1855) danimarkalı filozof, din bilimci ve yazar
    {Benim için hakiki olan bir hakikat bulmalıyım. Yaşayıp uğruna ölmek isteyeceğim bir fikir.}
    Vikipedi.

    Mirasyedi,kadinlardan dertli,herr Hegelin felsefesini yetersiz bulan,varoluscu.....
    ... her aptal, mutlaka, kendisine hayran olacak baska aptallar bulur...

    VAROLUS kelimesini felsefe kavrami olarak one cikaran kisidir.
    Kendisi herr Kafkanin yildizidir.
    Veya Herr Brod tarafindan boyle lanse edilmistir.

    Protestanlar Herr K yi: toplum sikismasini cozen peygamber,
    Gelecek ciler Herr K yi;Varolusculugun dev yazari,
    Marxistler Herr K yi;yabancilasma kavraminin acikliyicisi
    Olarak gorduler.

    Herr K: Bu batik dunyanin hem yargicligina, hem sahitligine, hem de ezilenine soyunmustur.
    Yabancilasma kavramini sembollerle suslenen gorunumlerle inceler.

    Samsa'nın bocege donusmesi,
    Rossmann'in arayisi,
    Josef K kacis cabalari
    K'nin satoya intikal etme senaryosu

    Gercekligi imgelere bolen bir hayal dunyasi vardir.
    Bu hayal dunyasinin dusleri, gunumuz gercekleriyle birebir ortusur.

    Hegelin sistemine aykirilik adina hep yarim birakir hikayelerini.
    Yani sonunu hep bizler, bay K cilar tamamlariz.

    Korkunun,sikintilarin,acmazlarin dunyasinin elemanlari olarak...........

    Viyana
    Herr strauss’un valsleri ile senlenirken;
    Kafkanin acilar icinde olusune
    Salzburglu dahi bestecinin
    Kimsesizler mezarligindaki yalnizligina da
    TANIKTIR..........

  5. #5
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Bay K nin eserlerinden kisa bilgilendirmeler:

    Açlık Sanatçısı;

    Bir trapez sanatçısı -çok iyi bilinir ki; çalışmaları büyük varyete tiyatrolarına ait kubbelerin yükseklerinde yapılan bu sanat, insanoğlu tarafından en zor kazanılan sanatlardandır- trapeze her çıkışında aynı cesareti gösterebilmek için, önce mükemmellik adına bir çaba, sonraları ise zorba bir alışkanlık olarak, hayatını bütün gün ve gece boyunca trapez üzerinde kalabilecek şekilde düzenlemişti. Zaten son derece ikincil olan bütün ihtiyaçları da onu aşağıdan seyrederek nöbetleşe çalışan ve gerekli olan her şeyi yukarıya gönderip almak için yapılmış özel bir kutu kullanan yardımcılar tarafından karşılanırdı.


    Aforizmalar;

    Bu kitapta "Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar" ve "O: 1920 günlüğünden aforizmalar" başlıklarıyla iki ayrı bölümde yayınlanan aforizmaları Franz Kafka, Ekim 1917 ile Şubat 1920 arasında, kısa süre iki yaratıcılık döneminde yazmıştır. O tarihlerde Kafka'nın iç dünyası büyük yıkımlarla karşı karşıyaydı: vereme yakalandığını daha yeni öğrenmiş; uzatmalı nişanlısı Felice Bauer'den ayrılmış; 1908'den 1922'ye kadar çalıştığı İşçi Kaza Sigortası Şirketi'nden hastalandığından ötürü uzun süreli bir izin almış ve 'tek oğullarının' ailesine ne evliliğini ne de ünlü bir yazar olarak kabul edildiğini görme mutluluğunu tattıramayacağını artık kabullenmişti.


    Akbaba;

    Kafka'daki yüceltim, yaratısından daha az hayranlık uyandırıcıdır. Yapıtlarında tek bir insan türü vardır: Homo Domesticus. Hem Yahudi hem de Alman olan bu insan, ne kadar alçakgönüllü de olsa, herhangi bir dizgide yer almaya can atar; evrende, bir bakanlıkta, bir tımarhaneden ya da bir hapishane. Yalnızca amaç ve doğal çevre vazgeçilmezdir; ne masalın yüceltileri ne de ruhbilimsel irdeleme. Bu nedenle öyküleri romanlarından üstündür; bu nedenle, elimizdeki öykü seçkisinin, bu esişiz yazarın değerini tam olarak kavramamızı sağladığını söylemek doğru olur.


    Amerika;

    Varoluşu, doğuştan yitirilmiş bir savaşım olarak gören Franz Kafka için yazma eylemi, kutsal bir börev, bir tür tapınma gibidir. İktidarın her türüyle çatışmayı yapıtlarının eksenine oturtan yazar, kendi varlığını ona kabul ettirmeyi de yansılar yapıtlarında. Rüyalar, simgeler, bilinçaltının işleyişi, ustalığının ortaya çıktığı ruh bilimsel alanlardır; yalnızlık, suçluluk duygusu, kişilik kaybı gibi haller, onun oluşturmaya çalıştığı bir tür İnsanlık Komedyasının bileşenleridir. Kayıp (Amerika) adlı anlatısı bu örgelerin uygulaması, bir tür "keşif" olarak da görülebilir.


    Babama Mektuplar;

    Çok sevgili babacığım! Bana son günlerde bir ara, senden korktuğum gibi bir savı hangi nedenle ileri sürdüğümü sormuştun. Her zamanki gibi bir yanıt bulup verememiş, bu da işte biraz yine senden korkmamdan, biraz senden korkmamın nedeninin pek çok ayrıntıyı içermesinden, dolayısıyla bunları yarı buçuk da olsa sözle belirtemeyeceğimden kaynaklanmıştı. Şimdi sana yazıyla yanıt vermeye kalkıyorsam, bu yanıtta da yine pek çok boşluk kalacak, çünkü söz konusu nedeni kaleme alırken, senden duyduğum korku ve bunun yol açacağı sonuçlar sana karşı özgür davranmaktan beni alıkoyacak, konunun büyüklüğü belleğimle zekâ gücümü enikonu aşacaktır.


    Bir Köpeğin Araştırmaları;

    Uzun süre insanların etkisi altında kaldığı için gerçek köpeklere nerdeyse yabancılaşmış bir köpeğin gözünden anlatılır.


    Bir Köy Hekimi;

    Yeni bir avukatımız var: Dr. Bucephalus. Uzaktan bakıldığında Makedonyalı İskender'e yardım etmiş bir savaş atını andıracak tek özelliği yok. Fakat bu adı bilenler, avukatın görünüşünde kimi özellikler bulabilir yine de. Örneğin, geçen gün adliye sarayının dışındaki merdivenlerde akıldan yana şansı olmamış bir mübaşir gördüm: Dr. Bucaphelus, ayaklarını alışılmıştan yukarı kaldırıp mermerde çın çın öten adımlarla basamakları tırmanırken, mübaşir, at yarışlarını kaçırmayan bir küçük uzmana has bakışlarla, hayranlıkla onu izliyordu.


    Ceza Sömürgesi;

    Kafka külliyatından seçilen biri kısa dört öykü, okuru, yazarın metaforlarla döşeli labirentler dünyasında heyecanlı ve alışılmadık bir okuma serüvenine davet ediyor. Okur, gerçek hayat ile Kafka öykülerindeki metaforların, imgelerin arasında yayılmış geniş bir derin uçurumda, her iki yanı birbirine bağlayıp bir anlam kurmaya çalıştıkça okumanın da bir 'emek' işi olduğunu fark ediyor. Ödülü büyük bir emek işi.


    Dava;

    Gerçekdışı niteliğiyle Kafka'nın şaşırtıcı yapıtları arasında çok önemli bir yeri olan Dava, tamamlanmamış bölümleriyle birlikte yazarın ölümünden iki yıl sonra, 1926'da yayımlanmıştır.
    Bir sabah ansızın tutuklandığını, ama normal yaş***** devam edebileceğini öğrenen Josef K. neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka sansa da, kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar. Ancak ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir. Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği yerlerde herkes, anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır."Yitirmişliğin yazarı Kafka; var oluşun kendisini alaycı bir umutsuzlukla, yenilgiyi baştan kabullenerek karşılar; çünkü o, yitmişlik ve yitirmişliğin yazgı ortağıdır da; Hıristiyan diyarında yaşayan bir Yahudi'dir, sanat sevmez bir aileden geliyordur; ana dilini konuşamadığı bir ülkede yaşıyordur...
    Yazarın Dava adlı bu yapıtı da bir yitirilmişliğe ayna tutarak, gücü ellerinde bulunduranların bir yaşamı sessiz ve rahatça ortadan nasıl kaldırıldığını yansılar: Keskin alaycı, umutsuz.


    Dönüşüm (Değişim);

    Yaşamın sorgulama gereği duyulmayan kemikleşmiş kurallarına, insan ilişkilerindeki kalıpsallığa bir başkaldırının öyküsü Değişim. Gregor Samsa'nın, bilincini yitirmeden, sadece görünüşte bir böceğe dönüşmesi, fakat hala kendisi olduğunu bir türlü ailesine ve çevresine anlatamamasının tragedyası. Eleştirmeyen, teslimiyetçi birey kimliğine açık bir başkaldırı. Değişim, 37 yaşında ölen Kafka'nın yaşarken birçoğunu yaktığı, ölürken de dostu Max Brod'a kalanların yayınlanmamasını vasiyet ettiği kitapları yanında güvenle yayınladığı, dünya klasikleri arasında tereddütsüz yerini alan dev eseri.


    Duruşma;

    Bu zorlayıcı ve isabetli roman, modern bürokrasinin anlamsızlığını ve gelmekte olan totalitarizmi anlatıyor.
    — Mordecai Richler-

    'Birisi Joseph K. ile ilgili olarak yanlış bir suçlamada bulunmuş olmalıydı, çünkü yanlış bir şey yapmamasına rağmen bir sabah tutuklandı.' Bu ilk cümleden itibaren, terörü diğerlerinden daha iyi algılayan bir romanda, K. var olma hakkı için yargılanmaktadır. Bu romanın İngilizce çevirisini yapan İdris Parry, yazdığı giriş bölümünde Duruşma ile Kafka'nın Felice Bauer'le bozulan nişanı arasındaki ilişkiyi işaret etmektedir.


    "Bu eserin kaderi ve belki de büyüklüğü, her şeyi sunması, ama hiçbir şeyi teyit etmemesinde yatmaktadır."

    Albert Camus

    Günceler;

    Kafka'nın günceleri 1910–1923 (40 yaşında öldüğü tarihten bir yıl öncesi) tarihleri arasını kapsamaktadır. Günceler, bize yaşamış olduğu olağanüstü iç dünyasını yansıtırlar. Belki de ondan yarattıkları acıdan kurtulmak amacıyla burada, korkularını, yalnızlığını, düş kırıklıklarını, suçluluk duygularını, dışlanmışlık duyumsamalarını açıklamıştır. Aralarda gerçek yaşama atılan kısa bakışlar, taptığı babası ile ilgili anılar ve evlenemediği kadınlar yer alır. Ve bu kişisel yaşam kaydıyla, Kafka; bir yazar olarak, gerçek ifade biçimini aramakta ve deneylemektedir.
    Belki de çağının en ilginç yazarıydı.
    Garip ve insanı şaşırtan bir dahiydi!


    Mavi Oktav Defteri;

    Her insan içinde bir oda taşır. Bunu işitme duyusuyla bile kanıtlamak mümkündür. Diyelim ki gecedir, dört bir yanda sessizlik hüküm sürerken biri seri adımlarla ilerlemektedir; bir kulak kabartan çıkarsa, duvara tam tutturulmamış bir aynanın takırdamasını işitebilir örneğin.


    Metamorfoz;

    Franz Kafka, en kişisel engellemelerini, kaygılarını ve fantezilerini, zamanın çok ötesinde yaratıcı hikâyeleri romanlarına taşıyarak, şaşkın ve korkmuş yirminci yüzyıl insanlarının evrensel sözcüsü olmuştur.
    O, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun bir sömürge karakolu olan Prag'da yaşayan biri, Bohem dili konuşulan Prag'da Almanca konuşan topluluğun bir üyesi, Almanca konuşanlar arasında bir Yahudi, Yahudiler arasında da tam bir bireyciydi. Ama kendisi dâhil olduğu bütün azınlıkların konumunun üstündeydi. Bu kitaptaki beş hikaye, Kafka'nın dorukta olduğu dönemde yazılmıştır; hepsi o hayattayken güvenilir versiyonlarla yayınlanmıştır. Bu hikâyelerin her biri, onun düşüncesinin birçok yönünün, başlıca konularının ve tarzlarının, sürekli saplantılarının tam anlamıyla birer örneğidir.


    Milena'ya Mektuplar;

    Çek asıllı yazar Franz Kafka 1883 yılında Prag'da doğdu. Ana dili Almanca olduğu için tüm yazılarını Almanca yazıyordu. Milena’da Kafka'nın yazılarını Çekçe'ye çeviriyordu. Tanışmaları bu sayede oldu. İlk başlarda arkadaşça mektuplaşmaya başladılar ama bu arkadaşlık zamanla büyük bir aşka dönüştü. 2 âşık sadece 2 ya da 3 kez görüşebildiler.
    Bu kitapta Kafka'nın Milena'ya yazdıkları mektuplara yer verildi. Çünkü Milena'nın Kafka'ya yazdığı mektuplar hiç ele geçmedi ve ne oldukları da asla bilinemedi.


    Ottla'ya Ve Ailesine Mektuplar;

    Kafka, kız kardeşi Ottla'ya (ve diğer aile bireylerine) yazdığı bu mektuplarda sevecen, yardımsever, şakacı bir ağabey ve bulunmaz bir arkadaştır. Hartmund Binder'le Klaus Wagenbach tarafından baskıya hazırlanan bu kitapta; Kafka'nın alçakgönüllülükle gururu, fedakarlıkla bağımsızlığı, ürkeklikle cesareti şaşmaz bir denge içinde kendisinde barındıran saf, dürüst ve tutarlı bir insan olarak gördüğü kız kardeşi Ottla'ya 25 yıl boyunca yazdığı mektuplar ve kartlar yer almaktadır.
    Kafka, zaman zaman kaçıp sığındığı, sırdaşı olan ve yaşamı Auschwitz Toplama Kampı'nda sona eren kızkardeşi Ottla'ya yazdığı bu mektuplarda sıcak ve sevgi dolu bir ilişkinin, dostluğun örneğini vererek biraz daha yaklaşıyor bize


    Sevgili Felice'ye Mektuplar;

    "O kadının kim olduğunu fazla merak etmiyordum, onu hemen olduğu gibi kabul etmiştim. Kemikli ve anlamsız yüzü, anlamsızlığını hemen ortaya koyuyordu. Boynu çıplaktı. Bir bluzu öylesine giyivermişti. Çok evcimen görünüyordu..." Bu, Kafka'nın, arkadaşı Max Brod'un Prag'daki evinde, 13 Ağustos 1912 yılında Felice Bauer'i ilk gördüğünde edindiği izlenimdi. İlgi duymamış olmasına rağmen, güncesini ilgi çekici bir notla tamamlıyordu: "Ona ilk kez dikkatli olarak otururken baktım, oturduğumda ise sarsılmaz bir fikre sahip olmuştum."
    Idris PARRY

    İki kez nişanlandığı Felice Bauer, Kafka'ya Duruşma adlı romanını yazmasında ilham kaynağı olmuştur. İlginçtir ki, Kafka aşk ateşiyle yanarken edebi kimliğinin en üst noktasına ulaşmış ve bu gücü kaybedeceğinden korktuğu için de çoğu zaman ilişkisini bir evliliğe götürmemek için çeşitli 'gerçek bahaneler' ortaya koymuştur. Kafka'nın edebi kimliği, ancak günceleriyle ve mektuplarıyla tam anlamıyla kavranabilir.


    Şarkıcı Josefine Yada Fare Ulusu;

    Yaşamının ve yapıtının ortak yanı, Camus'nün dediği gibi "her şeyi sunmak ve hiçbir şeyi doğrulamamak"... Biraz da yaşamayı, bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görmek... Yazılarının büyük bir bölümünü yarım bırakması bunun bir göstergesi olabilir mi? Peki, kendi açık isteğine rağmen yapıtlarının tanınması ve bunca sevilmesine ne demeli?
    Franz Kafka'dan içinizdeki donmuş denizin buzlarını kırıp parçalayacak 28 öykü...


    Şato;

    Egemenliğin kurumsallaşmış alanı olan bürokratik düzeneğin dişlilerine takılıp kalmayı, ileriye doğru bir adım bile atamamayı görünürleştiriyor Şato ile Franz Kafka; sınırlarının genişliği kestirilmeyen bir yerleşimde, "Yeryazımcı" kahramanıyla, statükoyu kırmayı, iktidarın nerelere kadar yayılıp örgütlenebileceğine ilişkin bir taslak çıkarmak deniyor; olanca mutsuzluklarına rağmen, özgürleşemeyen, belki de özgürleşmek istemeyen köylüleri o bildik, acılı alaylı biçemiyle okurun bilincine kazıyor.


    Taşrada Düğün Hazırlıkları;

    Antreden gelip büyük kapı boşluğuna ayak atan Eduard Raban baktı ki, yağmur yağıyor. Ufak ufak serpiştiren bir yağmur.

    Hemen önündeki yaya kaldırımdan değişik adımlarla pek çok insan geçiyordu. Bazen aradan biri çıkıyor, yoldan vurup karşıya seğirtiyordu. Küçük bir kız, yorgun bir köpekçik taşıyordu ileriye doğru uzanmış ellerinde.


    Kafka'yla ilgili diğer yazınsal çalışmalar;


    Kafka'da İnanç Ve Umutsuzluk

    Romancı ve denemeci olan Max Brod, Kafka'nın yakın dostuydu. Kafka'nın yaşam öyküsü ve Kafka üzerine birçok denemeyi kaleme aldı. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali üzerine, Telaviv'e yerleşti. "Kafka'da İnanç ve Umutsuzluk", Max Brod'un Kafka üzerine yazdığı öznel düşüncelerinden oluşuyor. Bu düşünceler, doğru ya da yanlış olmalarından öte Kafka tartışmalarında önemli tezlerden birini oluşturmalarıyla değer taşıyor.


    Kafka İle Söyleşiler;

    Gustav Janouch'un yirmili yıllarda Kafka ile yaptığı bu söyleşilerde, sanatçının dinsel, yazınsal ve kişisel konular üzerine görüşleri yer almaktadır.

    Franz Kafka Yaşamı Ve Eserleri | Edebiyat Diyarı.Com

  6. #6
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Dava adlı kitabını çok beğenmiştim..
    Hem gerçek hem mecaz anlamda sıradışı noktalara değinilen bir kitap..

    Hiç sonlanmamış bir hikaye..
    Tıpkı hayat gibi..
    Hayattaki tutsaklık gibi..

    Hayatın her anında kurulu bir mahkeme..
    Ve savunma hakkı ihlalleri..
    Nerede olursanız olun, hangi zamanda olursanız olun..
    Şeklen değişmiş gözükse de değişen hiçbir şeyi olmadığını da göstermiştir bana bu kitap..

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Hiç sonlanmamış bir hikaye..
    Tıpkı hayat gibi..
    Hayattaki tutsaklık gibi..
    merhaba:

    ..............................

  8. #8
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba:

    ..............................
    Kelimelerin gücüne her zaman inanmışımdır..
    Susmak ise belki yüzünüzü görebildiğim bir an da bir şey ifade ederdi.

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba:

    ..............................
    Merhaba

    O kadar guzel bir yaklasim ki
    Yazacak bir sey bulamadim.

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Die Vierwandlung- Degisim:

    merhaba


    Merhaba:

    Bu bolumde Gregor Samsa’nin kederli hikayesinin anlatildigi DEGISIM adli oykunun ozetini
    Okuyalim.

    Die Vierwandlung- Degisim:

    Gregor Samsa plasiyerlik yapmaktadir. Gece kabuslarla son bulur.Uyandiginda kendisi bir hamam bocegidir. Ama yinede yetisecegi isini dusunur,treni dusunur. Aslinda isini sevmezdi. Ebeveynlerinin borcunu odemek icin calisiyordu. Saat yedi olmustur. Herkes uyumakta, ama onlar icin fedakarlik yapip kendisi bes treniyle gittigi icin geride kalanlarin yatip tembellik ettigini ancak bu olayla anlamisti.
    Yataktan kakmak icin ugrasirken yere duser. Tam bu sirada neden ise gelmedigini ogrenmek icin eve gelen muduru, ana, babasi ve kizkardesi tartisiyordu. Kapiyi agziyla acti. Disari cikar.
    Annesi onu gorunce bayildi.Babasi sinirden aglamaya basladi. Mudur bastonunu,sapkasini kapar ve kacar. Babasi kendsi icin fedakarlik yapan cocugunu, yeni gorunumunden dolayi dislar ve odasina kapatmaya calisir. Kapida sikisan Samsa nin sirtina bastonla vurur. Iceri dusen Samsa rahatlar. Gece uyanir. Babasinin vurdugu yerin acisina katlanir. Gelen sekerli sut ise artik onun icin kotu bir yiyecektir. Yemez. Onun yemedigini goren kizkardesi bu gunden sonra yemek artiklari getirmeye basladi.
    Artik odadan cikmayan Samsanin calismamasi ailenin ekonomik durumunu bozar. Ayrica aile uyelerinin evde Samsa ile birebir kalmasida korku nedeniyle mumkun olmamaktadir. Ebeveynleri ondan kurtulmak istemektedirler. Yalniz Kizkardesi Grete onla ilgilenir. Onun duvarlarda rahat dolasmasi icin esyalari odadan cikarir. Bu esnada annesi onu yeniden gorur ve yine bayilir. Babasi bu durum karsisinda ona elmalarla saldirir. Elmalardan biri sirtina gomulur. Acigi yara hareket etmesini zorlastirir.

    Artik Samsanin yerine baba bankada, grete magaza saticisi, anne ise evde ic camasir dikisi islerini yapmaya baslamislardir. Evde Samsaya bakmasi icin alinan hizmetci ise ona eziyet etmektedir. Artik Samsa yemek yememeye baslar.

    Evin bir odasini uc erkek kiralar. Kiracilara keman calan greteyi, muzikten sikilan kiracilarin elinden kurtarmak icin disari cikan Samsayi goren beyler evden kacarlar. Bunun uzerine grete, ana ve babasi onu evden atmaya karar verirler. Samsa ise sirtindaki elmanin actigi yaranin azabiyla kimildiyamiyacak hale gelmistir.

    Sabaha dogru olur. Odaya giren hizmetci onun oldugu mujdesini aileye sevincle iletir. Artik hersey duzene girmistir. Ureticilikten salt tuketilicilige dusen asalak olmustur. Aile icin yeni bir uretici gerekmektedir. Ana baba disari cikarlar. Kizlari guzellesmistir. Artik zengn koca bu isin cozumudur.

    Mopsy...

1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Kafka on the Shore
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-02-2012, 12:11 PM
  2. Franz Liszt
    mopsy Tarafından Opera Bale Dans Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-12-2011, 08:58 PM
  3. Franz Kafka: Kafka'dan Seçme Aforizmalar
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 27-09-2009, 12:26 AM
  4. Avcı Gracchus / Franz Kafka
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-08-2009, 12:15 PM
  5. Franz Kafka - Dönüşüm
    metamorphosis Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 23-08-2009, 04:22 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık