1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Tolstoy ve Muhammed as

    Merhaba!

    Ünlü Rus yazar Tolstoy’un, ölümünden bir yıl önce Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hadislerini derlediği bir risalesi olduğu ortaya çıktı.
    Tolstoy’un eseri, Rus halkında İslâm'a ilgi uyandırmaması için komünizm döneminde gizlenmiş.

    ‘Muhammed her zaman Evangelizmin (Hıristiyanların) üstüne çıkıyor. O insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor.
    Müslümanların Allah’tan başka ilahı yoktur ve Muhammed O’nun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur.”
    Bu sözler tanınmış Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy’a ait.

    Sadece Rusça konuşulan ülkelerde değil dünya edebiyatında da büyük saygınlığa sahip Tolstoy’un yıllardır gizlenen risalesi Türkiye’de de ilk kez “Hz. Muhammed” adıyla yayımlanıyor.
    Tolstoy, bu risalesini 1909 yılında neşrediyor.
    Ancak komünizmin baskı yıllarında kitap Rus ve Müslüman halkları etkilememesi için devlet tarafından bilinçli bir politikayla gözlerden uzak tutulmuş.

    Sovyetler’in yıkılması ile 1990 yılında eser “Hz. Muhammed’in Kuran’a Girmemiş Hadisleri” adıyla Rusça yeniden yayımlanıyor.
    Karakutu Yayınları tarafından Türkiye’de okuyucuya sunulan kitabın editörü Azeri Prof. Telman Hurşidoğlu Aliyev, kitabın orijinal adını İslami terminolojiye göre teknik olarak hatalı buldukları için sadece “Hz.Muhammed” koymayı tercih ettiklerini belirtiyor.
    Tolstoy’un da orijinal baskılarda “hazreti” sıfatını bizzat kullanmış olması dikkat çekici.

    Tolstoy’u bu kitabı yazmaya yönelten olay 1908 yılında Hindistanlı alim Abdullah El Sühreverdi’nin “Hz. Muhammed’in Hadisleri” kitabını okuması oluyor.
    Kitaptan oldukça etkilenen Tolstoy, seçtiği hadislerle hemen bir kitapçık oluşturuyor.
    Tolstoy daha çok, Allah inancı, fakirlik, eşitlik, ölüm ve iyi insan olma gibi konuları içeren hadisleri toparlamış.
    “Hz. Muhammed” kitabının editörleri Tolstoy’un seçtiği hadislerin Kütüb-ü Sitte’de yer alanlarını da tek tek tespit etmişler.
    Tolstoy’un seçtiği hadislerden bazıları şöyle:

    “Hakikat insanlar için ne kadar acı olsa da, hakikati söyleyin.”

    “Hiç kimse öfkesini yutmaktan daha güzel bir içki içmemiştir.”

    “Çok fazla yiyip içerek kendi kalbinize yüklenmeyin.”

    “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”

    “Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur.”

    “İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz.”

    Yaşadığı dönemde de Rusya’da büyük saygınlığa sahip Tolstoy’un hadis kitapçığı yayınlaması önemli.
    Ancak tek başına buna dayanarak yazarın Müslüman olduğunu iddia etmek mümkün değil.
    Fakat “Hz.Muhammed” kitabı edebiyat dünyasında önemli tartışmalara sebep olacak, Tolstoy’un Müslüman olduğuna dair bilgi ve mektuplara da yer veriyor.

    Prof. Aliyev, bir Arapla evlenip İslamı kabul etmiş Valeriya Porohova isimli Rus bir kadının anılarına yer veriyor.
    11 yıl eşiyle Suudi Arabistan’da yaşayan bayan Porohova, Kur’an-ı Kerim’i Rusça’ya tercüme etmiş.
    Porohova, ünlü yazar Tolstoy’un son zamanlarında İslâm'ı kabul ettiğini ve bir Müslüman gibi toprağa verilmeyi vasiyet ettiğini iddia ediyor.

    Tolstoy’un İslami usûllere göre defnedildiğini iddia eden Porohova, mezarının başında Hıristiyanlığın sembolü olan Haç’ın da yer almadığını belirtiyor.

    Sovyet hükümetlerinin bu gerçeği uzun yıllar gizlemeye çalıştığını kaydeden Prof. Aliyev, Tolstoy’un Müslüman olduğunun öğrenilmesi halinde Rus halkında İslama yönelme akımının başlamasından korkulduğunu ileri sürüyor.

    Kitap, Rus Yelena Vekilova’nın Tolstoy ile oğulları üzerine yaptığı çarpıcı mektuplaşmaya da yer veriyor.
    Rusya’da 1904’te çıkarılan ve çocukların herhangi bir sebepten dolayı ayrıldıkları ana-baba dinine dönmelerine izin veren düzenleme sonrası yaşanıyor bu mektuplaşmalar.
    Azeri kökenli general İbrahim Ağa ile evli olan Vekilova biri üniversitede, diğeri askeri okulda okuyan iki oğlunun babalarının dini İslâm’a meylettiğini, Rus ve Hıristiyan olarak kendisinin ne yapması gerektiğini soruyor ünlü Rus yazara.

    Tolstoy’un bayan Vekilova’ya cevabi mektubu oldukça net.

    “Muhammediliğe, Hıristiyan dininden daha fazla önem vermelerine gelince, ben bütün kalbimle buna katılıyorum.
    Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan mukayese edilmeyecek kadar üstündür.” satırlarıyla gençlerin tercihini destekliyor.

    Tolstoy, mektubun devamında çok daha ilginç bir tespitte bulunuyor: “Eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her Hıristiyan ve her bir insan şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği, tek Allah’ı ve O’nun peygamberini kabul ederdi.”

    “Hz.Muhammed” kitabı Tolstoy’un ‘İtirafları’na yer veriyor.
    Söz konusu eseri Tolstoy, hasta olan erkek kardeşinin kendisinde uyandırdığı etkiyle kaleme alıyor.
    Tolstoy’un hayat hikâyesine de kısaca yer veren kitapta, araştırmacı ve edebiyatçılara belge özelliği taşıması için mektuplar ve hadislerin toplandığı risalenin Rusça orijinallerine de ek olarak yer veriliyor.

    Hz. Muhammed- Karakutu Yayınları......Kapak yazilari

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Sonunda kendimi inceledim ve içimde neler oluyor diye kendime baktım.
    Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım.
    Gördüm ki, ben yanlızca Allah’a inandığımda yaşıyordum.
    Allah’ı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum.
    Onu unuttuğum, O’na inanmadığım zamanlardaise, yaşamda yok oluyordu.
    Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi?
    Allah’ın varlığına inancı kaybettiğimde, sanki yaşamla ilgili bağlarımda kopuyordu.
    Allah’ı bulmak konusunda az da olsa umudum olmasa, yaşamıma çoktan son verirdim.
    Fakat yaşıyordum. O’nu hissettiğim ve O’nu aradığım zaman yaşıyordum.
    Öyleyse O vardır. O, O’nsuz yaşanmayan şeydir. Allah’ı bilmek ve yaşamak, bir ve ayni şeydir.

    Tolstoy-Muhammed
    Karakutu Yayınları

    [MUHAMMED adlı risaleden]

  3. #3
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    tolstoy'un hayatını okumanızı öneririm o aklı ile bulmuş idrak etmiştir gerçeği. doğruyu çok aramıştır ömrü boyunca. çok önemli bir düşünürdür. montaigne de aynı yoldan gitmiş çok önemli bir eseri vardır ölümünün ardından derlenip insanlığa sunulan ismi derlemeler.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı tansxx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam ederim;

    tolstoy'un hayatını okumanızı öneririm o aklı ile bulmuş idrak etmiştir gerçeği. doğruyu çok aramıştır ömrü boyunca. çok önemli bir düşünürdür. montaigne de aynı yoldan gitmiş çok önemli bir eseri vardır ölümünün ardından derlenip insanlığa sunulan ismi derlemeler.
    Merhaba

    Yaniliyorsunuz!
    Tolstoy Islamiyet/Kur'an ustune bircok calisma yapmistir.
    Akil var olan bilgiyi kullanmadir.

    Sallamayla akli ayirdedin.
    Bilgi yoksa akil yoktur.

    Dusunme ile akli da ayirt edin.
    Goethe ve Tolstoy icin Kur'an'i bilmeden ..... diye yazmissiniz.
    Herr.Goethe bizi Kur'an diye yazar.

    Yanlis seyleri
    Bilgi diye foruma tasimamanizi dilerim.

  5. #5
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba

    Yaniliyorsunuz!
    Tolstoy Islamiyet/Kur'an ustune bircok calisma yapmistir.
    Akil var olan bilgiyi kullanmadir.

    Sallamayla akli ayirdedin.
    Bilgi yoksa akil yoktur.

    Dusunme ile akli da ayirt edin.
    Goethe ve Tolstoy icin Kur'an'i bilmeden ..... diye yazmissiniz.
    Herr.Goethe bizi Kur'an diye yazar.

    Yanlis seyleri
    Bilgi diye foruma tasimamanizi dilerim.
    selam ederim,



    tolstoyun yapmış oldugu çalışmalar cennete gitmek için değildir. doğruyu bulmak içindir. gerçeğin peşinden koşmuştur ömrü boyunca. tolstoy kuranı ömrünün sonlarında tanımıştır. ve islamı kabul etmiştir.


    goethe de aynı durumdadır bakın gothe için söylenilen söz şudur. " Esasen bir şekilde Spinoza’ya ve Panteizme bulaşmış birinin İslâm’a bigâne kalması akıl kârı değildir."

    onların doğruyu arayışı, ailelerinden aldıkları bir bilgi veya okullarından aldıkları bir eğitim ile değildir . yani ezberci değillerdir. alışılanın dışında akıllarını kullanarak yol kat etmiş önemli düşünürlerdir. bilmeden kastım bizler gibi müslüman olarak dogup bu şans ile düşünmeden yoksun ölmemişlerdir. kuranı bilmemiş sonrasında düşünceleri ile çok büyük yol kat etmişlerdir.

    sayın mopsy sizden ricam sataşma olmadan tartışmaya gayret etmenizdir. benim söylemek istediğim söz yerine yanlış ulaşmış olabilir. yanlış ifade etmiş olabilirim, doğrusunu koymak elbette yine sizin ve benim görevimizdir. eksik ve noksanlıklar bizim içindir. yanlış anlaşılmaya yol açan cümlemi uyarınız için size teşekkür ederim.

    dilerseniz bir kesitte hayatlarından ve sözlerinden alalım;

    goethe

    Spinoza okumaları ve Panteizm rüzgârları Goethe’ye sadece bir tefekkür ve hürriyet soluğu kazandırmakla kalmamış, aynı zamanda onu İslâm dini ile de yakınlaştırmıştı. Esasında Goethe, öteden beri İslâm dinine, özellikle de İslâm’ın kader anlayışına karşı bir merak içerisindeydi. Spinoza ile başlayan panteist tefekkür yolculuğu, tüm inançlara belirli bir mesafeden bakan ve olabildiğince meraklı olan Faust’un şairine, bir vahdet dini (Monoteist) olan İslâm’a karşı ister istemez önyargılardan uzak bir atf-ı nazar gereği hissettirmiş olmalıdır. Esasen bir şekilde Spinoza’ya ve Panteizme bulaşmış birinin İslâm’a bigâne kalması akıl kârı değildir.

    Ranke haklıdır; zirâ Goethe’nin İslâm dinine karşı gençlik yıllarında başlayan ve hayatının sonuna kadar devam eden alâkası asla bir heveskârın merakı ile karıştırılmamalıdır. Onun İslâm dini ile ilgilenmesinin daha çok felsefî ve teolojik bir arka-planı vardır. Birçok perspektiften Hıristiyanlıkla yıldızı barışmayan Goethe, Aydınlanma Çağı’ndaki Ateist ve Materyalist görüşlere de pek kulak asmıyordu. Voltaire ve Kant’ın yeni ve parlak fikirleri, Spinoza ve Giordano Bruno’nun Panteizmi kadar onu etkilemiyordu. Zihni hep Spinoza ile meşguldü ve bir şekilde Spinoza’nın panteizmiyle İslâm monoteizmi, ona göre, bazı noktalarda birbirine benziyordu. Tüm varlığın tabiat ve tabiat da Tanrı olduğu için Tanrı’nın varlığını ispata gerek görmeyen Spinoza ile Tanrı’nın tüm tabiatta tecelli ettiğini vaz’ eden İslâm dini arasındaki ince nüansı görmemezlikten gelirsek, bu iki görüşün birbirine ne kadar yakın göründüğünü söylemeye gerek yoktur. Hal böyle olunca Spinoza’dan yola çıkan Goethe’nin İslâm’a kaymaması yahut İslâm dininin bu konulardaki görüşlerine bigâne kalması düşünülemezdi. Gelgelelim Spinoza’yı kendine göre yorumlayan yazar, İslâm’ı da kendine göre yorumlayacak ve böylece bizzat kendi İslâm inancı konusunda çeşitli spekülasyonlara yol açacaktır. Öyle de oldu; kendisinin Müslüman olduğuna dair bir “şaibe” kısa zamanda hızla yayıldı. Dahası yazarımız, “Bütün bu şaibeleri reddetmiyorum” deyivermişti.

    Allah’ın Birliği, O’nun iradesine teslimiyet, bir peygamberin aracılığı; bütün bunlar az ya da çok bizim inancımızla ve düşünce tarzımızla uyuşmaktadır.”

    tolstoy;

    ''İnsanı şaşkına çevirecek büyük bir fikrim var... İnsanoğlunun gelişmesine uygun yeni bir din kurmak; Hz İsa'nın dini... Pratik bir din, gelecek için mutluluk vaadetmiyor. Sadece bu dünya üzerinde mutluluğu sağlıyor... Din aracılığıyla insanoğlunun birlik olması için bilinçli bir şekilde çalışmak...''

    "bunu söylemek ne kadar tuhaf olsada benim için muhammedilik, haca tapmaktan mukayese edilemeyecek kadar yükseklikte duruyor. eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her insan, şüphe ve tereddüt etmeden muhamediliği kabul ederdi. tek Allahı ve onun peygamberini."

    tolstoyun hz.muhammed adlı kitabından
    Konu tansxx tarafından (13-04-2012 Saat 08:50 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #6
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    bilgi yoksa akıl yoktur demişsiniz;

    bilgi tabiatta ulu Allahın hesabı gereği zaten vardır. bize verilen akıl ile ona ulaşmaktır görevimiz. akıl olmadığı vakit bilginin bir değeri yoktur. hayvanlara bir bakalım; onlar tabiatta var olan bilgiden faydalanabiliyorlarmı? hayır çünkü akılları yok ve düşünmekden yoksunlar. sizin teziniz bilginin üstünlüğü ise size şaşarım. hayvanlar için bilginin varlığının bile bir önemi yoktur. bilgi, aklı ile düşünebilen insana hizmet etmektedir. tıpkı kur'an ı kerim'in doğruyu bizlere bildirerek insanlığa hizmet edişi gibi. ulu Allahın hiçbirşeye ihtiyacı yoktur diyoruz "allahu ekber" derken. öyle ise ihtiyaç sahibi biz isek, ihtiyaçları görende ulu Allah ise. hizmet eden kur'an dır, bu kutlu hizmeti alanda insandır. bilgi kurandan ibaret değildir. ama bilginin temeli kur'an dadır. ulu Allah birdir ve herşeye sahip ve muktedir olandır.
    Konu tansxx tarafından (14-04-2012 Saat 03:56 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Konu tansxx tarafından (13-04-2012 Saat 07:48 PM ) değiştirilmiştir.
    http://www.supermeydan.net/forum/for...tml#post328664 basliginizdaki
    mesajinizi degistirerek dilegimi yerine getirmissiniz.

    Tesekkurler....

  8. #8
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    yanlis anlasilmaya yol acan, yanlis bir ifadeyi sirf ben soyledim diye savunacak kadar cahil degilimki ego yapayim Allahin sevdigi kulu mopsy, elbette yanlisi gorenin gorevidir uyarmak. eksik ve kusurlar zaten bize ait degilmi. biz kurbani bu yuzden kesiyoruz. ibrahimin yaptigi yanlisin onunu koyun ile kesen melekler, yanlisin onunu dogrusuyla kesmislerdir. ardindan eklemislerdir "gucu yetenler icin". her insanin gorevidir yanlisi gucu yetip goruyorsa ona mudahele etmek. bu bir sadakadirda insanliga verilmis.

    ben tesekkur ederim
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  9. #9
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    ben yanlışımdan döndüm ve siz memnun oldunuz. benide memnut ettiniz sayın mopsy. peki siz ne zaman yapmış oldugunuz "bilgi yoksa akılda yoktur" veya "düşünce ile akılı ayırd edin" sözlerinizi bir doğruya dayandıracaksınız? yada düzeltip yerine doğrusunu koyacaksınız?
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  10. #10
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    tolstoy kuranı
    Sn tansxx, yukarıdaki kelimeyi kuran yazarak hatalı yazmış oluyorsunuz " KUR'AN" diye yazmaya özen gösterelim lütfen

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Son Tolstoy
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-09-2011, 11:01 AM
  2. Öğütler/Tolstoy
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-08-2011, 01:33 AM
  3. Tolstoy-Gunluk
    mopsy Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 21-06-2010, 12:22 AM
  4. Insan ne ile/Tolstoy
    mopsy Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-04-2010, 12:11 PM
  5. DIN ve TOLSTOY!
    mopsy Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-09-2009, 01:05 AM
Yukarı Çık