Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Yakup Satar

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Biyografi (Yaşam Öyküsü) Forumunda Yakup Satar Konusununun içerigi kısaca ->> Yakup Satar (11 Mart 1898, Kırım, Rusya İmparatorluğu – 2 Nisan 2008, Eskişehir, Türkiye), Türk Kurtuluş Savaşı ve I. Dünya ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Yakup Satar



    Yakup Satar (11 Mart 1898, Kırım, Rusya İmparatorluğu – 2 Nisan 2008, Eskişehir, Türkiye), Türk Kurtuluş Savaşı ve I. Dünya Savaşı Irak Cephesi'nde savaşmış, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi İstiklal Gazisi. Yakup Satar, Çorumlu Ömer Küyük'ün 12 Ocak 2006'da, Konyalı Veysel Turan'ın da 25 Mart 2007'de vefat etmesinin ardından, hayatta kalan son iki İstiklal Gazisi'nden biriydi. Kırımlı Yakup Satar'ın vefatıyla birlikte, yaşayan tek İstiklal Gazisi olarak emekli albay Mustafa Şekip Birgöl kaldı.

    1898 yılında o dönemde Rusya İmparatorluğu'nun topraklarında olan Kırım'da Hızır Bey ve Bahtlı Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Yakup Satar, Rusya İmparatorluğu'nun Türklere yaptığı baskı nedeniyle, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Eskişehir'e göç etti.

    Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girdiği yıllarda askere başladı. Alman bir kumandanın, özel görev için seçtiği 200 askerin arasında yer alarak, Gizli Gaz Birliği adı verilen bu ekiple birlikte, kimyasal silahlar olarak kullanılabilen zehirli gazlar hakkında eğitim aldı. Bu ekip, öğrendiklerini, cephedeki askerlere de öğretmeleri için yetiştirildi. Yakup Satar, o günleri şöyle hatırlıyor:
    “ Almanlar gazı nasıl kullanacağımızı bize öğretti. Teneffüs takımı vardı, kafamıza takıyorduk. Bu gaz bir silahla atılıyordu. Patladığı yerde dumanı dağılıyordu. Gaz zehirliyordu. ”

    Eğitimin ardından Gizli Gaz Birliği'nin üyeleri dört ayrı gruba ayrılarak farklı cephelere gönderildi. Yakup Satar ise, 50 kişilik bir grupla birlikte on günlük yolculuğun ardından Bağdat'a gitti. Görev gizli olduğu için hiç kimse, olaydan haberdar edilmedi.[2] Yakup Satar, durumu şöyle açıklıyor:
    “ Bağdat'a savaş için gitmedim. Bizim oraya neden gittiğimizi kimse katiyen bilmiyordu. Ne kumandanlar ne başkası. ”

    Bu gizli görev iptal olunca, normal tabura katıldı. Aynı günlerde İstanbul işgal edilip Bağdat'a asker gönderilemeyince mevcut birlikler İngilizlere teslim oldu. Yakup Satar 65 gün hastahenede 2 yıl da esir kampında kaldıktan sonra esir değişimi sonrası kurtuldu ve 22 günde Bağdat'tan İstanbul'a geldi. Memleketi Eskişehir'e uğradıktan sonra Milli Mücadele'ye katıldı.
    kaynak:vikipedi

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Son Nasihati

    Bütün değerlermiz gibi, son çılgın Türk'ümüzü, Kurtuluş Savaşımızdan geriye kalan son GAZİMİZİ de yitirdik :(



    SON NASİHATİ

    ‘Bu vatanı çok zor kurtardık, kıymetini bilin’

    Gazi Yakup, bulanık zihninde eski anılar tüm berraklığıyla canlanırken, “Bir kulağımda düşmanın, diğerinde bizim askerin kurşunu. Mermiler vızır vızırdı ama korkmuyorduk” diyordu...

    Yakup Satar, 1314 Kırım doğumluydu. Yani günümüzün takvimine göre 1898 yılında o dönemde Rusya İmparatorluğu’nun topraklarında olan Kırım’da Hızır Bey ve Bahtlı Hanım’ın oğlu olarak geldi dünyaya. Rusya İmparatorluğu’nun Türklere yaptığı baskı nedeniyle, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Eskişehir’e göç etti. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girdiği yıllarda askere başladı, sonra da Milli Mücadele’ye katıldı. Son yıllarında kendisini ziyarete gelen gazetecilere bir anısını şu sözlerle anlatıyordu: “Polatlı tarafında sabaha karşı düşman gelip bizim istihkâmlara yerleşmiş. Nöbetçiler de sabah görünce ’Düşman geldi, düşman geldi’ diye uyardı. Bizim asker geri kaçtı. Ben kaçamadım. Bizim askerle benim aramda bir kurşunluk mesafe var. Düşman ateş etmeye başladı. Teslim olsam eziyet edip öldürürler. Bizim askere doğru koşuyorum. Bir kulağımda düşmanın, bir kulağımda bizim askerin kurşunu. Kafama çarpsa ölürüm. Ama Allah tarafından korundum. Kurşun yemeden bölüğüme katıldım. Mermiler vızır vızır uçardı. Ama biz korkmazdık düşmandan.”
    Son gazi o günlerin gururuyla eklemişti. “Yaa biz bu vatanı, bu zor şartlarda kurtardık. Siz siz olun, kıymetini bilin.”
    Son gününe kadar Eskişehir’de 71 yaşındaki kızı Zekiye Satar ile birlikte yaşayan Yakup Satar, 1. Dünya Savaşı’nda Bağdat-Musul’da savaştıktan sonra, İstiklal Harbi’nde de yer aldı.

    6 çocuk, 48 torun sahibi

    Zaferden sonra ömrünün geri kalanın memleketi Eskişehir’de geçirdi. 6 çocuk, 48 torun sahibi Yakup Satar, hatıralarını anlatırken duygulanıyor, İstiklal Gazisi madalyasını gururla taşıyordu

Benzer Konular

  1. Yakup as'in ONURSUZ evlatlari
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 04-06-2010, 06:11 AM
  2. Yakup Kadri'ye Verdiği Mulâkat
    simqe Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-04-2009, 12:49 AM
  3. Türk Yakup Arap Ali Oldu
    Runaw@y Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-11-2007, 06:18 AM
  4. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ankara
    dogangunes Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2007, 12:30 AM
  5. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kiralık Konak
    dogangunes Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2007, 12:16 AM
Yukarı Çık