Muhiddin Arabi'nin izinde

Dünyanın her tarafında üyeleri bulunan İngiltere merkezli Muhiddin Arabi Derneğinin üyeleri, ünlü tasavvufçunun yaşadığı kentlere düzenlenen turlar kapsamında Konya'ya geldi.

Derneğin 24 üyesi Konya'da Selçuklu döneminden kalma bugün müze
olan tarihi binaları gezdikten sonra, çok sayıda el yazması eski
eserin bulunduğu Yusuf Ağa Kütüphanesini ziyaret etti.
Kütüphanede ünlü düşünüre ait el yazması eserlerle, onun hakkında
yazılan kitapları inceleyen grup, Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi
Müdürü Bekir Şahin'den bilgi aldı.
Yapacakları araştırmalara kaynaklık edecek bu kitapların CD
kopyalarını alan üyeler, Muhiddin Arabi'nin üvey oğlu Sadreddin
Konevi'nin de türbesini ziyaret etti.
Derneğin yayın sorumlusu yazar Stephen Hirtenstein, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, 1982 yılında İngiltere'de kurdukları derneklerinin
bugün dünyanın her yerinde üyesinin bulunduğunu söyledi.
Üyeler arasında akademisyenler ve yazarların da bulunduğunu
belirten Hirtenstein, gruplarında bulunan ABD'li bir profesörün İbni
Arabi ile ilgili roman yazmak için hazırlık içinde olduğunu ve
Konya'da da materyal topladığını ifade etti. Geliş amaçlarının ünlü
düşünürün Anadolu'daki izlerini bulmak ve onunla ilgili yazılan
eserleri toplamak olduğunu dile getiren Hirtenstein, ''İbn Arabi'nin
yaşadığı mekanları görmek, hissetmek, fikirlerini ortaya koyduğu bu
yerleri yaşayarak onun duygularını paylaşmak istiyoruz'' diye konuştu.
Bugüne kadar İngiltere'de Muhiddin Arabi ile ilgili 4 kitap
yayınladıklarını anlatan Hirtenstein, bunlardan ''The Unlimited
Mercifier'' isimli kitabın kendisine ait olduğunu ifade etti.
Hirtenstein, dernek olarak İbni Arabi ile ilgili 6 ayda bir
yayınladıkları dergilerinin bulunduğunu, bu derginin de 37. sayısına
ulaştığını belirterek, ''Çok sayıda akademisyen, araştırmacı üyemiz
var. İbni Arabi'nin düşüncelerini tüm dünyaya anlatmak için
etkinlikler düzenliyoruz, batı onu yeniden keşfediyor. Bastırdığımız
kitap ve dergileri dünyanın birçok yerindeki kütüphanelere
gönderiyoruz'' dedi.

-''O HEM DOĞULU, HEM DE BATILI''

''Muhiddin Arabi bir anahtar, o gerçeklerin kapısını açıyor'' diyen Hirtenstein, şöyle devam etti: ''Onu okuduğunuzda müptelası olursunuz. Onda bütün dünyanın ihtiyacı olan saygı, hoşgörü, sevgi ve gönüle hitap eden üslup vardır. O hem doğulu, hem de batılı... Biz de biraz doğulu ve biraz da batılı olmalıyız. Ona göre, bütün farklılıklar kendi içinde bir bütündür ve bugün ihtiyacımız olan farklılıkları anlamaktır. Farklılıklar
kargaşaya değil, bir zenginlik olarak insanları buluşturmaya neden
olmalıdır.''

Ünlü düşünürün yaşadığı kentlerden Sevilla, Murcia ve Kurtuba'ya
(Cordoba) gittiklerini anlatan Hirtenstein, ''Konya'da ünlü düşünürün
yaşadığı bir kent. Hem bu yönüyle hem de tarihi dokusuyla bizi
heyecanlandırıyor. Burada İbni Arabi'nin üvey oğlu ve Anadolu'daki en
iyi takipçisi Sadreddin Konevi'nin türbesi ve onun hakkında yazılan
eserler var'' diye konuştu.

Dernek üyeleri, Muhiddin Arabi'nin 6 yıl önce Yusuf Ağa Kütüphanesinden çalınarak İngiltere'ye kaçırılan paha biçilemeyen el
yazması bir eserini müzayede salonunda bularak, yaptıkları girişimlerle Türkiye'ye iade edilmesini sağlamıştı.

-MUHİDDİN ARABİ KİMDİR?-

1165'de bugün İspanya sınırları içindeki Murcia'da doğdu, 1240'da
Şam'da öldü. İslam düşüncesinin batini boyutunu eksiksiz bir felsefi anlatıma kavuşturan ilk mutasavvıf ve düşünürdür. Eğitimini İslam kültürünün seçkin merkezlerinden Sevilla'da tamamladı. 1198'de doğuya gitmeye karar verdi ve bir daha doğduğu yerlere dönmedi.
İlk önemli durağı Mekke'de en önemli yapıtı ''Fütuhatül Mekkiye''yi yazmaya başladı, kitabı daha sonra Şam'da bitirdi. 560 bölümlük bu dev yapıtı, bütün batini İslam bilimlerini kendi anladığı ve yaşadığı biçimde ele alan, ayrıca iç dünyasıyla ilgili önemli bilgiler içeren kişisel bir ansiklopediydi.

Mısır'dan sonra Anadolu'ya da geçen Muhiddin Arabi'nin, Konya'da karşılaştığı Sadreddin Konevi doğudaki en önemli müridi ve ardılı oldu. Konevi'nin annesi ile evlenen ünlü düşünür bir süre bu kentte yaşadı.

Uzun gezilerinin ardından Şam'a geldiğinde ünü bütün İslam alemine yayılan Muhiddin Arabi, yine bu kentte öldü. Muhiddin Arabi'nin düşüncelerini onaylamasalar bile, sonraki dönemlerde ondan etkilenmemiş mutasavvıf yoktur.

Alıntı