EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞTA, MİLLET BİR OLSUN, MİLLETLER EŞİT OLSUN.

Sultan Galiyev,

1917 Ekim Devrim ortamında Orta Asya Türk Müslüman halkların
içinden çıkan ilk komünist liderlerden birisiydi.
Ancak onu asıl önemli yapan Dünya devrimine getirdiği özgün yaklaşımdır. Rus Devriminin tahlilinde, kurtulşu batı proleteryasından bekleyen cağdaşlarının tesine, GaIiyev, devrimin 1918'den itibaren tıkandığını ve çıkış yolunun başta Doğu Halkları olmak üzere, "Sömürgeler Enternasyonali' ne bağlı olduğunu vugulayan ilk liderdir. İktidara gelse bile,Batı proleteryasının elindekilerden Dünya Devrimi adına vazgeçmeyeceğini; aynı şekilde batı, proleteryasından umut bekleyen Rus Komünistlerinin umutlarını yitirdikleri anda, tıpkı batidaki "yoldaşları" gibi Çarlık Rusyasının esir halklarına sırtını döneceğini, "ayakta kalmak "adına yapılacak her uygulamanın, Doğu Halklarına baskı ve sömürgelerin anti-emperyalist savaşına ihanet olarak sonuçlanacağını ısrarla vurgulayan da odur.

0, ezilen ulusların ayrı, özerk,farklı bir yoldan bağımsızlıklarını koruyarak, emperyalizme karşı birleşmeIerinin önemini vurguluyor, ancak bu şekilde Doğu Uluslarının sosyalizme yaklaşacağını doğal kaynaklarını Emperyalist talana kapatarak, Batı, emekçilerini devrime zorlayabileceğini görüyordu.

O bu öngörülerinde, dünya doğal kaynaklarının % 65 i Üzerinde oturan - Dil,kültür ,tarih ve coğrafya birliği olan- Türk Dünyası'nın Dünya Devrimi açısından stratejik öneminin farkındaydı. Çin,Hindistan,Afganistan,Ukrayna ve Balkanlar, Rus Çarlığının ,İngiliz,Fransız Emperyalizminin doğrudan hedefleri olarak, tek başlarına bağımsızlıklarını elde etmekten uzaktılar . Devrimin itici gücünün Doğuda olduğunu haykırdı ve görüşlerinin bedelini hayatıyla ödedi. Onun kanında ellerini yıkayanlar tarihten silinerek gittiler. Yarım kalan umutları tazelemek ona kaldı.

Not: Kalanlarda dünyanın en kapitalist devleti olma yolunda (Rusya ve Çin) hızla ilerliyorlar, kala kala bizdeki ve AB deki kelaynaklar kaldı.