Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

TEVFİK FİKRET

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Biyografi (Yaşam Öyküsü) Forumunda TEVFİK FİKRET Konusununun içerigi kısaca ->> TEVFİK FİKRET 4 Aralık 1867'de İstanbul'da doğan Tevfik Fikret'in asıl adı Mehmet Tevfik'tir. Ortaöğrenimini önce Mahmudiye Rüştiyesi'nde, sonra da Galatasaray ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    TEVFİK FİKRET


    TEVFİK FİKRET

    4 Aralık 1867'de İstanbul'da doğan Tevfik Fikret'in asıl adı Mehmet Tevfik'tir. Ortaöğrenimini önce Mahmudiye Rüştiyesi'nde, sonra da Galatasaray Sultanisinde yaptı. Burada Recaizade Ekrem'in öğrencisi oldu. Duygulu kişiliği onu genç yaşlarda şiire yöneltti.

    1888'de Galatasaray'ı bitirdikten sonra Hariciye Nezareti İstişare Odası'nda (Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Dairesi) kâtip olarak göreve başladı. 1892'deGalatasaray Sultanisi'nin ilk bölümüne Türkçe öğretmeni atandı. 1894'te
    Hüseyin Kâzım Kadri (1870-1934) ve Ali Ekrem Bolayır'la (1867-1937) birlikte Malûmat dergisini çıkartmaya başladı. 1896'da, eski öğretmeni
    Recaizade Ekrem'in aracılığıyla Servet-i Fünun dergisinin yazı işleri yönetmenliğine getirildi. Aynı yıl Robert Kolej'e Türkçe öğretmeni olarak
    tayin edildi. 1901'de "inziva" düşüncesini gerçekleştirmek amacıyla Rumelihisarı'nda Robert Kolej'in yamacında, planlarını kendisinin çizdiği
    Aşiyan adlı evi yaptırmaya başladı. Bugün Tevfik Fikret Müzesi olan Aşiyan 1905'de tamamlandı. Fikret, eşi ve oğlu Haluk'la birlikte buraya yerleşti. Çok az insanla görüşüyordu. "Sis", "Sabah Olursa", "Bir Lahza-i Taahhur" bu dönemin ürünleridir.

    Meşrutiyet'ten sonra "inziva"sından çıktı, eski arkadaşlarıyla barışarak, Hüseyin Kâzım ve Hüseyin Cahid'le birlikte Tanin gazetesini kurdu.
    1912'de meclisin kapatılması üzerine, bu olayı meclisin 1878'de (Hicri tarihle 1295'te) kapatılmasına benzeterek "Doksan Beşe Doğru" şiirini yazdı. Bunu "Han-ı Yağma", "Sancak- Şerif Huzurunda" gibi şiirler izledi. Ağır şeker hastalığına yakalanmış olduğu anlaşıldı. 1914'te kolu şiştiği için bir ameliyat geçirdi. Tedaviye yanaşmaması sonucunda hastalığı iyice artarak
    ölümüne neden oldu. 19 Ağustos 1915'te İstanbul’da öldü.


    YAĞMUR
    (Günümüz Türkçe'siyle)


    Küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
    Kafeslerde, camlarda titreşerek
    Dürmadan türkü söyler, ağıt yakar
    Kafeslerde, camlarda titreşerek
    Küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar

    Sokaklarda seller ağlaşır
    Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;

    Bulutlar karardıkca zerrelere bir
    Ağır, olgun dalgalanma gelir;

    Bir soğuk gölge çevreyi bürür,
    Gündüzden geceyarısı görünür.

    Söner şimdi, görünürken demin
    Maddesi karşımda bir alemin

    Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere;
    Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.

    Geçer boş sokaktan, hayalet gibi
    Koşarak bir Cocuk, başı Ortülü

    O sıra, andığım gece, solgun ve bitkin,
    Sürür bir kara Carşafı bir kadın

    Saçaklarda kuşlar - acıdır bu pek! -
    Susarlar, uzaktan ulur bir köpek.

    Oter ruhumun kulağında boş bir inilti,
    Boğuk bir sessizlikle tınlamanın çelişkisi


    Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar
    Sokaklarda, damlarda hep titreşir
    Ezgi söyler durmadan, ağıt yakar
    Sokaklarda, damlarda hep titreşir
    Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar...

    (1897)


    ESERLERİ:

    Ribab-ı Şikeste
    Haluk’un Defteri
    Rübab’ın Cevabı
    Şermin
    Tarih-i Kadim

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    - Çevrimdışı
    yeni üye depresyoner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    trabzon
    Yaş
    31
    Mesaj
    75
    Rep Gücü
    16

    Cevap: TEVFİK FİKRET

    düşünce olarak mehmet akif ersoy ile taban tabana zıt olmakla birlikte;biçim olarak birbirlerine çok benzerler

    aynı zamanda en az mehmet akif ersoy kadar aruz olçüsünü kullanarak nazmı nesire yaklaştırmış bir sanatçımızdır...sadece bir şiirini hece ölçüsüyle yazmıştır...



  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: TEVFİK FİKRET

    güzel bir paylaşım. teşekkürler, belki M.Akif ERSOY'la kıyaslanması pek uyumlu olmamış ama, T.Fikret oğlu Haluk adı ile (oğlu ise babasına ve vatanına vefasızlık etmiştir. Din değiştirip PAPAZ olmuş ve yurtdışına yerleşmiştir.) yazdığı mektup ve makalelerle nasıl bir nesil istediğini belirtmiştir. Ve güzel makalelerdir.
    M.Akif ise asım ismi ile nasıl bir nesil istediğini belirtmiştir.

Yukarı Çık