Yar
Hangi umuttan tutunsam
Hülyaların baharında şakısam
Düşlemeyi,düşünmeyi bir an bıraksam
Sinem ve izanımdaki düğümlenenleri ahdine kavuştursam

Sorma
Kalbin görmüyor ve anlamıyorsa
Halin ve ruhunda edebi aşk bulunmuyorsa
Zan ve vehimlerin, haksız hükümlerin artıyorsa
Git, nereyi vekimi istiyor ve hevesleniyorsan ona durma git

Düşman
Her yanı cephane olsa ve vursa
Paramparça ederek, kan revan içinde bıraksa
Umut ve ufkumu karatsa, işkence etmekten hiç bıkmasa
Mazlum mağdur olarak gönüllerde yaşar, zalim lanete kanar

Dost
Yiğit ve merdin, aşk ehlinin
Sevdasının yolunda gözünü kırpmadan ceht edenin
Samimiyet ve sadakatin hakkını vererek çilede pişenin
Cefanın her sahnesinde sabır ve kanaat etmeyi bilen nefestir

Ey edip
Yaz, ne söylüyorsam öyle yaz
Her bir kelimeve cümleler olmalıdır niyaz
Mizana aşina gönüllerin çile ve cefasından bahset biraz
Ötelere adanmayan, aşkı ve sevdası hak olmayanı sineden kaz

Şair’e
Bilmem ki ne söyleyim
Ruhunun hicran damlalarını sessizce dinlerim
Muvazenesi olmayan, şirazesi kaybolan fikri neyleyim
Suskun köşesinde, umut bahçesinde erdem sahibini yeğlerim

Kararan
Gün ve batan güneşten
Segâh makamında şerefeden okunan ezandan
Hüznün ve hicranın siretlerde yansıyan serencamından
Hiç bahsetmeyeyim, yorgun ruhum ve bitap halimle avunayım…

Mustafa Cilasun