Bilirsiniz,
Çaresizliğe yine siz çaresiniz,
Sevginiz, umut için gayretiniz,
Hisseden yüreğiniz,

Samimi
Halinizde ki teslimiyetiniz,
Baharlara haber salan özleminiz,
Kelebekler kadar zarif dirliğiniz
Sizin değerli ömrünüz.

Nice canlar,
Kan revan içinde çareye susayanlar,
Hak adına, muhabbet cenahında
Sefilliğin ikliminde soluyanlar

O kadar çok ki
Etrafımızda kimi kimseden habersiz,
İcbar edilen günü birlik nafaka mücadelesi
Hissiyatımızı, muvazenemizi her gün tahrip diyor.

Yaprağın güzelliğinde,
Hilmi’n ahenginde, çilenin güftesinde
Sabrı ve kanaati bariz bir şekilde fark ederiz.

Çok severiz,
Dalar onsuz çok çaresiziz deriz
Hâlbuki zahir nazarıyla bu böyle anlaşılıyor.
Bilmek, ihsana yetmiyor, tefekkür gerekiyor.

Şifayı en iyi yaratan bilir,
Çaresi onun hükmüdür.
Nefesler süreli bir ritimle
Kalbi teneffüs edilendir.

Can,
Korkulan zaman,
An içinde değerini bulan hal,

Kalbin ve ruhun,
Vicdani sorumluluğun,
Kalemde ki sorgunun,
Kelamdaki anlatılanın aidiyeti için olduğunu,
Hareket ve kuvvetin sahibini
Hissetmemizle orantılıdır.

Sabır,
Bunu tafsilatıyla
Anlamak için bir imkândır.
Kanaat bu manada, aşkın
Umanında net sermayedir.

Sevmek,
Onu hak etmeyi bilmek,
Yaratanı, kudretini, ayetlerini,
İbretli hikâyelerini,
Ezeli ve zahiri daha iyi
Anlamamız için bizleri bekliyor.

Yaşamak,
Yaratanın öngördüğü istikamette,

Nefesin
Müddetince,
Sevginin karesinde,
Hizmetin servetince,
Nedenleri hikmetiyle,
Çaresizliği şefkatiyle anlamaktır.

İsminiz,
Kızıma koyduğum bir isimdir,
Payemdir, emanetim olan değerimdir,
Ve suhulet içinde yerine tevdi edilmiştir.

Biliyorsunuz,
Hazreti Fatımanın
Ve Asiye annemizin
Halk tarafından konmuş sıfatlarıdır.
İffetini ve namusunu koruyan,
Edebi koklayan candır.

Siz şefkatle,
Çiçeklerin renklerinde,
Kuşların meşklerindesiniz,
Lütfen ve hassaten siz bu gerçeği biliniz.
Niyazımız ve selamımız size ve ayaliniz olsun.
Sağlık ve afiyet halinizi bulsun,
Muvazeneniz bozulmasın sevgilerimle…

Mustafa Cilasun