Ahbarın geliyor

Ahmeri güllerin kızıl sevdası…

Renklerin can-ı cilasısın

Sözünün sıdkına

Hâkim-i Ezelinin döndürmediği şems…

Vicdan verenin latifesi

Altın kafesinde terazi

Davanın senin sözündeki sesiyle

Tomurcuklar boy verir;

İmanına girmek için…

İncil de Faraklit incileri

Dağlar da Davud dan kalma sesler…

Bir semiğna atağna dolaşır dillerde

Kulağımızı verdik…

Her mevsimin bahçesinde

Gönül kokucuklarının

Odacıklarını açtık…

Bülbüller gözlerini kapayıp

Rayihanı şakısın…

Ömür gecelerinden bir gecedir ki;

Kalbimin büzüştüğü yere şua damlasın

Peçesini yırtmaktır ölümün…

Hayatta harman var

Kopacak yıldızlar…

Sen Kayyum-u Ebedinin gözetip tuttuğu

Hıfz-ı Emanımızsın

Anahtar sensin

Seninle yağıyor Rahmet…

Ahbarın geliyor

Ahbaplar Enisler diyarından…

Sandukçalar açılıyor

Ahbarın coşuyor

Gayp zamanlarından…

Ve biz…

Bir vaad-i vakte akıyoruz…

Yol iz bilmiyoruz…

Türabın ana kucağından

Vücudça sarıklanıp düştüğümüzde

Berk-i tenvirimiz ol…

Ey Refik;

Ala külli hal Geliyoruz…



Murat Safitürk


Eser sahibinin izni ile yayınlanmıştır.