GEÇSEM OYANA!

Onun sır henüz çözülemedi!
Kapısını açan geri dönmedi!
Ne gördü? Nasıldı? O neydi?
Geri dönüp bize söyleyemedi!

Aşkın sırrını ancak o kapıdan
İçeri giren görür ve sonradan
O sırra kadem basar oradan
Artık haber alınmaz ondan!

Heyhat! Nedir bu aşk-ı âlem?
Herkes bir şey anlatır yazar kalem!
Duyguları ile söylerler bir kelâm!
Vuslatına umut gönlünde elân!

Ehlî munis ile vuslat aşkıma!
O zaman iki dünyada bir bana
Hiçbir şey yük olmaz sırtıma
O sır kapısından geçsem oyana!

Alem-i Sır
* * *
Vuslat: Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren.
Elân: Şimdi. Hâlâ. Hâl-i hazırda.
Ehlî: Munis, alışık. Yabancı olmayan. Kendisi ile ünsiyet edilen.
Munis: Alışılmış. Ehlileşmiş. Cana yakın. Sevimli.
Kelâm: Söz. Bir mânayı ifâde eden, bir maksadı anlatan ifâde.