Biliyormusun can,
Artık ağrılarım oluşmaya başladı bedenimde,
Dizlerim daha yaman sızlıyor.
Daha bir duygusal oldum son zamanlarda,
Gözlerim vara yoğa ağlıyor.
Dün farkettim,sağ gözüm daha puslu görüyor,
Sırtımdaki ağrılar,sanki belimde eriyor.
Eskiden kaç kat çıksam da anlamazdım yorgunluğu,
Şimdi ikinci katta nefesim kesiliyor.
Eriyen günlere daha bir hayıflanır oldum,
Sonbaharı gören laleler gibi sarardım soldum.
Daha çok seviyorum şimdilerde insanları,
Daha olumluyum,daha anlayışlı.
Ne malda gözüm var artık,nede mülkte.
Gerçi hiç olmadı da can,ama artık hiç gözümde yok.
Sevdiğim bir arkadaşım vardı,ziyaretine gitmiştim..
Benle birdi sanırım yada benden küçük,
Gömdük geçenlerde,Hakkın rahmetine yürüdük.
Civan gibiydi mert delikanlı,ondan arta iki yetim birde
Bize emanet gözü yaşlı bir eş kaldı.
Sen anlarsın beni diye söylüyorum bunları.
Demiştim ya sana,yürürken konuşamadığımı.
Belli bir zaman sonra,iki iş zor geliyor insana.
Sanki ateşten güllerler düşüyor avuçlarıma.
Eskiden de uykuyu sevmezdim can.
Şimdilerde ise uyku hiç girmez oldu odama.
Daha çok dalıp gidiyorum,içim geçiyor sebebsiz.
Sanki ölmüşümde geziyorum kefensiz.
Bir temizlenebilsem,huzura çıkmadan,
Geçtim her şeyden,anadan babadan yardan.
Dünyanın yükü çok ağır geliyor bana.
Yaslansam şöyle asırlık çınarlara,
Haykırsam bu duyguları ulaşmamış diyarlara.



İki kelamda sen et be can.
Bir akıl ver,herkese akıl verene bir zaman.
Susup durma karşımda,sesin çıkmazsa nefesin olsun.
Yanan avuçlarım,ellerinde soğusun.
Bak saat kaç oldu yine,vakit geceye erdi.
Yıldızlar göğe sofrasını serdi.
Ay gülümser benim yaşlı şakaklarıma,
Bana yakışan şu günlerde ağlamaksa,
Bırak ağlamanın yükünü ben çekeyim,
Ne varsa sevilecek ebede dair,ben seveyim.
Kaleme bile söz geçiremez oldum,aklımdakini söze dizemiyor.
İçimden geçenler yazdıklarıma benzemiyor.
Sağolasın can,
Konuşmasan da dinledin beni,
Sardım sırtına bendeki derdi kederi.
Bizi kuşatan bütün evreni,
Sana emanet eder giderim bir gün.

Yakup DÖĞER