1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11

Konu: 66. Sone

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647

    66. Sone

    MERHABA!

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

    William SHAKESPEARE
    William SHAKESPEARE - 66. Sone

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    ...Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e ...
    Mr.William SHAKESPEARE'in yazilarinin cesitli yazarlarin derlemesi oldugu hakkinda
    Ingiliz edebiyatcilari arasinda buyuk bir tartisma vardir.
    Bu misra bana oldukca ilginc geldi.
    Forumada 66 Sone yi bu yuzden tasidim.

  3. #3
    Kadim
    Misafir..
    Günaydın !

    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Doğruya doğru demek o zamandan bu zamana değişmeden kalan bir insanlık onuru sanırım.Haklının haksız çıktığı bir onursuzluk



    William SHAKESPEARE


    Sone
    Sone, iki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 14 dizelik bir nazım şeklidir. Batı edebiyatında kullanılan bu tür, Servet-i Fünuncular tarafından Türk edebiyatına sokulmuştur. Genellikle dörtlükleri çapraz kafiye ile yazılır. Sonede işlenen konuları sınırlandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Sonede her türlü konu işlenebilir. Son dize, duygu yönunden en baskın dizedir. Devrik cümleler kullanılır. Doğu edebiyatındaki sonelerde aşk konusu işlenir.

    İlk iki bendi dörtlük, son iki bendi üçlük on dört mısradan oluşan nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatına, oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir. Edebiyatımızda ilk Cenab Şahabeddin’in sone şeklinde şiir yazdığını görüyoruz. Servet-i Fünûn şairlerinin hemen hepsi bu nazım şeklini benimser.

    Sone kafiye sistemi üçe ayrılır:

    1. İtalyan tipi: Kafiye şeması abba, abba, ccd, ede 2. Fransız tipi: Kafiye şeması abba, abba, ccd, eed (İtalyan ve Fransız tipi sone arasındaki tek fark son üçlüğün düzenindedir.) 3. İngiliz tipi: Mısra sayısı değişmemekle beraber ilk on iki mısra tek bir bend, son iki mısra da ayrı bir bend halinde yazılırlar.

    Özellikleri:

    1. Genel olarak kısa şiir, türkü demektir. 2. 14 mısradan oluşan ve daha çok lirik konuların işlendiği bir nazım şeklidir. 3. İlk iki bent dörder, son iki bent üçer mısradır. 4. Kafiye örgüsü şöyledir. abba abba ccd ede 5. Türk şairleri sonenin kafiye örgüsünde serbest hareket etmişlerdir. 6. Edebiyatımıza Servet-i Fünun döneminde Fransız Edebiyatı etkisiyle geçmiştir. 7. Tevfik Fikret ve Cenap Şehabettin bu türün örneklerini çok vermişlerdir. 8)nazım ölçüsüyle yazılmıştır


    Örnek : Shakespeare'in 18. Sonesi (Talat Sait Halman çevirisi):

    « Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?

    Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
    Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
    Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
    Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
    Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
    Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
    Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
    Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
    Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
    Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
    Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:


    İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
    Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Sn Kadim cok yerinde/gerekli bir ekleme.

    Mr.Shakespeare ve Sone lerine neden devam etmiyorsunuz?
    Hergun bir Sone...

    Forumdaki San'at bolumunu hep beraber UClarda ayaga kaldiralim.

  5. #5
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    Sone 1

    Artmasını isteriz en güzel varlıkların
    Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla.
    Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın
    Anısı yaşar yine körpecik yavrusuyla:
    Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin.
    Kendi ateşin besler ruhunun alevini:
    Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin,
    Kendi düşmanın gibi, ezersin can evini.
    Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün,
    Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır,
    Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün.
    Pintiliğin arttıkça kendi sonun yaklaşır.
    ___Dünyaya acımazsan, oburlar gibi ancak
    ___Varlığın da mezar da güzelliği yutacak.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 2

    Kırk yılın kışı, güzel alnını kuşattı mı,
    Kapladı mı yüzünü derin çukurlar artık,
    Gençliğinin kibirli, süslü giyim kuşamı
    Beş para etmez olur, hırpani yırtık pırtık:
    O zaman sorarlarsa güzelliğin nerdedir,
    Dinç ve şen günlerinin hazinesi ne oldu;
    Dersen yuvaların çökmüş şu gözlerdedir,
    Bencillik utancıyla israfa övgüdür bu.
    Kavuşur güzelliğin çılgınca alkışlara
    “Benim güzel çocuğum beni kurtarır,” dersen
    “Ve yüzümü ağartır ben yaşlandıktan sonra,”
    Güzelliğinin onda sürdüğünü göstersen.
    ___O, sen yaşlandığında yeniler varlığını,
    ___Soğuktan donan kanın duyar ısındığını.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 3

    Aynaya bak da şunu gördüğün yüze söyle:
    Sıra gelmiştir artık bir taze yüz yapmana,
    Güzelliğini hemen yenilemezsen şöyle,
    Yeryüzü yoksun kalır, lânetlenir bir ana.
    Hiçbir güzel var mı ki el sürülmemiş rahmi
    Senin sürdüğün çiftin ekinini tepecek?
    Sırf kendini sevmenin mezarını ister mi,
    Geleceği ahmakça durdurur mu bir erkek?
    Sen annenin aynası olmuşsun da o sende
    Bulmuştur gençliğinin güzelim baharını;
    Kendi dinç varlığınla görürsün pencerende
    Kırışıklara rağmen, şu altın yıllarını.
    ___İstersin ki varlığın unutulsun ve bitsin,
    ___Bir kuru başına öl, izin de ölüp gitsin.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 4

    savurgan güzel,nedir bu kendini harcaman
    senin mirasın olan güzellikleri böyle?
    doğa temelli vermez ,ödünç verir her zaman
    eli açık olana borç verir içtenlikle
    böyle yanlış kullanmak olurmu güzel pinti
    miras bırakman için sana bırakılanı?
    kar etmeyen tefeci bu koskoca serveti
    niye tüketiyorsun yaşatmak varken canı
    meraklısın kendinle içli dışlı olmaya
    bu tatlı benliğin sırf aldatmağa yarar
    vaktin geldi diyerek seni çağırsa doğa
    vereceğin hesapta elle tutulur ne var?
    kullanmazsan gömülür güzellğin seninle
    kullanırsan varisin olur da sürer gider böyle


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 5

    Her gözün takıldığı o bir-içim-su yüzü
    Özenle, incelikle yaratan şu saatler
    Birer zalim olup da vurunca yaman gürzü
    O eşsiz güzellikten kalmaz hiçbir hoş eser.
    Durmak bilmeyen zaman, yaz’ı söküp götürür,
    Yok eder iğrenç kışın kucağına atarak;
    Özsu, ayazda donar, sağlam yapraklar çürür:
    Güzellik kar altında, her yöne çıplak, çorak.
    Özsuyu çiçeklerden çekip almamışsa yaz,
    Cam duvarlar içine kapatmamışsa onu,
    Güzel göçüp gidince güzellikten iz kalmaz:
    Gelir, kendisi gibi, anılarının sonu.
    ___Özsuyu çekilmişse, kış gelince o çiçek
    ___Kupkuru kalsa bile, tatlı özü sürecek.


    --------------------------------------------------------------------------------

    11.Sone

    Gençliğin günden güne kalırken gerilerde
    Bir yavru yaratırsan alsın diye yerini,
    Dinçken can verirsen o körpe can ilerde
    Senden göçen gençliğe varıp yaşatır seni.
    Böyle sürecek akıl, güzellik ve başarı;
    Yoksa cinnet, yaşlanmak, çürümek var yer altında:
    Hiç kimse düşünmese gelecek kuşakları,
    İnsanlık sona erip giderdi üç batında.
    Dünya çoğalmak için doğmayanlarla dolu,
    Kaknem, kakavan, kaba: kısırlıktan bitsinler;
    Yaradan vermiş sana en iyiyi, en bolu,
    Bu cömert aramağana cömertçe karşılık ver
    Seni kendine mühür yapmış, bunu böyle bil:
    Sen de eşler yap diye, ölüp git diye değil.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 15

    düşünüyorum da, dünyada büyüyen ne varsa,
    bir an tutunabiliyor yetkinlik noktasında;
    şu koca sahnede sergilenen tüm oyunlarsa,
    gizliden gizliye hep yıldızların etkisinde.
    bakıyorumda, bitkiler gibi çoğalıyor insanlar,
    aynı gökten açılıyor ya da kapanıyor yolları;
    gençlikte kabarıyor, inişe geçince sönüyorlar,
    silinmeye başlıyor akıllardan gösterişli günleri.
    o görkemli gençliğin geliyor gözlerimin önüne;
    savruk zaman belki çöküşle tartışmaya girdi bile,
    gençlik gününü, karanlık geceye döndürsek mi diye.
    AMA SEVGİN UĞRUNA ZAMAN'LA SAVAŞI SÜRDÜREN BEN,
    YENİDEN AŞILIYORUM SANA, O NE GÖTÜRÜRSE SENDEN...


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 22

    Yaslisin deseler de bana,inanmam aynalara,
    Genclik ve sen ayni yastasiniz ya!
    Ama zamanin yol yol izler actigini görürüm de sende,
    Anlarim,ergec bana da gelip catacak ölüm.
    Seni bastan ayaga saran su güzellik var ya,
    Yüregimin en gösterisli örtüsü de o iste benim.
    Gügsünde yasadikca yüregim, yüreginse ben de arttikca,
    Kim der ki, nasil diyebilir ki, senden yasliyim?
    Yeni dogmus yavruyu sakinir gibi ebesi,
    Tasidigim yüregin üstüne ben nasil titreyeceksem.
    Nasil sakinacaksam kendimi, kendim icin degil, senin icin;
    Öyle sakin iste sen de kendini, ey sevdigim!
    Geri gelir sanma yüregin, benim yüregim öldükten sonra;
    Bana vermistin onu, unutma, geri almamak üzere bir daha.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 23

    Korkudan sahnede eli ayağına dolaşıp,
    Rolünü şaşıran kötü bir oyuncu misali;
    Ya da azdıkça içine sığmayan öfkesi taşıp
    Kendi yüreğini zayıf düşüren çılgın biri gibi,
    Unutuyorum, kendime güvenim olmadığından mutlaka,
    Tam olarak söylemeyi aşk oyununun sözlerini;
    Ve aşkımın yükü öylesine ağır geliyor ki bana,
    Kendi aşkımın gücü karşısında eziliyorum sanki.
    O halde, nedemek istediğimi bakışlarım anlatsın,
    Konuşan gönlümün sessiz sözcüsü olsun onlar;
    Aşkımı onlar açığa vursun, derdime çare arasın;
    Öyle ki, hiç kalsın yanında, durmadan konuşanlar.
    Ah, sessiz aşk neler yazmış, öğren artık okumayı,
    Aşkın sırrına ermişler bilir gözleriyle duymayı...


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 24

    Gözlerim ressam rolünü aldı ve kabartma çizgilerle,
    Güzelliğinin biçimini gönlümün levhasına çıkardı;
    Bedenime gelince, o da bu resmin çerçevesi oldu işte;
    Malum, resmin konumundan bilinir usta ressamın sanatı.
    Seni olduğu gibi yansıtan resim nerde diyorsan,
    Ressamın içine bakıp hünerini orda görmelisin;
    Camlarının parlaklığını senin gözlerinden alan,
    Göğsümdeki sergide asılı resme ulaşmalısın.
    İşte bak, gözler gözler için neler yapıyor!
    Gözlerim senin şeklini çizdi, seninkilerse,
    Gönlüme açılan birer pencere; güneş de bayılıyor
    Onlardan içeri bakmaya, sen varsın diye içerde.
    Ama gözlerin sanatında yine de bir eksiklik var:
    Gördüklerini çiziyorlar yalnız, yüreği tanımıyorlar.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sone 29

    bakışlarda küçümeyiş okuyorum
    yalnızım, bedbahtım, tesellisizim.
    gökler sağır, sesim boğuk
    ve lanet okuyorum talihime
    kıskançlıktan kuduruyorum
    kiminin ikbalini
    aczimden utanıyorum.
    hazlarım iğrendiriyor beni.
    o zaman sen geliyorsun aklıma,
    ve birden bire kanatlanıyorum, bir tarla kuşu gibi, mest
    içim aydınlıkla doluyor, yükseliyorum yükseliyorum
    neşideler söylüyorum hayata,
    göklerin eşiğinden
    bana ne toprağın çirkinliğinden
    insanların zilletinden bana ne?
    hatıran öyle sonsuz bir hazine
    ve sevgin öyle büyük mutluluk ki dostum!
    en mağrur hakanların tacını
    hor görüyorum

  6. #6
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    yüreyine saglik güzel diziler baylastigin icin tesekkürlre

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    MERHABA!

    SN.DIOJEN cok tesekkurler....

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    18. SONE


    Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
    Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
    Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
    Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
    Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
    Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
    Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
    Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
    Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
    Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
    Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
    Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
    İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
    Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Kadın Yüzü
    Yaradan, kadın yüzü çizmiş sana eliyle,
    İstek dolu sevgimin efendisi dilberi;
    İnce kadın yüreğin öğrenmemiştir hile,
    Bilmez kadınlardaki kancık döneklikleri;
    Gözlerin daha parlak, kahpelikten yoksundur,
    Neye bakarsa baksın altın yaldız kaplatır;
    Erkeklerin en hoşu, en hoş şeyler onundur,
    Erkekleri büyüler, kadınları çıldırtır.
    Seni yaratmış olsa kadın olarak önce
    Yaradan bile çılgın bir sevgi duyacaktı,
    Ama bir hiç uğruna bir fazlalık verince
    Varlığına doymaktan beni yoksun bıraktı.
    Değil mi ki kadınlar için yaratmış seni,
    Sen sevgimi al, onlar sömürsün hazineni
    William Shakespeare

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.032
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Ah, sen kalbimi ezdin geçtin gaddarlığınla;
    Şimdi üstüme atma tüm kötülüklerini!
    Beni gözünle değil, şu dilinle yarala,
    Hileyle değil, gerçek gücünle öldür beni.
    Gözüme baka baka, "Sevdiğim başkası," de;
    Canım, başka bir yana çevirme o bakışı;
    Türlü aldatmlarla yaralmak da niye,
    Zaten savunma gücü nedir ki sana karşı?
    Seni bağışlasam mı? Ah, sevgilim bilir ki
    Güzelim bakışları omuştur bana düşman.
    Düşmanları hep benden öteye çevirir ki
    Başkaları devrilsin o amansız oklardan.
    Vazgeç, işte ben artık yarı ölüyüm ama,
    Bak da büsbütün öldür beni, son ver acıma.

    sonnet no. 139.

    O call not me to justify the wrong
    That thy unkidnes lays upon my heart!
    Wound me not with thine eye but with thy tongue;
    Use power with power and slay me not by art.
    Tell me thou lov'st elsewhere; but in my sight,
    Dear heart, forbear to glance thine eye aside;
    What need'st thou wound with cunning, when thy might
    Is more than my o’erpressed defence can bide?
    Let me excuse thee: ‘Ah, my love well knows
    Her pretty looks have been mine enemies;
    And therefore from my face she turns my foes,
    That they elsewhere might dart their injuries.’
    Yet do not so; but since I am near slain,
    Kill me outright with looks, and rid my pain.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Yukarı Çık