Nefes alabiliyormusun

çocukluğumda kalmış jelatinli ince çikolatalar
bayramlarda komşu teyzeden aldığımız mendil
mahallemizden geçen yoğurtçunun çıngırağı
birde 12 eylülümüz vardı yanı başımızda silahların patladığı

penceremi açtığımda gökyüzünde kuşlar güneşe kafa tutar
edip akbayram çalmıyordu kaset çalarlar yasaklar yasaklar
bulutlardan tren yapardık bir inceden yol yapar
birde darbelerimiz vardı istanbul sokaklarında tanklar

şimdi ne değişti aradan yıllar geçti aç pencereni
kuşların yerinde misket bombaları amerika alçakları
bulutlar karamı kara nefes alabiliyormusun
açlıktan ölen çocukları kucağında avutabiliyormusun

erol çolak