Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

"Kader" ya da "Etraf" ne der?!..

Kültür, Sanat Kategorisi Şiir Forumunda "Kader" ya da "Etraf" ne der?!.. Konusununun içerigi kısaca ->> Kaderin ardına sığınan biçare; (Benim seni sevmiş olmam kader’dir, senin bu çaresizliği yaşıyor olman kader’dir, ama “sessiz kalışın, karar veremeyişin ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye kasev - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    3470

    "Kader" ya da "Etraf" ne der?!..

    Kaderin ardına sığınan biçare;

    (Benim seni sevmiş olmam kader’dir, senin bu çaresizliği yaşıyor olman kader’dir, ama “sessiz kalışın, karar veremeyişin kader değil iradendir!..”)

    “Eyvah” deyip çaresizliğin, “Kader” deyip basiretsizliğin, “Ama” deyip acziyetin ardına saklanmayalım!..Çık ortaya aslan gibi, olması gerektiği gibi, çık da “kader’i yeniden yazalım!..”
    ***
    Bak ne demiş Mevlana;
    Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
    Bu sebepten ”Ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek “cehalet göstergesidir”.
    Kader yolun tamamı değil sadece yol ayrımlarını verir.
    Güzergâh bellidir ama “dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir”.
    Öyleyse ne hayatın hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin”

    Sen mi daha çok biliyorsun, yoksa bilen Mevlana mı? Kader dediğin oturup beklemek, doludizgin koşmak varken “teklemek” değildir. Böyle bir “kabulleniş” aslında bir mağlubiyetin hazmedilmesi, bir bakıma da acze düşmenin veya tembelliğin tescilidir!... Ölmeden “ölmektir” kısacası!..
    Peki; neden yaşıyorsun o halde?
    Mevlana doğru söylüyorsa “SENİN DEDİĞİN” ne? Peki!..
    ***
    Tıpkı rızık isteyenin çalışmak zorunda olduğu gibi, “Mutluluk” isteyen de savaşmak zorundadır!.. Cennete gitmek isteyen birinin ölmeyi göze alması gerekmiyor mu? Dediğim gibi; “Kaderin ardına saklanmak aslında kendinden saklanmaktır”
    Korkarak yaşanmaz,
    Korkarak bir yere varılmaz!..

    “Şems-i Tebrizi” Diyor ki;
    Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol.
    Bırak, hayat “sana rağmen” değil, seninle beraber aksın.
    “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme.
    Nereden biliyorsun “hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?”

    Evet “NEREDEN BİLİYORSUN?”
    Yapmayı düşündüğün her şey “hayal”, yaptıktan sonra ise kaderdir!.. İnsanoğlunun asli görevi hayalleri gerçekleştirmek değil mi?
    HAREKETSİZ DURUŞUN, BİR ŞEY YAPMAYIŞIN VEYA YAPAMAYIŞIN ASLA “KADER” DEĞİLDİR, BUNU SÖYLEYEN BEN DEĞİLİM!.. KADERE HEPİMİZ İNANIRIZ, İNANMALIYIZ DA!.. AMA NE GARİPTİR Kİ; GERÇEKLEŞMESİ İÇİN HİÇ BİR ŞEY YAPMADIĞIMIZ ŞEYLER İÇİN ALLAH’I SUÇLUYORUZ
    “Kader böyleymiş(!)” diyerek!...
    Yani Yaradana “iftira” ederek!..
    ***
    Elbette “Takdir tedbiri bozar”
    Bu hepimizin malumu lakin yine biliriz ki “Kader; İnsanın gücünün yetmediği konular hakkında ki sonuçtur”
    Söyler misin;
    Gücün neye yetmiyor?
    Neyin üstesinden gelemiyorsun?
    Seni durduran ne sahi?
    Neyi denedin de başaramadın?
    Karşına çıkan mutluluk senin için bir şanssa eğer; ona sahip olmak için irade gösterdin mi?

    Neden insanlar bir şeyi yapacak cesaretleri olmadığı zaman,

    Ya “KADER”
    Ya da “”ETRAF NE DER” diye feveran eder!

    İyi de “Sen ne istiyorsun?” Önemli olan bu!..
    “Sana ne” etrafın ne diyeceğinden, onu senin adına düşünecek biri var zaten!... Bırak o düşünsün!..
    “Kader’i” suçlayacağına Allah’ın sana bahşettiği aklı, iradeyi, yüreği, basireti, cesareti, azmi kullansana!..
    Karanlık bir gecede evine girdiğinde elektrikler kendi kendine yanmıyor öyle değil mi? Yani uzanıp düğmeye basman gerekli… Dolayısıyla her ne ise istediğin, beklediğin ya da dileğin, gerçekleşmesi için adım atmalı, plan yapmalısın…
    Düşünsene; Yüce Peygamber İstanbul’un fethini müjdeledi diye koca Fatih boş mu durdu? Gemileri karada yürüttü, boğazı zincirlerle engelledi, koca koca toplar döktürdü, günlerce hazırlık ve günlerce savaş!.... İstanbul öyle düştü!.. Ama düşmeden önce bu sadece bir düş’tü!... Anlıyor musun?
    Yani “BİR ŞEY YAP” ya!..”
    Bir çaba göster,
    Kımılda,
    Hareket et, ne olur!!!
    ***
    Sen bilmez misin ki; İnsan bir binanın içinde kurulu “asansör” gibidir.. Yani ister yukarıya ister aşağıya gider.. Onun nereye gideceğine ilişkin karar senin iradendir. Dilersen ortada durur hiçbir yana gitmezsin..
    Peki karar verip yukarı ya da aşağı gitmezsen hangi hakla “Kader’i” suçlayacaksın? Kader değil ki seni aşağı yukarı hareket ettiren, iradendir!..
    Rızk-ı Allah’tan istemek gibi.. Peki, rızkı istedikten sonra onu aramak için çalışmak gerekmiyor mu? Hadi çalışmadan bekle bakalım nimet ayağına gelecek mi?
    Kadere rıza göstereceğim diyerek tembellik yapan kişi kendini kandırır sadece.
    Kadere rıza göstermek, “ELİNDEN GELENİ YAPIP SONRA SONUÇLARINI KABUL ETMEKTİR”
    “Allah ne derse o olur” ve kaldı ki bu doğrudur fakat bu asla tembellik etmek, embesil ve müptezel yaşamak değildir
    Evet işte sen hiç bir şey yapma, sonra aynı lakırdıyı et!...
    Ya; “KADER”
    Ya da “ETRAF NE DER?”
    Sevsinler!.....
    ***
    Sonuç olarak kaderi sana biraz “kitabi” bir bilgiyle vereyim en iyisi.. Her ne kadar mecazi olarak anlatmaya çalışsam da korkarım bunları benim “şahsi düşüncelerim” olarak değerlendireceksin!... Ama gerek “Mevlana” ve gerekse “Şems-i Tebriz’inin” yukarıda verdiğim veciz sözleri ve gerekse aşağıya aldığım bilgiler belki seni ikna etmeye yeter!...
    ***
    Bak ne diyor “kitabi bilgiler”
    Kaderi ikiye ayıralım, Izdırari kader, İhtiyari kader.

    "Izdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. “Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız, şeklimiz, kabiliyetlerimiz” ızdırari kaderimizin konusu. Bunlara kendimiz karar veremeyiz. Bu nevi kaderimizden dolayı mesuliyetimiz de yok.

    İkinci kısım kader ise, irademize bağlıdır. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, “Allah ezeli ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir”.. Yani siz bir şeyi
    ya da bir kişiyi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah’ta sizin istediğiniz vasıflara sahip olan o nesneleri veya kişileri önünüze çıkarıyor. Sizde bunlardan birine iradenizle karar veriyorsunuz.. Allah’ın sizin yapacak olduğunuzu ezel de bilmesi “kader”, fakat sizin iradenizle seçmeniz “cüz’i irade” dediğimiz insanın mesuliyet sınırlarıdır.
    ***
    İSTİYORSAN; ÇABA GÖSTERECEKSİN, SAVAŞACAKSIN, MÜCADELE EDECEKSİN, YAPMAN GEREKENİ YAPACAKSIN!...
    Sonra sahip olduğun sonuçlara “KADER” diyeceksin!....
    İşte “Kader” budur!..

    “Kadir Albayrak”

  2. #2
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Mükemmel ötesi bir yazı

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Pek yerinde bir paylaşım olmuş...Teşekkürler.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    yeni üye siirmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nerden
    dünyalıyım istanbulda nefes alıyorum
    Yaş
    46
    Mesaj
    80
    Rep Gücü
    941
    çok çok çok güzeldi teşekkürler emeğine sağlık

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık