Biliyor musun ki;
Nice ağlattın beni sen ve nice acı çektirdin “Böyle olsun istemezdim” diyorsun ya, deme be deme! ..
Sen istemesen ben ağlamazdım ki! ..
Serde erkeklik var, adamlık var ya, bu yüzden doya doya ağlamayı bile beceremedim ben,
Tıpkı senin de beni “bir an olsun güldürmeyi” beceremediğin gibi
Başımı ne eğerim ağlarken ben, ne de senin dizine koyarım gözyaşı dökmek için..
“Kadın” koyar diye bilirim başını erkeğinin göğsüne,
Yani erkek dediğin ayakta ağlamalı gözyaşı dökecekse, hıçkırmadan, feveran etmeden, yıkılmadan, başını eğmeden ve uslu uslu “ses etmeden”
Yanlışını doğrusunu bilmem gülüm, ben böyle bildim, böyle derim! ..
***
Ben seni sevince ölümüne sevdim ya, bu yüzden “ölümü bile sevdim”
Ben de “ben” biter gülüm sevince ve ben biterken “Biz” başlar,
Gayrı “biz” gibi düşünür, “biz” gibi nefes alır ve “biz” gibi yaşamaya başlarım..
Böyle yaşamaya başlayınca da ……
……………………………………………………..
***
Ben sana akarım seni severken ve sende kaybolurum, ben olmanı beklemem senin, “Ben sende sen olurum”
***
Bırak “başımdan geçenleri” bir tarafa, beni ya da yüreğimi yargılamayı bırak! ..
Başımdan geçenleri değil aklımdan geçenleri anlatıyorum sana, dinle ama iyi dinle! ..
Masal gibi değil, şiir gibi değil, “AĞIT” dinler gibi dinle
Gözyaşlarımın adresi gözlerim değil yüreğimdir gülüm, o yüreğim ki, isyanını durduramaz ölüm! ..
“Ben ne yapabilirim? ” diye sorma, çıldırıyorum bunu sorduğunda! ..
“İstesen neler yapamazsın ki! ..”
***
Sen dile yeter! .. Güneşi durdurayım
Sen iste; Yıldızları konfeti misali dökeyim başına
Sen iste; Geceyi gündüze, gündüzü cennete çevireyim
Sen iste; Milyon kere doğup, milyon kere senin için can vereyim
Sen sadece iste;
“AMA NE İSTEDİĞİNİ BİLEYİM! ...”
***
“Çare sensin” diye çaldım kapını,
Çaresiz olma gülüm ve çaresizliğin içinde boğma beni
Suskunlukla dinleme, suskunluğa sığınma, beni kırmaktan korkma! .
“Kıskanırsan eyvallah” ama sakın acımaya kalkma
Sevmiyorsa yüreğin pardon ama “kırılmamdan sana ne! ”
Babanın oğlu muyum? “Dış kapının mandalı” de, ve yürü git! ..
***
Derler ki;
“Bir kadın ya sever ya da nefret eder, ortası yoktur! ..”
Tamam, işte, söylediğim de tam olarak bu zaten,
Ortada durma! ...
Ortada durup beni her saniye bir kez daha vurma! .. Ya yol bul, ya yol aç, ya da yoldan çekil! ..
Yani diyorum ki;
Ortalıkta bırakma lüzumsuz eşya gibi
Ya kırarak parçala ya da okşa aşk gibi
***
Beni “bir kenarımdan” tutma ne olur! ..
Ya; sarıl, bir çocuğun oyuncağına sarıldığı gibi, riyasız ve yalansız
Ya da; öyle bir bas ki üstüme, ez ve git! .. Çaresiz ve umarsız! ..
Belkilerin, acabaların, kim bilirlerin, cenderesinden kurtar beni ne olur? !
Sana “Sensiz nefes alamam” diyorsam Allah’a inandığın gibi inan, doğrudur! ..
***
Yüzüme bak! .. Ve gözlerime! ..
Tek bir şey söyle, sadece bir tek şey! ..
De ki; ………………….
…………………………
İşte o “diyeceğin” her neyse! ..

Kadir Albayrak