Yaz beni Ey kalem...!
Sen beni yaz...
Yalnızlığımı ilmek ilmek geceye dokuduğumu,
Gözyaşlarımın damga damga kuruduğu kağıda,
Nasıl hüznü yazışımı yaz.
Yaz ki huzur bulayım.
Yaz ki sırtımdaki yükümü bir kenara koyayım...


Yaz beni Ey kalem...!
Sen yine beni yaz.
Kabuk tutmuş acılarımı yaz;
Dokunsam kanayacak acılarımı...
Yaz ki bir koy gibi sakinleşeyim...
Denizin hırçın dalgalarıyla boğuşmuş,
Bir balıkçı teknesi gibi
Artık geri kalanlarla avunmayı bileyim....


Yaz Bizi Ey kalem...!
Bu kez kendini de yaz.
Sahte gülüşlerimizi,
Yalancı mutluluk oyununu nasıl birlikte oynadığımızı yaz...
Sen bir doktor, bense hastan olurdum o oyunda
Hani iyi de oynuyoruz hâlâ
İşte onu yaz...
Unutmadan; sıkılınca o oyundan
Ve birde ayrılmak istemezken sevdiklerimizden
Ve işte o vakitlerde
Sen Ve ben
Ölüm uçurumundan kaç kez birlikte döndüğümüzü de yaz....


Karanlığın izbe köşelerinde,
Attığımız sessiz çığlıklarımızı yaz bir de...
Kimsenin duymadığı,duvardan bize geri dönen sessiz çığlıklarımızı,
Boğazımızda düğümlenen hıçkırıklarımızı yaz...
Yaz ki artık bilinelim...
Yaz ki artık yalnızlığımızı bir mahzene gömelim...

alıntı