Gönlüm girdaba düşmüş alaca kuytular da
Susuz kalan kalbimin nigahın da tortular
Ömr-ü zaildir takvim sararan yapraklar da
Nefs-in kör rüzgarın da bir yana uçuştular

Zaman sırtımda kambur sırıtmakta her anı
O nursuz kahkahaya karışmış ağlayanı
Ne sine de taş gördüm ne yürek dağlayanı
Toprak olan bedenle toprakta vuruştular

Her bir dem-i mazinin cism-i karanlık rüya
Maneviyat fakiri boşa kurulmuş hülya
Nerde yalancı lezzet hani her şeydi dünya
Ne dost kaldı ne yaren dört yana kaçıştılar

İşte karanlık dehliz nefsaniyetler sus pus
Başlamıştır yolculuk rotası Hak-ka mahsus
Bir köprüydü nedamet şimdi o da bir kabus
Lisan-ı hal uzuvlar günahla konuştular

Girift bir tamah idi yürek de dünya malı
Ölüm yalan rüzgarı dil de baki masalı
Böyle nihayet buldu hayatın nevbaharı
Hazan ile lalezar huzur da buluştular

Ses de vardı davet de icabeti unuttuk
Her çöken karanlığı sabah ile avuttuk
Rahmeti çok yakındı biz aldandık biz sustuk
Vakit artık çok geçti boş yere ağlaştılar

Kadir Albayrak