Başladım ve bitirdim aşk denilen yolu ben
İlk adımda yalnızdım, şimdi ise kederli
Vardığım zirvelerden hüsran ile dönerken
Yola çıkanlar gördüm, ikişerli dörderli

Menzile varamazlar, kimde var o metanet
Benim dediklerimi sanmayın ki kehanet
Masal olan her sevda bu çıkmaza delalet
Tadana zehir ama tatmayana şekerli

Bilsem ki dinler beni, hiç olmazsa birisi
Vakit çok geç olmadan, “akil” olsa dirisi
Lakin gönül ukala, dünyanın en haris’i
Sorsam; âlem arazi, kendi de dört çekerli

Yola çıkan yolcunun ne adres soracağı,
Bir kul vardır, ne de han, bir gece kalacağı
Girift bir bilmecedir, ona ne olacağı
Bilinmez, çünkü bu yol kıvrım kıvrım dönerli

Kim bilir ulvi aşka, varacak yol belki bu
Ya bir başaran olur ya imha olur topu
Ya aklı ziyan eder unutur soyu sopu
Muammadır âşık mı, maşuk mudur değerli

Aşk şarabı içene, gayrı lisan kar etmez
Ateşe düşmüş gönül, ona okyanus yetmez
Darbe üstüne darbe kurşun olsa fark etmez
Oyun iki kişilik, bir hatun’lu bir er’li

Velev ki iki kulun, birinde can yanacak
Arar dururken biri diğeri hep kaçacak
Bu kilitli bir sandık, anahtar yok açacak
Ne çilingir başardı, ne elinde keser’li

Dönecek o’da bir gün çıktığı yolculuktan
Benim gibi harabe, yanarak susuzluktan
Kıyamet koptuğunu sanarak onsuzluktan
Taşıdığı yüklerle, eşek gibi semerli

Sanki “çıkmayın” desem, beni dinler miydiniz?
Sanmıyorum! .. Siz yine, o şansı(!) denerdiniz
Onlar bilmez ki, sizler; “Her şeye değerdiniz”
Bilmesi gerekenler, “kahpelikte hünerli”

Kadir Albayrak