sen koşuyordun, ben pencerenin buğusundaydım
koşuyordun sen ellerime basarak, ellerim yüreğimdeydi.

Kaçıyordun, neyden kaçtığını bilmiyordun,
üstelik susuyordun
anlamıyordum neden sustuğunu.

Kaçıyordun.
sonra gördüm neyden kaçtığını; arkandaydı diğer yarın.
o hep evet diyordu gözlerimize,
oysa hayırlarla boğuluyordu öndeki yarın.

Koşuyordun, her adım attığında yalnızlığın dökülüyordu her yerinden
ve sen görmüyordun,çarelei geride kalıyordu.

Sen ömrümün sol yanını verdiğim günahım
Hiçmi dökülmeyecek sanıyordun çiçeklerin.

Bir trenin ayrılıktan kaçarhali getirdi bana ayak seslerini
sen koşuyordun,korkuyordun
ve üstelik susuyordun.
Sen illegal sevdamın yasal sahibi
kaçmak kurtuluşmu sanıyordun?

Oysa beşinci mevsimdi bizim olan...
Şimdi sana sesleniyorum buzullar ardından;
Gel,
Gözümün en kahverengi yerinde saklarım seni istersen
Kimseler görmeyecek sevgimizi.
Gel,
alfabenin bütün harfleriyle çağırıyorum seni
Sen güney kutbumda buz kesen yaranım
Kimseler bilmeyecek eridiğimizi.

TUĞYAN