+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 31
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Ben kimim???...

    merhaba!

    19. yüzyılın en aranan piyanistiyim. Büyük bir orkestra şefiyim. Romantik dönemin yenilik armatörüyüm. Notalar yazmasa da, nüfus kağıdımda doğum tarihim 22 ekim 1811, Macaristan Raiding yazar. Beş yaşında çocuk ruhumu piyano tuşlarına dökmem, küçük yaşlarda üstün müzik yeteneğimin bir kanıtıdır. Sekiz yaşında ilk bestemi yaptım. Bir yıl sonra da ilk piyano konserim ile müzik burcunu bezedim.

    On yaşında vazgeçilmez göçmenliğim başladı. Önce ailemle birlikte Viyana, iki yıl sonra da Paris. Yabancı uyruklu olduğum ve yaşım tutmadığı için Paris konservatuarına alınmadım. Ama bir yıl sonra yani, 7 mart 1824’te tek konserimle Paris’in sanat tapınağını dinamitledim. Bu bana Paris’in aydınlar ve ressamlar çevresinde dostluk pencerelerini açtı. Alfonse de Lamartine, Victor Hugo, Heinrich Heine, George Sand, Alfred de Musset bu pencereye gölgeleri vuran arkadaşlarımdır. Bütün Avrupa’yı dolaştım ve hemen her yerde müziğimin yelkenlerini açtım. İrlanda, Portekiz, Rusya, İstanbul dahil. Saçlarıma kırağı düşmüş ve yüzümde muhacirliğin hüznünü göstererek, Halife Abdülmecit benim profilden bir tablomu bile yapmıştır. 1834’te Kontes Marie d’Agoult ile evlendim ve Cenevre’ye yerleştim. Bu evliliğimden iki kız, bir oğul sahibi oldum. Kızlarımdan Cosima’yı Richard Wagner ile evlendirerek kendimden sonra müziğe damgasını vuracak olan bu müzisyenin kayınpederi olmuş oldum.

    Papaz olmakla, ateizm arasında volta atıp durdum. Seçkin bir öğretmendim ama bu öğrencime aşık olup, karşılık göremeyince intiharı denememe engel teşkil etmedi. İmzamı 700’den fazla bestemin altında ışıltıyla parlattım. En çok ta senfonik şiirin bulucusu olarak… Deneme yazılarım kitaplar dolusu durur notalarımın gölgesinde... Haaaaa bu arada ciltler dolusu yazışmalarımı da unutmamak gerekir. Baharda Kraliçe Victoria tarafından kabul edildim ama ardından gelen yazın ömrümün yolunu keseceğini bilemezdim. Bayreuth festivali sırasında kronik bronşitim, zatürreye çevirdi.

    Tarihler 31 temmuz 1886’yı gösterirken, ölümde konakladım ama ismim ölümsüzlükle kucaklaşmıştır…

    BEN KİMİM???...

    Beethoven Klasik Müzik Sitesi

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Cevap: Franz LISZT!

    DEVAM EDECEK!.......

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    MERHABA!

    16 Aralık 1770’te Almanya’nın Bonn kentinde doğdum. Flaman göçmeni olan dedem, Köln valisinin sayar müzikçilerindendi. Babam Johann koro üyelerindendi. Babamın amacı beni bir Mozart gibi yetiştirmekti. Bu yüzden çocukluğumun uzun saatleri piyano başında geçti. Gündüzleri odaya kapatmalarla, geceleri cezanın sığınağında… sekiz yaşında halk önünde piyano, keman ve org çaldım. On yaşında sarayın orgcusu Chiristian Gottlob Neefe’den müzik kavramı ve kompozisyon dersleri aldım. On üç yaşında orgculuk yapmaya başladım. On yedi yaşında Viyana’ya gidip Mozart’la tanıştım ve Mozart benim dehamı keşfeden ilk kişi oldu. Annem ölüm uykusunda, babam alkolün tutsağı, iki erkek kardeşimde bakım beklemekteydi. Kilisede ve tiyatrolarda viyola çalarak ailemin geçim kapısına bereketin çıngırağını taktım. Yaşamım bunalımlarla eş anlamlı geçti hep. 32 yaşında en değerli uzuvlarımdan birini tamamen kaybettim. İntiharın eşiğine kadar geldim. İçkiyi değil ama kahvemi kendi ellerimle pişirmeyi çok severim. 42 yaşında yakın bir dostumun eşi sanılan ve adı hiçbir zaman açıklanmayan sevgilimden ayrıldım. Onun için kocaman pipom hiç ağzımdan düşmemiştir. 56 yaşında genç yeğenim Karl’ın intihar girişimiyle yaşamımda bir yıkım daha oldu. Koku kullanmayı hiç sevmem, ama tam bir temizlik düşkünüyümdür.

    Gençliğimde kapalı bir üslubun, rokoko sanatının etkisinde yapıtlar, orta katmanımda derin duygu hareketlerinde yankısını bulan yapıtlar ve ölüme yaklaşırken de egzantirik kişiliğimle romantizme doğru yönelen bir çabanın anıtlarını yaptım.

    Mutluluğun kapısını yüreğimin altın anahtarıyla açtığım halde, hiç kimseyi mutlu etme amacıyla beste yapmamışımdır. Bütün yapıtlarım, iç dünyamın parlaklığı sönmeyen aynası gibi olmuştur.

    Bir soru: Otuz yıl boyunca yalnız ve yalnız yüreğinin sesiyle beste üreten kim var benden başka?... Yanıtını bulmak için müzik sanatının anıtı sayılan yapıtlarıma ve 8 bin sayfadan oluşan 400 defterin satır aralarına bakınız…

    Zamanın aynasında şu fotoğrafı çektirdim… Kısa boylu ve şişmancayım. Siyaset dışında konuşmayı pek sevmem. Daima şık giyinen bir derbederim. Kırmızı yüzümde gür kaşlarım bir demet gelincik gibi durur. Bakışlarım etkileyicidir. Kar rengi saçlarım geniş omuzlarımda dalgalanır. Ağacı insandan daha çok sevecek kadar bir doğa tutkunuyum.

    Derler ki klasik dönemi, romantizme bağlayan bir köprüydü yaşamım ve yapıtlarım. 26 Mart 1827’de ölümsüzler köprüsündeki yerimi aldım. Hava fırtınalı, gök gürültülü idi…

    BEN KİMİM???...

  4. #4
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339
    Beethoven .................

  5. #5
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı sahrabetis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Beethoven .................
    Merhaba!

    Kesinlikle sn.Sahrabetis
    Herr. Ludwig Van BEETHOVEN!

    Umarim Sizde Kitaplar bolumunde BEN Kimim basligi acarsiniz.
    Supermeydanin aydinlik yuzleri Tartismadan baska yerlerde de bulusmali.
    Ornegin SAN'AT'ta.....

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    MERHABA!

    Göz kapaklarım dünyaya, İsviçreli bir demiryolu mühendisi babayla, Basklı bir annenin çocuğu olarak 7 Mart 1875’te Pireneler’in kucağındaki Ciboure’da açıldı. Yedi yaşına kadar uykularımın tek ninnisi oldukça iyi öğrendiğim piyano tuşlarının ritmidir. Müzik konusunda babamdan her desteği gördüm. 1889’da yani 14 yaşındayken, alnı açık olarak Paris Konservatuarının merdivenlerinden adımımı attım. Bu, 20. yüzyılın öncü bestecilerinden biri olmanın adaylığına atılmış bir adımdır aynı zamanda. Müzikle anlam kazanan yaşamımın on yılı ve aynı zamanda kendime sığınacak bir yuva bulmamdır aynı zamanda. Konservatuarın beni kompozisyon dalında üç kez Roma Ödülü’ne aday göstermesine karşın, ben bir mansiyonla yetindim. Oysa hiçbir zaman virtüöz bir piyanistliğe özenmemiş, yalnızca besteciliğe gönül vermişimdir. Böyle olduğu halde ödül sorunu bir skandal halesiyle çevrelendi. Çünkü çalışmalarım, aşırı tutucu olan seçici kurul üyeleri tarafından aşırı bulunmuştu. Ama başta Romain Rolland olmak üzere kimi romancı ve müzikologların desteği kazanç haneme yazıldı. Ve sonuçta konservatuarın baş yöneticisi Theodore Dubais görevden ayrıldı, benim payıma da bu ödülden 1901 yılında bir ikincilik düştü.

    Avrupa’yı kavuran savaş kabusunda, gönüllü olarak Fransız ordusuna kaydımı yaptırdım. Savaş biter bitmez müziğin filizi yeniden yüreğimde yeşermeye başladı. Bir yandan beste çalışmalarına devam ederken bir yandan da vazgeçilmez hobim olan mekanik oyuncakları biriktirerek, ruhsal bunalımlarıma çare bulmaya çalıştım.

    1920 de iki yıl süresince Viyana, Stockholm ve Londra’ya turnelere çıktım

    1922 de İtalya, İskandinavya ve Amerika’ya düştü yolumun gölgesi.

    1928 de Oxford Üniversitesi’nce doktora payesiyle onurlandırıldım.

    1932 de bir trafik kazası geçirerek yaşam ipliğim kopma noktasına geldi. Bu ruhsal dengemin de yoldan çıkmasının bir belirtisidir. Beynimde tümör olduğu gerekçesiyle, ameliyat masasına yaşam huzurunu bulmaya çıktım. Aslında yaşamımın son beş yılında, afazinin tutsağı oldum ve konuşma yeteneğimi kaybettim. Artık nota yazmak bir yana, imza atmaktan bile yoksundum. Ama yinede müzik yaşama sevincimin tek belirtisidir. Sonuçta, beynimi tıkayan damarlardan birini açmak amacıyla yapılan ameliyat masasında, başarısızlığa uğradım ve son günlerimi geçirdiğim Paris’in banliyösü Levallois’te, 28 Aralık 1938’de toprağa verildim.

    Mezarımın başında başta Stravinski olmak üzere seçkin müzikçiler vardı ve İspanyol ritmiyle bezediğim, müzik tarihinin en büyük kreşendosu, o tarihten bu yana bir klasik müzik parçası olmasına karşın, hala best-seller tahtındaki erişilmez yerini korumaktadır.
    BEN KİMİM???...

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Cevap:Mosyo Maurice RAVEL

    Devam edecek...

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Ben kimim…?

    Merhaba!

    Ömrüm kısa, müziğim engin ve adım oldukça uzundur. İlk iki ismim doğduğum gün 27 ocak 1756’ya denk düşen bir azizin adı. Önadlarımdan ilki annemin sağlık ve sosyal işler komiseri olan babasına yani dedeme ait. Theophilus adım ise tüccar ve belediye meclisi üyesi vaftiz babam tarafından konmuştur. Ama daha sonra bu theophilus değiştirilecektir.

    Adından en çok söz edilen, üstüne en çok yazı yazılan, yaşamı sinema ve tiyatronun kaynağı olan tek besteciyim. Babam Leopold, besteci ve kemancı, örnek bir Rönesans müzikçisidir. Annem Anna Mari Pertl, iyi koşullarda yetişmiş bir burjuva kızıdır.

    Üç yaşında klavsen çalmayı öğrendim. Beş yaşında ilk menuet’imi besteledim. Sekiz yaşında Paris’te ilk yapıtlarım yayınlandı. Dokuz yaşında senfoni sahibi oldum. Ablam Maria Anna ile konserler verdim. On iki yaşında ilk operam olan “La Finta Semplice”yi Viyana için besteledim. On üç yaşında ilk operam Salzburg’da oynandı. On beş yaşında Aloysia Webwe’e aşık oldum ama bir yıl sonra babamın kalbini kırmak pahasına Aloysia’nın kız kardeşi Constanze ile evlendim. Oldukça iyi bir gözlemciyim. Friedrich Handel’den sonra bağımsız ilk besteciyim. Ölesiye çalışmama, bütün başarılarıma rağmen hiçbir zaman ekonomik durumum düzlüğe çıkmadı. Borçlarımı Mason biraderlerimin sevgileri de ödeyememiştir. Bana, bir delikanlı kadar genç, bir yaşlı kadar bilge derlerdi. Bir başka özelliğim ise, her müzik biçimi için örnekler vermem ve her biçimi kusursuzluğa ulaştırmamdır. Müziğimde doğanın sesinden çok, insan doğasının sesini yansıtmışımdır. Kısacık yaşamımda 600 den fazla eserim olmuştur. Tarih 5 aralık 1791’i gösterirken hayat defterinden kaydım silinmiştir. Bir söylentiye göre zehirlenerek öldürülmüşüm. Bir başkasına göre de böbreklerimdeki rahatsızlık yüzünden ölümün acı suyu dudaklarımda donmuştur.

    Cenazemde fırtına ve yağmurdan başka hiç kimse olmamıştır. Birkaç mezarcı tarafından Viyana dışındaki yoksullar mezarlığı St. Marx’a entrikalardan uzak saf yüreğim ve çıkarlarını korumayı bilmeyen çocuksuluğum ile birlikte gömüldüm…

    BEN KİMİM?...
    Konu mopsy tarafından (30-08-2009 Saat 12:39 AM ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    MOZART olabilir mi ?

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    MOZART olabilir mi ?
    merhaba!

    Kesinlikle dogru San'at dostu arkadasim.

    Buyuk klasik muzik idolu
    Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus (Amadeus) MOZART

Yukarı Çık