Merhaba!

Bir kul kedisi masali daha...


Arkadaşlarının Çize diye çağırdığı, Cesaria Evora, 27 ağustos 1941’de Mindelo, Cape Verde’de doğdu. Parlak sesi ve fiziksel çekiciliği hemen dikkat çekti, ancak şarkıcılık kariyeri için ümit ettiklerini bulamadı. Cape Verde’li bir kadın grubu ve şarkıcı Bana, Cesaria’yı Lisbon’a birkaç şarkı kaydetmeye götürdüler, ancak kayıtlar yapımcının kulağını pek doldurmadı. 1988’de Cape Verde’li genç fransızlar, kayıt yapması için onu paris’e davet ettiler. 47 yaşındaydı. kaybedecek bir şeyi de yoktu. paris’i hiç görmemişti ve daveti kabul etti.
Müzik dünyasının çıplak ayaklı efsane vokali, heybeti, duygusal şarkıları,görkemi, ışığı ve tüm renkleriyle 31 Temmuz’da karşınızda oldu. 1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydettiğinden beri tüm dünyada efsane haline gelen Cesaria Evora, 1995 yılında ilk kez Grammy adaylığına gösterildiğinden beri en çok satan isimlerden biri olmaya devam ederken Grammy dahil olmak üzere ödüllere doymayan diva daha Türk dinleyicileriyle buluştu!

60 yaşında bir dünya starı haline gelen Cesaria Evora yıllara meydan okuyor..Daha önce Türkiye de dahil olmak üzere gittiği her ülkede konserleri kapalı gişe olan Cesaria Evora 31 Temmuz’da UNilife Organizasyonu ile Fenerbahçe True Blue’da konser verdi.

CESARIA EVORA HAKKINDA
Cesaria Evora 27 ağustos 1941 yılında Mindelo’da (Cape Verde) dünyaya geldi. Alkolik babasının ölümünden sonra annesinin fakirlikten dolayı Evora’yı yetimhaneye vermesiyle, sanatçının müzikal kariyeri yetimler korosunda şarkı söylemesiyle başladı. Onüç yaşında korodan ayrılan sanatçı , Eduardo isimli bir gemiciyle büyük aşk yaşadı. Ardından kendini yerel barlarda şarkı söylerken bulan sanatçı, aynı zamanda mornalar; diğer bir deyişle bir çeşit ulusal blues diyebileceğimiz şarkılar seslendirmeye başladı ve bu alanda kendini yetiştirdi.

1973 yılında Cape Verde adasının Portekiz kolonisinden çıkıp özgürlüğünü kazanmasından sonra popüler olmaya başlayan sanatçı, özellikle yüksek sosyetenin kabulünü kazandı. Buna rağmen köklerinden hiçbir zaman kopmayan sanatçı açlığın ve sefaletin ne olduğunu iyi bildiğinden bunu şarkılarına da yansıttı.

Bu dönemden sonra on karanlık yılını kendi kaderini ve ailevi ilişkilerini sorgulamakla geçirdi. 47 yaşına kadar adını kimsenin duymadığı Cesaria Evora (arkadaşlarının deyimiyle ‘Cize’) 1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydetti.. Albümün kendi toplumu tarafından oldukça beğenilmesinden sonra, sanatçının bir diğer albümü “Miss Perfumado” 200.000 kopya sattı ve sanatçıya uluslararası bir şöhret kazandırdı. Fransız basını uzun süre sanatçıyı Billy Holiday, Edith Piaf gibi sanatçılarla karşılaştırdı.

1994 yılında “Sodade, les plus belles mornas de Cesaria” isimli toplama albümünü piyasaya süren sanatçı aynı yıl içinde içkiyi bırakma kararı aldı. 1995 yılında albüm satışlarından dolayı Grammy Müzik Ödüllerine aday gösterildi. “Cesaria” isimli albümünden sonra dünyanın dört bir yanında konserler vermeye başlayan sanatçı, 1997 yılından sonra “Cabo Verde”, “Mar Azul” albümlerini yayınladı.

1998 yılında Havana’da bir grup Küba’lı ve Brezilya’lı sanatçıyla “Cafe Atlantico” isimli albümünü kaydetti. Sanatçı 60 yaşına geldiğinde artık bir dünya starı haline gelmişti. Paris’te kendisine bir stüdyo kuran sanatçı 60’a yakın müzisyenle uzun süre çalışmanın meyvesi olan “Sao Vincente Di Longe” albümüyle büyük başarı yakaladı. Albümdeki iki şarkı “Linda Mimoza” ve “Negue” Küba’da, “Regresso” ise Brezilya’da kaydedilmişti...

Sonraki yıllarda Dünya’yı dolaşıp aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yüzlerce konser veren Evora, pek çok ödül aldı. 2003’yılında Güncel Dünya Müziği kategorisinde “Aşkın Sesi (Voz d'amor)” adlı albümüyle aldığı Grammy ödülü bunlardan biri. Çıplak ayaklı diva olarak anılan sanatçı için bu ödüllerin belki en anlamlısı ülkesi tarafından verilen “Kültür Elçisi” ünvanı.Her şarkısı milyonlarca kişi tarafından dinlenen sanatçı, hayat verdiği hüzünlü şarkılarla tanınıyor. Şarkıları, Portekiz Fado'larından Küba ve Afrika müziklerine uzanan geniş bir yelpazeyi yansıtıyor.

DİSKOGRAFİ
2006-ROGAMAR
2003-VOZ D'AMOR
2001-SAO VICENTE DI LONGE
1999-CAFE ATLANTICO
1997-CABO VERDE
1995-CESARIA
1994-SODADE
1993-MISS PERFUMADO
1991-MAR AZUL
1990-DISTINO DI BELITA
1988-LA DIVA AUX PIEDS NUS

SON ALBÜMÜ ROGAMAR HAKKINDA

Jose da Silva’nın prodüktörlüğünde Fransa’da kaydedilen albüm ismini, Rogar (dua etmek) ve Mar (deniz) kelimelerinin birleşmesinden alıyor. Albümün en önemli konuk müzisyenlerinden biri ise, Senegal folk müziğinin önemli yorumcularından « Ismaël Lô”. Popüler bir müzik yapmıyor olmasına rağmen, insanların kalbinin derinliklerine ulaşan dokunaklı müziğiyle bugüne dek 5 milyonun üzerinde albüm satmayı başaran 65 yaşındaki dev sanatçının albümü tüm dünyada büyük ilgi görüyor...


« Rogamar » şarkı listesi :

01. Sombras di Distino
02. Um Pincelada
03. Avenida Marginal
04. Africa Nossa
05. Tiche
06. Sao Tome na Equador
07. Rogamar
08. Amor e Mar
09. Modje Trofel
10. Rosie
11. Travessa de Peixeira
12. Mas um Sonho
13. Mar Nha Confidente
14. Saiona D’vinte Ano
15. Vaga Lenta
Cesaria Evora Biletleri - Biletix - A Ticketmaster Company